Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/2090
2024/2676
10 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/2090
KARAR NO: 2024/2676
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/02/2024
NUMARASI: 2023/722 Esas - 2024/84 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin, plastik üretim sektöründe çevre, insan sağlığını dikkate alarak kaliteli üretim ve güvenli ticareti kendisine prensip edinen, plastik üretim ve özellikle plastik profil üretimi alanında, gerek geniş ürün yelpazesi, gerekse kalite güvence ve ticaret ahlakıyla iç ve dış piyasada sektörü omuzlayan, alanında lider firmalardan biri olduğunu, davacı şirketin, raf sektöründe her renk ve model profil üretimi yaparak aylık 800 ton hammadde işleme kapasitesine sahip bir firma olduğunu, şirket nezdinde üretilen başlıca ürünlerin; Market arabaları, plastik sepet ürünleri, raf etiketlik ürünler, turnike sistemleri, mobilya sektörü ürünleri, inşaat sektörü ürünleri, çamaşır kurutmalık ürünler olmakla davacının bu kapsamda 2006 yılında Türkiye’de ilk plastik çamaşır kurutmalığını, 2017 yılında dünyanın ilk ve tek demonte plastik market arabasını, 2018 yılında da Türkiye’nin 150 litre kapasiteli demonte plastik market arabasını ürettiğini, ürün yelpazesini her geçen yıl artıran müvekkil şirketin, 2018 yılında metal market arabası imalatına başlayarak dünya piyasasında adından söz ettirdiğini, halihazırda 34 ülkeye ihracat yapan müvekkili şirketin, temiz çevre ve insan sağlığını ilke edinerek kaliteli ürün ve sürdürülebilir üretim vizyonuyla, iç ve dış piyasada sektörün önemli isimlerinden biri olduğunu, davacı şirketin, dava dışı ... San. ve Tic. A.Ş. ile akdetmiş olduğu kira sözleşmesine istinaden kiracı sıfatıyla "... Mah. ... Yolu Cad. No: ...Arnavutköy/İstanbul" adresinde mukim fabrika vasıflı taşınmazda faaliyetlerini sürdürmekte iken 17/05/2022 tarihi saat 07:15-07:20 sıralarında, ... Mahallesi, ..., No: ..., Arnavutköy adresinde bulunan ve aydınlatma malzemesi üretilen davalı .. San. ve Tic. Ltd. Şirketinde bilinmeyen bir sebeple yangın çıktığını, mesai saati dışı olduğundan işçi ve başkaca insan bulunmaması sebebiyle fark edilmeyen yangının, kısa sürede büyüyerek önce başladığı fabrikanın tamamını sardığını, ardından davacı şirketin de bulunduğu 2 fabrikaya daha sıçrayarak fabrikalara büyük çapta zarar verdiğini, diğer fabrikalara da sıçrayan yangının fark edilmesinin akabinde vatandaşların itfaiyeye haber vermesi üzerine Arnavutköy'ün yanı sıra Çatalca, Başakşehir, Beylikdüzü, Esenyurt gibi çevre ilçelerden de itfaiye ekipleri olay yerine gelerek müdahale ettiğini ve yangının, güçlükle kontrol altına alındığını, bu olay neticesinde davacı şirketin fabrikasının çok büyük derecede zarar gördüğünü, kullanılamaz hale geldiğini ve gelinen aşamada davacının faaliyetlerini tamamen durduğunu, bu sebeple büyük bir ekonomik kayıp yaşayan davacının zararını bir nebze olsun giderebilmek adına, meydana gelen zararda sorumluluğu bulunan yangının çıktığı şirket ile bina malikleri aleyhine işbu davayı açtıklarını, zararın mahkeme kanalıyla tespiti adına da Gaziosmanpaşa 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/105 D.iş sayılı dosyasıyla delil tespiti istenildiğini, akabinde keşif yapıldığını, ancak, raporun hazırlanma aşamasında olduğunu, zararların karşılanması için davalılara geçilmişse de davalıların davacının zararını karşılamaktan kaçındıklarını, açıklanan sebeplerle davalılardan ...San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Sigorta A.Ş. nezdinde yangından doğan tazminat alacağı üzerine ve bina maliki olan davalılar ... ve ...'in binası üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi halde makul bir teminat karşılığında tedbir konmasını talep ettiklerini belirterek, dolar ve euro üzerinden talep edilen alacak kalemlerinin dava tarihinden itibaren TC Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı değişik oranlarda avans faizi ile birlikte fiili ödeme günündeki kur üzerinden Türk lirasına çevrilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, Türk Lirası üzerinden talep edilen alacak kalemlerinin dava tarihinden itibaren TC Merkez Bankası'nın kısa vadeli kredilere uyguladığı değişik oranlarda avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca davalılardan ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ... Sigorta A.Ş. nezdinde yangından doğan tazminat alacağı üzerine ve bina maliki olan davalılar ... ve ...'in binası üzerine öncelikle teminatsız olarak, aksi halde makul bir teminat karşılığında tedbir konmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça; ... ticaret aş olarak kiracı sıfatı ile kullanımlarında bulunan "... mah. ... cad no ... arnavutköy/ istanbul" adresinde mukim fabrika vasıflı taşınmazda 17/05/2022 tarihinde yangın çıktığını, işbu yangının müvekkili şirkette bilinmeyen bir sebeple başladığını, söz konusu yangının davacı şirketinde içinde bulunduğu 2 fabrikaya sıçradığını, büyük çapta zararlarının mevcut olduğunu, tbk 49. madde gereğince müvekkili şirketin haksız fiil sorumluluğunun bulunduğunu, yangın olayı sebebiyle müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmamakta olduğunu bu kapsamda davacının taleplerinin haksız olduğunun ivedilikle davasının reddine karar verilmesi gerekmekte olduğunu davacı tarafından gerek dava konusu, gerek açıklamalar gerekse talep ve sonuç kısmında talep edilen kalemlerin açık bir şekilde yer almakta olduğunu bu kapsamda bu hususunun açık ve net bir şekilde belirtilmiş olmasına rağmen davacının talep etmiş olduğu kalemler bakımından belirsiz alacak davası açması mümkün olmadığını yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; Davacı tarafından açılan işbu haksız ve hukuka aykırı davanın; hukuki yarar yokluğu sebebiyle hmk 107/1 gereğince usulden reddini, davanın arabuluculuğa başvurulmadan açıldığı göz önüne alınarak söz konusu davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddini, işin esasına girilmesi halinde mesnetsiz işbu davanın reddini, davacının ihtiyati tedbir talebi haksız olduğundan tedbir talebinin reddini, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''...Davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, Davaya bakmaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna'' karar verilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 2022/3799 esas, 2023/61 karar sayılı ilamı ile "...davalılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,..." karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince; ''...Davanın ilk açılan mahkeme Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesine 22/06/2022 tarihinde, mahkememize 09/02/2023 tarihinde tevzi olduğu, 7153 sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 01/01/2019 tarihinden sonra açıldıkları, dava açıldığı tarihten önce arabulucuya başvurulmadığı gibi dosya mahkememize tevzi edilmeden önce de arabuluculuğa başvurulmadığı, 6102 sayılı TTK.5.maddesinde açıkça dava açılmadan önce başvuru zorunluluğu getirildiği, tamamlanabilir bir dava şartı olarak da düzenlenmediği gözetilerek iş bu davada davanın HMK 114/2 maddesi yollamasıyla 6102 sayılı 5/A maddesindeki zorunlu arabuluculuk dava şartı yokluğundan HMK 115/2 maddesi gereğince usulden reddine...karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava şartı olarak arabulucuya başvurulması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiilden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. 19/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun Madde 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir. “Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir. Aynı kanunun 20. maddesiyle Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesi "(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmünü içermektedir. Asliye Hukuk mahkemesinden görevsizlikle gelen eldeki dava için ilk derece mahkemesince, davacıya arabuluculuk anlaşamama son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmiş. Davacı vekilince 16/02/2023 tarihinde arabuluculuk dava şartına başvuruda bulunduğu hususunun 24/02/2023 tarihinde bu tensip zaptını tebliğinden sonra 27/02/2023 tarihli beyan dilekçesi ile mahkemeye bildirilerek arabuluculuk başvuru formunun ekte sunulmasına göre dava şartı noksanlığının tamamlanabilir eksiklik olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu sebeple davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü gerekir. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun kabulü ile kararın esası ve diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/02/2024 tarih,2023/722 Esas 2024/84 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/4 ve 362/1/g maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09