SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/1878 E. 2024/1639 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1878

Karar No

2024/1639

Karar Tarihi

2 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1878

KARAR NO: 2024/1639

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/01/2022

NUMARASI: 2020/215 Esas - 2022/50 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918S.K.Hariç))

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/05/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalılar tarafından 27/04/2019 tarihinde Sarıyer İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan Sarıyer İlçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi,No:... adresinde yapılan çalışma esnasında müvekkil şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiği tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenden tahsili amacıyla KDV dahil-toplam 11.417,41 TL borç davalı yana tahakkuk ettirildiğini, davalılar tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine 11.417,41 TL hasar bedeli ile 205,51 TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 11.622,92 TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapılmış ve borçluya Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz edildiğini, borçlu itirazında takibe, takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, ödeme emrine asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz etmiş, takibin durdurulmasını talep edildiğini, borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın S/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edildiğini, borçlular borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazın, haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazlarının iptali ile takibin devamını, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle davacının haksız davasına karşı yetki, görev, zamanaşımı, ilk itiraz ve defilerine bulunulduğunu ve davanın gerek usulden gerekse esastan reddine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin kamu yararına hizmetlerde bulunan çalışmaları kamu hizmeti niteliğinde olan bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin bu zamana kadar yapmış olduğu tüm işleri eksiksiz ve kusursuz olarak tamamlandığını, çalışmalarını yaparken üzerine düşün bütün dikkat ve özen yükümlülüklerini yerine getirdiğini, davaya konu meydana geldiği iddia olunan hasarda kusurun davacı tarafın olduğunu, davacı tarafça elektrik hattı nizami bir şekilde döşenmediğini, elektrik kabloları yeterli derinlikte olmadığını, davacı tarafça tek taraflı olarak belirlenen hasar bedeli fahiş olduğunu, bedelin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, ayrıca hasar bedelinin davacı tarafından tek taraflı olarak belirlenmesinin hukuka uygun olmadığını, davacının icra inkar tazminatının hukuka aykırı olduğunu, davanın reddini, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. Davalı ... Ltd Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davalı şirket tarafından müvekkil aleyhine açılan işbu davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafın belirttiği adreste yapmış olduğu çalışmalarda üzerine düşen tüm işleri teknik şartnameye uygun bir şekilde gerçekleştirdiğini, üstüne düşen sorumluluğu eksiksiz bir şekilde yerine getirdiğini, bu nedenle meydana gelen hasarda müvekkilin kusuru bulunmadığını, meydana gelen hasarda kusurun davacıda olduğunu, davacı tarafça teknik şartnameye uygun imalat yapılmadığını, davacı tarafça elektrik hattı nizami bir şekilde döşenmediğini, elektrik kabloları yeterli derinlikte olmadığını, ayrıca kazı çalışmaları esnasında kabloyu korumak için kablonun üzeri aralık kalmayacak şekilde kırmızı tuğla, plaka veya cüruf tuğlalarla kapatılıp dolgu malzemesi eklenmesi gerektiğini, davacı tarafça tek taraflı olarak belirlenen hasar bedeli fahiş olduğunu, ayrıca davacı tarafından tek taraflı olarak belirlendiğini, bu bedelin taraflarınca kabulü mümkün olmadığını, yine davacı tarafça belirlenen hasar bedelinin piyasa şartlarına uygun olup olmadığının ayrıca araştırılması gerektiğini, davanın reddini, davacı tarafın % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Mahkememizin, bu davada görevli olmadığını, davacının tazminat talebine dayanak gösterdiği olgular hizmet kusuru niteliğinde olduğundan davanın ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2. ve 13. maddeleri gereği görevli idare mahkemesinde açılabileceğini, sorumlu ve davalı aktif hasım olanın müteahhit firma olduğunu, her türlü zarar ziyan kaza ve hasarların firmaya ait olduğunu, iş bu davada husumetin müvekili idareye yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili İdare açısından davanın husumetten yönünden reddinin gerektirtiğini, söz konusu oluşan zarar ve ziyandan yüklenici firmaların sorumlu olduğunu, çalışmayı yapan mütahit firmanın tespiti halinde davanın ihbarını talep ettiklerini, müvekkili İdarenin bir kamu kurumu olduğunu, atık su kanalları ile ilgili yapım, bakım ve onarım çalışmalarını müteahhit firmalar aracılığı ile yürüttüğünü, işbu davanın husumetten reddini, esastan inceleye gidilmesi halinde, yersiz ve mesnetsiz davanın esastan reddini, davanın yüklenici firma tespit edilmesi halinde ilgili iş ortaklığına ihbarını, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...Yargıtayın yerleşik uygulaması yönünde dışarıdan bu konuda hizmet alındığı ve bunun için gider yapıldığı belgelendirilmedikçe araç ve personel giderinin genel idare gideri olması nedeni ile ayrıca talep edilemeyeceği açıktır. Açıklanan nedenlerle davacının davasının kısmen kabul kısmen reddi ile İİK 67 maddesi uyarınca itirazın iptali davasında alacaklı-davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız ve alacağın da likit olması, borçlu-davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibe geçmede haksız ve kötü niyetli olması zorunludur. Alacağın likit ve hesaplanabilir olması, davalı/borçlunun itirazlarında haksız olduğunun anlaşılması karşısında hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında İİK 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına, davacının kötü niyeti ispat edilemediğinden, davalı ... ve ... İnşaat'ın kötü niyet tazminatına ilişkin talebinin, Davacının davasının Kısmen kabul kısmen reddi ile; Davalıların İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasına yaptıkları itirazın kısmen iptaline; takibin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 3.282,34 ₺ asıl alacak, 59,08 ₺ İşlemiş faiz olmak üzere yekun 3.341,42 ₺ üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmolunan alacağın %20'si nispetinde hesaplanan 668,28₺ icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar ... ve ... İnş.'ın kötü niyet tazminat talebinin reddine,..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun hatalı olduğunu malzeme bedeli, montaj bedeli, araç ve personel bedeli, etüt koordinasyon bedeli, eşik kesinti süresi aşım bedeli, dağıtılamayan enerji bedeli ile manevra ve şebeke yıpranma bedelinin hasar sebebiyle yetkilinin yaptığını giderler olup genel idare gideri kapsamında olmadığını bu bedellerinde tahsiline karar verilmesini gerektiğini ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...LTD.ŞTİ. vekili istinaf dilekçesinde; Davacı tarafın elektrik hattını nizami şekilde döşemediğini elektrik kablolarının yeteri kadar olmadığInı, davacının yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bilirkişi raporunda bu hususa değinilmediğini ve mahkemece kusur araştırılması yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Hasar bedelinin tazmini için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Davacı vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davacı, davalı tarafından enerji kablolarına hasar verildiğini belirterek satılamayan enerji bedeli, etüt koordinasyon bedeli,eşik kesinti süresi aşım bedeli, malzeme bedeli ve (montaj) işçilik giderlerinden oluşan zararının tazminini istemiştir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Somut olayda davacı taraf kendi işçileri dışında adam tutulup çalıştırıldığını da iddia etmemiştir. Öte yandan, tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği anlaşılmaktadır (Yargıtay 4.H.D'nin 2015/10383 E- 2015/12692 K sayılı ilamı). Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar, montaj bedeli, araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderleri istenemez (Yargıtay 4.H.D'nin 2018/1089 E -2018/5527 K sayılı ilamı). HMK'nın 198. maddesinde yer alan,“Kanuni istisnalar dışında hâkim delilleri serbestçe değerlendirir" hükmüne istinaden mahkemenin, dosyaya sunulmuş olan delilleri takdirinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine ve alacağın likit olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; 29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 8.000,00 TL'ye çıkartılmıştır. Bu durumda, davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin istinaf talebine konu olan 3.341,42 TL miktar itibariyle kesin olup, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır. Buna göre, davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün, ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, kısmen kabul edilen miktar yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından, davalı ... İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Ticaret Limited Şirketi vekilinin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2, 346/2, 352/1-b maddeleri gereğince REDDİNE,2- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/01/2022 tarih, 2020/215 Esas - 2022/50 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davalı ... İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine, 5- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,6- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,7- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 8- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkonusuesastanİptaliFiildenreddineKaynaklananistanbuldeğerlendirilmesigerekçeİtirazın(TicariNiteliktekidüşünüldügereğidelillerin(2918S.K.Hariç))Haksıznumarasıltdştihüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:43:41

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim