SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2327

Karar No

2024/2778

Karar Tarihi

17 Temmuz 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/2327

KARAR NO: 2024/2778

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/03/2024

NUMARASI: 2023/1200 Esas - 2024/264 Karar

DAVANIN KONUSU: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin 27 Ağustos 1997 tarihli 4363 sayılı TTSG'de kuruluşu ilan edilerek faaliyetine başlamış olan ve Ocak 2002'den bu yana medikal ürünler imalatı ile ihracatı konusunda faaliyet gösteren alanında köklü ve öncü şirketlerden olduğunu, müvekkili şirketin kuruluşundan bu yana ticari itibarını korumakta özen gösteren, ulusal ve uluslararası pazar payını gün geçtikçe geliştiren, nitekim Türkiye'nin ihracat ihtiyacına yönelik önemli miktarda ihracat da yapan alanında tanınmış bir firma olduğunu, 20 seneyi aşkın süredir aynı adreste sorun olmaksızın faaliyet gösteren müvekkili şirket aleyhine, 01/12/2023 tarih ve ... sayılı yazı ile 06/11/2023 tarih ve 26 numaralı yönetim kurulu kararı kapsamında işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline karar verildiği bildirildiğini, akabinde ise 12/12/2023 tarihli ve 02298 sayılı tebellüğ ilmuhaberi başlıklı yazı ile 7 gün içerisinde iş yerinin mühürlenmeye hazır hale getirilmesi talep edildiğini, davalı işlemleri ile dayanak olduğu ileri sürülen yönetim kurulu kararı usul ve yasaya aykırılık teşkil etiğini, yasaya ve usule uygun tespitler olmaksızın alınan, gerekli hukuki koşulları taşımayan karar ile yapılan işlemlerin iptal edilmesi gerektiğini, yazı kapsamında bahsi edilen bir yapının mevcut olmadığını, alınan karar ve yapılan işlemler nedeniyle müvekkili şirkete ait işyerinin mühürlenmesi, yıkılması ve faaliyetinin durdurulması tehlikesi bulunduğunu, bu durumun müvekkili şirket aleyhine telafisi mümkün olmayan zararlara neden olacağını beyanla fazlaya dair talep hakları saklı kalmak kaydıyla, telafisi imkânsız zararların engellenebilmesi adına, davalı OSB'nin davaya konu yönetim kurulu kararı ve ruhsat iptaline ilişkin tüm işlemleri ile işyerinin mühürleme işlemlerinin icrasının teminatsız olarak ihtiyaten durdurulmasını, davalı OSB'nin 06/11/2023 tarih ve 26 numaralı yönetim kurulu kararının iptalini, 01/12/2023 tarih ve 2023/10270 sayılı yazısına konu işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair işlemlerinin iptalini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olmadığını, müvekkilinin İstanbul İkiteli OSB; 4562 sayılı OSB Kanunu ve Uygulama Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde onaylı sınırları içerisinde bulunan işletmelere İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat işlemlerini yürüttüğünü, davacı tarafın ... Sitesi ... Blok No:... adresinde bulunan işletmesi hakkında şikayet olması üzerine müvekkilinin İmar ve Şehircilik Müdürlüğü teknik ekipleri tarafından denetim yapıldığını, 15.08.2023 tarihli İşyeri Denetim Tutanağı ile ruhsata aykırı olarak yapıya dönüştürüldüğü tespit edildiğini, denetim sonucunda davacının onaylı mimari projesine aykırı olarak çelik kontrüksiyon sistem kaçak yapı yaptırdığı tespit edildiğini, bu durum üzerine 4562 sayılı OSB Kanunu gereğince 21.09.2023 tarih 7426 sayılı yazı ile "İkitelli Organize Sanayi Bölgesi, S.S. Demirciler Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi, ... Ada, ... Parsel, ... Blok, Bağımsız Bölüm, No:.. (numarataj:...) Başakşehir/İST. adresinde yapılan kontrollerde; ekte fotoğrafta görünen iş yerlerinin onaylı mimari projesine aykırı olarak ön cephesinde, 5,6 m x 13,5 m ölçülerinde h:3,70-4m yüksekliklerinde çelik konstrüksiyon sistem ile üstü ve cepheleri kapalı kaçak yapı yaptırıldığı tespit edilmiştir. Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’nin 44.Maddesinde “(1) OSB tüzel kişiliği, OSB’nin mevzuata ve imar planına uygun yapılaşmasından sorumludur. OSB’ce, ruhsata aykırı veya ruhsatsız yapıldığı tespit edilen yapının, o andaki inşaat durumu belirlenerek aykırılığın giderilmesi için katılımcıya 30 gün süre verilir. (2) Süre bitiminde yapı mevzuata uygun hale getirilmediği takdirde, inşaatın bu durumu OSB tarafından 3194 sayılı Kanun uyarınca belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeye, dışında ise valiliğe bildirilir. Ruhsatsız veya ruhsata aykırılığı tespit edilen yapılar hakkında ilgili idarece, 3194 sayılı Kanunun 32.nci ve 42.nci maddeleri çerçevesinde tesis edilen işlemler OSB’ye ve Bakanlığa bildirilir. Yıkım, Bakanlığın talimatı üzerine valilik veya kaymakamlık tarafından yapılır. Yıkım bedeli, yapı sahibi tarafından yıkımı gerçekleştiren idareye ödenir.” denilmektedir. Söz konusu adreste ivedilikle inşaat faaliyetlerin durdurulması, can, mal ve çevre güvenliği tedbirlerinin alınarak, aykırılığın 30 gün içerisinde kaldırılması gerekmekte olup aksi takdirde tarafımızdan yasal işlemlerin başlatılacağı hususunda; bilgi ve gereğini rica ederiz." hususunun tebliğ edildiğini, davacı tarafın ayrıca kapı önü işgalleri de bulunmakta olup çevre işyerlerinin can ve mal güvenliğini tehlike altına aldığını, verilen süre sonunda aykırılığın giderilmemesi üzerine 06.11.2023 tarih ve 26 numaralı Yönetim Kurulu kararı ile davacıya ait İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı iptal edildiğini, bu hususub 01.12.2023 tarih 10270 sayılı yazı ile; "... Mah. ... Sitesi ... Blok No:... Başakşehir/İST. adresinde faaliyet gösteren ... San ve Tic. A.Ş. unvanlı firmanın kaçak yapı durumu olduğundan İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsat durumu görüşüldü ve İmara aykırılığını düzeltmesi için firmaya verilen 30 gün sürenin sonunda aykırılığın devam ettiği tespit edildiğinden, işyerine ait İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatının iptal edilerek, faaliyetten men işleminin başlatılmasına karar verildi." davacıya tebliğ edildiğini, müvekkili tarafından uygulanan işlemlerin 4562 sayılı Kanuna uygun olarak yapıldığını, davacı taraf her geçen gün yaklaştığı bilinen İstanbul depremi gerçeğini yok sayarak kaçak yapı yaptığını, bu yapıda faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyetinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğinden ve can ve mal güvenliğini tehlike altına attığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini beyanla dava konusu İstanbul İkitelli Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu kararının iptali davası Asliye Ticaret Mahkemesinin görev alanına girmeyen davalardan olduğu için öncelikle davanın görev yönünden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Somut olayda; davalının tacir olmadığı, eldeki uyuşmazlığın da yukarıda tanımlanan "ticari dava " nitelik arz etmediği, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin değil Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu, kamu düzeninden sayılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak görevi ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; İş yeri açma ve çalışma ruhsatının iptaline dair işlemin iptali talebine ilişkindir. 4562 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi uyarınca OSB'ler özel hukuk tüzel kişisidir. Bununla birlikte 6102 sayılı Kanun'un 11 inci maddesindeki tanıma göre esnaf işletmeleri için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı amaçlayan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız bir şekilde yürütüldüğü işletmeleri işletmedikleri için aynı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tacir olarak kabul edilmeleri mümkün değildir. Öte yandan OSB'lerin ticaret şirketi olduğu yönünde herhangi bir yasal düzenleme de bulunmamaktadır. Bu sebeple OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde yargılamanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir. Dairemizce daha önce aynı nitelikteki davalarda Asliye Ticaret Mahkemesinini görevli olduğuna karar verilmiş olsa da Yargıtay 11. Hukuk Daresi'nin 2022/4599 E.-2023/3797 K. Sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararında OSB'lerin taraf olduğu davalarda diğer taraf tacir olsun ya da olmasın, uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı hâllerde Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş olup bağlayıcı olan işbu içtihat gereğince Dairemizce görüş değişikliğine gidilerek Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiştir. Buna göre eldeki davada asliye hukuk mahkemesi görevli olup ilk derece mahkemesince göreve ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1200 Esas 2024/264 Karar sayılı 15/03/2024 günlü kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırıldğından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/07/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuŞirketesastanKararınınİptali(Genelİstemli)reddineistanbuldeğerlendirilmesigerekçeKuruldüşünüldüTicarigereğidelillerinnumarasıhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:35:52

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim