İstanbul BAM 4. HD 2022/2559 E. 2024/2021 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/2559
2024/2021
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2559
KARAR NO: 2024/2021
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/03/2022
NUMARASI: 2021/84 Esas 2022/217 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirket tarafından 27.08.2019 tarihinde Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemesi sebebiyle müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, hasardan doğan bedellerin davacı tarafça ödenmemesi üzerine borçlu aleyhinde, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 25.418,17 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini, borçlunun itirazında icra dairesinin yetkisine, takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiğini, takibin durdurulmasını talep ettiğini beyan ile itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Dava konusu yerde meydana gelen hasar ve zararın sorumlusunun müvekkili şirket olmadığını, bölgenin altyapı çalışmalarının eksik olduğu bir yer olduğunu, ..., ... ve ... gibi idarelerce çalışmaların yapıldığı bir yer olduğunu, kazaya müvekkili şirketin sebebiyet verdiği iddiasının izah ve ispata muhtaç olduğunu, bu sebeple öncelikle belirttiğimiz kurumlardan bölgede çalışma yapılıp yapılmadığının sorulmasını ve ona göre bir inceleme yapılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının bu yerdeki altyapı tesislerini taşınmazların yeni durumlarına uygun hale getirmesi gerektiğini, kabloların nereden geçtiğinin belli olmamasının ve müvekkilinin faaliyet inşaat faaliyetini yürüttüğü taşınmazın içinden geçen hat var ise bu hatların harita ve planlarda yer almaması sebebiyle oluşan zarardan davacının sorumlu olduğunu beyan ile davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan öncelikle bu yönden davanın reddi, neticeten haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi gerektiğini savunmuş, davacının asıl alacağın % 20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Dosya kapsamında mevcut tutanak, tutanağa ekli fotoğraflar ve tanık beyanına göre, dava konusu edilen mahalde ve olay tarihinde davalı tarafça çalışma yapıldığı ve bu çalışma sırasında davacıya ait alt yapı enerji kablosuna hasar verildiği kanaatine varılmıştır. Davacı tarafça elektrik enerjisi dağıtım altyapısında meydana gelen hasarın onarılması bakımından katlanılan malzeme bedeli, eleman bedeli, araç bedelinin KDV si ile birlikte davalıdan tahsili talep edilmiş ise de, davacının işçilik bedeli talebinin yerinde olmadığı, hasarın giderilmesi bakımından davacının kendi çalışanlarının mesaileri dahilinde ve kararlaştırılan ücretlerinden başkaca ücret almaksızın çalışma ve onarım yaptığı, diğer bir deyişle davacının onarım bakımından ayrıca bir işçilik giderine katlanmadığı, böyle bir maliyetinin oluştuğuna dair bilgi ve belge de sunulmadığı, konusunda uzman bilirkişi tarafından yaptırılan inceleme neticesinde sunulan bilimsel veriler ve dosya kapsamı ile uyumlu, denetime elverişli bilirkişi raporu ile davacının takip ve dava konusu ettiği hasar onarımı bakımından katlandığı malzeme maliyetinin piyasa koşullarına göre maddi karşılığının 2.000 TL olduğunun tespit edildiği anlaşılmakla, davacının hasar onarımı bakımından katlandığı malzeme bedelinin davalıdan tahsilini talep etmekte haklı olduğu kanaatine varılmakla; Davacının davasının KISMEN KABULÜNE, davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, takibe itirazının iptaline, Takibin 2.000 TL alacak üzerinden devamına, Alacağa takip tarihinden itibaren % 9 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Alacak yargılama sonucunda belirlendiğinden icra inkar tazminatı isteminin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, Maddi Hasar Bedeli, Maddi Hasar Montaj Bedeli, Araç ve Personel Gideri, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedeli, Etüd Koordinasyon Bedeli ve %18 KDV tutarıyla beraber davalıdan alınarak taraflarına verilmesi gerektiğini, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, kararın gerekçesinin yeterli olmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde; Cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, eldeki davada tazminat koşullarının oluşmadığını, müterafik kusura yönelik savunmalarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil hukuki sebebine dayalı başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davalının başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesinde; 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davalının istinaf talebine konu olan 2.000,00 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Buna göre, maddi tazminat talebinin kabulüne ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.Davacının başvurusu yönünden yapılan istinaf incelemesinde; İlk derece mahkemesince; İlgili kurumlara müzekkere yazılarak Taraf delillerinin toplandığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 198. maddesi gereğince delillerin serbestçe değerlendirilerek dava konusu ihtilaf hakkında karar verildiği ve gerekçeli kararın dayanaklarının gösterildiği anlaşıldığından davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf istemi yerinde değildir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir. Öte yandan, tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı). Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı) Açıklanan sebeplerle; Yerel Mahkemece hükme esas alınan alanında uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun usulüne uygun ve denetime elverişli olduğu, bilirkişi tarafından hasar bedelinin gerçek zarar yöntemi dikkate alınarak hesaplandığı, davacının işçilik, montaj, araç, personel giderlerini kendi elemanları dışında, bedeli mukabilinde başka bir firmaya yaptırdığı iddiasını belgelendiremediği anlaşılmakla davacı vekilinin bu yöne değinen istinafı yerinde değildir. İtirazın iptali davalarında, İİK m. 67/2 maddesi gereğince, davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit alacak olması şart olup, takibe itirazın haklı olup olmadığının yargılamayı gerektirmesi, davalının itiraz ettiği takibe ilişkin olan alacak miktarının yargılama ve bilirkişi incelemesi sonucu belirlenebileceği, bu kapsamda icra inkar tazminatının yasal şartları oluşmadığından, İlk Derece Mahkemesince icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE, 2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/03/2022 tarih, 2021/84 Esas 2022/217 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1.,341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45