İstanbul BAM 37. HD 2023/2874 E. 2024/836 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
bam
2023/2874
2024/836
8 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/2874
KARAR NO: 2024/836
KARAR TARİHİ: 08/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 07/09/2023
NUMARASI: 2023/579 2023/651
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit
Taraflar arasındaki davada İstanbul 11. Tüketici Mahkemesi ile İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul 11. Tüketici Mahkemesince, "...ispat yükü altında olan davacının iddiasını ispatlayamadığı, kambiyo senetlerinin borçtan mücerret olduğu, davalının, davacının iddia ettiği satım sözleşmesi nedeniyle bononun alındığına dair bir kabulü bulunmadığı, dolayısıyla takibe dayanak bononun tüketici hukuku ve taraflar arasında var olduğu iddia edilen sözleşme yönünden incelenmesi olanağı bulunmadığı anlaşılmakla ve uyuşmazlığın temelde kambiyo senedinden kaynaklandığı sonuç ve kanaatine varılmakla, TTK'nın 4/a maddesi uyarınca kambiyo senedinden kaynaklanan uyuşmazlıklarla ilgili olarak davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...davacının tacir olmadığı ve mesleki yahut ticari amaçlı hareket etmediğinden 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/1-k bendi gereğince tüketici olduğu, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, zira davalı tarafından da başkaca bir ilişki, bonoya dayanak alacak öne sürülmediği (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi 2021/20 Esas 2023/76 Karar), davaya konu olan bonoda tüketici sözleşmesi nedeniyle verildiğine ilişkin bir ibare bulunmamakla birlikte dosya kapsamında yer alan sözleşme ve taksit gösterimlerine dair belgelerde bahse konu olan bono miktarı ile satış tutarının uyumlu olduğu, taksit tarihleri ile makbuz tarihlerinin örtüştüğü, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin yine adı geçen yasa 3/1-l bendi gereğince tüketici işlemi mahiyetinde olduğu, 6502 sayılı Yasanın 4/5 maddesi gereğince davacının bedelsizlik iddiasında bulunduğu senedin bu itibarla tüketici senedi mahiyetinde olduğu (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3.Hukuk Dairesi 2022/758 Esas 2023/1112 Karar), zira hukuki ilişki keşideci ile lehdar arasında kalmış olup üçüncü kişiye de davaya konu senedin devredilmediği anlaşıldığından, tüketici mahkemesinin yargılamada görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanmasıyla ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağı öngörülmüştür. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Kambiyo senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, davacı taraf, senedin, taksitli satış sözleşmesi (dizüstü bilgisayar) gereği teminat olarak verildiği ancak 849 TL alacak aslı ödenmesine rağmen iade edilmediği, asıl alacağa da fahiş faiz tahakkuk ettirildiği iddiasıyla eldeki menfi tespit davasını açtığına göre, görev değerlendirmesiyle sınırlı olarak taksitle satış ticaretiyle iştigal eden davalı şirket ile davacı arasındaki uyuşmazlığın tüketici işlemi mahiyetindeki taksitli satış sözleşmesinden kaynaklandığının kabulü gerektiği, zira, senedin bu sözleşmeye dayalı olarak verilip verilmediği meselesi, göreve etki eden bir mesel olmayıp, sübüt ve esasa ilişkin olduğu, kaldı ki işbu menfi tespit davasına konu olan icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapıldığı, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla yapılan dava konusu olmayan 2015/29977 esas sayılı icra takibinde ise takip sebebinin aynen “14/09/2013 Tar. ... Nolu 2.120,00 TL ALIS VERİŞ BEDELİ” şeklinde gösterildiği, her iki takibe konu toplam alışveriş bedeli ile bakiye bedel tutarlarının aynı olduğu, dolayısıyla kambiyo senedine esas temel hukuki ilişkinin taraflar arasındaki tüketici işleminden kaynaklandığının anlaşılıyor olduğu nazara alındığında davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 11. Tüketici Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 08/03/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39