İstanbul BAM 4. HD 2022/1880 E. 2024/1640 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/1880
2024/1640
2 Mayıs 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1880
KARAR NO: 2024/1640
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2022
NUMARASI: 2019/841 Esas - 2022/237 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... Sanayi Sitesi İşletme Kooperatifi, .... Blok, ... nolu asma katlı işyerinin maliki olduğunu, taşınmazın tapu kaydı: İstanbul ili, Esenyurt ilçesi, ... köyü, ... ada, ... parsel, ... bağımsız bölüm sayılı asma katlı dükkan olduğunu, müvekkilinin işyerinin bulunduğu siteye ait ... Blok arkasında yer alan derede 2015 yılında davalı tarafından dere önüne set çekilip üstünden yol geçirmek suretiyle derenin akışı engellendiğini, bu durumun düzeltilmesi/tehlikenin bertaraf edilmesini teminen dükkanın bulunduğu kooperatif yönetimince 08.01.2016 tarih ve 1110 sayılı dilekçeleri durum davalıya bildirilerek gerekli tedbirlerin alınması istendiğini, uyarılara rağmen davalı tarafından hiç bir düzenleme/tedbir alınmadığını, 18/07/2017 tarihindeki yağmur yağışlarında müvekkilinin işyerini su bastığını, dükkanının yaklaşık 2 metre yüksekliğinde suyun altında kaldığını, bu sebeple dükkan içinde bulunan eşya ve makinelerde çok ciddi zararlar meydana geldiğini, işbu zararların tespiti için Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2018/57 D. iş sayılı dosyasından delil tespiti yaptırıldığını, ilgili tespit dosyasından yapılan keşif sonucu düzenlenen 01/06/2018 tarihli raporda; "taşınmazın içinde duvarlarda selden kalan izlerin bulunduğu, dükkanın taban kısmında çamur tabakasının bulunduğu" tespit edildiğini beyan ederek; yağan yağmur sularının davalının kusuru sonucu müvekkilinin dükkanına dolması ve dükkanın sular altında kalması sebebiyle müvekkilinin dükkanında ve dükkanındaki makinelerinde oluşan hasar ve zararın tespiti ile 1.000,00 TL' sinin davalıdan arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve bilahare sunduğu talep artırım dilekçesi ile toplam 49.200,00 TL maddi tazminatın avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Görev itirazlarının olduğunu dosyanın görevli mahkemede açılması gerektiğini, ... Kuruluş Kanununun 1. maddesinde; "İstanbul Büyükşehir Belediyesinin su ve kanalizasyon hizmetlerinin yürütmek ve bu amaçla gereken her türlü tesisi kurmak, kurulu olanları devralmak ve bir elden işletmek...” aynı kanunun görev ve yetkileri başlıklı 2. Maddesinin b fıkrasında; “Kullanılmış sular ile sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak" hükümlerinin içerdiğini, bu kapsamda konu incelendiğinde her şeyden önce binalarda her türlü su atık su ve yağmur suyu ile ilgili işlemlerin parsel sınırı içinde bulunan tüm tesislerin yaptırılıp güvenli bir şekilde bağlantılarının sağlanması sorumluluğu bina sahip veya bina yapım yüklenicilerine ait olduğunu ve bu bağlamda tesisat projeleri ile atık su kanal ve mecra eklerinin ... den izin ve ruhsat alınması gerektiğini, tekniği gereği atık su kanalları sadece sabit debili atık suların verildiği kanallar olup bu kanallara yağmur sularının bağlanmaması gerektiği ve yağmur suyu için ya yüzeysel ya da yer altında ayrı kanalların olması gerektiği, bu sebeple atık su kanallarının yağan yağmurlardan etkilenmemesi sağlandığını, diğer yandan bina sahipleri binalarını yaparken su basma seviyeleri altında kalan yerlerde dışarıdan gelecek herhangi bir su baskınına karşı gereken önlemi almakla mükellef olduğunu bu sebeple gerek yer altından gerekse bodrum yan duvarlarından gelecek istenmeyen sulara karşı betonarme perde ve gerekli su yalıtımlarının yapılması gerektiği, ayrıca bina çatı ve içerisinde oluşacak yağmur sularının bu kanallara bağlama yapılmaması ve yağmur sularının varsa yağmur suyu kanalı ya da cadde ya da sokak yüzey yağmur suyu bağlantılarının yapılması gerektiğini beyan ederek; Davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava konusu taşınmaz olan ... Oto Sanayi Sitesi, İşletme Kooperatifi, ... Blok ... numaralı asma katlı işyerinde meydana gelen yağış sonucunda tuvaletten su alması neticesinde işyerinin ve işyerinde bulunan makinaların hasarlandığının delil tespiti ve Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, yukarıda yasal düzenlemeler de belirtildiği üzere ...'nin yağmur sularının toplanmasına ilişkin yapım, bakım, onarım görevlerinin yanı sıra denetim yükümlülüğünün bulunduğu, hasar ve zararın meydana gelmesinde davalı ...'nin kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, davacıya ait işyerinin yapı ruhsatına ve projesine göre yapıldığı, iskan ruhsatı ve yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu ve zararın artmasında davacının kusurunun bulunduğunun davalı tarafça ispatlanamadığı, alınan bilirkişi raporundan meydana gelen hasara ilişkin olarak taşınmazda oluşan sel baskını sebebiyle işyerindeki balçık ve çamurun temizlenmesi, işyerinin boyanarak eski haline getirilmesi, kısaca temizlik ve boya yapılması bedeli mahalli piyasa yapım şartlarına göre 3.000.00 TL, makinaların kimyasal temizliği: 44.000.00 TL+VEK 15 Kompresörün genel bakımı ile ilgili İşçilik dahil 1.500,00TL, elektrik tesisatının gözden geçirilmesi ve projektörlerin tamiri için: 700.00 TL olmak üzere toplam: 49.200.00 TL zararın tespit edildiği, davacı tarafça arızalanan makinaların değişim maliyetinin de zarara dahil edilmesi yönünde itirazda bulunulmuşsa da davacı tarafça sunulan ... A.Ş. Firmasının teklif raporunun üçüncü maddesinde "makineler ile ilgili teklifimiz detaylı kimyasal işlemleridir, değişecek olan parçaların bedeli fiyatımıza dahil değildir, değişecek olan parçaların bedelinin yaklaşık olarak 50.000.00 TL civarında olacağının öngörüldüğü, bu ekipmanlardaki hasarlar için yetkili servislerin kontrolü sonucu çıkartılacak olan servis-tamir bedellerinin dikkate alınması gerektiği, davacı tarafça hangi parçaların hasarlandığına yönelik servis raporu vs yazılı delil sunulmadığı, bu anlamda zararın meydana geldiğinin ispatlanamadığı anlaşılmakla itirazları yerinde görülmemiş, alınan bilirkişi kök ve ek raporu dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olmakla hükme esas alınmış ve davacı tarafça sunulan talep arttırım dilekçesi doğrultusunda Davacı tarafça davalı aleyhine açılan maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 49.200,00 TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 25/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak 3095 Sayılı Kanunun 2/2 maddesi gereğince TCMB ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Yağmursuyu kaynaklı hasarların sorumluluğunun ilgili belediyeye ait olduğunu, olayda müvekkili ... açısından illiyet bağı kurulamayacağını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, bilirkişi tarafından yeterli inceleme yapılmadığını, binanın inşaat tekniğini aykırı yapılmış olması sebebiyle müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, ...'nin sadece atıksu kanallarından sorumlu olduğunu ve yağmur sularının uzaklaştırılmasından sorumlu olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; Su baskınında davacıya ait dükkanın zarar görmüş olması sebebiyle, gerekli bakım ve onarımın yapılmamış olması iddiasına dayalı maddi tazminat talebine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir.Davalı ... Genel Müdürlüğü, kamu kurumu olup İstanbul Büyükşehir Belediyesine bağlıdır ve kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları dahilinde yürütür. 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un, ... Genel Müdürlüğü görev ve yetkilerinin belirtildiği 2. maddesinin (b) fıkrasında, "Kullanılmış sular ile yağış sularının toplanması, yerleşim yerlerinden uzaklaştırılması ve zararsız bir biçimde boşaltma yerine ulaştırılması veya bu sulardan yeniden yararlanılması için abonelerden başlanarak bu suların toplanacakları veya bırakılacakları noktaya kadar her türlü tesisin etüt ve projesini yapmak veya yaptırmak; gerektiğinde bu projelere göre tesisleri kurmak ya da kurdurmak; kurulu olanları devralıp işletmek ve bunların bakım ve onarımını yapmak, yaptırmak ve gerekli yenilemelere girişmek"; 25. maddesinde ise; "Yağmur sularının uzaklaştırılması ile ilgili tesislerin yapılması veya bu tip tesislerin işletilmesi, gerekli harcamalar ilgili Belediyelerce karşılanmak şartıyla ... Genel Müdürlüğü tarafından yerine getirilir. Bu tesislerin yapılması veya işletilmesine ilişkin harcamalar tarifelere dahil edilmez" hükmü yer almaktadır. Buna göre zarardan davalı ...'nin sorumlu tutulamayacağı yönündeki istinaf isteminin reddine karar vermek gerekmiştir (Aynı doğrultuda Yargıtay 4.HD'nin 2016/6076 E. - 2018/4180 K. sayılı ilamı) Somut olayda; Davacıya ait iş yerinin yapı kullanma izin belgesinin bulunduğu, davalı ...' nin TBK' nın 49 vd. maddeleri gereğince sorumluluğunun bulunduğu, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun somut verilere dayandığı ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından davalı maddi zararı tazminle yükümlü olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/04/2022 tarih, 2019/841 Esas - 2022/237 Karar sayılı kararına yönelik davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesigereğince ESASTAN REDDİNE,2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 3.360,85 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 840,21 TL'nin mahsubuyla bakiye 2.520,64 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41