SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 40. HD 2023/1541 E. 2023/1676 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/1541

Karar No

2023/1676

Karar Tarihi

12 Aralık 2023

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2023/1541

KARAR NO: 2023/1676

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 14/12/2021

NUMARASI: 2016/1055 (E) - 2021/1353 (K)

DAVANIN KONUSU: Maddi ve Manevi Tazminat

KARAR TARİHİ: 12/12/2023

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta Şirketine Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...'a ait davalı ...'ın ... plakalı araçla seyir halinde iken davacı ... ve annesi ...'a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için 4.000 TL maddi tazminatın tüm davalılardan, 30.000 TL manevi tazminatın ise davalı ... dışındaki davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29/01/2021 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için talep ettiği maddi tazminat tutarını 40.419,98 TL'ye, davacı ... için 8.815,24 TL'ye, davacı ... için 6.397,51 TL'ye yükseltmiştir. Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile ... için 40.419,98 TL, ... için 8.815,24-TL, ... için 6.397,51 TL olmak üzere toplam 55.632,73 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11/04/2015 tarihinden diğer davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 22/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, davacıların manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile ... yönünden 15.000 TL, ... yönünden 12.000 TL, ... yönünden 12.000 TL olmak üzere toplam 39.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 11/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; maddi tazminatın eksik hesaplandığını, müteveffanın, davacı ...'ın eşi, küçükler ... ve ...'ın annesi olup eşini ve annesini kaybeden davacılar açısından hükmedilen manevi tazminatın, müvekkillerinin yaşadığı eleme nazaran çok düşük olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, hesaplamaların aktüeryal yöntem ve teknik faiz uygulaması dikkate alınarak yapılması gerektiğini, tehiri icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Kaza Tespit Tutanağı, ceza mahkemesinde ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan karar ile mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporları birbirlerini doğrulamakta olup olayın oluş şekli ve dosya kapsamı ile de uyumlu bulunduğundan ayrıca ATK raporunda davacıların desteğine verilen kusur kazanın oluşumuna etki eden bir kusur olup olayda zararın doğması ve artmasına neden olan müterafik kusurdan bahsedilemeyeceğinden kusura ilişkin istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin güncel kararları gereğince %1,8 teknik faiz uygulanmadan ve işleyecek devre bakımından "progresif rant" formülü kullanılarak tazminat hesaplaması gerekmektedir. Mahkemenin hükme esas aldığı hesap raporunda da; bilinmeyen dönem için her yıl %10 arttırım ve %10 iskonto yapılmasını öngören “progressif rant” tekniğine göre yapılan hesaplamanın hükme esas alınmasında isabetsizlik görülmemiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz. Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir teselli, bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır. Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır. Bu durumda, davacılar lehine takdir olunan manevi tazminat tutarının, tarafların kusur oranları, dosya kapsamından anlaşılan sosyal ve ekonomik durumlarına, ortaya çıkan zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında yetersiz kaldığı görülmektedir. O halde, TBK'nin 56. maddesi uyarınca somut olayın özellikleri nazara alınarak davacılar tarafından talep edilen tazminat tutarı hak ve nasafete göre makul ve kabul edilebilir olduğu sonuç ve kanaatiyle manevi tazminat davasının tam kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... Sigorta Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacıların maddi tazminat davasının kabulü ile ... için 40.419,98 TL, ... için 8.815,24 TL, ... için 6.397,51 TL olmak üzere toplam 55.632,73 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 11/04/2015 tarihinden, diğer davalı ... Sigorta Şirketi yönünden 22/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat davasının kabulü ile, davacı ... yönünden 30.000 TL, davacı ... yönünden 30.000 TL, davacı ... yönünden 30.000 TL olmak üzere toplam 90.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan kaza tarihi olan 11/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.948,17 TL harçtan davacılar tarafından yatırılan 348,39 TL peşin ve 150 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 9.449,78‬ TL'nin (davalı ... Sigorta Şirketinin yalnızca 3.800 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 27,70 TL başvurma harcı, 348,39 TL peşin ve 150 TL ıslah harcı toplamı olan 526,09 TL'nin davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketinin yalnızca 200,97 TL'sinden sorumlu olması kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine,5-Davacılar tarafından sarf edilen toplam 1.138,85 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre sigorta şirketi yönünden dava tam kabul olduğundan sadece manevi tazminat için yapıldığı anlaşılan 0,5 TL'nin düşülmesi neticesinde 1.138,35 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,8-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı ... vekili için takdir olunan 5.100 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'a verilmesine, 9-AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı ... vekili için takdir olunan 5.100 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacı ...'a verilmesine, 10-AAÜT'ye göre kabul edilen maddi tazminat yönünden davacı ... vekili için takdir olunan 6.054,60 TL nispi vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak. davacı ...'a verilmesine, 11-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 12-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine, 13-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen manevi tazminat yönünden belirlenen 17.900 TL maktu vekâlet ücretinin, davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,

C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 6.464,36 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 1.616,10 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 4.848,26‬ TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından sarf edilen 190 TL posta ve tebligat gideri ile 80,70 TL istinaf başvuru harcının davalı ... Sigorta Şirketi'nden tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davalı ... Sigorta Şirketi'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiveistanbulManeviTazminatkonusuMaddimahkemesihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim