İstanbul BAM 4. HD 2022/1582 E. 2023/3777 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
bam
2022/1582
2023/3777
20 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1582
KARAR NO : 2023/3777
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/12/2021
NUMARASI : 2021/304 Esas - 2021/939 Karar
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/12/2023
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından 01.04.2020 tarihinde Sarıyer İlçesi, Huzur Mahallesi, Türk Telekom Arena Stadı (Alibeyköy Şalı-4613 TM) adresinde yapılan çalışma esnasında, davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkili şirkete ait tesislere hasar verildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderildiğini, işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıpların müvekkili şirket yönüyle maddi zarara sebebiyet verdiğini, davalı tarafından hasar bedelinin ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz de dahil 11.611,48-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız takip yapıldığını ve davalıya ödeme emri gönderildiğini, davalının borca haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu, beyan ederek, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptalini ve takibin devamını, davalının aleyhine hükmolunacak meblağın %20' sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibine itiraz edildiğini, davacı tarafın başka tarihlerdeki hasarlara ilişkin İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/104 E. Sayılı dosyası ile dava açtığını, tarafları aynı olan dosyaların birleştirilmesinin usul ekonomisine daha uygun olacağını, davacı tarafın alacak iddiasına ilişkin tek dayanağının kendi personeli tarafından tanzim edilen tutanaklar olduğunu, müvekkili şirkete gönderilen ödeme emri ekinde borca dayanak hiçbir belge sunulmadığını, tutanaklar incelendiğinde hasarın ne şekilde oluştuğu ve bu hasarın kimler yada kimlerin çalışanı tarafından meydana getirildiğinin somut bir şekilde belirtilmediğini, hasara sebep olan kişilerin beyanı ve isim bilgilerinin alınmamış olduğunu, ilgili tarihte mevkide müvekkili şirket kayıtlarına geçmiş herhangi bir hasar ihbarı bulunmadığını, müvekkili şirketin gerekli tüm yasal izinleri alarak o bölgede inşaat faaliyetlerini yürütmekte olduğunu, yapılan çalışmalar sırasında bir zarar oluşmuşsa bunun sebebinin davacıya ait nakil hatlarının müvekkili şirkete ait arsaya çok yakın geçmesi ve buna ilişkin herhangi bir uyarı levhası bulunmasından kaynaklandığını, tespit edilen hasar onarım bedellerinin piyasa koşullarında fahiş olduğunu, takip tarihinden önce alacak miktarına faiz işletilmesinin yasal olmadığını, tazminat isteminin yasal dayanağı bulunmadığından davanın reddini, davacı aleyhine %20' den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "... davacı yanca oluşan hasara yönelik özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı iddia ve ispat olunamadığından davacının yalnızca malzeme bedeli ve şebeke yıpranma bedelini, talep haksız fiilden kaynaklanmakla, hasar tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte isteyebileceği, bu bağlamda malzeme bedeli ve şebeke yıpranma bedelinin KDV dahil 3.761,78 TL, işlemiş faizinin de 167,89 TL olarak hesaplanmış olması karşısında davacı taleplerinin toplam 3.929,67 TL yönüyle kısmen yerinde olduğu, davacının fazlaya dair istemlerinin ve davalının aksi yöndeki savunmalarının yerinde olmadığı, öte yandan davacının takip yapmakta kötüniyetli olduğunun ispatlanamaması, alacağın likit olmaması ve ancak bilirkişi incelemesiyle tespit edilebilecek mahiyette olması nedeniyle icra inkar ve kötüniyet tazminatı istem koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmış,...1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 3.761,78 TL asıl alacak ve 167,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.929,67 TL yönüyle İPTALİNE, takibin belirtilen alacak kalemleri üzerinden ve 3.761,78 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi suretiyle kaldığı yerden DEVAMINA, bu yöndeki fazlaya dair istemin REDDİNE,2-Şartları oluşmadığından davacının icra inkar ve davalının kötüniyet tazminatı taleplerinin REDDİNE, ..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, tüm alacak talepleri yönünden kabul kararı verilmesi gerektiğinden mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava; Haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince yaptırılan inceleme sonucunda bilirkişi tarafından tanzim edilen raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüşmesine ve denetime elverişli olmasına, bilirkişi raporunda belirtilen tespitlerin hükme esas alınmasında bir usulsüzlük görülmemesine göre davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
-
Usûl ve yasaya uygun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/12/2021 tarih, 2021/304 Esas . 2021/939 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
-
492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 80,70 TL'nin mahsubuyla bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
-
Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
-
İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,
-
6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
-
Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 20/12/2023
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:54:15