SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 4. HD 2022/1929 E. 2024/11 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2022/1929

Karar No

2024/11

Karar Tarihi

10 Ocak 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

4. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1929

KARAR NO: 2024/11

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/07/2021

NUMARASI: 2018/1000 Esas - 2021/498 Karar

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/01/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile ... Anonim Şirketi arasında 10/01/2016 tarihli "... Arena Stadı Yenileme Projesi Sosyal Tesisleri Dekorasyonu İşleri Sözleşmesi"nin akdedidiğini, müvekkili şirketin 21/10/2016 tarihinde dekorasyon ve peyzaj işini yürüttüğü sırada işin yapıldığı tesiste davalıya ait elektrik kablosunda meydana gelen yaralanma sebebiyle oluşan patlama sonucu yangın meydana geldiğini, yangın neticesinde müvekkili ve sigortalı ... Anonim Şirketi'ne ait emtiaların zarar gördüğünü, Sigorta Tahkim Kurulu'ndaki dosyada bulunan 09/11/2016 tarihli raporda tespitlerin yapıldığını, ... A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan Elektrik Dağıtım Şebekeleri Enerji Kabloları Montaj Usul Ve Esaslarının 2. Maddesinde, yer altı kablo kanallarının derinliği, niteliği, hesaplanması vesair hususların detaylı olarak belirtildiğini, ihbar olunan ... Anonim Şirketi'ne ait panolarda meydana gelen hasarın tamir edildiğini ve hasar bedeli olarak 601.867,84TL'nin 12/09/2017 tarihinde müvekkili şirketin hakedişinden mahsup edildiğini, söz konusu zararın karşılanması için ... A.Ş.'ye başvurulduğunu ancak sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle talebi reddetttiğini, bu nedenle taraflarınca Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu'nca bilirkişi raporu alındığını, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davalı ... sorumluluğunda olan yeraltına döşenen kabloların PVC çelik zırhlı kablo olması gerekirken ilgili yönetmeliğe uygun kablo döşenmemesi sonucu kazı esnasında zarar gördüğü kanaatinin bildirildiğini, komisyonca yapılan tahkikat sonucu 04/06/2018 tarihli kararla talebin reddine karar verildiğini, bu karara karşı itiraz edildiğini, itirazın reddine dair karara karşı İstanbul Anadolu 9 ATM'nin 2018/6979 değişik iş sayılı dosyasından dava açıldığını ve yargılamanın devam ettiğini, davalının yangına sebebiyet veren kabloları mevzuata aykırı şekilde döşemesi sebebiyle, bu kabloların patlaması sonucu meydana gelen yangın zararından sorumlu olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davanın ticari nitelikte olmadığını, bu nedenle Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğunu, görev sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının kazı için gerekli izinleri almadan, inceleme ve araştırmaları yapmadan, müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunmadan çalışma yaptığını ve alçak gerilim kablolarını kopardığını, oluştuğu iddia edilen zarara kendisinin sebep olduğunu, müvekkilinin herhangi bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkili tarafından oluşturulan tesisin yasanın belirtmiş olduğu standartlara uygun olduğunu, arıza yönetim kayıtlarında davacının 21/10/2016 tarihinde yapmış olduğu kazı çalışmasında müvekkiline ait 2 adet alçak gerilim kablosuna zarar verdiğinin sabit olduğunu, bu nedenle asıl mağdurun müvekkili olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "... davacı ile ihbar olunan ...Anonim Şirketi arasında akdedilen 0/01/2016 tarihli "... Stadı Yenileme Projesi Sosyal Tesisleri Dekorasyonu İşleri Sözleşmesi" uyarınca davacının proje kapsamında sosyal tesislerin dekorasyon işlerinin, onaylı uygulama projelerine ve detaylarına, birim fiyatlara, sözleşme ve ekinde belirtilen bütün dökümanlara ve bunlara atıfta bulunan tüm teknik ve idari şartnameler ile T.C. mevzuatındaki tüm yasal ve idari düzenlemelere uygun şekilde yapmayı üstlendiği, sözleşmenin 3. maddesi uyarınca, sözleşme kapsamındaki işlerin, yürürlükteki teknik mevzuat, Deprem Yönetmeliği ve diğer yönetmeliklere uygun olarak yapılması gerektiği, anılan hususlara aykırılık sebebiyle doğacak sorumluluğun davacıya ait olduğu, sözleşmenin 9. maddesi uyarınca ihbar olunan işveren ... Anonim Şirketi'nin işi şantiye şefi görevlendirmek suretiyle denetlemekle yükümlü olduğu, 21/10/2016 tarihinde işin ifası sırasında yangın meydana geldiği ve ihbar olunan ... Anonim Şirketi'ne ait emtiaların zarar gördüğü, söz konusu zarar kapsamında ihbar olunan işveren tarafından davacının hakedişinden kesinti yapıldığı, davacı tarafından her ne kadar Sigorta Tahkim Komisyonu dosyasında alınan bilirkişi raporunda, "yangın olayının davalı ... sorumluluğunda olan yeraltına döşenen kabloların pvc çelik zırhlı kablo olması gerekirken ilgili yönetmeliğe uygun kablo döşenmemesi sonucu yangının meydana geldiği"nin tespit edildiği belirtilerek hakedişinden yapılan tüm kesintinin rücuan davalıdan tahsili talep edilmiş ise de, Mahkememizce yapılan keşif, tutanak ve fotoğraflar üzerinde yapılan inceleme neticesinde teknik bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen denetime açık rapor uyarınca, davalı tarafından yer altı kabloları yönetmeliğe uygun olarak döşenmemiş ise de, davacı tarafça kazının kepçe makinesi ile yapılması sebebiyle önceden yer altı kablo tesisatının yeri tespit edilmediğinden, kepçe operatörünün kablo tesisatını görmesi mümkün olmayıp operatörü uyaracak ikinci bir işçi çalıştırılmadığından ve kısa devre noktası ile elektrik odasının yakın olması sebebiyle gerekli topraklamalar olsa bile gerilim darbesinin büyüklüğü sebebiyle yangın olayı kaçınılmaz olduğundan, davacının yaptığı kazı çalışması sırasında oluşan yangın zararından ihbar olunana karşı birinci derecede sorumlu olduğu, ihbar olunan işverenin de yer altı tesisatı ile ilgili bir yer belirlemesi yapmaması ve şantiye şefi görevlendirmek suretiyle işi kontrol etmemesi sebebiyle zarardan tali derecede sorumlu olduğu, davalının ancak yaptığı işin ve verdiği hizmetin niteliği gereği tehlikeli olması, kazı çalışmasının yapıldığı yerde sorumluluğu altında bulunan yer altı kablolarının bulunması sebebiyle Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kusursuz sorumluluk hallerinden yapı malikinin sorumluluğu ( madde 69) ile tehlike sorumluluğu (madde 71) kapsamında sorumlu tutulabileceği ve yer altı kablo tesisatının yönetmeliğe uygun şekilde döşenmemiş olması, gerekli uyarıcıların bulunmaması sebebiyle olayın meydana gelmesinde tali derecede sorumlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edilen %25 oranındaki kusur durumunun Mahkememizce de uygun görülmesi neticesinde davacının, hakedişinden kesilen 601.867,84 TL'den ancak 150.466,96 TL'sini davalıdan talep edebileceği, TBK'nın 72. maddesi uyarınca davacı tarafından davalının zarardan sorumlu olduğunun, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde düzenlenen 18/05/2018 tarihli teknik raporla öğrenildiği ve dava tarihi itibariyle iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı kanaatiyle... davanın kısmen kabulü ile 150.466,96 TL tazminatın 12/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Davalının kusurları ile olayın meydana gelmesinde doğrudan illiyet bağı bulunduğunu, Sigorta Tahkim Kurulundaki dosyada bulunan Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Elektrik Mühendisi Vasfi Seber tarafından düzenlenen 09.11.2016 tarihli raporda; "...'n sorumluluğunda olan PVC kablonun Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliğinin 58/7. Maddesine uyulmadan yer altına çelik zırhı olmadan döşendiğini, ...'ın Montaj Usul ve Esaslarına ilişkin 2. Maddeye de uyulmadığı, bu nedenle ekskavatör operatörünün de durumu fark etmediği, çekilen akımın büyüklüğüne uygun olarak ... dağıtım merkezindeki koruma sisteminin ya olmadığı ya da seçicilik ilkesine uygun olmadığı" tespitlerinin yapıldığını, davanın tam kabulü gerektiğinden kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Kusur ve sorumluluğunun olmadığını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, mahkemenin Kısmen kabulüne karar verilen davada; 39.620,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, karar verdikten sonra 16/07/2021 tarihli tashih kararı ile "Mahkememizce verilen iş bu 2018/1000 Esas ve 2021/498 Karar sayılı kararın 5 nolu bendinde sehven maddi hata yapıldığı anlaşılmakla hükmün "5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 39.620,04 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, " şeklinde olan 5 nolu bendinin "5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.244,36 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine," dair kararın hatalı olduğunu, tashihle yalnızca hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların düzeltilebileceğinden HMK.'nun 304. Maddesine aykırı olduğu gerekçeleri ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız fiilden kaynaklanan rucuan alacak istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi geregince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Madde 50 gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükellef olup somut uyuşmazlıkta mahkemece alınan kusur ve hesap bilirkişi raporlarının dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, uzman bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre taraf vekillerinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dava konusu alacağa avans faizi talep edildiği, tarafların tacir olmasına göre işleyecek faiz yönünden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olup, davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde değildir.Hükmün Tashihi HMK Madde 304(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13'üncü maddesine göre "MADDE 13(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Bu sebeple davalı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK' nun 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 1-davanın kısmen kabulü ile 150.466,96 TL tazminatın 12/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edilen kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.244,36 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın reddolunan kısmı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 18.244,36 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesi yönünde yeniden karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nun 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/07/2021 tarih, 2018/1000 Esas - 2021/498 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bu kapsamda; 3- Davanın KISMEN KABULÜ ile 150.466,96 TL tazminatın 12/09/2017 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10,278,39 TL nispi karar ve ilam harcının peşin alınan 170,78 TL peşin harç ve 10.110,00 TL tamamlama harcından mahsubuyla fazla alınan 2,39 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından yapılan 35,90 TL başvurma harcı, 170,78 TL peşin harç, 10.110,00 TL tamamlama harcı, 5,20 TL vekalet harcı ile müzekkere, posta ve tebligat gideri 4.206,50 TL (ayrıntısı uyapta kayıtlı) olmak üzere toplam 14.533,58 TL yargılama giderinden davanın kabul ret oranına göre 3.633,39 TL'sinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 4/c-Davalı tarafça yapılan 5,20 TL vekalet harcı, 158,90 TL posta/tebligat gideri, (ayrıntısı uyapta kayıtlı) olmak üzere toplam 164,10 TL yargılama giderinden kabul ve red oranına göre 123,07 TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1). maddesine göre kabul edilen maddi tazminat yönünden 18.244,36 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(1-3). maddesine göre reddedilen maddi tazminat yönünden 18.244,36 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 5/b-İstinaf talebi reddedildiğinden alınması gerekli 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5/d-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 61,20 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 281,90 TL yargılama giderinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine, 5/e-İstinaf incelemesi duruşmasız yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 7-Karar tebliğinin Dairemizce yapılmasına, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, davalı taraf yönünden 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince miktar yönünden kesin olmak üzere, davacı taraf yönünden ise 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 10/01/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınkaldırılmasınaTazminatkonusuesastan(Rücuenreddineistanbuldeğerlendirilmesigerekçedüşünüldükısmengereğidelillerinkabulü"maddenumarasıTazminat)hüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:52:56

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim