SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/3366

Karar No

2024/3401

Karar Tarihi

2 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/3366

KARAR NO: 2024/3401

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:16/02/2022

NUMARASI: 2018/1190 Esas - 2022/139 Karar

DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkil şirketin “...” firmasından ihtiyacı olan 1.000,54 metrik/ton ham Ayçiçek yağını 28.06.2012 tarih ve ....sıra nolu fatura ile Dahilde İşleme İzin Belgesi (...) kapsamında ihracat taahhütlü olarak satın aldığını, ancak 06.07.2012 tarihinde davalı “...” firmasının .... sayılı dosyalarına istinaden ... talimat sayılı dosyaları kapsamında dava dışı “....” firmasının borçlarından dolayı müvekkil firmanın satın aldığı mallara haciz işlemi gerçekleştirildiği diğer davalı “... Şti.” firmasının da malın müvekkil firmaya ait olduğunu bilmesine, gümrük işlemleri esnasında hiçbir şekilde bir rehin veya hapis hakkı bulunduğunu gümrük müdürlüğüne ve müvekkil firmaya bildirmeden diğer davalı firma ile ederek olmayan bir rehin ve hapis hakkı bulunduğunu iddia ederek müvekkile ait malı süresinde teslim etmeyerek müvekkilin zarara uğramasına yol açtığı, müvekkilin 03.07.2012 tarihinde ödemesini yaptığı 1.000,54 metrik/ton miktarlı ham Ayçiçek yağını ancak 15.11.2016 tarihinde teslim alabildiği, bu sebeple 30.000 USD daha fazla bedel ödeyerek teslim edilmeyen mal yerine başka firmadan ikame mal almak zorunda kalarak 30.000 USD zarar ettiğini, yine 03.07.2012 tarihinde mal alımı için ödenen bedelin bankadan kullanılan kredi ile karşılandığı ve ortalama kaynak maliyeti dikkate alındığında finansman zararlarının 172.264 USD olduğu, ayrıca mal alımı için ödeme yapıldığı dönemde (03.07.2012 tarihinde) ham Ayçiçek yağının satış fiyatının 1.125 Usd/ton iken, malın gecikmeli teslirm edildiği tarih olan 15.!1.2016 tarihindeki satış fiyatının ise 814 Usd/ton fiyatına düştüğü bu suretle de müvekkil firmanın ayrıca 311.000 USD fiyat düşüşünden kaynaklı zarar ettiği, ayrıca müvekkil firmanın söz konusu malı üretimde kullanamaması sebebi ile de kar kaybına uğradığını belirterek uğranılan kar kaybının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 465.430,76 USD'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın hak iddia ettiği mala ilişkin farklı taraflarca gelen hak iddiaları üzerine ivedi suretle dört farklı mahkemeden tevdi mahalli tayini talebinde bulunulduğu, ancak buna ilişkin sonuç alınamadığı, davacı tarafın da bir çok mahkemede söz konusu mallara ilişkin istihkak taleplerine dair sonuç alamadığı en son davacı tarafın İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... E. ... K. Sayılı dosyası ile iflas şerhinin kaldırılarak davaya konu malların davacı firmaya teslimine karar vermesi üzerine kime ait olduğu belirsiz olan yargıya intikal eden malla ilgili yargı merciinin karar vermesi üzerine gecikmeden davaya konu malın tamamının 15.11.2016 tarihi itibari ile yargı kararı gereğince davacıya teslim edildiği, müvekkilin kendisine teslim edilen malla ilgili müdebbir bir tacirden beklenen özen ve dikkati gösterdiği, kimsenin zarar uğramaması için müvekkilin tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, davaya konu mallarda herhangi bir bozulma ve eksilme olmadan malın davacıya tesliminin gerçekleştiği, belirsizliği giderilmesini beklemek zorunda olunması sebebi ile müvekkilip malları teslim edemediği, burada müyekkilin davacı şirketi zarara uğratma kastının olmadığı, malın teslim edilmemesinden kaynaklı müvekkil firmanın bir menfaatinin de olmadığını, aksine davaya konu malların depoda bulunduğu sürece oluşan depolama ücretlerini bile tahsil edemediğini, bu şekilde müvekkil firmanın da ağır zarara uğradığını, ayrıca tazminat talebinin zamanaşımına uğradığını, zamanaşımından dolayı talebin reddinin gerektiğini belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Davacı davasını 12/10/2018 tarihinde ikame etmiş, davalı ...yi hasım olarak göstermiş ise de, ... merkezli bankaya tebligat yapılamadığı, banka yönünden taraf teşkilinin sağlanamadığı nazara alınarak 14/01/2021 tarihli celse de bu davalı yönünden dava tefrik edilmiş, mahkememizin 2021/18 E sırasına kaydedilmiştir. Davacı ile dava dışı ...şirketi arasında 28/06/2012 tarihli 1.000.540 metrik/ton ham ayçiçek yağı alımı konusunda bir satım akdi kurulmuş olup; Davacının satım bedeli olarak 1.113.615 USD'yi ... Bankası aracılığı ile gönderdiği sabittir. Davacı ... firmasının gönderdiği yağı almak için beklerken dava dışı (.... Bankasının 06/07/2012 tarihinde ... firması aleyhine ... sayılı takipleri başlattığı; alacaklının talebi üzerine icra müdürlüklerince Mersin ... İcra müdürülüğüne yazılan talimat sonucu, Mersin ... İcra Müdürlüğünün ... Tal. ve 242 Tal., sayılı dosyalarında davacıya ait ham ayçiçek yağına haciz uygulanmıştır. .. bu sırada davalıya ait antrepoda olduğu, haczin burada uygulandığı anlaşılmaktadır. Davacı, bankaya Mersin ... Noterliğinden 06/07/2012 tarihinde ihtarname keşide ederek malların kendisine ati olduğunu, derhal iadesini talep ettiği; Davacı ile banka arasında 10/7/2012 tarihinde bankanın hacizleri kaldıracağı, davacının da tazminat davası açmayacağı taahhüdünde bulunarak ibra sözleşmesi imzalandığı, (bu sözleşmede hem ... hem de ...AŞ nin imzasının olduğu) görülmüştür. Öte yandan bankanın Mensin ...Noterliği aracılığı ile 09/07/2012 tarihinde davalıya ihtarname keşide ederek malları davacıya iade etmemesini ihtar etmiştir. Böylece mallar davalının antreposunda kalmış, ibra sözleşmesi hayata geçmemiştir. ..., bu mallar üzerinde rehin hakkı olduğunu ileri sürerek... sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatmıştır. Davacı bu takibe itiraz etmiş; Banka itirazın iptali davası açmıştır. İtirazın iptali davası mahkememizin 2012/1178 E, 2014/245 K sayılı dosyasında görülmüş; Yargılama sonunda bankanın rehin hakkı olmadığı, malların dosyamız davacısına ait olduğu kabul edilerek 17/07/2014 tarihli kararla davanın reddine karar verilmiştir. Bu karar, Yargıtay denetinden geçmiş, 19/04/2018 tarihinde kesinleşmiştir. Bu karardan sonra davacı malları teslim almak için ... müdürlüğüne başvurmuş, icra müdürlüğü kararın kesinleşmediğini belirterek malları teslimden kaçınmış; Davacı bu kez şikayet yoluyla İst. Anadolu 16. İcra Huk. Mahkemesine başvurmuş, mahkeme 2014/701 E, 684 K sayılı 25/09/2014 tarihli kararla, kararın kesinleşmesine gerek olmadığına, malların davacıya teslim edilmesi gerektiğine karar verilmiştir. Bu karar üzerine icra müdürlüğü, Mersin ... İcra müdürlüğüne malların davacıya teslim edilmesi için talimat yazmıştır. Davacı malları teslim almak için .... yetkilileri ile davalı ... şirketinin antreposuna gitmiş ise de, bu kez de davalı şirket yetkilisi mallar üzerinde iflas şerhi olduğunu, .... şirketinin iflas etmiş olması sebebiyle kendilerinde bulunan malları teslim edemeyeceklerini beyan etmiş, davacı malları teslim alamamıştır. Bu kez davacı, İst. Anadolu 6. İcra Hukuk mahkemesine şikayet yoluyla başvurmuş; Mahkeme 2014/773 E, 2015/327 K sayılı kararla malların davacıya teslimine, mallar üzerindeki iflas şerhinin kaldırılmasına karar vermiştir. Bu kararla nihayet davacı malları 15/11/2016 tarihinde teslim almıştır. Haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olması için fiil, hukuka aykırılık,kusur, zarar ve fiil ile zarar arasında illiyet bağı olmalıdır. Davalı şirketin üzerinde ihtilaf olan malları kendi deposunda saklamasında, davalıya atfedilebilecek bir kusur bulunmamaktadır. Gerek icra müdürülüğünün, gerekse sonrasında tevdi mahalli talebine bulunduğunda verilen karar gereği, gerekse iflas müdürlüğünce iflas şerhi gereği malların saklanması için yazılan talimat doğrultusunda davalının malları saklaması ve davacıya teslim etmemesi işlemin yapıldığı zaman ve şartlar itibariyle hukuka uygundur. Bu sebeple; Davanın REDDİNE; ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, tefrik kararının dosya içeriğine uygun olmadığını,bizzat davalı tarafın tefrik ara kararından rücu edilmesini talep ettiğini, davalı ...’un dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, dosyası tefrik edilen the economy bank nv’nin diğer davalı ...’u davalarda kendisini desteklemesini sağlamak uğruna malın depoda davalar ve takip sebebiyle kalması halinde antrepo ücretini kendisi tarafından karşılanacağını ve bu amaçla kısmen ödeme de yapıldığını ve sonrasında da taraflar arasında bu ücretle ilgili ihtilafın çıktığı ve uyuşmazlığın dava açılmak suretiyle yargıya intikal etmiş olup, banka ile davalının el ve işbirliği içerisinde sırf müvekkil şirketin mülkiyeti kendisine ait malı almasına engel olmak için birlikte hareket ettiklerini, bu zaman zarfında müvekkili şirketin, kendisine teslim edilmesi gereken malların kullanımından mahrum kaldığını ve üretimi için piyasadan farklı fiyatlarla ham ayçiçek yağı temini yoluna başvurduğunu, maddi zararın hem fiili kayıp ve yoksun kalınan kardan oluştuğunu, müvekkili şirketin Türkiye'nin en büyük 500 şirketleri arasında ve sektöründe Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri olduğunu, böyle bir durumla karşılaşmak müvekkilinin ticari itibarını sarstığını, bu sebeple manevi tazminata da hükmedilmesi gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davacının davaya konu malları zamanında teslim alamamasından kaynaklanan tazminat davasıdır. İlk derece Mahkemesince eldeki dosyadan tefrik edilip ayrı esasa kaydedilen dosya, iş bu davanın inceleme konusu olmadığından davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi incelenmemiştir. TBK.m.49 gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, üzerinde haciz şerhi, iflas şerhi ve mülkiyetinde ihtilaf bulunan malların mahkeme kararı olmaksızın davacıya teslim edilmemesinde, davalıya atfı kabil herhangi bir kusurun bulunmadığı, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1190 Esas 2022/139 Karar sayılı 16/02/2022 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğidelillerinreddineistanbuldeğerlendirilmesiTazminat(HaksıztarihigerekçeesastankonusuKaynaklanan)numarasıdüşünüldüFiildenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim