Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2021/1090
2024/1005
27 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2021/1090
KARAR NO: 2024/1005
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/01/2021
NUMARASI: 2019/466 (E) - 2021/33 (K)
DAVANIN KONUSU: Rücuen Tazminat
KARAR TARİHİ: 27/06/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı sigortalı ...nin müvekkili şirket nezdinde ... numaralı sertifika ile sigortalı olduğunu, ...nin araç içi trafik kazası nedeniyle tedavi gördüğü ve 16.318,63 TL tutarındaki tedavi masraflarının müvekili şirket nezdindeki sigorta poliçesinden karşılandığını, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98. maddesi gereğince Sağlık Uygulama Tebliğ (SUT) kapsamında kalan 1.604,88 TL'lik kısmının Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), bakiye 14.713,75 TL'lik kısmının ise KTK'nin 85, BK'nin 49 maddesi hükümleri gereğince, kazaya karışan ... plakalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ... tarafından müvekkiline ödenmesi gerektiğini, dava değerinin 1.604,88 TL'lik kısmının SGK, 14.713,75 TL'lik kısmının ise ...kiye Sigorta AŞ'den 31/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 802,44 TL'nin davalı Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) 31/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, 7.356,87 TL'nin davalı ... Sigorta AŞ'den 31/08/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinden itibaren iki yıl geçmesi nedeniyle davacının rücu hakkının zamanaşımına uğramış olduğunu, tedavi masraflarının KTK'nin 98. maddesi gereğince trafik poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını, sağlık poliçesi tarafından karşılanan tedavi giderlerinden ZMSS poliçesinin teminat yükümlülüğü KTK'nin 98. maddesi uyarınca yasa gereği sona ermiş olup ZMSS teminatında olmayan bu ödemelere ilişkin sağlık poliçesinin müvekkil şirketten rücu imkanı bulunmadığını, davacının faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, sağlık sigortası kapsamında yapılan ödemenin rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 109/1. maddesinde "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar" hükmü, yine aynı Kanun'un 109/2. maddesinde ise "dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir" hükmüne yer verilmiştir. Bu hükümde, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sürücü ve diğer sorumlular arasında bir ayrım yapılmamış, kuralın bunların tümü için geçerli olduğu, hepsi için aynı zamanaşımı süresinin uygulanacağı öngörülmüştür. Ceza Kanunu'nda öngörülen daha uzun ceza zamanaşımı (uzamış zamanaşımı) süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar. Sürenin işlemeye başlaması için zarar görenin zararı ve onun failini öğrenmesi gerekmez. Ancak zarar ve onun faili, uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmiş ise davanın, öğrenme tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılması gerekir. Zararın ve failin uzamış zamanaşımı süresinin bitmesinden sonra öğrenilmesi halinde, tazminat talebinin, öğrenme tarihinden itibaren KTK'nin 109. maddesindeki 2 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Öğrenme tarihinden itibaren, yeni bir uzamış zamanaşımı süresi işlemez (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 16/04/2008 Tarih 2008/4-326 E. 2008/325 K.). Eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza davası zamanaşımı süresi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir, bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan 09/11/2020 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın oluşumunda davalılardan ... Sigorta AŞ'ye sigortalı araç sürücüsü Veli İnce'nin olayda % 50 oranında kusurlu, davacı şirketin sigortalısı ...'nin olayda ve kendi yaralanmasında % 50 oranında eşit derecede kusurlu olduğu tespit edilmiş olup raporun, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğundan kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Dosya kapsamından, dava dışı ... davacı sigorta şirketi nezdinde Sağlık Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, 18/02/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında ...'nin yaralanması nedeniyle tedavi giderlerini poliçe kapsamında ödemesini yapan davacı sigorta şirketinin kazaya neden olan aracın zorunlu trafik sigortacısı ve SGK'ya rücu için eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır. Trafik kazası nedeniyle sağlık hizmet sunucularınca verilen tedavi hizmet bedellerinin tamamının SGK tarafından karşılanması esasının getirilmesi amacıyla, 25/02/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59. maddesi ile KTK'nin 98. maddesi değiştirilmiş, anılan değişiklik ile trafik kazaları sebebiyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer bütün resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedelleri, kazazedenin sosyal güvencesinin olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı kararlaştırılmıştır. Bu nedenle davacının dava konusu belgeli/faturalı sağlık giderlerinin tümünden SGK, belgesiz/paramedikal giderlerden ise aracın işleteni, sürücüsü ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı sorumludur. KTK'nin 98. maddesi gereğince sağlık giderlerini ödeyen davacının yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davalı SGK ve ZMSS sigortacısına rücu hakkı bulunmaktadır. Danıştay 10. Dairesinin 2010/6584 (E) sayılı dosyasından verdiği karar gereği, 05/11/2011 tarih ve 28106 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan SGK Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'de yer alan trafik kazası tedavi giderlerine yönelik Sağlık Uygulama Tebliği'ne ilişkin uygulamanın yürütmesi durdurulmuş olup SGK'nin sorumlu olduğu tedavi giderlerinin belirlenmesinde SUT hükümlerinin uygulanması söz konusu olmayacaktır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2019/5486 Esas 2020/8961 Karar sayılı kararı). Somut uyuşmazlıkta hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda SUT hükümleri esas alınarak hesaplama yapılmıştır. SGK'nin sorumlu olduğu tedavi giderlerinin belirlenmesinde SUT hükümleri uygulanamayacağından ek rapor alınmaksızın karar verilmesi eksik incelemeye dayalı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken; davacı tarafça sunulan ödeme belgeleri de incelenerek SUT hükümleri uygulanmaksızın tedavi giderlerine ilişkin faturaların hizmet ile uyumlu ve gerekli olup olmadığı konusunda kaza ile illiyet bağı bulunan ve 6111 sayılı Yasa ile değiştirilen KTK'nin 98. maddesi kapsamında kalan tüm belgeli tedavi giderlerinden SGK'nin sorumlu olacağı, 98. madde kapsamına girmeyen belgesiz/paramedikal giderlerden ise kusurlu olmaları halinde davalıların sorumlu olacağı tutarın hesaplanması için bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,3-İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davalı ... Sigorta AŞ tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,6-İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine,7-İstinaf kanun yolu incelemesinin sonucuna göre icranın geri bırakılması kararı kapsamında davalı ... Sigorta AŞ tarafından, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... (E) sayılı takip dosyasına verilen 30.000 TL bedelli teminat mektubunun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 36. maddesinin 5. fıkrası uyarınca geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/06/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25