Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2023/1113
2024/3262
25 Eylül 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1113
KARAR NO: 2024/3262
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/10/2021
NUMARASI: 2019/922 Esas - 2021/750 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/09/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 13.06.2018 tarihinde... hizmet sahasında bulunan ... Beylikdüzü/İstanbul adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında müvekkilİ şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 37.953,23TL hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalılar/borçlular tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 37.953,23TL hasar bedeli 2.358,30TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 40.311,53TL'nin tahsili amacı takip başlatıldığını, borçlu tarafça başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, belirterek itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin davacı tarafa takibe konu edilebilecek herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek davacının davasının ve tüm taleplerinin reddini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; " ... sayılı takibine vaki itirazın; 637,405 TL asıl alacak ve 39,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 677,00 TL yönünden iptaline; takibin bu alacak yönünden kaldığı yerden devamına, itiraz kısmen haksız ve alacak likit olduğundan kabul edilen alacağın %20 nispetinde hesaplanan 135,40 TL İcra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını, mahkemenin eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verdiğini davanın tam kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Davanın tümden reddolunması gerektiğini ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız eylemden kaynaklanan alacağa yönelik itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir.Tüketilmeyen elektrik, santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek enerji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı).Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli, etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı).Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez.Dosya kapsamından davacı her ne kadar hasarın hizmet alımı suretiyle dava dışı firmaya yaptırdığını ileri sürmüş ise de dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmesinin incelenmesinde sözleşmenin bir yıl süreyle arıza onarım ve bakım işlerine ilişkin hizmet alım sözleşmesi olduğu, götürü bedel kararlaştırıldığı toplam bedelin eşit aylıklar şeklinde ödeneceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda sözleşmenin doğrudan davaya sebep hasarın giderilmesi için değil genel olarak belirlenen bölgede belirlenen süre için götürü bedelli hizmet alımına ilişkin olduğu, davaya konu hasar olmasaydı dahi davacı idarenin götürü bedelle ihale ettiği hizmet alımına ilişkin ödemeyi eksiksiz yapması gerektiği ve davaya konu hasar sebebiyle davacının hizmet alımı yaptığı yükleniciye ilave bir bedel ödemediği göz önüne alındığında davacının somut olayda davalıdan isteyebileceği gerçek zararı hasar alan malzeme bedeli kadardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu bu çerçevede hazırlanmış olup dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır. Davalı yan her ne kadar istinaf talebinde bulunmuş ise de hüküm altına alınan dava değeri 677,00 TL 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/4. madde hükmü gereğince alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. Hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, davalının istinaf talebine konu olan ve kabule ilişkin bulunan, 677,00 TL miktar itibariyle kesin olup, yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre, maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/922 Esas 2021/750 Karar sayılı 26/10/2021 günlü kararına yönelik taraf vekillerinin tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 179,90 TL'nin mahsubuyla bakiye 247,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/09/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15