İstanbul BAM 4. HD 2022/2864 E. 2024/730 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/2864
2024/730
21 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2864
KARAR NO: 2024/730
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/05/2022
NUMARASI: 2020/638 Esas - 2022/419 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının kongre organizasyonu yapan bir şirket olduğunu, davacı ile davalı arasında hiçbir ticari ilişki bulunmadığını, davacının dava dışı ... isimli çalışan ile bir takım hukuki ve cezai ihtilaflar yaşadığını, ...'un yaklaşık 450.000,00 TL'yi yedine geçirerek istifa ettiğini, ... aleyhine suç duyurusunda bulunulduğunu ve tazminat davası açıldığını, davalının ...'un sevgilisi olduğunu, 20/07/2020 tarihinde davacı şirkete Üsküdar ... Noterliğinin 14/07/2020 tarihli ihtarnamesi ve ekinde 8.100,00 USD bedelli faturanın tebliğ edildiğini, bu faturaya karşı cevabi ihtar gönderildiğini, 14/09/2020 tarihinde davalı tarafından davacı aleyhine İstanbul ... İcra Dairesi ... numaralı icra takibinin yapıldığını, icra takibine itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, davalı ile davacı arasında ticari ilişki olmamasına rağmen fatura ve icra emri yollandığını, kesilen faturaların usulsüz olduğunu, davalının davacının hiçbir borcu olmadığını bildiğini, haksız icra takibinin maddi ve manevi tazminatı gerektirdiğini belirtmiş; şimdilik 100,00 TL maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı firmanın bilgi ve talimatı doğrultusunda davacının işçisi olan ...'un bir veteriner ile anlaşma yapılarak faaliyet gerçekleştirmek istendiğini söylediğini, davalının sokak hayvanları ile ilgili bu çalışmada yer alabileceğini bildirdiğini, davacı firmanın yasal prosedürleri başlattığını, bu hususta Ataşehir Belediyesi ile görüşmeler yapıldığını, protokol ve meclis kararı kapsamında barınaktaki hayvanların tedavi ve bakımlarının yapıldığını, protokol kapsamında yapılan tedavilerle ilgili olarak 7.500,00 USD bedelli ve 22.500,00 USD bedelli iki adet fatura keşide edilerek davacı çalışanına teslim edildiğini, söz konusu faturalar ödenmediği için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığını, ...'un protokole imza attığını, aynı kişinin davacı şirketin başka projelerini de imzaladığını ve protokol gereğinin davacı tarafından yerine getirildiğini, davacı ile ... arasındaki olaylardan davalının sorumlu tutulamayacağını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin yersiz olduğunu belirtmiş; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Davalı aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu maddi ve manevi tazminat koşullarının bulunduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız haciz sebebine dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Haksız fiillerden doğan borç ilişkileri 6098 sayılı yasanın 49-76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nın 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nın 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nın 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişi, takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz (Emsal Yargıtay 4. HD nin 06.07.2020 gün ve 2019/2535 E -2020/2544 K sayılı ilamı). Somut olayda; Davalı veterinerin davacıya fatura kesip noter marifetiyle tebliğ ettiği, davacının faturaları kabul etmemesi üzerine icra takibi başlattığı ve itiraz üzerine takibin durduğu, davalı tarafından itirazın iptali davası, davacı tarafından da menfi tespit davası açılmadığı, takibin haksız olup olmadığının bu aşamada sabit olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamından yukarıda açıklandığı üzere davacının davaya konu maddi ve manevi zararı sabit olmadığından davacı vekilinin istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2022 tarih, 2020/638 Esas 2022/419 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 21/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59