Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/3358
2024/3335
2 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/3358
KARAR NO: 2024/3335
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/03/2024
NUMARASI: 2018/1260 Esas - 2024/215 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/10/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket yetkilisinin ... numaralı telefonla sözde bankanın elemanı ve memuru olarak kendisini tanıtarak, yanlış şifreden ötürü şifrenin bloke edildiğini, kendisine yardımcı olacağını ve ... Genel Müdürlüğünden aradığını söyleyerek müvekkilinin telefonuna gelen şifreyi elde ettiğini, daha sonra da davacı müvekkilinin telefonuna, davalı ... isimli şahıs hesabına 100.000,00 TL para gönderildiği bilgisinin geldiğini, aynı şekilde davacı müvekkilinin karşısındaki şahısla görüşürken yine müvekkilin hesabından 10.000,00 TL'nin de diğer Davalı ...'a ait ... Kredi Kartı no.lu hesabına(... Merkez Şubesine) gönderildiğini, Davalı ... ve diğer Davalı ...'ın ustaca tertiplenmiş bir mizansen ile Davacı şirkete ait hesaptan 110.000,00 TL'yi kaçırdıklarını, davacı hesabının bulunduğu davalı bankanın ise bu olayda yasaların kendine yüklediği gerekli güvenlik tedbirlerini almayarak kendisinden beklenen gerekli özen ve dikkati göstermediği ve davalı bankanın bu kusurlu hareketi ile davacı müvekkilin büyük bir zarar ve mağduriyete uğramış olduğunu bu hususta savcılığa da suç duyurusunda bulunduklarını belirterek davacı şirketin hesabından çekilen ve kaçırılan 110.000,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen reeskont ticari faizi ile birlikte tahsilini sair her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde; Başkası tarafından hesabına para beklediğini, ancak davacı tarafından hesabına 10.000 TL para geldiğini, kendi parası olduğunu sanarak 4.000,00-TL'yi çektiğini, geri kalan tutar üzerinde bloke olduğunu, diğer davalı ...'yı tanımadığını, gereğinin yapılmasını talep etmiştir.Davalı ... Bankası A.Ş vekili cevap dilekçesinde; Davacının vekaletinin sahih olmadığını, aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davanın usul yönünden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın davaya konu olayla ilgili tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olduğunu, yapılan işlemlerde herhangi bir dikkatsizliği, özensizliği veya kusuru bulunmadığını, davacı şirketin yeni müdürü ve ...'ın oğlu ... tarafından, aynı zamanda müvekkili banka şubesiz bankacılık işlemlerini gerçekleştirebilmesi için başvuru formunda beyan edilen numara olan "kendi mobil numarasından" (...) arandığını, ...'ın başka bir şirkete davacı şirket hesabından para göndermek istediğini belirttiğini, bu sebeple de babası ...'a gelecek olan şifreyi istediğini, kısa zaman sonra ...'ın müvekkili bankanın müşteri hizmetleri, danışma hattı, çağrı merkezi yahut başka herhangi bir bölümüne ait olmayan "..." numaralı telefonla arandığını, sözde müvekkili banka eleman ve memuru olduğunu bildiren bir şahsın yanlış şifre girişinden ötürü şifrenin bloke edildiğini belirttiğini, ...'ın kendi numarasına gönderildiğini, ...'ın yine savcılık huzurunda verdiği ifadesinde de beyan ettiği üzere söz konusu şifreyi verdiğini, bu sırada müvekkil bankadan ...'ın telefonuna davacı şirketin hesabından ...'ın tanımadığı bir kişi hesabına 100.000,00-TL aktarıldığına dair sms gönderildiğini, buna rağmen ...'ın ikinci kez karşısındaki kişiye şifre ilettiğini, davacı şirket hesabından, yine ...'ın tanımadığı bir kişi kredi kartına 10.000,00-TL aktarıldığına dair müvekkili bankadan sms gönderildiğini, müvekkili bankanın internet üzerinden sınırlı sayıda bankacılık işleminin yapılabilmesi için mümkün olabilecek her nevi önlemi aldığını, ...'ın kendisi tarafından bildirilen telefon numarasına, eft işleminin onayı için gereken onay şifrelerini gönderdiğini, bu şifrelerin doğru şifreler olması karşısında da işlemlerin gerçekleştirildiğini, onay alınmakla kalınmamış, eft işlemin gerçekleştirildiğine ilişkin yine aynı telefon numarasına bilgilendirme sms'leri de gönderildiğini, ...'ın savcılık ifadesinde de belirtildiği üzere, ... telefon dolandırıcılığına maruz kaldığını neden sonra, birinci banka sms'i değil, ikinci banka sms'inden sonra anladığını, davacının şubesiz bankacılıkta kullandığı telefon numarasının ve müvekkili banka tarafından onay amacı ile gönderilmiş şifrelerin ele geçirilmesinde bankanın kusuru bulunmadığından davacıya ait telefondan yapılan işlemler sebebiyle müvekkili bankanın sorumluluğuna başvurulmasının mümkün olmadığını, aslen doğan zarar ile müvekkili bankanın hiçbir hareketi ilişkilendirilememekte ve illiyet bağı kurulamadığını, davacı tarafından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Savcılığının ... soruşturma nolu dosyası ile yaptığı suç duyurusunun beklenmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle; her türlü talep ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın sahih vekaletname ile açılmamış olması sebebi ile usul açısından reddine, mahkeme aksi kanaatteyse İstanbul Cumhuriyet Savcılığının ... soruşturma numaralı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, dava konusu zararın doğumunda müvekkili bankaya kusur atfedilemeyeceği sebebi ile davanın müvekkili banka yönünden esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı şirketin davalı bankada bulunan hesabından diğer davalılarca bilgisi dışında toplamda 110.000,00 TL alındığı, bu hususun İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/556 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılamada da sabit olduğu, davalıların bu dosyada nitelikli dolandırıcılık suçundan ceza aldıkları ve kararın istinaf ilamı ile kesinleştiği, davalıların davacı şirket yetkilisini telefonla arayarak telefona gelen şifreyi hileli davranışlarla ile kendisinden aldıkları bu nedenle bahse konu bedeli davacıya iade ile yükümlü oldukları ancak her ne kadar bilirkişi raporunda davalı bankanın da bu bedelden müşterek müteselsil sorumlu olduğu belirtilmiş ise de, bankanın üzerine düşen güvenlik önlemlerini aldığı, davacı şirket hattına SMS ile şifre gönderdiği, bu şifreyi davacı şirket yetkilisi 3. Kişiler ile paylaşmasaydı davacı şirket hesabından para aktarımının söz konusu olmayacağı, bu nedenlerle davalı bankanın üzerine düşen özen yükümlülüğünü ihlal ettiğinin ve sonuç olarak bu bedelden sorumlu olduğunun kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın davalılara ... ve ... yönünden kabulüne, davalı banka yönünden reddine dair ... Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1-Davalı banka ... A.Ş.'ye yönelik açılan davanın reddine, 2-Davalılar ... ve ...'a yönelik davaların kabulü ile; 110.000,00-TL'nin 18.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunda davalı bankanın olayda kendisinden beklenen özen ve ihtimamı göstermemiş olduğu belirtilmesine rağmen kusur yönünden müterafik kusur görüşüne katılmadıklarını, dosyada mevcut bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davalı banka yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek davalı banka yönünden verilmiş olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen 21/05/2024 tarihli ek karar ile; "...Davacı vekiline, mahkememizin gerekçeli kararı 22/04/2024 tarihinde tebliğ edildiğine göre davacı yönünden istinaf kanun yoluna başvurma süresi bu tarihten başlayarak iki hafta sonrası olan 06/05/2024 günü sonunda saat 00:00 itibariyle sona ermektedir. Oysa davacı vekili sürenin bitiminden sonra, 07/05/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nun 346/1.maddesine göre; İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir. Bu durumda davacı vekili tarafından kanuni süre geçtikten sonra verilen istinaf dilekçesinin reddine.... ....1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 346/1.maddesi gereğince kanuni süre geçtikten sonra verildiğinden reddine, ..." karar verilmiştir. Davacı vekilince ek karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunun reddine ilişkin ek karara karşı vermiş olduğu istinaf dilekçesinde; Gerekçeli kararın 22/04/2024 tarihinde kalemde kendilerine tebliğ edildiğini, istinaf süresi olan 07/05/2024 tarihli istinaf dilekçesinin ön büroya verilerek harç ve masraflarının yatırıldığını buna göre istinaf başvurusunun süresinde yapılmış olduğu kanaatinde oldukların belirterek ek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil (nitelikli dolandırıcılık) sebebiyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Sürelere ilişkin 90 ve devamı maddelerine göre; Süreler kanunda belirtilir, taraflara tebliğ tarihinden itibaren işlemeye başlar. Süreler gün olarak belirlenmiş ise tebliğ veya tefhim edildiği gün hesaba katılmaz ve süre son günün tatil saatinde biter. Süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün tatil saatinde biter. Sürenin bittiği ayda, başladığı güne karşılık gelen bir gün yoksa, süre bu ayın son günü tatil saatinde biter. Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter.Adli tatil, her yıl yirmi temmuzda başlar, otuz bir ağustosta sona erer. Adli tatile tabi olan dava ve işlerde, bu Kanunun tayin ettiği sürelerin bitmesi tatil zamanına rastlarsa, bu süreler ayrıca bir karara gerek olmaksızın adli tatilin bittiği günden itibaren bir hafta uzatılmış sayılır. 6100 Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun sayılı istinafa ilişkin 341 ve devamı maddelere göre İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar.Somut olayda, ilk derece mahkemesince gerekçeli karar davacı vekiline 22/04/2024 tarihinde tebliğ edilmiş olup, davacı vekili 07/05/2024 tarihinde istinaf kanun yoluna başvurmuş olduğundan istinaf başvurusu süresinde değildir. Bu sebeple ilk derece mahkemesince HMK' nın 346/1. maddesi gereğince istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1260 Esas 2024/215 Karar sayılı 21/05/2024 tarihli ek kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15