SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2595

Karar No

2024/3121

Karar Tarihi

18 Eylül 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/2595

KARAR NO: 2024/3121

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/04/2024

NUMARASI: 2022/706 Esas - 2024/267 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)|Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının ... Dış Tic. Ltd. Şti. ... Okullarının Anaokulu bölümünün franchise sözleşmesi ile işletmecisi olduğunu, davacı şirketin franchise sözleşmesi ile Anaokulu bölümünün işletme hakkı elde edilen ... Okulları ise dünyada örnek gösterilen Finlandiya Eğitim Sistemini uygulamakta olduğunu, bu çerçevede bugüne değin, özgüveni gelişmiş, nitelikli ve saygın sayısız bireyler yetiştirdiğini, ... Okulları, her geçen gün daha çok büyüyerek eğitim sistemindeki yerini güçlendirmekte ve uyguladığı eğitim sistemi ile yurt dışında da ülkemiz eğitim sistemi açısından bir prestij ve ilham kaynağı olduğunu, ... Okullarının bahsedilen örnek model ve eğitim uygulamalarının ulusal ve uluslararası alanda gösterdiği başarı karşısında davacı şirket de franchise sözleşmesi kapsamında anaokulu eğitimine ... Okulları altında devam ettirdiğini, davalının hak sahibi ve yetkilisi olduğu internet sitesinde "..." şeklinde yapılan haber yapıldığını, bu haberin tamamen gerçekdışı olduğu gibi anılan haberde davacı şirketin işleteni olduğu ... Okulları hedef gösterilerek tehdit edildiğini, anılan haberlerin yapılış tarihi 2021-2022 eğitim öğretim yılı için erken kayıtların başladığı bir dönemde yapılması, haberlerin davacı şirketin işleteni olduğu ... Okulları’nı itibarsızlaştırarak zor durumda bırakmayı ve bu şekilde ekonomik bir çöküntüye sürüklemeyi amaçladığını, asılsız haberleri ortaya çıkaranlar da gerçek olmadığı tartışmasız olan haberlerle, çamur at izi kalsın mantığı ile davacı kurumun saygınlığına gölge düşürmeyi hedeflediğini, davalı yan dava konusu yayını ile bu kötüniyetli kişilerin adeta ekmeğine yağ sürdüğünü, anılan haber içeriklerinin yayınlanmasından sonra, ... Okullarına kayıt yaptırmak isteyen insanlar ile okulda görev almak isteyen eğitim personeli başvurusunda ciddi bir düşüş yaşandığını, adı geçen yayın içeriği sebebiyle davacının işleteni olduğu ... Okullarının gerek kişisel, gerekse sosyal saygınlığına maddi ve manevi bakımdan ciddi zararlar veren ve davacıyı adeta hedef gösteren ve ticari itibarını açıkça ve kasten zedeleyen davalı yanın, anılan haksız fiili sebebiyle davacının uğradığı manevi zararlara karşılık olmak üzere 30.000,00 TL manevi tazminatın, haksız fiilin gerçekleştiği haber tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı şirketin dava konusu haber içeriğinde, anaokulu bölümünün franchise sözleşmesi ile işletmecisi olduğunu beyan ettiği ... Okulları'na yönelik haksız saldırı yer aldığı iddiasıyla manevi tazminat istemli olarak huzurdaki davayı ikame etmiş ise de, davacı şirketin adına, ünvanına ya da markasına yönelik herhangi bir ibarenin haber içeriğinde yer almadığının açıkça anlaşıldığın, 6100 s. HMK nin 114 ncü maddesine göre, tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları ve davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması hususlarının dava şartı olduğu, 115 nci maddesine mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı gibi taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebileceğini, davacının taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığı ve/veya huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek, dava şartı yokluğundan esasa girilmeksizin usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu edilen haberin içeriğinin, "Tüm İşçilerin Birlik Mücadele ve Dayanışma Sendikası (Birlik Sendikası)" tarafından yapılan açıklamanın yayınlanmasından ibaret olup, bu husus haberin içeriğinde pek çok noktada açıkça belirtildiğini ve sendikanın açıklamalarının tamamı tırnak içerisinde alıntılanmak suretiyle yayınlandığını, bu hususun dava dilekçesinde davacı yanın da açık kabulünde olduğunu, haber içeriği incelendiğinde, haberde davacı şirketin adı, unvanı ya da markası dahi yer almamakta, bu yönden ticari itibarına yönelik hakaret, sövgü veya suç isnadı şeklinde herhangi bir hukuka aykırı saldırı da bulunmadığını, dava konusu haberde yer alan bilgilerin, davalı şirkete ait ...com.tr'den önce .. adlı internet haber sitesinde yayınlanarak alenileşmiş olup, esasen de içerik itibarıyla "Tüm İşçilerin Birlik Mücadele ve Dayanışma Sendikası (Birlik Sendikası)" tarafından yapılan açıklamanın yayınlanmasından ibaret olduğunu, haberin içeriğinde, haberi kaleme alan muhabirin ve yayınlayan davalı şirketin şahsi herhangi bir yorumu bulunmadığını,"Tüm İşçilerin Birlik Mücadele ve Dayanışma Sendikası (Birlik Sendikası)" tarafından yapılan açıklamada yer alan ifadeler haber içeriğinde tırnak içerisinde aynen alıntılanarak kullanılmıştır. Bu bakımdan, dava dışı üçüncü kişi konumundaki "Tüm İşçilerin Birlik Mücadele ve Dayanışma Sendikası (Birlik Sendikası)" tarafından yapılan alenileşmiş açıklamanın aynen alıntılanarak tırnak içerisinde yayınlamak suretiyle haberleştirilmesinden dolayı davalı şirketin hukuken sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava konusu haber içeriği incelendiğinde, haberde davacı şirketin unvanı ya da markasının dahi yer almadığını, davacının davasına konu iddia ve taleplerini kabul anlamına gelmemek kaydı şartıyla talep edilen manevi tazminatının miktar itibariyle fahiş ve hakkaniyete aykırı olduğunu, manevi tazminatın bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılamasının da amaç edinmediğini savunarak dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yapılmaksızın açılmış olan davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,Davacı yanın taraf ve dava ehliyetine sahip olmadığı ve/veya huzurdaki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı gözetilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine, haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Yasal düzenlemeler ve yüksek mahkeme kararları dikkate alınarak somut olay incelendiğinde davacı tarafından her ne kadar uyuşmazlığa konu haberin yayımlanması ile ticari itibarın ihlal edildiği ileri sürülmüş ise de haberin kaynak gösterilmek suretiyle alıntı haber şeklinde yayımlandığı, yazı içeriğinde davacı şirket adının doğrudan zikredilmediği gibi davacının kişilik haklarına saldırı teşkil edecek bir ifade ve ibareye rastlanılmadığı, bu kapsamda somut olayda matufiyet şartı gerçekleşmediği, matufiyet şartı gerçekleşmediğinden yazının basın özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığının incelenmesinin dosyaya katkı sağlamayacağı, sunulu bilirkişi raporuna açıklanan gerekçe ile Mahkememizce itibar edilmeyeceği, somut olayda manevi tazminat yasal koşullarının sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmakla davanın reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla, usule, yasaya ve maddi olayın özelliklerine açıkça aykırı Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil iddiasına dayalı manevi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince matufiyet ilkesinin gerçekleşmediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiş olduğuna göre öncelikle Türk Medeni Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nun anılan maddelerinde belirtilen “Hukuka aykırı olarak kişilik hakkına saldırılan kimse” ve “Şahsiyet hakkı hukuka aykırı bir şekilde tecavüze uğrayan kişi” şeklindeki ifadelerin somut olayda davacıyı hukuki koruma altına alıp almadığının, Yargıtay içtihatlarına yansımış deyimi ile matufiyet unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tartışılması gereklidir. Matufiyet kelime anlamı olarak yöneliklik olarak tarif edilmektedir. Yargıtay içtihatlarında matufiyet şartı; Kişinin adı, sanı, kimliği belli olmasa da ona yöneldiği konusunda kuşku bırakmayacak şekilde ithamlara, yönelimlere yer veren ifadeler olarak kabul edilmektedir. Matufiyetin varlığını kabul için dava konusu ifadede ya kişinin adından açıkça sözedilmesi veya konumunun sıfatının gösterilmesi yada bunlardan söz edilmese dahi içeriğinden bu kişinin amaçlandığı, ifadenin ona yönelik olduğunun anlaşılması veya anlaşılabilir olması şartları aranmıştır. Bu ilke ve açıklamalar kapsamında; Davalının, dava konusu haberde davacının ismini belirtmediği gibi, bizzat davacıyı tarif eden ibare ve görüntüye yer vermeksizin davaya konusu ifadeleri kullanmış olmasına göre eldeki davada matufiyet unsuru gerçekleşmemiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/706 Esas 2024/267 Karar sayılı 02/04/2024 günlü kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına gerek olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/09/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınSatımdanTazminatkonusuesastanKaynaklanan)Fiildenreddineistanbuldeğerlendirilmesi(Haksızgerekçe(TicaridüşünüldügereğidelillerinKaynaklanan)|Tazminatnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:34:32

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim