İstanbul BAM 4. HD 2022/2475 E. 2024/2008 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/2475
2024/2008
29 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2475
KARAR NO: 2024/2008
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/02/2022
NUMARASI: 2019/325 Esas 2022/87 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından yapılan inşaat çalışması sırasında müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, müvekkili şirket personelince arızanın giderilmesi ve enerji verilmesine müteakip hasara maruz kalan tesislerin onarımı için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 16.892,69 TL'nin hasar verenler aleyhine tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının kanuni süresi içinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalının itirazının haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın kabulü ile takibe yapılan itirazın iptaline, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Yetki, husumet ve zaman aşımı itirazlarında bulunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Mahkememizce, dosyaya sunulan arıza değişim raporunda yer alan ve hasarın yapıldığı iddia olunan yerde, tutanağın tutulduğu tarihte davalı tarafça kazı veya inşaat faaliyeti olup olmadığı hususunda zabıta araştırması yapılmasına karar verilmiş, yapılan araştırma neticesinde, Eyüpsultan İlçe Emniyet Müdürlüğünün 09/03/2020 tarih ve ... sayılı yazısı ile belirtilen yerde tarihinin hatırlamadığı geçmiş yıllarda kazı yapıldığını, ancak hasar konusu ile bilgisinin bulunmadığına ilişkin site güvenlik görevlisinin beyanının alındığı anlaşılmıştır.İBB Altyapı Koordinasyon Müdürlüğünden hasarın yapıldığı iddia olunan yerde, tutanağın tutulduğu tarihte davalıya kazı çalışması için izin verilip verilmediği hususunda bilgi sorulmasına karar verilmiş, 02/03/2020 tarihli cevap yazısı ile herhangi bir altyapı kazı ruhsatı verilmediği bildirilmiştir.Davacı tarafça tanık delilline dayanıldığından, tutanak mümzilerinin mahkememizce dinlenilmesine karar verilmiştir. Tanık ..., "...06/12/2016 tarihinde meydana gelen arıza ile ilgili olarak, üzerinden uzunca bir süre geçmesi sebebiyle orada bulunup bulunmadığımı anımsamıyorum, bu sebeple arıza ve hasara ilişkin de herhangi bir bilgi şu an için anımsamıyorum...," şeklinde beyanda bulunduğu, diğer tanık ..., "...06/12/2016 tarihindeki meydana gelen arıza ile ilgili olarak üzerinden de çok zaman geçmesi ve her gün buna benzer birden fazla arıza meydana gelip bunlara da işlem yapıldığı için olaya ilişkin bilgileri hatırlamıyorum, dolayısıyla kimin zarar verdiğini, hasarın kimin meydana getirdiğini hatırlayamıyorum..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Dosya kapsamında, celp edilen kayıtlar, zabıta araştırması, tanık anlatımları değerlendirildiğinde; Dava konusu hasarın meydana geldiği iddia edilen yerde davalının herhangi bir faaliyetinin bulunmadığı, davacı şirkete ait tesislere, davalının zarar verdiğine ilişkin bir kayıtın veya belgenin de olmadığı, davacının iddiasını ispat edemediği ve davacının davalıdan tahsilini talep edebileceği bir alacağı olmadığı kanaatine varıldığından; Davanın REDDİNE, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla,-davalı tarafın herhangi bir nezaretçi talebinde bulunmadığını, hasar bedelinin tam olarak tespiti amacıyla bilirkişi kurumuna başvurulması gerektiğini, tanıklara yalnızca tutanaktaki imzaları kendilerine ait olup olmadığı sorulması gerekirken direkt olayı hatırlayıp hatırlamadıkları sorularak beyanlarının bu doğrultuda değerlendirilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, açmış oldukları davada itirazın iptali koşullarının oluştuğunu beyanla Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil hukuksal sebebine dayalı alacak talebine ilişkin açılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden Yerel mahkemenin dosyada mevcut olan tanık beyanlarının takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. TBK.m.49 uyarınca kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Madde 50 uyarınca zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, haksız fiil iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirecek bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/02/2022 tarih, 2019/325 Esas 2022/87 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 29/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:39:45