Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2023/1184
2024/3484
9 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1184
KARAR NO: 2024/3484
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/05/2022
NUMARASI: 2020/688 Esas - 2022/390 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin, işlettiği iş yerinin ... inşaatı ve alt yapı kusuru sebebiyle defalarca su bastığını ve iş yerinin zarar gördüğünü ileri sürerek 75.500,00 TL maddi 30.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davanın reddini savunmuştur. Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde ;davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesince; "Davalı... Tic. A.ş Yönünden açılan maddi ve manevi tazminat talebinin reddine, Diğer davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü yönünden açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 37.988,18 TL maddi tazminatın 17/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak tahsili ile davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Manevi tazminat talebinin reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ... İnşaatın da zarardan sorumlu olduğunu, maddi tazminatın eksik hesap edildiğini, manevi tazminat koşullarının bulunduğunu ileri sürmüştür. Davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde; İdari yargının görevli olduğunu, kurumun yağmur sularını uzaklaştırma görevinin olmadığını bu görevin belediyelere ait olduğunu, keşif yapılmadan alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, davacının kusurunun hatalı değerlendirildiğini, müvekkilinin kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını ileri sürmüştür. Davalı ... Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde; Reddolunan manevi tazminat davası için lehlerine vekalet ücreti verilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. 1-Davalı ... kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 16'ya göre; Kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunda, ... Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir. Bu kapsamda davalı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edildiğinde davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. (HGK’nın 21/09/1983 gün ve 1980/11-2721; 1983/823 ile 29/11/1995 gün ve 1995/11-647; 1995/1043 sayılı kararları). Davalı ... vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. 2- Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Acı ve elemin manevi zarar olarak nitelendirilmesi sonucu tüzel kişileri ve bilinçsizleri; öte yandan acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için yasalar, manevi tazminat verilebilecek olguları sınırlamıştır. Bunlar, kişilik değerlerinin zedelenmesi (TMK 24), isme saldırı (TMK 26), nişan bozulması (TMK 121), evlenmenin feshi (TMK 158), bedensel zarar ve ölüme sebep olma (TBK 56) durumlarından biri ile kişilik haklarının zedelenmesidir. (TBK 58) Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve Türk Borçlar Kanunu'nun 58. maddelerinde belirlenen kişisel çıkarlar, kişilik haklarıdır. Kişilik hakları ise kişisel varlıkların korunmasıyla ilgilidir. Kişisel varlıklar, bedensel ve ruhsal tamlık ve yaşam ile nesep gibi insanın, insan olmasından güç alan varlıklar ya da kişinin adı, onuru ve sır alanı gibi dolaylı varlıklar olarak iki kesimlidir. Tekniğin gelişimi ve yaşam koşullarına göre belirlenmiş varlıklar, açıklanan olgularla çevrelendirildiğinde, davaya konu olayın bu çerçeve dışında kalması durumunda manevi tazminat isteği reddedilmelidir. Somut olayda, davacının iş yeri eşyalarında oluşan zarar, malvarlığına ilişkin zarar niteliğindedir. Manevi tazminatın koşullarını düzenleyen TBK’nın 58. maddesine göre malvarlığı zararı, kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak benimsenemez. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas no: 2019/3345 Karar no: 2020/1115) Açıklanan Sebeplerle davacı vekilinin bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. 3- Davacı dava dilekçesinde "işbu davamızı açma hazırlığı yaptığımız sırada 23.06.2020de meydana gelmiş müvekkil işyeri zarara uğramıştır. Davalıların temadi eden kusurlu hareketleri sonucu meydana gelen bir zarar söz konusu olduğundan müvekkilin her yağmur mevsiminde uğradığı zararın tamamını dava etmiş olmakla şimdilik " demek suretiyle 23.06.2020 tarihinde meydana gelen su baskınını da dava konusu etmiştir. Bu zarara ilişkin İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/ 53 D.İş sayılı tespit raporunda; elekrtonik cihazlardaki hasar durumunun bilirkişi tarafından belirlenemediği, sair maddi hasarların ise hatalı olarak 2020 yılında meydana gelen hasar için 2019 yılında yapılan tespit raporuna yer verildiği ve tespit raporuna davacının itiraz ettiği, iş bu davada alınan bilirkişi raporlarında da İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/ 53 D.İş sayılı tespit raporlarına yer verildiği ancak yetersiz ve itiraz görmüş bu raporda 2020 yılındaki zarar için herhangi bir hesap bulunmadığı bu sebeple hükme esas alınan raporda da bu zarara ilişkin bir hesaplama ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/ 53 D.İş sayılı dosyasına konu hasarın mahallinde ve hasarlı cihazlar başında gerekirse keşif yapılarak, dosyaya kazandırılan tüm deliller, teknik servis kayıtları da incelenerek konusunda uzman bilirkişiden rapor alınıp oluşacak neticeye göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 4- Davalı Doğuş firmasına karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası reddolmasına karşın reddolunan manevi tazminat davası için davalı yararına maktu vekalet ücretine hükmolunmamış olması ve gerekçede davanın İİK m67 gereğince itirazın iptali ve kötü niyet tazminatı davası olarak nitelenmesi de doğru olmamıştır. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/688 Esas 2022/390 Karar sayılı, 25/05/2022 günlü kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. ve 362/1/g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15