İstanbul BAM 37. HD 2023/1967 E. 2024/396 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
bam
2023/1967
2024/396
7 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1967
KARAR NO: 2024/396
KARAR TARİHİ: 07/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/06/2023
NUMARASI: 2023/584 2023/690
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davada Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesi ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesice ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Bakırköy 13. Tüketici Mahkemesince, "...davacının 31/03/2015 keşide tarihli, 30/06/2015 vade tarihli ve 20.000,00 TL bedelli senede istinaden davalı aleyhine icra takibi başlatmış olduğu, senedin lehtarının davacı ... olduğu, senedin keşidecisi olarak "... Tic. ve San. A.Ş. Yönetim K. Bşk. ..." ibaresinin yer aldığı, davacının talebini söz konusu senede dayandırdığı, nitekim davacı tarafından başlatılan icra takibinde ... San. A.Ş.'nin de borçlu olarak göründüğü, senedin kambiyo senedi niteliğinde bir bono olması, keşideci olarak şirket isminin yazılı olması, şirket hakkında da takip başlatılmış olması ve mali müşavirlik hizmetinin ticari ya da mesleki amaçla alınabileceği dikkate alındığında tüketici işleminden bahsedilemeyeceği, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemelerinin görev alanına giren işlerden olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "..davanın davacı gerçek kişi ile davalı gerçek kişi arasında olduğu, dava konusunun mali müşavirlik danışmanlık hizmeti sebebiyle verilen senetten kaynaklı olarak belirlendiği, davaya konu senedin de bu kapsamda verildiği ve tüketici senedi mahiyetinde olduğu gibi, tarafların da ticari amaçla hareket ettiğine ve davanın taraflarının tacir olduklarına ilişkin dair dosya da delil bulunmadığı, davacının tüketici konumunda olduğu anlaşılmış, taraflar arasındaki uyuşmazlığın temel ilişki olan hizmet ilişkisi olduğu, dava tarihi itibariyle bu tür davalarda tüketici mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir.6100 sayılı HMK'nın 2/1. maddesinde “Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.” hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 2. maddesinde, bu kanunun her türlü tüketici işlemiyle tüketiciye yönelik uygulamaları kapsadığı belirtildiğine göre, uyuşmazlığın çözüm yerinin tüketici mahkemesi olması için, işlemin tüketici işlemi, işlemi yapan bir tarafın da tüketici olması gerekmektedir. Bir sözleşmenin bir tüketici işlemi olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bu sözleşmenin bir tarafının Kanun'un tanımladığı şekilde tüketici kavramı içerisinde kalması gerekmektedir. Kanun'un 3. Maddesinde tüketici, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi; satıcı ise Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi şeklinde tanımlanmıştır. Davacı vekili, dilekçesinde, aynen "Müvekkil davacı yeminli mali müşavir olması hasebi ile davacının şahsına ve şirketlerine yeminli mali müşavirlik, mali müşavirlik de dahil olmak üzere danışmanlık hizmeti vermiştir. Davacı o dönem maddi gücünün nakit ödemeye elverişli olmaması sebebi ile müvekkilin iyi niyetinden faydalanmak sureti ile ödeme yapmamış ve ancak ödeme yapma vaadi ile 30.06.2015 tarihli 20.000 TL bedelli senet düzenleyerek kendisine vermiştir. Takip eden süreç içerisinde tüm danışmanlık hizmetini almış olmasına rağmen senelerce müvekkili ödeme vaadi ile oyalamış ve nihayetinde artık telefonlarına da çıkmayarak borcunu ödemeyeceğini açıkça ortaya koymuştur. Nihayetinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... E sayılı dosyası üzerinden davalı ve şirketi adına başlatılan icra takibine, davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde itiraz edilmiş, takip kendisi adına durdurulmuştur." şeklinde açıklamada bulunarak eldeki davayı açmıştır. Yeminli mali müşavir, yasa ve yönetmeliklerine göre belirlenen bir meslektir. Yeminli mali müşavirler, genellikle müşterilerine finansal konularda danışmanlık ve hizmet verirler ve bu hizmetler arasında finansal planlama, vergi danışmanlığı ve mali yönetim gibi konular bulunur. Yeminli mali müşavirler, ayrıca müşterilerinin mali durumlarını değerlendirir ve bu değerlendirme sonucunda müşterilere finansal önerilerde bulunurlar. (... Üniversitesi internet sitesinden alıntılanmıştır) TBK madde 502 "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir. Vekâlete ilişkin hükümler, niteliklerine uygun düştükleri ölçüde, bu Kanunda düzenlenmemiş olan işgörme sözleşmelerine de uygulanır..." hükmünü amirdir. Kambiyo veyahut adi bir senedinden kaynaklanan davalarda göreve ilişkin değerlendirme yapılırken senedin düzenlenmesine esas temel hukuki ilişki ve tarafların sıfatına da bakılması gerekmektedir. Somut olayda, taraflar arasında varlığı iddia olunan sözleşme ilişkisi mali müşavirlik ve yeminli mali müşavirliğe ilişkin iş görme sözleşmesi olup, vergi mükellefiyetiyle ilgili konularda alınacak yeminli mali müşavirliğe dair danışmanlık hizmeti kural olarak mesleki ve ticari amaçla alınabilecek türden bir iştir.Dolayısıyla yeminli mali müşavir olan davacı ile davalı arasında varlığı iddia olunan sözleşme ilişkisi tüketici işlemi mahiyetinde değildir. Diğer yandan davalı taraf şirket temsilcisi ise de, dosya kapsamında tacir olduğuna ilişkin bir kayıt bulunmadığı gibi davacı da serbest meslek erbabı olup tacir konumunda değildir. Dolayısıyla tacirler arasında bir ihtilaf da bulunmamaktadır. Kambiyo senedi, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiden bağımsız sebepten mücerret olarak düşünülse dahi, genel haciz yoluna konu edilen takip dayanağı işbu kambiyo senedi zamanaşımına uğramış olup, mutlak ticari dava da söz konusu değildir. Bu durumda davaya bakmak görevi genel görevli mahkeme olan asliye hukuk mahkemesine ait bulunmaktadır. Her ne kadar asliye hukuk mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararı yoksa da, görev kurallarının kamu düzeninden olması nedeniyle, uyuşmazlık çıkaran mahkemelerce sınırlı olmaksızın yargı yeri belirlenmesi gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlığın Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Bakırköy Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 07/02/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
KANUN YOLU: Kesin olmak üzere
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20