İstanbul BAM 4. HD 2024/455 E. 2024/682 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/455
2024/682
21 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/455
KARAR NO: 2024/682
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 31/10/2023
NUMARASI: 2023/446 Esas - 2023/707 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 21/02/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ... Mah. ... Cad. No: ... Fatih İstanbul adresinde kain işyerinde 05/01/2022'yi 06/01/2022'ye bağlayan gece, davacı firmanın üst katında ticari faaliyetlerini yürüten davalı şirketin lavabolarından ya da giderlerinden kaynaklı olduğu düşünülen su sızıntısı sebebiyle davacının işletmesinin ağır hasar aldığını, 06/01/2020 tarihinde iş yeri açıldığında, binanın girişine kadar taşan suyun fark edildiğini, suyun üst kattan sızıntı yaptığını, avizelerin, elektrik tesisatının, parkelerin, gelinliklerin, kumaşların ve imalatta kullanılan tüm ham maddelerin ağır hasar aldığını, depo olarak kullanılan işletmenin alt katında yer alan ... nolu satış mağazasının tavanında biriken sıvının damlaması ile zararların oluştuğunu, zararın tespiti amacı ile İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 2022/4 D.İş sayılı dosyasından yapılan bilirkişi incelemesi ile davacının iş yerinde meydana gelen hasarın 02/03/2022 tarihli bilirkişi raporuyla tespit edildiğini, "Yapı elemanları ve tekstil ürünlerinde toplam meydana gelen hasarın 85.600,00 TL olduğu hesap ve tekdir edilmiştir." ifadeleriyle hasarın toplam tutarının belirlendiğini, delil tespitine ilişkin giderlerin yargılama giderleri olduğu gözetilerek davalıdan alınarak davacıya verilmesi gerektiği, davacının zararının halen karşılanmadığını beyan ederek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalarak 10.000,00 TL tutarındaki haksız fiilden kaynaklı zararlarının yasal faizi ile davalıdan tahsiline, İstanbul 15. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/4 D.İş sayılı dosyada yapılan yargılama giderlerini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalının dava konusu adreste kiracı olduğunu, taşınmazın olağan yıpranmasından kaynaklı oluştuğu iddia edilen zarardan taşınmazın mülkiyetini elinde bulunduran kişinin de sorumlu olacağından davanın taşınmaz malikine de ihbarını talep ettiklerini, davalının iş yerinde bulunan temiz su borusunda meydana gelen arızanın yalnız davalının kullanımından kaynaklı olmadığını, temiz su borusunun binadaki tüm bağımsız bölümlerin ortak kullanımında olduğunu, ortak kullanıma özgülenmiş yerde meydana gelen arıza sebebiyle oluşan zarardan binadaki tüm bağımsız bölüm maliklerinin ayrı ayrı sorumlu olduğundan davanın yönetime de ihbarını talep ettiklerini, davacının davalının alt katında faaliyet gösteren bir işyeri olduğunu, davacı tarafından alınan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporda yalnızca davacı talep edenin iddiaları doğrultusunda inceleme yapıldığını, talep edenin iş yerinin bulunduğu dairede herhangi bir su arızası veya bu zarara sebebiyet verecek bir arızanın olup olmadığının, arızanın anlaşıldığı gibi müdahale edildiği halde iki alt kata su sızmasının hayata aykırı olması sebebiyle bu konuda da inceleme yapılıp araştırılmadığını, tespit ve incelemelerin davacı beyanları doğrultusunda eksik hazırlandığını, söz konusu su borusunun arızasının oluşmasına sebebiyet veren binanın eski olması olduğunu, tüm binadaki su ve elektrik hatlarının birlikte kullanıldığından bu oluşan eskime ve yıpranmadan sadece davalının sorumlu olmasının söz konusu olmayacağını, davalının mal sahibi olmaması, tespite konu yerın üst katında kiracı olması sebebiyle oluşan zarardan sorumluluğu bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle delil tespiti dosyasında yapılan zarara ilişkin hesabın fahiş olup hatalı olduğunu, bilirkişilerin iş yerinde bulunan tüm arızaları tespit ettiğini ancak arızaların su sızıntısı sebebiyle olup olmadığını irdelemediğini, söz konusu bilirkişi raporuna karşı delil tespiti dosyasında ayrıntılı itirazda bulunduklarını, davalıdan kaynaklanmayan hiçbir zararın davalıdan talep edilmesinin mümkün olmayacağını beyan ederek davanın usulden ve itirazdan reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ".. Mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulması sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 05/07/2023 tarih, 2023/2221 E. - 2023/2163 K. Sayılı ilamı ile"...Somut olayda; her iki tarafta tacir olup, tacirler arası haksız fiilden kaynaklanan eldeki ticari davada, Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir... davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine..." karar verilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince; "...1-Davanın dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yerine getirilmediğinden arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Zorunlu arabuluculuğun dava şartı olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise tarafına arabuluculuk yapılması için süre vermeyerek dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.19/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun MADDE 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.“Dava şartı olarak arabuluculuk MADDE 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.Aynı kanunun 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. Asliye Hukuk mahkemesinden görevsizlikle gelen eldeki dava için ilk derece mahkemesince, davacıya arabuluculuk anlaşamama son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilmesi gerekirken eksik değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir.Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 31/10/2023 tarih, 2023/446 Esas - 2023/707 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4 ve 362/1/g maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 21/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59