Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/3105
2024/2574
4 Temmuz 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/3105
KARAR NO: 2024/2574
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2022
NUMARASI: 2020/642 Esas 2022/258 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 04/07/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin 01.03.2014 tarihi itibariyle dava dışı kardeşi ... aydınlatma işiyle iştigal ettiğini, kendisinden önce tahliye ettiğini, müvekkilinin işyerine haciz memurları eşliğinde davalı yanın gelerek müvekkili kardeşinden alacakları bulunduklarını söylediklerini, borca ilişkin müvekkilinin iş yerinde muhafazalı haciz işleminin gerçekleştirildiğini, haciz işlemi ile müvekkilinin işyerinde kullandığı laptop bilgisayar ve oto tamir bakım hizmetlerine mahsus ekipmanlarının tamamı haczedilerek muhafaza altına alındığını, haciz ve muhafaza işleminin 4 yıl 3 ayı aşkın süreyle devam ettiğini, ikinci istinaf incelemesi neticesinde haciz işlemlerinin kesin olarak kaldırıldığını, menkullerin müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin tüm dükkanının haciz yoluyla boşaltıldığını, müşterilerine, personeline ve çevre esnafa karşı itibarının sarsıldığını, mesleki faaliyetini sürdürme imkanının ortadan kaldırıldığını, oto tamir bakım ekipmanlarını ekonomik olarak yenileme güçlüğü ve uğradığı itibar kaybının etkisiyle 2017 yılı sonunda ticareti terk etmek durumunda kaldığını, müvekkilinin psikolojisinin ve aile huzurunun da kötüleştiğini belirterek müvekkilinin haksız haciz sebebiyle uğradığı 10.000 TL manevi tazminatın, haciz tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın süresi içerisinde açılmamış olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davada görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, borçlunun mal ve haklarının gerek borçlunun elinde, gerek borçlu ile 3. kişinin birlikte ellerinde ve gerek ise 3. kişinin elinde haczedilebileceği İİK M. 96 vd. Hükümlerince öngörüldüğünü, hukuka ve usule aykırı eylem bulunmadığını bu sebeple müvekkili aleyhine manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, tazminat için gerekli koşulların oluşmadığını, haciz mahallinde yapılan evrak araştırmasında borçluya ait birçok evrakın bulunduğunu, borçlunun ve 3.kişinin ticari faaliyet konuları aynı olduğunu, haciz işleminde İİK mad. 97 'nin uygulandığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Yapılan yargılama, toplanan deliller, tarafların dilekçe ve beyanları ile duruşma esnasındaki sözlü açıklamaları, mahkememizce dosyaya kazandırılan icra dosyası örnekleri, icra mahkemesi dosyası örnekleri ve ticaret sicil kayıtları hep birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin dava dışı ... tic Ltd Şti, ... tic Ltd Şti ve ve davacının kardeşi ... karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Es sayılı dosyasından takip yaptığı, haciz amacıyla anılan takip dosyasından 01/04/2016 tarihinde fiili haciz yapılmak üzere davacıya ait olduğu iddia edilen işyerine gidildiği, bu işyerinde ... ait belge örnekleri bulunduğu, (haciz tutanağına bu husus derc edilmiştir.) fiili haciz yapıldığı ve muhafaza işlemi gerçekleştirildiği görülmektedir. Dava haksız haciz ve muhafaza işlemine dair manevi tazminata dairdir.Haciz işleminin borçlu olmadığını bildiği veya borçluya ait olmadığını bildiği kişi ve eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız hacizden söz edilebilir. Haksız haciz sebebiyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Y 4 HD 2016/2286 : 2018/83 Olayların yukarıda açıklanan gelişimi dikkate alındığında davalı alacaklının hayatın olağan akışına uygun davrandığı açıktır. Davalı tarafça salt davacıya zarar vermek amacıyla haciz işleminin yapıldığı başka bir ifade ile takibin haksız ve kötü niyetli olduğu söylenemez. Davacı tarafça ikame edilen ve yerel mahkemece reddedilen istihkak davasının istinaf mahkemesince bozulması neticesinde davanın kabulüne karar verilmesi ve muhafaza konusu emtianın davacıya ait olduğunun tespit edilmesi tek başına davacının kötüniyetli olduğunu ispatlamaz. Öte yandan davacı tarafın dava dilekçesinde davalı tarafın kötüniyetli olduğuna dair herhangi bir delile yer verilmemesi bir yana, davalı tarafın kötüniyetli hareket ettiğine dair bir anlatım ya da itham da bulunmamaktadır. Son tahlilde mevcut delillerden davacının davasını kanıtlayamadığı değerlendirilerek; Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, davalının haciz işleminde kötü niyetli olduğunu, açmış oldukları davada tazminat koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. Haciz işleminin, borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olur. Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Somut olayda; Her ne kadar davacı haksız işlemden dolayı tazminat talep etmişse de dosyada mevcut 01/04/2016 tarihli haciz zaptının incelenmesinde,haczin "... Mah. ... Cad. .... Sok. No:... B.Paşa/İstanbul" adresinde yapıldığı,söz konusu adresin borçlu ... yetkilisi olduğu ve 09/10/2015 tarihine kadar faaliyet gösteren ... Tic. Ltd. Şti. tarafından kullanıldığı, borcun doğumundan sonra şirketin kapandığı,incelenen vergi kayıtlarından,davacı ... 14/03/2014 tarihinde, yani borçlu şirket halen bu adreste faaliyette iken aynı adreste faaliyete başlamış olduğunun tespit edildiği,davacı ile borçlunun kardeş oldukları, bu doğrultuda davalının icra takibi yapmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu, ufak emarelerin dahi işlemi haksız olmaktan çıkartacağı, davalının takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih, 2020/642 Esas 2022/258 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:37:09