SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/2448 E. 2024/2070 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2448

Karar No

2024/2070

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2448

KARAR NO: 2024/2070

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 01/06/2022

NUMARASI: 2022/509 Esas - 2022/557 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalıların, Borçlar Kanunu 58. maddesine aykırı bir şekilde müvekkilinin kişilik haklarına zarar verdiğini, haber yapma ve basın özgürlüğü sınırlarını aşar şekilde gerçeğe aykırı haber ile insansız hava araçlarını halkın gözünden düşürme kastı taşıyarak, siyasi saiklerle müvekkilinin kişilik haklarını haleldar ettiğini, Yargıtay yerleşmiş içtihatları gereği, basın özgürlüğü, Anayasanın 28 inci maddesiyle 5187 sayılı Basın Yasasının 1. ve 3. maddelerinde (ek.10.7, 5187 sayılı Basın Yasası, 1. ve 3. maddeleri) düzenlendiğini, bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığını, basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmek olduğunu, bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olmasıyla olanaklı olduğunu, basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumlu olduğunu, basının bu sebeple ayrı bir konumu bulunmadığını, gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını belirterek yapılan haberle kişilik hakları zedelenen müvekkilini gerçeğe aykırı haber ile kişilik hakları zedelenen ve hakarete uğrayan müvekkili ... A.Ş. için 40.000,00 TL, müvekkili ... için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 80.000,00 TL manevi tazminat davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacılardan ...'ın dava açmada hukuki yararı bulunmadığını, davaya konu haberde adı geçen davacı haberde yer almadığını, haber diğer davalı şirket ile ilgili olduğunu, dava konusu haberde yer alan ifadeler ile davacı ... arasında bir ilişki kurulmamışken açılan bu davada hukuki yarar bulunmadığını, yazı, gazetecilik görevi ve sorumluluğu gereği, haber değeri taşdığını, yasal ve etik esaslar çerçevesinde süzgeçte geçirilerek yayınlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.İlk Derece Mahkemesince; "... Öncelikle arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olup olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 7155 sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. Maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi gereğince bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olması dava şartıdır. Belirtilen kanunun 23. maddesi ile 6325 sayılı Kanunun eklenen 18a/2. maddesinde ise; arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması durumunda bir işlem yapılmaksızın usulden reddine karar verilir, düzenlemesi bulunmaktadır. Davanın 22/10/2020 tarihinde harcı ödenerek açıldığı ancak arabuluculuk başvurusunun yapılmadığı anlaşılmıştır. 7155 sayılı Kanun ile 6102 TTK.'nın 5. maddesinden sonra gelmek üzere eklenen 5/a maddesi gereğince bu kanunun 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın alacak ve tazminatları hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmuş olması dava şartı olarak düzenlenmiş olup dava açılmadan önce bu yola başvurulması gerektiği konusunda da tereddüt bulunmamaktadır. Kanunda bu husus tamamlanabilir dava şartı olarak öngörülmemiştir. Arabuluculuğa başvurmanın zorunlu olduğu buna rağmen davacı tarafça belirtilen yükümlülüğün yerine getirilmeden davanın açılmış olduğu anlaşılmakla, Davacı tarafça açılan davanın arabulucuk dava şartının yokluğu nedeni ile HMK.'nın 114/2. ve 7155 sayılı Kanunun 20. ve 23. Maddeleri gereğince usulden REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece, arabulucuk Kanununun 18. maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağını sunmak için 1 haftalık kesin süre verilmediğini, zorunlu arabuluculuk başvurusuna ilişkin dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu yayın ile kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesiyle davalılar aleyhine Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/745 E. sayılı dosyasında 22.10.2020 tarihinde manevi tazminat davası açıldığını, dava açıldıktan bir gün sonra Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2020/745 E. - 20207483 K. sayılı 23.10.2020 tarihli ilamıyla Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemelerin davaya bakmakta görevli olduğu gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verildiğini ve Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiğini, davanın esasına ilişkin yargılama devam edilerek Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/627 E. - 2021/226 K. 20.05.2021 Tarihli ilamı ile davamızın kısmen kabulüne karar verildiğini, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Mahkemesi 09/11/2021 tarih, 2021/2527 E.- 2021/2303 K. sayılı ilamı ile davacılardan müvekkil şirket yönünden davanın mutlak ticari dava olduğu bu sebeple şirket adına açılan davanın tefrik edilmesi gerektiği, gerçek kişi yönünde ise davanın esası hakkında hüküm kurulması gerekçeleriyle Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin kararının kaldırıldığını, Bakırköy 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/133 E. sayılı 2022/105 K. sayılı 01.04.2022 tarihli ilamı ile görevsizlik kararı verilerek, dosyanın kesinleştirilmesinin akabinde Bakırköy Nöbetçi Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, 30.05.2022 tarihinde Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/484 E. sayılı dosyasına kaydın yapıldığını, aynı gün dosyanın gerekçeli kararı yazılarak dosyanın daha önce dava açılan Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiğini, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın yeni esas kaydının 01.06.2022 tarihinde yapılarak, aynı gün arabuluculuk son tutanağının sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, Arabuluculuk Kanunu 18/A maddesinde düzenlenen emredici hükme rağmen arabuluculuk son tutanağı sunulması için süre verildiğine ilişkin ara karar kurmaksızın ve bu yönde ihtar yapmaksızın karar verilmesinin adil yargılanma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali mahiyetinde olduğunu, dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak davalılarla 21.01.2022 tarihinde arabuluculuk toplantısı gerçekleştirildiğini ve uzlaşma sağlanamadığını, arabuluculuk son tutanağının istinaf dilekçesi ekinde sunulduğunu, sayın mahkemenize sunuyoruz. Görevsizlik kararı sebebiyle dosyanın asliye ticaret mahkemesinde esas kaydının yapılmasının akabinde işbu tutanak dosyaya sunulacak iken, yerel mahkemece esas kaydının yapıldığı gün, davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesinin hak arama özgürlüğüne ihlal teşkil edecek nitelikte olduğunu belirterek kararın aldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir. Dosyanın incelemesinde, davacı vekilinin 24/12/2021 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvurduğu ve 19/01/2022 tarihinde arabuluculuk sonucu "anlaşmama" olarak belirtilerek dosyanın kapatıldığı, davacı vekilince istinaf dilekçesi ekinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun ... numaralı, 19/01/2022 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının sunulduğu, mahkemece 01/06/2022 tarihinde dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde belirtilen uyuşmazlıklardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Somut olayda; Manevi tazminat talebiyle davacı tarafça Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açıldığı, daha sonra görevsizlik kararı verilerek dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderildiği, Asliye Hukuk Mahkemesince davanın esası hakkında verilen kararın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dairemizce kaldırılması üzerine görevsizlik kararı verilerek dosyanın yeniden Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderildiği ve görevli Asliye Ticaret Mahkemesince arabuluculuk tutanağının ibraz edilmesi için davacı tarafa süre verilmeden, tahkikata ilişkin henüz bir inceleme yapılmadan ve hüküm verilmeden önce bu noksanlığın giderildiği anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir. Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 01/06/2022 tarih, 2022/509 Esas - 2022/557 Karar sayılı kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4 ve 362/1/g maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğidelillerinreddinekabulügönderilmesineistanbulkaldırılmasınadeğerlendirilmesiTazminat(HaksızkonusugerekçedüşünüldüKaynaklanan)numarasıFiildenhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim