SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/1576 E. 2024/779 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1576

Karar No

2024/779

Karar Tarihi

28 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1576

KARAR NO: 2024/779

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 28/03/2022

NUMARASI: 2021/166 Esas - 2022/269 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/02/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yapılan inceleme sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin zararın meydana geldiği 20.05.2021 tarihinde, İstanbul ili Eyüp İlçesi ..., ... ada, ... parselde tapuya kayıtlı, ... Mah., ... Sok. No: ... adresinde bulunan ... bodrum kattaki, ters dubleks ... ve ... numaralı bağımsız bölümlerin maliki olduğunu, ... sokaktan geçen kanalizasyon hattının tıkanması ve pis suların geri tepmesi sebebi ile 20.05.2020 tarihinde söz konusu daireleri lağım sularının bastığını, hattın tıkanması sonucu her iki daireye 100 cm yüksekliğinde lağım suyu dolduğunu, kanalizasyon hattının tıkanması sonucu her iki dairede de büyük zarar meydana geldiğini, lağım sularının taşınmazda bulunan eşyalara, taşınmazın yerlerine, tavan ve duvarların zarar verdiğini, müvekkiline ait dairelerdeki lağım sularının boşaltılması ve onarımı amacıyla müvekkili şirket tarafından belediye, beyaz masa ve davalı idareye nezdinde girişimlerde bulunulduğunu, ancak herhangi bir sonuç alınamadığını, bunun üzerine hasar, delil ve masraf tespiti için İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/40 D. İş. Sayılı dosyası ile tespit davası açıldığını, bu tespit dosyası ile su basma olayının ne şekilde meydana gelmiş olduğunun tespit edildiğini, malzeme ve işçilikler haricinde onarımın tam anlamıyla yapılabilmesi için personel donanım, muhtelif ekipman, iş güvenliği gideri ve malzemelerinin temini gibi birçok işçilik gerektiğini, bilirkişi raporunda malzeme, nakliye, montaj işlemleri için miktar adet/yevmiye/takım/birim fiyat tutarı belirtilmeden ortalama bir hesap yapılmış ve hasarın çok cuzi bir ücretle giderilebileceği sonucuna varılmış olduğunu, değişik iş dosyasından alınan heyet raporu varsayıma dayalı, bilimsel teknikten uzak bir çözümle tanzim edilmiş olup hasar ve onarım bedeli bakımından işbu davada esas alınmaması gerektiğini, davalı ...'nin kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğü de bulunmadığını, ...'nin kanalizasyon sisteminden doğan zararlardan yapı sahibi olarak da sorumluluğu olduğunu, nitekim ...'nin kanalizasyon sisteminin sorunsuz bir şekilde çalışmasını sağlamakla yükümlü olduğunu, arz ve izah edilen sebeplerle haksız olarak ortaya çıkan zarar ile yapılmış ve yapılması lazım gelen masrafların gerçek değerinin tespiti ile davalıdan tahsili maksadıyla işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, davanın kabulü ile, davalının kanalizasyon hattının yapım, bakım, onarım ve denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebi ile müvekkilinin maliki olduğu taşınmazlarda ortaya çıkan maddi zararların tespiti ile şimdilik 10.000,00-TL nin zararın meydana geldiği 20.05.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Meydana gelen hasarda ... kanal sistemi sağlıklı bir şekilde işlemekte iken yolda meydana gelen çökme sisteminin kanal sistemine zarar verdiğini, bu sebeple öncelikle kanal sisteminde hasara yol açan yoldaki çöküntünün nasıl ve kim tarafından yapılan çalışma ya da müdahale neticesinde gerçekleştiğinin tespit edilmesi gerektiğini, öncelikle müvekkilinin bir çalışması olmadığını, esasen bu konuda bir sorumluluğunun da olmadığını, çöküntünün gerçekleştiği yolun tali bir yol olduğu nazara alındığında sorumluluğun ilçe belediyesinde yani Eyüpsultan Belediyesi'nde olduğunun görüleceğini, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020-40 D.İş sayılı dosyasında 21.10.2020 tarihli raporu hazırlayan heyetin, taraflarınca ileri sürülen ve davacının binasına ait mevzuttan kaynaklanan gerekliliklerin var olup olmadığının incelenmesine dair beyanları ve yine yoldaki çöküntünün hasarın oluşumundaki etkisine dair açıklamalarını hiçbir surette dikkate almadıklarını, tamamen tespit isteyenin beyanları doğrultusunda bir rapor hazırlandığını, ne var ki davacının talep ve beyanları doğrultusunda hazırlanan ve taraflarınca yapılan herhangi bir beyan açuklamanın kabul edilmediği ve olayın hasarın gerçekleşme biçimi ve müterafik kusura dair değerlendirmeleri nazara alınmadığı 26,600,00 TL ve 36.078,00 TL tutarlı iki raporun, davacıyı tatmin etmemiş olmalı ki bu defa 50.052,91-TL'lik bir bedelden söz etmeye başladığını, elbette ki davacının talep hakkını sınırlayan bir hüküm olmaığını, ancak kararı verecek olan Mahkeme'nin tarafların taleplerini dikkate aldığı gibi maddi ve hukuki olguları da nazara alarak kararını vereceğini, bilirkişinin hasarın oluşumuna dair yapmış olduğu, ... tarafından gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmemiş olması sebebi ile binanın alt katındaki ters dubleks iki adet dairede su basma olayının meydana gelmiş olduğu değerlendirmesinin tamamen afaki ve soyut bir değerlendirme olduğunu, hasar ve kusur durumunu tam olarak yansıtmayan davacının müterafık kusuruna dair herhangi bir değerlendirmeye yer vermeyen ve hasar miktarı bakımından afaki hesaplamalar d.iş respit raporlarını kabul etmediklerini, hasarın oluşumunun, yoldaki çöküntünün hasara tesirinin, hasara uğradığı iddia olunan binanın ... mevzuatı bakımından araranan gereklilikleri (izolasyon geri tepme klapesi-çekvalf) taşıyıp taşımadığı hususlarını da içerecek şekilde yapılacak keşif ve inceleme, idarenin gerçekleşen hasarda bir kusur ve sorumluluğu olmadığını ortaya koyacağını, müvekkili idarenin olayda kastı, kusuru, ihmali bulunmadığı için gerçekleştiği iddia edilen hasar ile arasında bir illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, zararın idari eylem veya işlemden değil de zarar görenin veya bir başkasının eyleminden doğması halinde, zararla idari eylem arasındaki illiyet bağının kesildiği ve zararın idari eyleme ve idare tüzel kişiliğine bağlanması imkanının ortadan kalktığını, istenen tazminattaki faiz başlangıcı tarihini de kabul etmediklerini beyanlarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi’nin 23/12/2020 Tarih, 2018/2363 Esas 2020/1373 Karar sayılı ilamında “2560 Sayılı ... Kanunu' nun 25. Maddesinde, yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılmasının veya bu tip tesislerin işletilmesinin, gerekli harcamalar ilgili belediyece karşılanmak şartıyla ... tarafından yerine getirileceğinin düzenlendiği, benzer şekilde ...'nin kuruluş ve görevleri hakkındaki Kanunun ... görev ve yetkileri başlıklı 2. Maddesinin b bendi gereğince, kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması görevinin ...'ye ait olduğu belirtilmek ve davaya konu olayda sorumluluğun davalıya ait olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.” ibarelerine yer verilmiştir. 20.05.2020 günü, İstanbul, Eyüpsultan, ..., ... Sokakta bulunan ve davalı ...'ye ait kanalizasyon hattında tıkanma olması sebebiyle ve bunun sonucu olarak geri tepen atık suların, mülkiyeti davacıya ait olan ... Sokak ... numaralı binanın zemin katında bulunan ... ve ... numaralı dairelerin ters dubleks katlarını su bastığı, atık sular sebebi ile dairelerin yatak odalarının döşeme parke kaplaması, süpürgelikler, 8 adet kapı kanadı ve pervazı ile daire duvarlarındaki boya badananın hasar gördüğü tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Dava konusu somut uyuşmazlık bu hasar sebebiyle talep edilen tazminat istemidir. Yukarıda yer verilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi ilamı gereğince davalının oluşan zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mübrez bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi heyet raporuyla; lağım sularının boşaltılması, moloz ve tortuların atılması 2.150,00-TL, kabaran sıvaların kazınarak yeniden alçı sıva yapılması 1.500,00 TL, Elektrik tesisatının onarımının yapılması ve prizlerin değiştirilmesi : 950,00 TL, 8 adet oda kapısı takılması : 12.000,00 TL, oda zeminlerine laminat parke ve süpürgelik yapılması, 410 Süpürgelik ilavesi ile (95 m2 x 70,00 TL/m2 ) 6.650,00 TL, Tavan ve duvarlarda boya badana yapılması (yaklaşık 300 m2) : 4.500,00 TL, Genel temizlik, ilaçlama ve koku giderici : 1.500,00 TL toplam 29.250,00 TL + KDV, teknik eleman ücreti ve tahmin edilemeyen masraf tutarı:1.500,00 TL olmak üzere hasar bedeli genel toplam 30.750,00TL + KDV olarak hesaplanmıştır. Her ne kadar davalı ... olaydan bir gün önce sokakta onarım yapıldığını, sokakta meydana gelen çökme sonucu kanalizasyon hattının tıkandığını, bina sahibinin de gerekli önlemi almamakla en azından müterafik kusurlu olduğunu iddia etmiş ise de; söz konusu binanın atıksu kanal bağlantısının yenilendiği, 19/05/2020 tarih ve ... no lu iş emri ile nokta kazı çalışması yapılarak ... sokaktaki atık su hattının çalışır duruma getirildiği, olaydan bir iki gün önce ... ekiplerinin olay mahallinin tıkandığını ileri sürdüğü, mahallinde yapılan ncelemede; ... Sokağın oldukça dik meyile sahip olduğu, vasıta giriş çıkışının mümkün olmadığı, yolda hem çöküntüye ve hem de kanalizasyon borusunun tıkanmasına sebep olacak şekilde ağır vasıta trafiği olmadığı, bu haliyle davalı ...'nin beyan ettiği gibi yolda çöküntü olması sebebi ile kanalın tıkanması iddiasının yerinde olmadığı ve davacının kusurunun da bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi, İstanbul 16. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/40 D. İş dosyası, keşif incelemesi, tapu kayıtları, gelen cevabi yazılar, alınan bilirkişi heyet raporu ve tüm dosya içeriğine göre; İstanbul ili Eyüpsultan ilçesi ... Mah., ... Sokak, No: ... adresinde bulunan binanın ... Bodrum katında bulunan, ... Bodrum kat ile ters dubleksli ... ve ... numaralı dairelerin dubleks katlarını, 20/05/2020 tarihinde, binanın önündeki yoldan geçen kanalizasyon kanalının tıkanması sonucu geri tepen sular sebebi ile dava konusu taşınmazda hasar olduğu, kanal tıkanmasından davalının sorumlu olduğu hususunda mahkememizce tam kanaat gelmekle, hasar giderinin 30.750,00. TL olduğu alınan bilirkişi heyet raporuyla da sabit olduğundan açılan davanın kabulüne 30.750,00 TL'nin olay tarihi olan 20/05/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,çöküntünün gerçekleştiği yolun tali bir yol olduğu nazara alındığında sorumluluğun ilçe belediyesinde yani Eyüpsultan Belediyesi'nde olduğundan davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, karara dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda, yeterli inceleme yapılmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını,mevzuatla açık bir şekilde; Taşınmaz sahibi parsel çıkış bacasında binaların su basman seviyesi altında kalan kısımlarında atık suyun geri gelmesini önleyecek çek valf eksikliğinden kaynaklanan zarar ve ziyandan tamamen daire sahiplerinin sorumluluğuna bırakılmış olup; Oluşan zarar ve ziyana davacının katlanması gerektiğini, eldeki davada tazminat koşullarının oluşmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davacı tarafından, davalının kusuru sebebiyle uğradığı zararların tazmini talepli tazminat istemine ilişkindir. 2560 sayılı ... Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunun 2/b maddesinde; “Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; Gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek,” şeklinde ...’nin görev ve yetkilerinin belirlendiği anlaşıldığından davalı vekilinin husumet yokluğuna değinen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Somut olayda, ilk derece mahkemesince, Dairemizin ilgili kaldırma kararı gereğince yapılan yargılamaya göre alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen kusur durumuna ilişkin bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, aynı raporda davacının zararına yönelik hesaplamanın gerçek zarar ilkesine uygun olduğu, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği ve dava konusu olayda tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/03/2022 tarih, 2021/166 Esas 2022/269 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.100,53 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 526,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.574,53 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiSözleşmesindendelillerinreddineistanbulNiteliktekideğerlendirilmesikonusuAlacakdüşünüldügerekçeesastanKaynaklanan)numarası(TicarihükümHizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim