İstanbul BAM 4. HD 2022/647 E. 2024/389 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/647
2024/389
31 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/647
KARAR NO: 2024/389
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/09/2021
NUMARASI: 2021/19 Esas - 2021/742 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Borçlu ... abone nolu ...'ın 2005-2013 dönemlerine ait hasar ve ceza bedellerini ödemediğinden 45.663,70 TL (gecikme bedeli hariç) borcu bulunduğunu, borçlu aboneye tebligat gönderilerek borç bildiriminde bulunulduğunu, ancak ödeme yapmadığını, gecikme faizi ve KDV ile birlikte toplam 128.320,65 TL'lik Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine başlatılmışsa da borçlunun borca itiraz ettiğini, bu sebeple borçlunun haksız ve hukuka aykırı itirazının iptaline ve tabikin devamına ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davalı ... vekili cevap dilekçesinde icra takibinin 13/01/2014 tarihinde başlatıldığını, icraya itirazın 27/01/2014 tarihinde yapıldığını, davanın ise 20/06/2017 tarihinde açıldığını ve 1 yıllık zamanaşımının geçtiğinden davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, ayrıca ceza ve hasar olarak belirtilen hususların ne ile ilgili olduğu, dayanak belgelerinin neler olduğunun bilinmediğini, iddia olunan hasarlanın 2006 yılında olduğunu, 818 sayılı BK'daki haksız fiile uygulanan zamanaşımının dolduğunu belirterek davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesini, aksi halde esastan reddedilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 2017/451E.- 2018/286 K. Sayılı Kararla; "...Davacının icra takibine konu alacağının 2006-2008 yılları arasına ait davalının yer altı çalışmaları yapması sırasında davacının tesislerine verdiği hasarlara dayandığı, ilgili hasarlara ilişkin hasar tespit tutanaklarının olay tarihlerinde düzenlendiği, alacağın haksız fiile dayandığı, olay tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı BK'nun 60.maddesine göre davacının hasarı ve zararı öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde zararının giderilmesini talep etmesi gerektiği, davacının zarardan ve zararı verenden haberdar olmasına rağmen 1 yıllık süre dolduktan sonra talepte bulunduğu, davalı tarafın süresinde zamanaşımı def'inde bulunduğu, davaya konu alacağın bu sebeplerle zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla davanın reddine,..." karar verilmiştir.Dairemizin 2018/2372 E.-2020/1377 K. Sayılı ilamı ile; "İİK'nun İtirazın iptali başlıklı 67. Maddesinin 1. Fıkrası " Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmünü amir olup icra dosyası içeriğinden işbu madde gereğince takip borçlusunun itirazı üzerine icra dairesince verilen icranın durdurulmasına yönelik kararın takip alacaklısına tebliğinin yapılıp yapılmadığı anlaşılamamakla söz konusu hususun araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bundan zuhül ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.Sonuç olarak; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesince verilen kararın eksik incelemeye araştırmaya dayalı olarak verildiği anlaşıldığından, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak yukarıda belirtilen eksikliklerin giderilerek yeniden yargılama yapılarak neticesine göre bir karar verilmesi için dosyanın mahkemesine iadesine..." karar verilmiştir.Dairemizin kaldırma kararından sonra yapılan yargılama neticesinde ilk Derece Mahkemesince ; "...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Gebze ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası birlikte değerlendirildiğinde; icra dosyası içeriğinden takip borçlusunun itirazı üzerine icra dairesince verilen icranın durdurulmasına yönelik kararın takip alacaklısına tebliğinin dosyaya masraf ya da pul depo edilmemesi sebebiyle yapılmadığı anlaşılmıştır.İİK 59. Md.'ne göre "Takip masrafları borçluya aittir. Alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını ve ayrıca takip talebinde bulunurken borçlunun 62 nci maddeye göre yapabileceği itirazın kendisine tebliğ masrafını da avans olarak peşinen öder." İİK 62/2 Maddesine göre "Takibe itiraz edildiği, 59 uncu maddeye göre alacaklının yatırdığı avanstan karşılanmak suretiyle üç gün içinde bir muhtıra ile alacaklıya tebliğ edilir." Takip alacaklısının tebligat masrafını dosyaya depo etmemesi kendi kusurudur. Kimse kendi kusuruna dayanarak hak elde edemez. Kaldı ki 3 yıl süre ile dosyanın akıbetinin araştırılmayarak davanın 20/06/2017 tarihinde açılması hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu sebeplerle; İİK 59. maddesi ve 62/2. maddesi dikkate alınarak davanın reddine" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel Mahkemenin gerekçeli kararına esas aldığı 2004 Sayılı Kanunun 59. ve 62. maddelerindeki düzenlemelere ilişkin davalı tarafça yargılamanın hiçbir safhasında itiraz öne sürülmediğini, mahkemenin resen araştırma yaparak davalı lehine hüküm tesis etmesinin kabul edilemeyeceğini, her ne kadar 2004 sayılı kanunun 59. ve 62. Maddelerinde borçlunun yapacağı itirazın alacaklı tarafça ödeneği hüküm altına alınmışsa da icra dairelerinde genel uygulamada bu durumun uygulanmadığını belirterek kadrarın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı tarafça delil olarak klasör halinde sunulan hasar tespit tutanaklarına göre davaya konu haksız eylemler 09/07/2005 ile 28/11/2008 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Davacı ...'nun teknik personeli tarafından, davaya konu eylemler tutanağa bağlanmıştır. Hasar bedelinin ödenmesi için de davalıya yazı ile bildirimde bulunulmuştur.Dava, haksız eylem sebebiyle uğranılan zararın giderilmesi isteminden ibarettir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesi gereğince; haksız eylemden doğan zararın tazminine ilişkin davalar, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde haksız eylem tarihinden itibaren on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5/1 Maddesinde;" Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zaman aşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda ön görülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda ön görülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zaman aşımı süresi dolmuş olur." hükmü düzenlenmiştir.Buna göre, davaya konu haksız eylemlerin meydana geldiği ve öğrenildiği 09/07/2005- 28/11/2008 tarihleri ile takibin yapıldığı 13/01/2014 tarihi arasında bir yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Dairemizin 2018/2372 E.-2020/1377 K. Sayılı ilamıyla; "İK'nun İtirazın iptali başlıklı 67. Maddesinin 1. Fıkrası " Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmünü amir olup icra dosyası içeriğinden işbu madde gereğince takip borçlusunun itirazı üzerine icra dairesince verilen icranın durdurulmasına yönelik kararın takip alacaklısına tebliğinin yapılıp yapılmadığı anlaşılamamakla söz konusu hususun araştırılıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bundan zuhül ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının sehven kaldırıldığı yapılan incelemede anlaşılmıştır. Davacı ..., tüzel kişi tacir sıfatını haizdir. Bu sebeple basiretli davranarak, olay günü haberdar olduğu zararı sebebiyle, zarar veren hakkında 818 sayılı BK.'nun 60. maddesinde belirtilen bir yıllık zamanaşımı süresi içinde talepte bulunması gerekir. Tacir olanlar için dava açma konusunda emir vermeye yetkili makamın olur tarihinin zamanaşımı süresinin başlangıcı için esas alınması doğru değildir. Zira tacirler, işletmeleri ile ilgili zararların takibinde gerekli özeni göstermek durumundadırlar. Şu durumda davanın zamanaşımından reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır (Aynı doğrultuda Yargıtay 4.HD'nin 2016/7016 E.-2016/8907 K. Sayılı ilamı). Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin usulen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, farklı gerekçeyle alacak zamanaşımına uğramış olduğundan davanın reddi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin USULEN KABULÜ ile Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/09/2021 tarih, 2021/19 Esas - 2021/742 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 2- Davacı tarafından davalı aleyhine açmış olduğu itirazın iptali davasının zamanaşımı sebebiyle REDDİNE, 3- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 3/a-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3/b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 3/c-Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 3/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-3). maddesine göre reddedilen dava yönünden 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 4- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/b-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 88,60 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 309,30 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20