İstanbul BAM 4. HD 2022/1027 E. 2024/171 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/1027
2024/171
17 Ocak 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1027
KARAR NO: 2024/171
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI: 2021/78 Esas - 2021/943Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Sebebiyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/01/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 352.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 14.11.2019 tarihinde Fatih İlçesi,... Mahallesi, ... Caddesi No:... adresinde yapılan çalışma, 06.11.2019 tarihinde Fatih İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak No:.. adresinde yapılan çalışma, 30.01.2020 tarihinde Zeytinburnu İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, No:... adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmediğini, bu sebeple müvekkili şirketinin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini ve söz konusu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, bu sebeple davalılar tarafından hasardan doğan bedellerin ödenmemesi üzerine, davalılar aleyhine işlemiş faiz dahil 7.465,73 TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını belirterek davalıların itirazının iptaline ve %20 den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş ve ... Taahhüt ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Açılan davanın ve yapılan tüm taleplerin haksız ve kötüniyetli bir dava olduğundan, hem usulen hem de esasen reddi gerektiğini, davanın husumet yokluğundan reddi gerektiğini, davacının alacak iddialarını müvekkili şirkete yöneltilemeyeceğini, teknik olarak söz konusu alacak talebinin kabulü mümkün olmadığını, günlük yapılan rutin ve/veya planlı bakım onarım kazı çalışmalarının çoğunda diğer alt yapı kuruluşlarına ait, alt yapı tesislerine rastlanıldığını, alt yapı tesislerinin şartnamesine uygun döşetilmediği birçok durumda alt yapı tesislerine kazı çalışması sırasında kazı ekiplerimizce hasar verilmekte ve sonrasında ilgili alt yapı kuruluşunca bu hasarlar tutanak haline getirenler oluşan hasar ve ceza bedelinin ödenmesine yönelik müvekkili şirkete karşı hukuki süreç başlatıldığını, alt yapı konusunda gayri nizami ve gayri fenni altyapı sistemine sahip olan ... Dağıtım A.Ş. nin hatları kazı çalışmalarının çoğunda hasara uğradığını, bu hasarlanmaların büyük çoğunluğu alt yapı hatlarının fen ve sanat kaidelerine, teknik şartnamelere uygun olarak döşenmemesi, gerekli ikaz ve uyarı önlemlerinin alınmamasından kaynaklandığını, su, doğalgaz, kanalizasyon, yağmursuyu, elektrik, telekomünikasyon vb. birçok alt yapı ile kazı çalışmaları esnasında karşılaşılmakta olduğunu, yapının çeşitliliğinin artmış olması alt yapıya sahip kamu kurum kuruluşları ile tüzel kişiliklerin alt yapılarını fen sanat kaidelerine uygun hale getirmesi yönündeki gerekliliği arttırmakta olduğunu, oluşan kazı ve altyapı hasarı istatistiğinde elektrik altyapısı hasarı en başta geldiğini ve bunun da altyapının gayri fenni bir şekilde döşenmiş işletilmekte olmasından kaynaklandığını, hasar tarihi itibariyle işin yapımını üstelenen ... San. Ve Tic. Ltd. Şti'nin ve sigorta şirketi olan ... Sigorta AŞ'nin davaya dahil edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı İSKİ Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; Usul ve esas bakımından hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini, icra müdürlüğü dosyalarında başlatılan takipte müvekkili idarenin borçlu gösterildiğini, takibe konu borçtan idarenin sorumlu olup olmadığı, talep edilen bedelin kadri marufunda olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiğini, İSKİ personellerinin belirtilen adreste ve tarihte herhangi bir çalışması olmadığı gibi, iddia edilen hasarın dava dışı şirketlerin çalışması sonucu meydana geldiğinin iddia edilmesi halinde dahi idarenin sorumlu kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zira davacının dava dışı şirketlerin zarar verdiği hususunu ispat etmekle kalmayıp dava dışı üçüncü kişiler ile idare arasında ilişki bulunup bulunmadığını da kesin bir biçimde ispat etmesinin zorunlu olduğunu, bu sebeple davacının öncelikle davasını haksız biçimde idareye yönlendirdiğinin açık olduğunu, davacının zararı ve zararın kim tarafından meydana getirildiğini ispat etmesi gerektiğini, hasara idare tarafından sebep olunmadığı gibi davacı tarafından kimin zarar verdiği hususun da kanıtlanmadığını, bu sebeple davanın yine husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerektiğini, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili ihbara cevap dilekçesinde özetle; Şirkete ihbar edilen davanın HMK gereğince taraf olmadığından aleyhe doğrudan hüküm kurulamayacağına, sigortalı aleyhine karar kurulabileceğini, sigortalının da ihbar hükümleri dahilinde şartlar gerçeklemiş ise rücu hakkına sahip olduğunu, müvekkili şirketin sigortalasına karşı sorumluluğunun ihbar tarihinden itibaren başlayacağını, müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, bu sebeplerle şirketin ihbar edilen olup davalı taraf olmadığından doğrudan hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.İhbar olunan ... Sigorta A.Ş vekili ihbar dilekçesinde özetle; Davayı kabul mahiyetine gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı şartlar ve limitlerle sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun doğması halinde tazminat, teminat limitini geçemeyeceğini, teminat limitlerini belirtmeleri müvekkili şirketin sorumluluğunun kabul mahiyetine gelmediğini, poliçenin işlerlik kazanabilmesi için öncelikle söz konusu hasarın poliçede tanımlı riziko adreslerinde meydana gelmiş olması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere poliçenin işlerlik kazanabilmesi için bundan başka, kazanın oluş şeklinin incelenmesi ve kusurun kime ait olduğunun belirlenmesi ve bunun sonucunda kazanın meydana gelmesinde sigortalıya terettüp edecek hukuki bir sorumluluğunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili şirkete ihbar dilekçesi sebebiyle atfedilen hukuki sorumluluğun kabul etmediklerini, müvekkili şirketin Türk Ticaret Kanunu hükümleri gereği sigorta mukavelesi mücibinde mesuliyetin mevcut olup olmadığı hususu, ancak müvekkili şirketin de taraf olacağı dava neticesinde tespit edilebileceğini, bu aşamada ihbar dilekçesi sebebiyle doğabilecek sorumluluğu kabul etmediklerini, bu sebeple müvekkili şirketin davaya dahil edilmemesini, müvekkili şirketin iş bu davada taraf olmadığından aleyhine hüküm tesis edilemeyeceğini belirtmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... Davacı taraf davalılardan eşik kesinti bedeli ve dağıtılamayan enerji bedeli talep etmiş ise de; davacının bunu talep edebilmesi için, davalıların sebep olduğu ve yönetmeliğe göre belirli süreleri aşan kesintiden dolayı kullanıcılarına tazminat ödemesi gerekmekte olup, davacı taraf bu ödemeye ilişkin bilgi ve belge sunmamıştır, bu sebeple davacının bu taleplerinin reddi gerekmektedir. Her ne kadar davacı taraf, onarımların hizmet alım sözleşmesi çerçevesinde 3. Kişi tarafından yapıldığını, bu şirkete ödeme yapıldığını beyan etmiş ise de; onarımlar, hizmet alım sözleşmesi ile yüklenicisine götürü usulle yaptırıldığından; hasarların cinsi, sayısı ve kimin sebep olduğundan bağımsız olarak yükleniciye her ay sabit bir bedel ödendiğinden ve yukarıda belirtildiği üzere araç ve personel bedeli, Tedaş Birim Fiyatlarına dahil olduğundan davacının araç ve personel bedeli talebinin davalılardan tahsili talebi kabul edilmemiştir. Tüm dosya kapsamından; davacının davaya konu haksız fiillerden dolayı talep edebileceği zarar miktarının; malzeme bedeli ve olay tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizden ibaret olduğu, hasarın meydana gelmesinde %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmakla; sonuç itibarı ile davacı tarafça başlatılan ilamsız icra takiplerine davalıların yaptığı itirazın kısmen haksız olduğu sabit görülerek davanın kısmen kabulüne Davalıların, -İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 279,29 TL asıl alacak ve 9,57 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 288,86 TL alacak üzerinden devamına; - İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 96,19TL asıl alcak ve 3,70TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99,89 TL alacak üzerinden devamına; - İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 835,08TL asıl alcak ve 33,82 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 868,90 TL alacak üzerinden devamına; 2) Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3) İcra inkar tazminatı talebinin reddine,..." Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve denetime elverişsiz olduğunu, deliller tartışılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini, araç ve personel gideri, malzeme ve montaj bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, etüt koordinasyon bedeli, dağıtılamayan enerji bedeline ilişkin taleplerin kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Haksız fiil sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yapılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 110. maddesi gereğince davacı, aynı davalıya karşı olan, birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, birlikte dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı çeşidi içinde yer alması ve taleplerin tümü bakımından ortak yetkili bir mahkemenin bulunması şarttır. Davacının, aynı davalıya karşı olan birbirbirinden bağımsız birden fazla talebini, aralarında bir derecelendirme ilişkisi yani aslilik - fer'ilik ilişkisi kurmadan aynı dava dilekçesinde, ileri sürmesine davaların yığılması denir. Buna göre eldeki davada, objektif dava yığılması mevcuttur. Dosyanın incelenmesinde; 2020/11524 E. Sayılı takip dosyasında takibe konu alacak miktarının 1.647,48 TL, 2020/11522 E. Sayılı takip dosyasında takibe konu alacak miktarının 4.398,18TL ve 2020/12071 E. Sayılı takip dosyasında takibe konu alacak miktarının 1.420,07 TL olduğu görülmektedir. 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 5.880,00 TL'ye çıkartılmıştır. Davacının istinaf talebine konu olan miktarlar her bir dosya yönünden 5.880,00 TL kesinlik sınırı altında kalmaktadır. Her bir icra takibi yönünden reddedilen davalar miktar itibariyle kesin olup, yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Buna göre maddi tazminat talebine ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince ayrı ayrı reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf dilekçelerinin İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2021 tarih, 2021/78 Esas - 2021/943 Karar sayılı ilamının miktar itibariyle kesin nitelikte olması sebebiyle 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2- Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3- Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin üzerlerinde bırakılmasına, 4- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda, 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/01/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:51:38