İstanbul BAM 40. HD 2022/2421 E. 2023/1604 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2022/2421
2023/1604
28 Kasım 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/2421
KARAR NO: 2023/1604
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 09/06/2022
NUMARASI: 2015/470 (E) - 2022/505 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 28/11/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile dava dışı ... AŞ arasında Motorlu Kara Nakil Araçları Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, müvekkil şirkette şoför olarak görev yapan ... şirket genel müdürünü karşılamak için ... plakalı araç ile Atatürk Havalimanında bulunduğu esnada aracın bagaj kısmını düzenlerken kimliği belirsiz kişinin anahtarsız bir şekilde çalıştırarak aracı çaldığını, dava dışı ... AŞ çalınan araç bedelini müvekkili şirketten talep ettiğini, söz konusu hırsızlığın sigortalı araçta bulunan start-stop sistemi kullanılarak gerçekleştirildiğini, bu nedenle sigortalı aracın, araca ait anahtar kullanılarak çalındığının iddia edilemeyeceğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.000 TL araç bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 23/09/2016 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 3.000 TL'nin dava tarihi olan 14/04/2015 tarihinden, 175.000 TL'nin ise 30/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının delillerinin usulüne uygun olarak taraflarına tebliğ edilmediğini, davacı ... AŞ'nin taraf ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, tazminat talebine esas teşkil eden olayın poliçe teminatı dışında kalmakla müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu olayın haksız fiilden meydana gelmiş olması sebebiyle uygulanması gereken faiz türünün yasal faiz olduğunu, haksız ve dayanaksız olarak açılmış iş bu davanın öncelikle usulden, taleplerinin kabul görmemesi ve işin esasına geçilmesi halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; somut bir gerekçeye dayanmayan ilk derece mahkemesinin eksik inceleme ile hüküm kurduğunu, bilirkişi raporlarında belirtilen araç şoförünün kusurlu olduğuna dair tespitlerinin kabul edilemeyeceğini, dosyadaki mevcut bilirkişi raporları arasında çelişkiler olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Mal sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında, gerekse de rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerindendir. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının (KAKSGŞ) A.1. maddesine göre gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketle bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi yuvarlanması gibi kazalar ile üçüncü kişilerin kötü niyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya kalkışılması sonucu oluşan maddi zararlar bu tür sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.11. maddesi gereğince, araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar teminat haricidir. Ancak, sigortalı araç anahtarının gasp sonucunda ele geçirilmesi, araç anahtarlarının sigortalının veya aracı kullanımına tahsis ettiği kişinin kendi ev veya işyeri niteliğindeki kapalı veya kilitli bir mekanda muhafazası esnasında, bu mekana; kırma, delme, yıkma, devirme, zorlama, öldürme, yaralama, zor ve şiddet kullanarak veya tehditle yada araç gereç veya bedeni çeviklik sayesinde tırmanmak suretiyle ele geçirilerek aracın çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi, teminat kapsamındadır. Mahkemece alınan dosyada mevcut 13/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu araçta akıllı anahtar özelliği bulunduğu, araçta anahtarın unutulması durumu için bu modelde torpido gözünde plastik bir anahtar ve bu anahtarın içine konularak anahtar işlevini gördüren bir anahtar yuvasının (adaptör) üretici ... tarafından sağlandığı, internetteki ... araçlara ait teknik bilgilerde belirtildiği, bu anahtar ve adaptör torpido gözünde bir arada bulunuyorsa bunu bilen kötü amaçlı bir kişinin bunu torpido gözünden alarak aracı çalıştırması, maharetine de bağlı olarak kısa sürede gerçekleşebileceği, CD kayıtlarındaki kamera sürelerinden aracın yanında şahsın görüldüğü 23:59:53 ile 00:01:16 ve saat 00:01:31 de 704 numaralı kameradan aracın anayol kontrol noktasından çıktığı tespitine göre de araç son görüldüğü park yerinden itibaren geçen toplam 38 saniyede havalimanının dışına çıktığı, akıllı anahtar ile çalışan aracın çalışır vaziyette bırakılmış ve sürücüsü aracın arkasında bağaj kısmında iken araç çalışır vaziyetteyken uzaklaştırılabileceği ancak anahtarın sinyal menzilinden çıkıldığında ve araç içinde aracın başka bir anahtarı da bulunmuyorsa aracın herhangi bir nedenle durduktan sonra çalıştırılamayacağı, anahtar bagaj bölgesinde iken start stop butonu anahtarın menzilinde olduğu için aracın çalışabileceği ancak yine anahtar menzilinin dışına çıkıldığında aracı kullanan kişinin üzerinde başka anahtar yoksa aracın trafikte bir nedenle durduktan sonra çalıştırılamayacağı, bu model ve marka araçta bir asıl ve bir yedek anahtarın yanısıra torpido gözünde "para çantası anahtarı" isimli ikinci bir yedek plastik anahtar ve bu anahtarın içine konularak aracı çalıştıran bir anahtar yuvası (adaptör-key fob) bulunduğu, bilen veya pratik yapmış bir kişi için torpido gözünden bu alınarak kısa sürede aracın bu anahtarla çalıştırılarak kullanılabileceği bildirilmiştir. Teknik bilirkişi tarafından yapılan bu tespit karşısında olayda, aracın torpido gözünde bulunan anahtar adaptörü ile anahtarın ayrı ayrı konuşlandırıldığı, aracın teknik donanımında olan para çantası anahtarı ile adaptörün araç için bulunmasının, asıl ve yedek anahtarın unutulması, kaybedilmesi ve diğer durumlar için bu şekilde dizayn edildiği, bu nedenle anahtar ve adaptörün aynı yerde bulunması nedeniyle aracın çalınmasında, "yedek anahtarın araç içinde bulunması nedeniyle" çalınmasından bahsedilemeyeceği, bunun sonucu olarak da meydana gelen zararın teminat dahilinde olarak kabulü ile davalı ... şirketinin sorumlu tutulması gerekmekte olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazı yerindedir.Davacı tarafça dava dışı araç malikine 08/01/2015 tarihinde 178.000 TL ödeme yapılmıştır. Dava dosyasında mevcut 26/06/2019 tarihli araç bedeli yönünden de görüş bildirilen raporda; aracın çalınma tarihindeki değeri 150.847,46 TL + KDV (toplam 178.000 TL) olarak değerlendirilmesinin uygun olduğu belirtilmiştir. Bu durumda kasko teminatı kapsamında kalan hırsızlık olayında davacı taraf lehine 178.000 TL'nin davacı vekilinin 26/09/2016 tarihli ıslah dilekçesindeki talebi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekmektedir. Kasko Genel Şartlarının B.3.3.4.1. maddesi; "Sigortacı hasar ihbarı üzerine talep ettiği belgelerin kendisine eksiksiz olarak verilmesi ve zararın eksper vasıtasıyla tespiti kararlaştırılmış ise eksper raporunun tesliminden itibaren en geç 10 işgünü içinde Genel ve Özel Şartlar kapsamında gerekli incelemeleri tamamlamak ve ödemeye engel bir durumun bulunmaması halinde tazminat miktarını tespit edip sigortalıya ödemek zorundadır. Tazminat ödeme borcu her halde hasarın ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur" düzenlemesini getirmiştir. Somut olayda; davadan önce zararın tazmini için 25/09/2014 sigorta şirketine başvurulmuş, sigorta şirketinin 30/09/2014 tarihli cevabıyla talep reddedilmiştir. Buna göre; davalı ... şirketinin 14/10/2014 günü bitimi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Davacının 3.000 TL yönünden faiz başlangıç talebi dava tarihidir. Taleple bağlılık ilkesi göz önüne alınarak 3.000 TL için dava tarihinden 175.000 TL için temerrüt tarihi olan 15/10/2014 tarihinden itibaren tarafların tacir olması nedeniyle avans faiziyle hükmedilmesi gerekmektedir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kabulü ile 3.000 TL maddi tazminatın 14/04/2015 tarihinden, 175.000 TL maddi tazminatın ise temerrüt tarihi olan 15/10/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli 12.159,18 TL karar harcından davacının peşin yatırdığı 51,24 TL'nin ve 2.989 TL ıslah harcının mahsubu ile 9.118,94 TL ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 51,24 TL peşin harç, 27,70 TL başvurma harcı ve 2.989 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.067,94 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından sarf edilen 4.650 TL bilirkişi ücreti, 353 TL posta ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 5.003 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca belirlenen 28.480 TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile vekille temsil edilen davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 81 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 4-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/11/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:56:54