İstanbul BAM 4. HD 2024/407 E. 2024/974 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/407
2024/974
13 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/407
KARAR NO: 2024/974
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/02/2023
NUMARASI: 2022/234 Esas - 2023/136 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalısının yayıncısı olduğu ... Gazetesiyle ek yapılan ''...''isimli26/05/2016tarihlinüshasındavhttp://www...com.tr/... web adresinde yayınlanan haber ile müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu, ... Gazetenin diğer davalı ... tarafından kaleme alınan yazıyı web adresinde yayınladığını, bu yayınlarla müvekkilin kamuoyunu aldattığını, müvekkilini sahtekar olarak tanıttığını, bu sebeplerle fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 26/05/2015 tarihli ... Gazetesinin ekinde yapılan yayın için davalılardan ... Gazete..AŞ 'den müvekkili ... .. A.Ş için 125.000,00,00 TL müvekkili ... AŞ için 125.000,00 TL, Davalılardan ...'den ve davalılardan ... Gazete..AŞ 'den müvekkili ... .. A.Ş için 125.000,00 TL müvekkili ...AŞ için 125.000,00,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasıl faizi ile birlikte ve http://www....com.tr/...web adresinde yapılan yayın için davalılardan ... Gazete..AŞ 'den müvekkili .. A.Ş için 125.000,00 TL müvekkili ... AŞ için 125.000,00 TL, Davalılardan ...'den ve davalılardan ... Gazete..AŞ 'den müvekkili ... .. A.Ş için 125.000,00 TL müvekkili ... AŞ için 125.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu yayında tanınmış sanatçıların albümlerini yapan ve dağıtan davacı kuruma ait ... platformunun, sahte tıklamalar ile kimi sanatçıların daha fazla dinleniyormuş gibi gösterilmesi sebebiyle söz konusu internet sitesine Youtube sosyal paylaşım sitesi tarafından verilen onayın kaldırıldığı yönündeki iddialarla ilgili olarak müzik dünyasının önde gelenlerinin yapmış olduğu açıklamalar olduğunu, gazetecilik mesleğinin gereği olarak ele alınmış, eleştirilmiş ve değerlendirilmiş olduğunu, http :// ...,htt://www...com.tr./... v.s gibi haberlerle tüm bu gelişmeler birlikte dava konusu köşe yazısı kamuoyuna ünlü şarkıcı ve yapımcıların açıklamaları ile yansımış ve gündemde bomba etkisi yaratan müzik dünyasında yaşanan sahte tıklamalara ilişkin iddiaların, değerlendirilmesi , sorgulanması ve eleştirilmesinden ibaret olduğunu, açıklanan sebeplerle haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. Birleşen İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/236 Esas sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının yayınladığı ... Gazetesi’yle birlikte ücretsiz dağıtılan "...'la ..." isimli mevkutenin 21.05.2015 tarihli nüshasında ve http://www...com.tr... web adresinde yayınlanan haberde gerçeğe ve hukuka aykırı haber ile kasıtlı olarak müvekkillerinin kişilik haklarını ve ticari itibarını zedelemeye yönelik yayınlar yaptığını, tecavüzün halen devam ettiğini, anılan yayında "müzik dünyasında skandal", "söylemiştim dinlemediler", ...'ten Sahte Tık Sıkandalı, Youtube O Sayfanın Onayını Kaldırdı başlığı ile yayınlanmış gazeteden farklı olarak ...'in fotoğrafını ve ... logosunu değil fakat ... platformunun görüntüsünü yayınladığını, bu yayınlar ile müvekkilinin kamuoyunda sahtekar olarak tanıtıldığını, müvekkilinin kamuoyunu aldattığı şekilde bir algı yaratılmaya çalışıldığını, bu şekilde müvekkilinin gerçek dışı bir iftira ile kamuoyu nezdinde haksız ve kötü niyetli olarak küçük düşürülmeye çalışıldığını, söz konusu haberin içeriğinde yer alan iddia ve ithamların müvekkilinin kişilik haklarını ihlal ettiğinin ortada olduğunu beyan ederek 21.05.2015 tarihînde ... gazetesi'nin sabahla ... ekinde yapılan yayın için; Davalılardan ...den müvekkili ... için 125.000,00 TL müvekkili ... A.Ş için 125.000,00 TL, Davalılardan ...'dan müvekkili ... için 125.000,00 TL müvekkili ... Yayıncılık A.Ş için 125.000,00 TL, http://www...com.tr/... web adresinde yapılan yayın için; davalılardan ...den müvekkili ... için 125.000,00 TL müvekkili ... A.Ş için 125.000,00 TL, davalılardan ...'dan müvekkili ... için 125.000,00 TL müvekkili ... Yayıncılık A.Ş için 125.000,00 TL Manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu haberlerin dayanağının www ...com sitesinde yer alan bir haber olduğunu, ..com sitesinde 20.05.2015 tarihinde yayınlanan haber içeriği aşağıda belirtildiğini, diğer davalı ... A.Ş. bünyesindeki ... Gazetesi kaynağı www...com sitesi olan ve bu sitede yer alan habere ilişkin tek tek yapımcıları arayarak yapımcılara www...com sitesinde yer alan habere ilişkin görüş ve düşüncelerini sorduğunu, müzik yapımcılarının beyanları çerçevesinde diğer davalının bu beyanları alarak ve haber formatına dönüştürerek yayını gerçekleştirdiğini, gazete ve internet sitesinde yer alan yayınlarda görüleceği üzere müvekkil ve diğer yapımcılar genel olarak herhangi bir firma ve şahıs adı vermeyerek sektör hakkında genel olarak görüşlerini bildirdiklerini, müvekkilinin beyanında genel olarak sektörde mevcut olan bu problemden bahsettiğini ve hiç kimse (şahıs,kurum. firma vs.) ile ilgili bir suçlamada bulunmadığını, sktörle ilgili tespitlerini beyan ettiğini, ancak sonrasında gazete ve internet sitesinde yer alan haberde müvekkilinin yukarıda vermiş olduğu beyanının haber formatına dönüştürülürken bir kısmının farklı bir şekilde yorumlanarak yazıldığı, bir kısmının kısaltıldığı , bir kısmının ise hiç yayınlanmadığının görüldüğünü, bu sebeple gazete ve internet sitesinde yer alan başlık ve yorumlardan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, müvekkilinin davacı şirketlere atfen bir cümle sarf etmediğini, kişisel olarak ve sektörün geneli ile ilgili yorumlarda bulunduğunu, dolayısı ile davacıların kişilik haklarını ihlal edecek bir cümle sarf edilmediğini, diğer davalının www ..com. sitesinde sahte tıklamalar ile ilgili haber çıktıktan sonra müzik yapımcılarından görüşlerini alarak yeni bir haber formatında sunduğu haberde müvekkile ait olduğu iddia edilen beyanın içerisinde davacılara yönelik tüzel kişiliklerini manevi zarara uğratacak herhangi bir ifade yer almadığından açılan davanın haksız olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Gazetesi vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu haberin davacı şirketlere ait ... platformunda sahte tıklama yapılarak kimi şarkıcıların videolarının daha fazla izlenmiş gibi gösterildiğini, bu sebeple YouTube Sosyal paylaşım sitesinin sayfaya vermiş olduğu onayı kaldırdığı yönündeki ilk olarak musiconair.com sitesinde yer alan iddiaların iddia olduğunun da belirtilerek aktarıldığını ve ... ile ...'nin bu konu hakkındaki "Bu durumu ben geçen yıl söylemiştim ama dinleyen olmadı şimdi o dönem kendini aklamaya çalışanlar ne yapacak çok merak ediyorum." ve "Eğer bu İddialar doğruysa, savcılığa gidip ilk suç duyurusunu ben yapacağım, dijital dağıtım kontratımı da feshedeceğim." yönündeki müzik dünyasına bomba gibi düşen açıklamalarının kamuoyu ile paylaşılmasından ve bu iddiaların sorgulanmasından ibaret olduğunu, açıklamayı yapan kişinin ünlü yapımcılar olması ve yapmış olduğu açıklamaların önemi dikkate alındığında basın görevi gereği dava konusu haberin yapılmasında kamu ilgisi bulunduğu ve basın için ödev olduğunun tartışmasız olduğunu, nitekim dava konusu habere benzer nitelikte müvekkili basın kuruluşu dışında pek çok medya kuruluşu tarafından haber yapıldığını, bu bağlamda dava konusu yayının görünen gerçeğe dolayısıyla hukuka uygun olduğunun tartışmasız olduğunu, davaya konu yayının toplumu yakından ilgilendiren olaylar ve iddialar çerçevesinde gazetecilik ilkelerinin doğal sonucu olarak ve basın meslek kuralları çerçevesinde, hiçbir şekilde kasıt veya husumet güdülmeksizin kamuoyu ile paylaşıldığını, basın özgürlüğü sınırı dışına çıkılmadığını, kaldı ki dava konusu haberin tek tek kelimeler üzerinden değil bütünlük içerisinde, sebep-sonuç bağını kurarak, görünen gerçekler ve aynı zamanda kamuoyuna yansımış somut olaylar dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir. Birleşen 13. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/276 Esas sayılı dosyasında; Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalının yayıncısı/imtiyaz sahibi olduğu ... Gazetesi'yle ücretsiz olarak dağıtımı yapılan "...'la ..." isimli mevkutenin 22/05/2015 tarihli nüshasında ve web adresinde yayınlanan haberde gerçeğe ve hukuka aykırı haber ile kasıtlı olarak müvekkillerinin kişilik haklarını ve ticari itibarını zedelemeye yönelik yayınlar yapıldığını ve tecavüzün halen devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 22/05/2015 tarihinde ... Gazetesi'nin ...'la ... ekinde yapılan yayın için davalılardan ...den müvekkili ... Yapım ve Tic. A.Ş için 125.000,00 TL, müvekkili ... A.Ş için 125.000,00 TL, davalılardan ...'dan müvekkili ... İçin 125.000,00 TL, müvekkili ... A.Ş için 125.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birliktetahsiline,http://www...com.tr/... web adresinde yapılan yayın için davalılardan ...den müvekkili ... Yapım ve Tic. A.Ş için 125.000,00 TL, müvekkili ... A.Ş için 125.000,00 TL, davalılardan ...'dan müvekkili ... İçin 125.000,00 TL, müvekkili ... A.Ş için 125.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Gazetesi vekili cevap dilekçesinde; Söz konusu haberin görünen gerçekler çerçevesinde, kamu ilgisi olan bir olay hakkında özle biçim arasındaki denge gözetilerek hazırlandığını, hukuka uygunluk kriterlerine haiz bir yayın olduğunu, dava konusu habere benzer nitelikte müvekkili basın kuruluşu dışında pek çok medya kuruluşu tarafından haber yapıldığını, dava konusu haberle ilgili olarak davacı tarafça yapılan tekzip başvurusu neticesinde Bakırköy 4. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/3369 Değişik İş sayılı dosyasından talebin reddine karar verildiğini, Bakırköy 5. Sulh Ceza Hakimliğine gönderilen itirazında kesin olarak reddedildiğini, basın özgürlüğünün ve ifade hakkının sınırlarının belirlenmesi açısından bir çok emsal Yargıtay Dairesi kararları olduğunu belirterek, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacıların delil olarak sunduğu internet sitesi, gazete haberlerinin müvekkilinin beyanının tamamını yansıtmadığı gibi müvekkilinin açıklamalarına yorum katılarak gerçek açıklamalarına dayanmadığından dolayı delil niteliği taşımadığını, müvekkilinin haberler sebebiyle hukuken sorumlu olmaması gerektiğini, 22/05/2015 tarihli ... Gazetesinin ... adlı ekinde ve aynı tarihte internet sitesinde müvekkili tarafından söylendiği iddia edilen konuşmaları kişilik haklarına saldırı niteliğinde olmaması gerektiğini, 20/05/2015 tarihinde www...com sitesinde yapılan habere ilişkin müvekkiline sektör ile ilgili sorular sorulduğunu ve müvekkilininde sorulan sorulara sektörü ile ilgili genel cevap verme şeklinde olması sebebi ile basın ve internet sitesinde yer alan müvekkilinin beyanının kişilik haklarına saldırı ve davacıların ticari itibarını zedeleyici nitelik taşımadığını belirterek, davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usul yönünden reddine, aksi halde yasal unsurları oluşmayan davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 24.AHM 'nin 2015/236E. sayılı dosyası ve İstanbul 13. AHM' nin 2015/276E sayılı dosyalarının taraflarının ve dava konusunun aynı olduğu, mahkememiz dosyası ile İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/259 esas sayılı dosyası ile birleştirildikleri anlaşılmıştır. İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/259 esas 2019/407 karar numaralı kararı ile; "A-1-Asıl dava dosyası kapsamındaki davanın REDDİNE, B-1-Birleşen 2015/236 Esas sayılı dosya kapsamındaki davanın REDDİNE, C-1-Birleşen 2015/276 Esas sayılı dosyası kapsamındaki davanın REDDİNE" dair karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 29/12/2021 tarih, 2020/165 E. - 2021/2888 K. sayılı ilamı ile; "...Somut olayda, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan eldeki ticari davasında, her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın da tarafların ticari işletmesinden kaynaklanması ve bu sebeple Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353/1-a.3 md. gereğince kaldırılmasına,..." karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra İstanbul 12. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/6 E.- 2022/6 K. Sayılı kararı ile göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilerek dosya İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edilmiştir.İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce;"... Tüm bu açıklamalar ışığında dava konusu yazılar bir bütün olarak değerlendirildiğinde, basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kalıp kamu yararının amaçlandığı ve kamuoyunu bilgilendirmeye yönelik olduğu, davacının kişilik haklarına saldırı niteliğindeki ifadelere yer verilmediği, haberin veriliş biçimi ve bütünlüğü çerçevesinde basının haber verme hakkı ve eleştiri sınırları içerisinde haber yapıldığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davaların reddine " karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Benzer konulu haberlerin konu edildiği dava dosyasında istanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından dava konusu fiilin haksız rekabet oluşturduğuna ilişkin karar verildiğini ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin,2022/1914 E. 2023/4184 K. Sayılı kararıyla onandığını, gerçeğe aykırı yayınların basın özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ve bu sebeple dosyanın zarar tespiti için bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. Dava konusu haberde kullanılan ifadeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde, ifadelerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, halkın, dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olma hakkının olduğu, basının da bu doğrultuda olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve sorumlulu olduğu, güncel olan konuların gazetecilik tekniği gereği okuyucunun ilgisini çekmesi için çarpıcı başlıklara yer verilerek iddia kapsamında ve eleştiri sınırları içerisinde aktarıldığı, haberin yayın tarihi itibari ile kamu yararının ve toplumsal ilginin bulunduğu, güncelliğini koruduğu, eleştiri niteliğinde olduğu ancak kişilik haklarına saldırı boyutuna varmadığı anlaşılmaktadır (Aynı doğrultuda Yargıtay 4. HD'nin 2019/2231 E.- 2019/4680 K. Sayılı ilamı). Bu sebeple davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/02/2023 tarih, 2022/234 Esas - 2023/136 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 269,85 TL'nin mahsubuyla bakiye 157,75 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen davalar yönünden alınması gereken (427,60*2) 855,20 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 539,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 315,50 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18