SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/1745 E. 2024/931 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1745

Karar No

2024/931

Karar Tarihi

13 Mart 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1745

KARAR NO: 2024/931

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/01/2022

NUMARASI: 2018/58 Esas - 2022/45 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Taşınmaz Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin kiracısı olan dava dışı ... San ve Tic A.Ş den olan alacağı sebebiyle İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlattıklarını borçlu adresindeki menkullere haciz konulduğunu, yerinde yediemine bırakıldığını, Büyükçekmece .. İcra Müdürlüğünün ... Tal dosyasından satış aşamasına geçildiğini, İstanbul 15 İcra Hukuk mahkemesince de bu şirketin kiralanan yerden tahliyesine karar verildiğini ve tahliye edildiğini, davalının ise 16/08/2017 de verdiği dilekçe ile satışa konu malların üzerinde rehin hakkı bulunduğunu satış bedelinin rehin bedeli altında olması durumunda satışa muvafakatlerinin bulunmadığını bildirdiğini, kıymet takdiri bedelinin rehin bedeli altında olduğunun davalı yanca bilindiğini, satışa konu mahcuzların müvekkilinin mülkünde bulunduğunu satışın yapılamaması sebebiyle mülkün kiraya verilemediğini bu sebeple de kira geliri elde edemediğini, davalı yana noter vasıtası ile ihtarname yolladıklarını ve rehin hakkı bulundurulan mahcuzların bulundukları yerden alması ve menkulleri tahliye etmesini aksi takdirde haklarında tazminat davası açılacağı hususunu ihtar ettiklerini, aradan geçen uzun zamana rağmen tahliye edilmediğinden huzurdaki davanın açılarak müvekkilinin kira kayıp bedellerinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş olup ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 75.189,00 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle müvekkili aleyhine açılan davanın kısmi alacak davası mı, belirsiz alacak davası mı olduğunun tespit edilmesinin gerektiğini, davacı şirketin dosyaya sunduğu 15 İcra Hukuk Mahkemesi kararında ...'ın hakkında mahkemece verilmiş bir tahliye kararı olduğunu, davacının mahkeme kararını icra etmesine hiçbir mani bulunmadığını, bu sebeple kira kaybı sebebi ile dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, bu sebeplerle davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Dava, davacının taşınmazında dava dışı şirketin davalının rehin hakkından dolayı satışa itiraz etmesi ile takibe konu menkullerinin kalması sebebi ile davacının kira kaybı bedelinin davalıdan tazminine ilişkindir. Dava konusu ihtilaf, dava dışı borçlu ... A.Ş'nin hacizli menkullerinin icradan satılacağı sırada davalı KGF 2.000.000,00 TL lik rehin hakkının bulunması ve bu bedelin altında satışa muvafakat etmemesinden dolayı satışın yapılamaması, bu sebeple davalının rehin hakkından dolayı satışa muvafakat etmemesinin hakkını kötüye kullanılmasına sebep olup olmadığı, hacizli menkullerin tahliye edilememesinden dolayı, menkullerin davacının deposundan kalmasının kira kaybı zararının davalıdan hakkın kötüye kullanılması kapsamında talep edilip edilemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Büyükçekmece .. İcra müdürlüğünün ... Tal sayılı dosyasındaki açık arttırma ilanı incelendiğinde menkuller için belirlenen toplam ücretin 56.700,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce bilirkişiler aracılığı ile yapılan tespitte ise menkullerin bütünlüklerini kaybetmiş ve ağır paslanmaya uğramış oldukları, makine olarak kullanım ve değerlendirilme durumlarının olmadığı tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı yan davalının İİK 129/1 maddesine dayalı hakkını kötüye kullanarak makinelerin satışını engellediğini öne sürmüş ise de, davalının 2016 yılı defter kayıtlarında dava dışı ... San ve Tic A.Ş den 505.104,91 TL alacaklı olduğunun görüldüğü, satış tarihi itibari ile de hacizli menkullerin değerinin 56.700,00 TL olduğu, bu hali ile menkullerin satılmasının davalının borcunu karşılamaya yetmeyeceği anlaşıldığı, dolayısı ile davacının davasını ispatlayamadığı anlaşılmakla davanın reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,davalının ihtarnameye cevap vermediğini, dürüstlük kuralları ile bağdaşmayacak talepleri sebebiyle mahcuz malların satışına engel olduğu gibi malları bulunduğu yerden de almayıp aradan geçen bunca zaman içerisinde olumlu hiçbir adım atmadığını,mahcuzların bırakın davalının alacağını karşılaması, satış ve paylaştırma masraflarını dahi karşılamayacağının ortada olduğunu, davadaki haklılıklarının son bilirkişi raporu ile teyit edildiğini, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davacı tarafından, davalının kusurlu davranışları sebebiyle uğradığı zararların tazmini talepli maddi tazminat istemine ilişkindir. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İİK.129/1 maddesi "... arttırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan ... Şu kadar ki, arttırma bedelinin malın tahmin edilen bedelinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olandiğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuudan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerekir." hükmünü havi olup, dosya içeriğinden davaya konu rehinli malların bedelinin rüçhanı olan alacakları karşılamadığı, dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, davalı tarafın kötü niyetle hareket ettiği iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirecek bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2022 tarih, 2018/58 Esas 2022/45 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiSözleşmesindendelillerinreddineistanbuldeğerlendirilmesiTazminatkonusudüşünüldügerekçeesastan(TaşınmazKaynaklanan)numarasıKirahüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim