İstanbul BAM 40. HD 2023/1322 E. 2023/1446 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
bam
2023/1322
2023/1446
31 Ekim 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2023/1322
KARAR NO: 2023/1446
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 02/02/2023
NUMARASI: 2016/491 (E) - 2023/112 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
KARAR TARİHİ: 31/10/2023
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı araca davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı sürücüsü ve maliki ...'ün sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın 23/06/2015 tarihinde %100 kusurlu olarak çaparak, hasar görmesine neden olduğunu, sigorta şirketi tarafından davacıya hasar bedeli için tazminat ödendiğini, değer kaybı nedeniyle ise herhangi bir ödeme yapılmadığını, araçta değer kaybı olup olmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 250 TL değer kaybı, hasar ve eksik ödenen 5.000 TL tamir ücretinin kaza tarihi olan 23/06/2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 25/10/2022 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 5.000 TL hasar tutarını 31.500 TL'ye yükselterek toplam 31.500 TL'nin 23/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir. Davalı ... Sanayi AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya husumet yönünden itirazları bulunduğunu, davacının sigorta şirketine başvurarak zararını tazmin yolunu tercih etmek yerine doğrudan müvekkiline dava açmasının anlaşılamadığını, işbu davanın malvarlığı haklarına ilişkin bir dava olup davalıların şirket olması davaya ticari bir vasıf kazandırdığını, görevsiz mahkemede açılan davanın görev yönünden reddi ile dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirkete herhangi bir talep yöneltilmediğini belirterek, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilmiş işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır. İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 31.500 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 20/04/2016, diğer davalılar yönünden 23/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketinin 26.800 TL teminat limitiyle sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline karar verilmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, aracın rayiç bedelinin dayanaksız olarak belirlenerek, aracın kullanım tarzının, kilometresinin ve hasar kaydının bulunmasından dolayı aracın rayicinin fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları 3.3.2.1. maddesi gereğince, aracın ağır hasarlı olarak işlem görmesi halinde sigorta şirketi tarafından tazminat ödemesi yapılabilmesi için aracın trafikten çekildiğine dair trafikten çekilmiştir kaşeli tescil belgesinin sigorta şirketine ibraz edilmesi gerektiğini, süresinden sonra dosyaya sunulan 30/05/2023 tarihli ek istinaf dilekçesi ile ilk istinaf dilekçesindeki istinaf itirazlarına ek olarak müvekkili sigorta şirketince yapılan 16.500 TL ödemenin faizi ile bilirkişilerce hesaplanan miktardan tenzilinin gerektiğini belirterek, tehiri icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...Sanayi AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 250 TL değer kaybı, 5.000 TL hasar bedeli talepli olarak ikame edilen davada değer kaybı alacağı yönünden hüküm tesis edilmediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının değerlendirilmediğini, davaya konu haksız fiilin gerçekleştiği tarih, davanın ikame edildiği tarih ile davanın ıslah edildiği tarih arasında iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle davacının ıslah taleplerinin zamanaşımına uğradığını, mahkeme kararının gerekçe içermediğini belirterek, tehiri icra taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı ve değer kaybı tazminatı istemine ilişkindir. HMK’nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde: "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Eldeki davada, davacı dava dilekçesine HMK'nin 107. maddesine dayanarak belirsiz alacak davası açmıştır. Dolayısıyla belirsiz alacak davadasında zamanaşımı süresinin dava açılmakla kesileceği, dava tarihi olan 020/04/2013 tarihi itibariyle 10 yıllık uzamış tavan zamanaşımı süresinin de dolmadığı anlaşılmakla; davacının 25/10/2022 tarihli bedel artırım dilekçesine karşı davalı ... Sanayi AŞ vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf sebebi yerinde değildir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen araç hasar tazminatı hesaplamasına ilişkin 17/11/2017 tarihli kök ve 28/12/2020 tarihli ek rapor ile hem kusur hem de hasar tazminatına ilişkin değerlendirme yapılan, hasar yönünden de 17/11/2017 - 28/12/2020 tarihli raporlarla uyumlu olan 01/11/2021 tarihli raporda; 23/06/2015 tarihinde meydana gelen kazada ... plakalı aracın sürücüsü dava dışı ...'ın kusursuz olduğu, davalıların işleten ve sigortacısı olduğu ... plakalı araç sürücü davalı ...'ün %100 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş, ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 01/11/2021 tarihli bilirkişi raporunda, dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, hasar gören ... plakalı aracın, ekspertiz raporları, fotoğraflar değerlendirilerek, 23/06/2015 tarihinde meydana gelen kazaya ait trafik kazası tespit tutanağındaki tespitlerin ... plakalı araçta çarpma sonucu meydana gelen maddi hasar ile uyumlu olduğu, aracın dava konusu kazadan önceki rayiç değerinin 68.000 TL, pert haldeki kazalı aracın değerinin (sovtaj) 20.000 TL olabileceği, meydana gelen kaza sonrası toplam hasar tutarının KDV dahil 87.413,39 TL olabileceği, aracın tamirinin ekonomik olmayacağı, aracın sovtaj değerinin düşüldükten sonra hasar-zarar tutarının 48.000 TL olduğu tespit edilmiştir.Bilirkişi raporunun yapılan incelemesinde, raporun, HMK'nin 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği, dosya kapsamına uygun, denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kanısına varılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesinde 250 TL değer kaybı tazminatı da talep etmiştir. Ancak bilirkişi raporu doğrultusunda değer kaybı oluşmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Dolayısıyla davacı vekilinin değer kaybına ilişkin talebinin mahkemece reddedilmesi gerekirken, bu maddi tazminat kalemine ilişkin hüküm kurulmaması doğru olmayıp bu yöndeki istinaf sebebi yerindedir. Sigorta şirketi tarafından 16/11/2015 tarihinde yapılan 16.500 TL hasar ödemesinin hesaplanan tazminat tutarından indirilmesi hususunda; sigorta şirketince yapılan ödeme dava açılmadan önce yapılmıştır. Dolayısıyla davadan önce yapılan ödemenin faiziyle birlikte tenzili gerekmektedir. Ancak davalı sigorta şirketi tarafından bu hususa ilişkin yapılan istinaf itirazı 30/05/2023 tarihli süresinden sonra verilen ek istinaf dilekçesinde ileri sürüldüğünden bu yöne ilişkin istinaf itirazının reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik 29/05/2023 tarihli istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, istinaf süresi geçtikten sonra verilen 30/05/2023 tarihli ek istinaf dilekçesinin usulden reddine, B-Davalı ... Sanayi AŞ vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davanın kısmen kabulü ile davacının değer kaybı tazminatı istemine ilişkin talebinin reddine, 2-31.500 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden 20/04/2016 diğer davalılar yönünden 23/06/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile (davalı sigorta şirketinin 26.800 TL teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) davalılardan tahsiline, 3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 2.168,84 TL karar ve ilam harcından 89,66 TL peşin harç ile 453 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 1.626,18 TL karar harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanan 9.200 TL vekâlet ücretinin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Reddedilen değer kaybı tazminatı yönünden davalı ... Sanayi AŞ davada kendisini vekille temsil ettirdiğinden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13. maddesinin 2. fıkrasına göre hesaplanan 250 TL vekâlet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan 571,86 TL harç ile 1.640 TL bilirkişi ücreti ve 479 TL posta masrafı olmak üzere toplam 2.119 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.102,18 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek, davacıya verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılarca yapılan yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, 8-Harcanmayan gider avansının HMK'nin 333. maddesinin 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davalı ... Sigorta AŞ tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 2.151,76 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 538 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 1.613,76 TL istinaf karar ve ilam harcının davalı ... Sigorta AŞ'den tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... Sanayi AŞ tarafından sarf edilen 492 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalı ... Sanayi AŞ'ye verilmesine, 4-Davalı ... Sigorta AŞ'nin istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran taraflara iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 19:00:56