SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/2378 E. 2024/2066 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2378

Karar No

2024/2066

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2378

KARAR NO: 2024/2066

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 11/11/2021

NUMARASI: 2021/464 Esas - 2021/1218 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı firma tarafından yapılan çalışmalar kapsamında hasar dosyasında ayrıntılı olarak düzenlenen İstanbul Anadolu Yakasında muhtelif tarihlerde 9 adet çalışmayla ... tv şebekesine hasar verildiğini, şebekeye verilen hasardan kaynaklanan 16.101,89 TL alacaklarının hasar tarihlerinden itibaren T.C. Merkez Bankasına kısa vadeli avanslara uyguladığı değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yetkili mahkemenin İstanbul mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu işin dava dışı şirketler tarafından yerine getirildiği bu sebeple davalının husumetinin bulunmadığı, davanın usulden reddine karar verilmesini, esasa girilmesi halinde ise, dava konusu işin davalı tarafından yapılmamış olması sebebiyle kusurunun olmadığı, davacının zararının yine davacı tarafından tek taraflı tutulan tutanak ile ispat edilemeyeceği, zarar gördüğü iddia edilen kabloların mevzuata aykırı yerleştirilmesi sebebiyle zarar var ise davacının bu kusurundan kaynaklandığını, davacının talep ettiği tutarların fahiş olduğunu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Anadolu 2. Asliye Hukuk Mahkemesince; "... dava konusu haksız fiillerin Kadıköy de gerçekleştirildiği bu sebeple mahkememizin davaya bakmakla yetkili olduğu; davalı şirket her ne kadar pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de adam çalıştıranın sorumluluğu ilkeleri gereğince davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu; alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen hasardan davacının kusurunun bulunmadığı ve meydana gelen hasarlardan dolayı davacının toplam 15.956,91 TL zararının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 15.956,91 TL tazminatın 1.094,65 TL lik kısmı için 26/3/2013, 2.915,58 TL lik kısmı için 11/05/2013, 2.171,15 TL lik kısmı için 11/05/2013, 3.342,60 TL lik kısmı için 11.05.2013, 894,57 TL lik kısmı için 18/05/2013, 987,30 TL lik kısmı için 04/05/2013, 1.821,89 TL lik kısmı için 10/04/2013, 1864,02 TL lik kısmı için 11/05/2013, 865,15 TL lik kısmı için 13/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." denilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Verilen karar karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dairemizin 2019/1770 E. - 2021/164 K. Sayılı ilamıyla; "... Eldeki dosyada; taraflar tacir olup; davalı tarafından yapılan kazı çalışması sırasında dava konusu zararın gerçekleştiği iddia olunmuştur. Bu eylem her iki tarafın ticari işletmeleriyle ilgilidir. Tarafları da tacir olan uyuşmazlığın ticari dava olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp çözülmesi gerekmektedir. ( Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/1454 E, 2019/5777 K) Görev sorunu, kamu düzenine ilişkin olup açıkça veya hiç ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemelerce kendiliğinden gözetilir. Açıklanan sebeple ve İstanbul'da müstakil Asliye Ticaret Mahkemesi bulunduğundan mahkemece, davanın görevsizlik sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken bu yön üzerinde durulmadan işin esasının incelenmesi doğru olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan sebeple rle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a-3 gereğince kaldırılmasına,..." karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra Asliye Hukuk Mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosya İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi' ne tevzi edilmiştir. Dairemizin kaldırma kararından sonra İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince; "... Dava haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı davalı şirket tarafından Kadıköy ilçesi ... mahallesi ... caddesi üzerinde 26/3/2013, 11/5/2013, 14/5/2013, 11/5/2013, 18/5/2013, 4/5/2013, 10/04/2013, 11/05/2013, 13/05/2013 tarihlerinde yapılan kazı çalışması sırasında davacıya ait ... TV şebekesine hasar verildiği iddiasıyla toplam 16.101,89 TL alacağın her bir hasar tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; davalı savunmasında dava konusu hasarların aralarında sözleşme bulunan dava dışı şirket tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. Taraflarca ibraz edilen ve mahkememizce toplanan deliller kapsamına göre, dava konusu haksız fiillerin Kadıköy de gerçekleştirildiği bu sebeple mahkememizin davaya bakmakla yetkili olduğu; davalı şirket her ne kadar pasif husumet ehliyetinin bulunmadığını ileri sürmüş ise de adam çalıştıranın sorumluluğu ilkeleri gereğince davalı şirketin meydana gelen zarardan sorumlu olduğu; alınan bilirkişi raporuna göre meydana gelen hasardan davacının kusurunun bulunmadığı ve meydana gelen hasarlardan dolayı davacının toplam 15.956,91 TL zararının bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile 15.956,91 TL tazminatın 1.094,65 TL lik kısmı için 26/3/2013, 2.915,58 TL lik kısmı için 11/05/2013, 2.171,15 TL lik kısmı için 11/05/2013, 3.342,60 TL lik kısmı için 11.05.2013, 894,57 TL lik kısmı için 18/05/2013, 987,30 TL lik kısmı için 04/05/2013, 1.821,89 TL lik kısmı için 10/04/2013, 1864,02 TL lik kısmı için 11/05/2013, 865,15 TL lik kısmı için 13/05/2013 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili şirket ile ... Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. arasında anahtar teslim sözleşmesi imzalandığını ve işin bu şirketler tarafından yapıldığını, müvekkili şirkete atfedilecek bir kusur bulunmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, hasar bedelinin gerçek zarar olarak hesaplanmadığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan maddi zararın tazmini talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Dosya kapsamından; Dava konusu yerde davalı şirketin sözleşme kapsamında cadde düzenleme inşaatını yaptırdığı, davaya konu hasarın meydana geldiği tarihler, hasarın mahiyeti ve yeri dikkate alındığında davalı ile dava dışı şirketler arasında akdedilen sözleşme tarihi ve sözleşmeye göre yapılacak cadde düzenleme inşaatı sahası içerisinde kaldığı, Yerel Mahkemece hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, ispat yükü kendisine düşen davacının iddiasını ispat ettiği, davalının TBK'nın 66. maddesi anlamında adam çalıştıran sıfatıyla sorumlu olduğu, davalı tarafın kusurlu eylemiyle zarara sebebiyet verdiği ve dava konusu olayda tazminat şartlarının oluştuğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih, 2021/464 Esas - 2021/1218 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.090,02 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 272,50 TL'nin mahsubuyla bakiye 817,52 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiSözleşmesindendelillerinreddineistanbulNiteliktekideğerlendirilmesikonusuAlacakdüşünüldügerekçeesastanKaynaklanan)numarası(TicarihükümHizmet

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim