İstanbul BAM 4. HD 2022/1067 E. 2024/173 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/1067
2024/173
17 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1067
KARAR NO: 2024/173
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2021
NUMARASI: 2020/141 Esas - 2021/876 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 31/07/2019 tarihinde Avcılar İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahası içinde bulunan Avcılar İlçesi, ... Mah., ... Cd. Adresinde davalılar tarafından yapılan çalışma sırasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına hasar verildiğinin tespit edildiğini, kesinti ile ilgili olarak müvekkili şirket personelince arızanın giderildiğini ve enerji verilmesine müteakip davalı aleyhine hasara maruz kalan onarım için kullanılan malzeme ve işçilik gibi bedelleri kapsayan hasar bedeli olan 34.979,68 TL ve 6.296,34 TL KDV bedelinden müteşekkil toplam 41.276,02 TL borç tahakkuk ettirildiğini, hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine 41.276,02 TL hasar bedeli ile 1.089,01 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 42.365,03 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçluya ödeme emri gönderildiğini, borçluların borca ve takibe itiraz ettiklerini, itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, müvekkilinin alacağının davalıların haksız eyleminden kaynaklanan hasar bedeli olduğunu beyanla davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukların haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamına, borçluların aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... İnş. Tic. Taah. Ltd. Şti vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin diğer davalı ... A.Ş. ile imzalanan Erişim Şebekeleri Bakım Onarım Alt İşveren Sözleşmesi gereğincebu şirkete ait alt yapıların bakım ve onarımını yürütmekte olduğunu, ilgili adreste herhangi bir çalışma yapılmasına karar verilmesi durumunda çalışma ile ilgili tüm izin ve ruhsat işlemlerinin ... tarafından temin edildiğini, müvekkili şirketin davaya konu adreste alınan ruhsat ve izin belgelerine istinaden çalışma yaptığını, alınan ruhsat formunun ... A.Ş'de de mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından yapılan ve davacı ...'ın tesislerinde zarar meydana geldiği iddia edilen tüm kazalarda davacı kurumun ağır kusuru bulunduğunu, davacı şirketin yaptığı iş gereği mevzuattan doğan ve uyulması gereken kurallara uyumamakta olduğunu, Tedaş Genel Müdürlüğü'nün internet sitesinde de yer alan Proje ve Tesis Dairesi Başkanlığı tarafından Kasım 2017 tarihinde hazırlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Uygulama Usul ve Esasları kılavuzunda ayrıntılı şekilde açıklanmakta olduğunu, somut olayda da davacı şirketin sadece 50 cm derinlikte kazi yaptığını, elektrik hattının üstüne kum dökmediğini, şerit ve tuğla koymamış olduğunu, bu nedenlerle meydana gelen hasar sonrasında müvekkili şirket çalışanlarınca 186 arıza merkezinin arandığını ve arızanın müvekkil şirket ekiplerince giderilmiş olduğunu, arızanın giderilmesinde yeni kablo çekilmediğini, davacı şirketin hasarın giderilmesi için ayrıca işçi ve araç temin edip etmediği, ettiyse takip konusu işçilik bedelinin işçilere ödenip ödenmediği, araç bedelinin nasıl tespit edildiği, diğer alacak bedellerinin nasıl belirlendiği hususlarının anlaşılamamakta olduğunu, dosyada tek taraflı hazırlanan ve taraflarına tebliğ edilmediği gibi okunmayan tablolardan başka objektif bir delil bulunmadığını, beyanla haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine ve dava konusu miktarın %20'sinden az olmamak üzere haksız takip tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket ve diğer davalı arasında eser sözleşmesi imzalanmış olduğunu, söz konusu sözleşme incelendiğinde müvekkili şirketin sadece ihale makamı olduğunu ve denetim-gözetim yükümlülüğü bulunmadığını, müvekkili şirketin işi tamamen devretmiş olup denetim yükümlülüğünün de bulunmadığının dikkate alındığında meydana gelen hasardan müvekkili şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığının, davacı tarafın dava dilekçesinde ve kurum belgelerinde hasarın kurum personelleri tarafından giderildiğini belirtilmesine rağmen şimdi de yüklenici firma tarafından hasarın giderildiğini iddia etmekte olduğunu, davacı tarafın beyanlarının çelişkili olduğunu, işçilik ve vasıta giderlerinin istenebilmesi için hasarın üçüncü bir kişiye yaptırıldığının ve bu sebeple ödeme yapıldığının ispat edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarında da bu hususun belirtildiğini, davacının salt bir yüklenici firmasıyla yaptığı sözleşmeyi sunmasının ispat için yeterli olmadığını, davacının yüklenici firmaları tarafından kesilmiş fatura ve şantiye defterini dosyaya summası gerektiğini, davacı tarafın beyan dilekçesinde Eşik Kesinti süresi aşım bedelinin çalışma neticesinde meydana gelen bildirimsiz elektrik kesintisi sebebiyle ...'ın kullanıcılarına ödemek zorunda kaldığı tazminat niteliğinde bir bedel olduğunu beyan ettiğini, huzurdaki dosyada bu bedelin 18.039.25 TL olduğunu, davacı tarafın o hattan beslenen toplam 12.229 kullanıcıya buna mukabil 18.039.25 TL tutarında tazminat ödediğine dair davacı tarafça belge sunulmadığını, bu alacak kaleminin soyut olmaktan öteye geçememekte olduğunu, dağıtılamayan enerji bedeline dair emsal Yargıtay kararının açık olduğunu, davacı tarafça dağıtılamayan enerji bedeli talep edilemeyeceğini, davacı hesap belgelerinde yer alan etüt koordinasyon bedelinin hukuksal bir dayanağı olmadığı için talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu durumun manevra bedeli ve şebeke yıpranma bedeli için de geçerli olduğunu, davacı tarafın değişik isimlendirmeler kullanmak suretiyle hesabı olabildiğine şişirdiğini, şebeke yıpranma bedelinin de talep edilmesinin aynı şekilde mesnetsiz olduğunu, beyanla haksız ve mesnetsiz açılan davanın öncelikle husumetten, mahkeme aksi düşüncedeyse esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Taraflar arasında ki uyuşmazlığın temelini davalı Turk Telekom'un yüklenici firması olan diğer davalı tarafından yapılan alt yapı çalışmaları sırasında davacı yana ait kablolara hasar verildiği iddiası oluşturmakta olup dosya içerisinde yer alan tutanaklardan dava konusu hasarın davalıların çalışması neticesinde meydana geldiği mahkememizce kabul edilmiştir. Davacının davaya konu olay sebebiyle özel olarak araç ve işçi çalıştırdığını ispatlayamadığını, genel giderlerden olan kalemlerin talep edilemeyeceğini ifade eden bilirkişi raporu aynı gerekçelerle mahkememizce de benimsenmiştir. Bilirkişi raporu ile belirlenen miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 1-Davanın kısmen kabulü ile; davalılar tarafından İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın 1.286,72 TL Asıl Alacak, 33,95 TL İşlemiş faiz olmak üzere toplam 1.320,67 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-İcra inkar ve kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, deliller tartışılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, araç ve personel gideri, malzeme ve montaj bedeli, manevra bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, etüt koordinasyon bedeli, dağıtılamayan enerji bedeline ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili istinaf dilekçesinde; Müvekkili Şirketin yeni tesis, bakım ve onarım hizmetlerini satın alma yoluyla diğer davalı ... İnş.Tic.ve Taah.Ltd.Şti ile yapmış olduğu sözleşme kapsamında karşıladığını, müvekkili şirket tarafından herhangi bir çalışma yapılmadığından, illiyet bağından da söz edilemeyeceğini ve husumet itirazında bulunduklarını, müvekkili Şirketle diğer davalı ... İnş. Tic.ve Taah. Ltd. Şti arasında 27.12.2018 tarih 1216 sayılı Erişim Şebekeleri Yapım Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sadece ihale makamı olduğu ve denetim ve gözetim yükümlüğü bulunmadığını, bu kapsamda müvekkili şirkete sorumluluk atfedilemeyeceğini, davacının davacı tarafından işçilik, montaj ve vasıta giderleri de talep edildiğini, Oysa ki hukukumuzda gerçek zarar ilkesinin geçerli olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Davalı tarafça yapılan alt yapı çalışması sırasında davacının şebeke hattına verilen zararın tazminine ilişkin yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli,eşik kesinti süresi aşım bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir. Öte yandan, tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı). Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı). HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden mahkemenin, dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davacı vekili 42.365,03TL yönünden itirazın iptali talebinde bulunmuş ilk derece mahkemesince 1.320,67 TL yönünden davanın kabulüne karar vermiş bu karara karşı davalı ... AŞ vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41.maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00-TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.390,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davalının istinaf talebine konu olan ve kabule ilişkin bulunan, 1.320,67 TL miktar itibariyle kesin olup, yasa yolu kapalı bulunmaktadır. 6100 Sayılı HMK'nın 346/1. maddesi gereğince miktar itibariyle ret kararının mahkemesince verilmesi gerekli ise de temyiz(istinaf) merciine de aynı yetkinin tanındığı 01/06/1990 gün ve 1989/03-1990/04 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı da gözetilmek suretiyle, davalı vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarih, 2020/141 Esas - 2021/876 Karar sayılı kararına yönelik davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2021 tarih, 2020/141 Esas - 2021/876 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 701,00 TL'den mahsubuyla fazla yatırılan 273,40 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4- İstinaf talebi incelenmediğinden davalı tarafça peşin yatırılan 80,70 TL maktu istinaf ve karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine, 5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 17/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38