SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/2555 E. 2024/2019 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/2555

Karar No

2024/2019

Karar Tarihi

29 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/2555

KARAR NO: 2024/2019

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/06/2021

NUMARASI: 2018/619 Esas 2021/439 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketi de bünyesinde barındıran ... Grubu’nun 75’ten fazla ülkede yaklaşık 500 ofisi ve 15.000’den fazla çalışanıyla önde gelen tedarik zinciri servis sağlayıcılarından biri olduğunu, müvekkili şirketin, hava yolu, deniz yolu ve entegre lojistik alanında faaliyet gösterdiğini, vermiş olduğu bu hizmetleri özelleştirilmiş IT sistemleri ile harmanlayarak müşterilerin ihtiyaç ve taleplerine göre şekillendirdiğini, bunun yanında Enerji ve sermaye sektörünün önde gelen firmalarına ait talepleri karşılamak üzere kurulmuş ve özel olarak bu segmentteki müşterilere hizmet sunduğunu, davalılardan ... Hizmetleri Tic. Ltd. Şti.’nin hizmet karşılığı olmayan faturaları kesen ve diğer davalı ile birlikte hareket etmek suretiyle dava konusu hukuka aykırı fiilleri gerçekleştiren firma olduğunu, davalılardan ...’un 02.04.2012 tarihinde müvekkili şirket bünyesinde göreve başladığını, işten çıkış tarihi olan 22.02.2016 tarihine kadar “... İthalat Operasyon Elamanı” olarak görev yaptığını, ... hattı-deniz yolu departmanında çalışılan tedarikçi firmalardan birinin düzenlemiş olduğu 2014 yılına ilişkin faturaların 23.10.2015 tarihinde müvekkili şirketin finans departmanına ulaşması ve şirkette deniz departmanında görevli ...‘dan faturaların giriş yapılacağı dosya numaralarının talep edilmesiyle olayın ortaya çıktığını, o dönemde müvekkili şirkette finans müdürü olarak görev yapan ... bildirimi yapılan dosyaların numaralarını kontrol ettiğini ve geçmiş tarihli faturalarla ilgili bir karşılık ayrılmadığını tespit etmekle konuyu ilgili deniz departmanı müdür ... ile paylaştığını ve faturaların doğruluğunu teyit etmek istediğini, bahsi geçen faturalarla ilgili yapılan kontrollerde faturaların hizmet karşılığında kesilmiş faturalar olduğunu ve tutarlarının da gerçeğe uygun olduğunun tespit edildiğini, herhangi bir aksaklık veya hukuka aykırı bir işlem olup olmadığının tespiti açısından ilgili dosyaların müvekkili şirket bünyesinde kullanılan muhasebe programından (SAP) da kontrolünün sağlandığını ve bir kısım dosyalarda ... Lojistik şirketine ait faturaların sisteme entegre edildiğine muttali olunduğunu, iç nakliye olarak adlandırılan ve limandan müşterilerin adreslerine kadar olan konteyner taşıma organizasyonlarını yapan adı geçen firmayla deniz departmanının çalışmadığı nazara alınarak işbu faturaların dikkat çektiğini, deniz departmanı müdürü ... tarafından ... Taş. Denizcilik Hizmetleri Tic. Ltd. Şti. ‘ye ilişkin tüm ödeme ve fatura listelerinin rapor halinde talep edildiğini, şüpheli bir durumun olduğu kanaatiyle ve haklı olarak rapor içeriğinin azami titizlikle detaylı olarak irdelendiğini, ödemesi yapılan faturalara ait dosyalar için iç nakliye hizmeti verilmediği veya verilmiş ise ... Ltd. Şti. haricindeki diğer anlaşmalı firmalar ile operasyonun yapıldığı anlaşıldığından … Ltd. Şti. ‘ye ait tüm faturaların incelemeye alınmak durumunda kalındığını, faturaların tek tek incelenmesi neticesinde faturaların tamamının 2 no.lu davalı ve o dönem müvekkili şirket çalışanı olan ... ‘un yetkilisi olduğu dosyalar olduğunu, hizmet alınmamasına rağmen faturaların başkaca dosyalara masraf olarak yansıtıldığı anlaşılmış ve ilgili departman müdürlerinin bir nevi kuşkuların da haklı çıkacağı izlenimi iyiden iyiye ortaya çıkmaya başladığını, hizmet alınmamasına rağmen hizmet alınmış gibi gösterilen ve bu minvalde sahte/gerçeğe aykırı faturalar düzenlenerek müvekkili şirket muhasebe sistemine kaydedilerek şirketin 321.007,20 TL tutarında zarara uğratıldığını, zararın tazmini için müvekkili şirket tarafından İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ‘nün ... esas sayılı dosyası üzerinden her 2 davalı hakkında da icra takibi başlatılmış ise de her 2 borçlunun da haksız ve mesnetsiz olarak sırf alacağın tahsilini geciktirmek amacı ile borca itiraz ettiklerini ve icra takibinin durduğunu belirtmiş olup, açıklanan sebeplerle öncelikle dava sonucunda tahsil imkanı kalmama ihtimali olan alacaklarının garanti altına alınması için davalıların malvarlıklarını 3.kişilere devretmelerinin engellenmesi için HMK 391.maddesi gereğince teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davanın kabulü ile davalıların İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü ‘nün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazlarının icra takibinde mevcut ana para miktarı olan 321.007,20 TL üzerinden iptaline, davalılar aleyhine %20 ‘den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin, davacı şirkette deniz ithalat operasyon elemanı olarak belirtilen tarihler arasında çalıştığını, ilk paragrafta 22.02.2016 tarihinde savunması alındığının belirtilmiş ise de durumun gerçeği yansıtmadığını, 22.02.2016 tarihinde mesai bitiminde üst düzey 6-7 yetkili kişi tarafından faturaları inceledikleri, yanlışlık ve tutarsızlıklar var savunmanı alacağız denilerek baskı altına alındığını, önüne faturaların konulduğunu, bu faturaların hiçbirinin diğer davalı ... ile ilgisi olmadığını, müvekkilinin bu işlemlerle ilgili yolsuz bir işlem yapmadığını gelen talimatlara göre rutin işlemler yaptığını anlattığını, söz konusu faturalarla ilişiğinin olmadığını söylediğini, ancak kendisini suçlu görüyorlarsa bu şartlar altında çalışamayacağını belirterek istifa ettiğini, müvekkilinin yolsuz bir işlem yapmadığını, bunu anlatabilmek için işyerinin sistemini anlatmak gerektiğini, müvekkilinin, yetkilileri dahilinde operasyon sisteminin takibi, jobb costing yani dosya tahmini değerleri yaptığını, taşıyıcılardan gelen faturaları yazdığını, yurtdışından gelecek malların yüklenip taşınması, ordino teslimine kadarki operasyonel süreci takip ettiğini, bu süreçteki konteyner, taşıma ve fiyatlandırma işlemlerine bakmadığını, bunlarla başka bir elemanın ilgilendiğini, iş nakliye fiyatlarının alınması, genel spot fiyatlarının alınması işlemlerini yaptığını, bunların mail ile yapılan işlemler olduğunu, bu işlemleri müdür dahil herkesin görebileceğini, diğer davalı ... gibi bir firmadan fatura geldiğinde bunun şirkete posta yoluyla geldiğini, faturanın muhasebeye ulaştığını, muhasebenin operasyon bölümüne aktardığını, görevi alınca gelen bu fatura üzerine kim aldıysa onun mail adresi ve ilgili dosya referans numarasını yazdığını, ama bu süreçte herhangi bir operasyon elemanının bir başkasının mail bilgileri ile işlem yapabildiğini, bir başkasının mailini yazabildiğini, bunun çok sık olan bir şey olduğunu, faturalar incelendiğinde el yazılarından bile herkesin başka biri üzerine işlem yaptığının tespit edilebileceğini belirtmiş olup, davanın reddine, haksız ve mesnetsiz dava dolayısıyla davacının %20 inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Yapılan bilirkişi incelemesi ile davalı ... tarafından davacı şirkete kesilen faturalardan 81 tanesinin fatura dayanaklarının, taşıma irsaliyelerinin ve sahadaki personel imzalarının yer almadığı, davalı şirketin ticari defterlerini ibraz etmemesi sebebiyle faturaların davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olup olmadığının tespit edilemediği, bu faturaların davacı şirketin kayıtlarına davalı ...'un onayı ile alındığı ve faturaların toplam bedelinin 321.007,20 TL olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafa süre verilmesine rağmen 10.000 Euro'nun altındaki işlemlerle ilgili verilen karar ve talimatlara ilişkin vesaiklerin sunulmaması sebebiyle davacı şirketin iç işleyişinde 10.000 Euro'nun altında yer alan işlemlere ilişkin nasıl bir uygulama olduğu, davalı ...'un bu işlemleri yapmaya yetkili olup olmadığı hususu tespit edilememiş, dosya kapsamında davalıların davacıyı zarara uğratmak kastıyla eylem birliği içinde hareket ettiklerine dair bir belge bulunmaması ve davacı şirket bünyesinde davalı ...'un sorumluluğunun ne olduğu, davaya konu faturalar karşılığı hizmetin alınıp alınmadığını araştırma yükümlülüğü bulunup bulunmadığı, şirketteki genel uygulamanın nasıl olduğu yönündeki belgelerin dosyaya sunulmamış olması sebebiyle davalı ...'un haksız ödenen fatura bedellerinden sorumluluğunun ispat edilemediği kanaatine varılmıştır.Davalı ... tarafından davacı şirket adına kesilen ve karşılığında hizmet verilmediği tespit edilen 81 adet faturadan dolayı davacı şirket tarafından davalı şirkete yapılan toplam 321.007,20 TL'yi davacının davalı şirketten talep edebileceği, talebin haksız fiilden kaynaklanması ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olması sebebiyle haksız ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte talep edilebileceği, bu kapsamda davacı tarafından davalı ... aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın haksız olduğu, alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatının şartlarının oluşmadığı, takibin yapılmasının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminatının şartlarının oluşmadığı sonuç ve vicdani kanaatine(Ay. m.138) varılarak; Davalı ... yönünden açılan davanın REDDİNE, Davalı/takip borçlusu ...'nin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, Şartları oluşmayan icra inkar tazminatı ve kötüniyet tazminatı istemlerinin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,davalı şirket tarafından düzenlenen Borç Dekontlarının müvekkil şirket çalışanı ...'un bilgisi ve kontrolünde müvekkil şirket kayıtlarına girildiği ve onaylandığını, davalı gerçek kişinin diğer davalı ile birlikte hareket ederek müvekkili şirketi zarara uğratmış olup, işbu zarardan sorumlu olduğunu,davalı gerçek kişinin eylemlerinin kök raporda zaten tespit edildiğini, işbu hususta davalıların yapmış olduğu eylemlere ilişkin farklı fatura ve zarara ilişkin İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1054 e., 2020/771 k. sayılı dosyasının 09/12/2020 tarihli kararı ile ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/716 e., 2020/769 k. 09/12/2020 tarihli kararları ile davaların kabulüne karar verildiğini, işbu dosyalardaki bilirkişi raporlarının da sayın mahkemeye sunulduğunu, işbu raporlarda ve Mahkeme kararlarında davalı gerçek kişinin 10.000 Euro'dan aşağı işlemlere onay vereceğinin yer aldığını, alacak likit olduğundan davalı ... yönünden icra inkar tazminatına ilişkin verilen red kararının hatalı olduğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davalılarca İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. 4857 sayılı İş Kanunun 8/1. maddesinde "İş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. İş sözleşmesi, Kanunda aksi belirtilmedikçe, özel bir şekle tabi değildir” hükmüne yer verilmiştir.5521 sayılı iş mahkemeleri yasasının 1. maddesine göre İş Mahkemesi iş kanunu hükümlerine göre işçi sayılanlar ile işveren arasındaki her türlü uyuşmazları çözümlemek görevi İş Mahkemesine aittir.Dolayısıyla ücret, emek ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici unsurlarıdır. 12.10.2017 tarihli, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesindeki görev düzenlemesi ile İş Mahkemelerinin görev alanı düzenlenmiş ve mülga 5521 sayılı Kanun'un 1. maddesinden farklı olarak, İş Kanunu kapsamında kalmayan ve sadece TBK'nın hizmet sözleşmesi hükümlerine tabi hizmet sözleşmelerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da iş mahkemelerinin görev alanına alınmıştır. Dosya kapsamından, davalılardan ...'un davacı işveren emrinde hukuki ve kişisel olarak bağımlı bir şekilde iş ilişkisi kapsamında çalıştığı, davacı ve davalı arasında iş akdi olduğu ve davaya konu olayın akdin devamı sırasında gerçekleştiği, taraflar arasında yaşandığı iddia edilen eylemin işçinin işyerindeki konumuna dayandığı ve iş sözleşmesinin devamı esnasında ve iş ilişkisindeki uyuşmazlıktan kaynaklı olarak meydana geldiği görülmüştür. Görev, kamu düzenine ilişkin olup re'sen araştırılması gereken bir husustur. Şu durumda, davalı ... yönünden açılan davanın, diğer davalı yönünden açılan davadan tefrik edilerek dosyanın İş Mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince usulen kabulü ile sair istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının görev yönünden kaldırılarak dosyanın yeniden karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2021 tarih, 2018/619 Esas 2021/439 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/3. ve 362/1/c maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıniptalinekaldırılmasınakonusuİptalireddineKaynaklanangönderilmesineistanbuldeğerlendirilmesi(HaksızgerekçeİtirazınZarardüşünüldügereğidelillerinkabulünumarasıEylemdenSebebiyle)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim