İstanbul BAM 4. HD 2024/463 E. 2024/760 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/463
2024/760
21 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/463
KARAR NO: 2024/760
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/11/2023
NUMARASI: 2022/432 Esas - 2023/782 Karar
DAVANIN KONUSU: 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/310 D.İŞ sayılı dosyasından almış olduğu ihtiyati haciz kararı sebebiyle, müvekkilinin İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasına 06/03/2019 tarihinde ödemek zorunda kaldığı 265.948,27 TL 'nin 06/03/2019 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile müvekkili uğradığı munzam zararın arabuluculuk başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Taraf olmayan üçüncü şahıslar ile ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hukuka aykırı olup, hukuka aykırı olan bir kararın tarafımıza da tebliğ edilmemiş olmasına karşın, müvekkili bankanın çek borçluları ile ilgili başlattığı icra takibinin neticesinde anılan ihtiyati tedbir kararının varlığı sebebiyle sorumlu tutulması kabul edilemeyeceğini, davacı tarafın, menfi tespit davası kapsamında kendisine verilen sürede müvekkil banka aleyhine menfi tespit davası açmayarak, ihtiyati tedbir kararının hükümsüz hale gelmesine sebep olduğunu, dava dilekçesinden davacının icra takibi sebebiyle uğradığı zararın mı yoksa ihtiyati tedbir sebebiyle uğranılan zararın mı talep edildiği anlaşılamamakla birlikte, iptal edilen icra takibi sebebiyle uğranılan zararın talep edilmiş olması durumunda ortada bir kusur bulunmadığından dolayı davanın reddinin gerektiğini beyan ederek arz ve izah olunan sebeplerle ve sair tüm haklarının mahfuziyeti kaydıyla; haksız ve hukuka aykırı aleyhlerine açılan davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda davacının talebine konu hukuki sebebin haksız ve kötü niyetli hacizden kaynaklı munzam zarar talebine yönelik olduğu, doğrudan çekten kaynaklı bir talep olmadığı anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan değişik iş dosyası ve icra dosyasının incelenmesi neticesinde davacının imzası taklit edilmek suretiyle anılı çeklerden dolayı takibe uğradığını iddia ettiği ve imzanın kendisine ait olmadığı tespit edildiğinden icra takibinin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının ticari işletmesini ilgilendiren bir iş de söz konusu değildir, davanın mutlak ticari davalardan da olmadığı davanın mal varlığına ilişkin bir dava olduğu anlaşılmakla HMK'nın 2. Maddesi gereği genel mahkemelerin görevli olduğu, bu sebeple de Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu anlaşılmıştır." denilerek " Mahkememizin görevsizliği sebebiyle HMK.nun 114/1-c ve 115/2 mad. gereğince davanın usulden reddine, HMK.nun 20. mad. gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin usulen başvurusu halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İstanbul nöbetçi asliye hukuk mahkemesi'ne gönderilmesine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İcra hukuk mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat davasıdır. 2004 sayılı yasanın 259. maddesine göre; İhtiyati haciz istiyen alacaklı hacizde haksız çıktığı taktirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 96 ncı maddesinde yazılı teminatı vermeğe mecburdur. Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz. Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata lüzum olup olmadığını takdir eder. Tazminat davası ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür.Somut olayda davacı dava dilekçesinde; "Davalı taraf çekler için İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/310 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alarak İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasından çekler hakkında takip başlatmıştır. Müvekkil ihtiyati haciz sebebiyle dosya borcunu ödemek zorunda kalmıştır. Müvekkil İstanbul 29. İcra Hukuk Mahkemesi 2019/294 E. Sayılı dosyasında imzaya itiraz sebebiyle takip iptali ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2020/1830 E. Sayılı dosyasından açtığı memur muamelesini şikayet davası sonucu takibi iptal ettirerek ödediği parayı 22/03/2022 tarihinde icra dairesinden aynen geri almış ise de müvekkilin faiz alacağı ve munzam zararı karşılanmamıştır." demek suretiyle İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ihtiyati haciz kararı sebebiyle uğradığı maddi zararı talep etmiştir. Talep İİK m 259 kapsamında olup aynı madde gereğince bu dava ihtiyati haczi koyan mahkemede dahi görülür. Mahkemece İİK m 259 kapsamında davanın esası ile ilgili karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf isteminin usulen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/11/2023 tarih, 2022/432 Esas 2023/782 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3-6. ve 362/1/c-g maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59