İstanbul BAM 4. HD 2024/668 E. 2024/1456 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2024/668
2024/1456
17 Nisan 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/668
KARAR NO: 2024/1456
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/11/2023
NUMARASI: 2023/126 Esas - 2023/991 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2024
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin ... Gazetesi yayın sahibi olduğunu, davalı şirketin yayın sahibinin diğer davalı olan ... olduğunu, yeni ... ait internet sitesi olan "..." üzerinden yayınlanan; 19/07/2016 tarihli "..." başlıklı haber sebebiyle müvekkillimi kişilik haklarını ihlal eden ve ticari itibarını zedeleyen ithamlarda bulunulmuş ve hakaret edildiğini, 2016 tarihli bu haber halen internet sitesinde yayında olup müvekkilin kişilik hakları zedelenmeye devam ettiğini, davalılar ile müvekkilleri arasında husumet bulunduğunu, hem müvekkilim, hem de davalı taraf; gerek haberin kaynakları tarafından, gerekse sosyal medyada dolaşan bilgi kirliliği yüzünden, doğruluğu kesin olmayan haber yaptıklarını, müvekkilim haberi verirken iddiadan ibaret olduğunu ısrarla vurgulamış, davalı taraf gibi keskin ve kışkırtıcı cümleler kurmadığını, haberin doğru olmadığı anlaşıldığında müvekkilim haberi yayından kaldırarak ve açıklama yaparak durumu telafi etmeye çalıştığını, davalı ise hatasını kabul etmek ve düzeltmek yerine, kendi sorumluluğunu müvekkilime yansıtmış ve hakaret ederek haber yaptığını, söz konusu haber sebebiyle müvekkilim hem ticari itibar ve saygınlık yönünden zedelenmiş, hem de okurları gözünde değer kaybettiğini, dava konusu manevi haklara tecavüz teşkil eden yayın dolayısıyla, müvekkilim için 40.000,00 TL'nin yayın tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davaya konu yayın tarihi 19/07/2016 ile arabuluculuğa başvuru tarihi 24/01/2023 veya davanın açılma tarihi 10/02/2023 arasında 7 yıla yakın bir süre geçmiş; İki yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, müvekkilim dava tarihinden geriye doğru iki yıl içinde haberi yeniden yayınlamış değildir, davacı taraf, yayının halen erişilebilir olduğu iddiasını ileri sürmüşse de davaya konu haber tekrar ve ilk defa yayına konulmuş; Gündeme getirilmiş; Ana sayfadan duyurulmuş değildir, yeniden yayım iradesi bulunmadığından, arşivde yer alan bu yayın sebebi ile sürgit ve süresiz olarak dava açılabileceği söylenemeyeceğini, halen, herhangi bir internet kullanıcısının davaya konu haber içeriğine url adresini bilmeden ulaşması imkansızdır. Bu yönü ile basılı gazetelerin arşivlerin icra ettiği fonksiyonu icra etmektedir. Basılı gazetelerin de 7-8 yıl önceki arşivlerine ulaşma imkanı vardır. Ama bu durum, hiçbir surette 7-8 yıl önceki bu haberlerle ilgili zamanaşımı sürelerinin işlemeye dahi başlamadığı şeklinde yorumlanmadığını belirterek Davanın, zamanaşımı def'imiz sebebi ile reddine, yayın tarihinde sahip ve içerik sağlayıcısı olmayan davalıların internet sitesindeki haber sebebi ile sorumluluğu bulunmadığının davanın husumet sebebi ile reddine, dava konusu yazının basın özgürlüğü kapsamında, düşünce açıklama, haber verme ve eleştiri sınırları içinde kaldığı, biçim yönünden konu ile arasında bir bağ bulunduğu ve eleştirilerin nesnel bir olayla desteklendiği, eleştiri ve değer yargılarının sert ve çarpıcı bir üslupla kaleme alınmış olsa bile hukuka aykırı kabul edilmelerinin mümkün olmadığı sebepleri ile haksız davaların tümüyle reddine, ilk davada, 15 bin lira manevi tazminat talebinde bulunan davacının bu davada talep ettiği tazminat miktarının fazla olmasının manevi tazminatın bölünmezliği ve çelişkili davranış yasağı ilkesine aykırı olduğundan davanın bu yönüyle de reddine, davanın tümüyle reddine dair savunmalarımız saklı kalmak kaydı ile; davacının davalıya yönelik haksız fiili sebebi ile doğan manevi tazminat alacağını, işbu davada talep ettiği manevi tazminat alacağı ile takas ettiğimizden davanın takas def'i sebebi ile reddine, talep olunan tazminat tutarının fahiş olduğu gözetilerek, saldırıyı kınayan bir kararla yetinilmesini veya daha düşük miktarda tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Davacı tarafın davaya konu haber ile ilgili 24.02.2017 tarihinde Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtığı, mahkemece görevsizlik kararı verildiği, görevli mahkemeye gönderme talebi olmaması sebebiyle 19.10.2020 tarihli ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına kararı verildiği ve kararın 17.11.2020 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. İş bu dava ile ilgili arabuluculuk görüşmelerine 24.01.2023 tarihinde başlandığı, ve dava açılış tarihinin 10.02.2023 olduğu anlaşılmıştır. Mevcut olayımızda TBK 72. Maddesine göre 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, haber içeriği itibariyle ceza zamanaşımının uygulanmayacağı, davacı tarafın Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açtığı davada ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması sebebiyle zamanaşımı süresinin kesilmediği, haber tarihinin 19/07/2016 olduğu dava ve arabuluculuk görüşme tarihi itibariyle dava zamanaşımı süresinin dolduğu, bu yönde davalı tarafın da itirazının bulunduğu göz önüne alınarak davanın zamanaşımı sebebiyle reddine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dava konusu edilen haberin, ... Gazetesine ait internet sitesi olan "..." de 19/07/2016 tarihinde "..." başlığıyla yayınlandığını, haberin hala yayında olduğundan saldırının devam ettiğini, bu sebeple talebin zamanaşımına uğradığına dair kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda ceza dava zamanaşımının uygulanması gerektiğini, haber içeriğinde müvekkiline karşı hakaret ve iftira niteliğinde ifadeler yer aldığını, bu sebeple hakaret ve iftira suçu için öngörülen 8 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, haberin 19/07/2016 tarihinde yayınlandığını ve 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali iddiasına dayalı manevi tazminat talebine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Bu madde hükmünün uygulanabilmesi için, ceza davası açılmış bulunması gerekmediği gibi; Mahkumiyet kararı verilmiş olması da koşul değildir. Bu anlamda, Cumhuriyet Savcılığının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararı dahi, bağlayıcı ve etken değildir. Ceza mahkemesince, suç öğelerinin oluşmadığı sebebiyle beraat kararı verilmesi hali dışında; Eylemin suç oluşturup oluşturmadığının, hukuk yargıcı tarafından değerlendirilip saptanması gerekir (Emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas No: 2015/6361 Karar No: 2015/9462).Yukarıdaki açıklamalar ışığında; Haksız eylem tarihinin, haberin yayın tarihi olan 19/07/2016 tarihi olduğu, hakaret ve iftira iddiasıyla tazminat istemli dava açıldığına ve bu yöndeki hukuki değerlendirmenin hukuk hakimince de yapılabileceğine göre, eylemin yasal unsurlarının oluşması halinde aynı zamanda Türk Ceza Kanununda düzenlenen “hakaret ve iftira” suçunu oluşturacağı anlaşılmaktadır. Somut olaya uygulanacak zamanaşımı süresi TCK 66. maddesindeki 8 yıllık ceza zamanaşımı süresidir. Şu halde, haksız eylem tarihi olan yayın tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında ceza zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığına göre işin esasına girilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiş olması doğru değildir.Bu sebeple davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince davanın esasıyla ilgili olarak yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan sebeplerle KABULÜ ile, Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2023 tarih,2023/126 Esas - 2023/991 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde kendisine iadesine,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6 ve 362/1/g maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 17/04/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:45:01