Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
bam
2024/402
2024/1773
25 Haziran 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/402
KARAR NO: 2024/1773
KARAR TARİHİ: 25/06/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 28/11/2023
NUMARASI: 2023/757 2023/615
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki davada İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi ile İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Uyuşmazlık konusunun her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle davanın ticari dava olduğu.." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...,mahkememizce yapılan araştırma neticesinde davacının gerçek kişi tacir olmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevabi yazıya göre davacının işletme hesabına göre defter tuttuğu, yıllara göre VUK 177. madde uyarınca davacının yıllık gelir ve giderlerinin belirlenen tutarların altında kaldığı ve bu sebeple davacının tacir olmadığı, iş bu davanın münhasıran ticari davalar arasında da yer almadığı, genel hükümlere dayalı olarak açılan işbu davaya bakmaya görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. Davalının tacir sıfatını haiz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık davacının gerçek kişi tacir konumunda olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir. Aynı Yasanın 3. maddesinde, "Bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari işlerdendir.”, Aynı Yasanın 11/1 ve 2. maddesinde, "Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.(2) Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir.", Aynı Yasanın 12/1.maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir.", 2 ve 3.fıkrasında ise, "Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur." 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanununun 3'üncü maddesinde, Esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedeni çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler olarak ifade edilmiştir. Vergi Usûl Kanununun 176. maddesinde, birinci sınıf tüccarların bilanço esasına göre defter tutacakları ve 178. maddesine göre de, birinci sınıf tacirlerle ilgili şartları taşımayanların ikinci sınıf tacir sayılacağı ve ikinci sınıf tacirlerin ticari işletme hesabına göre defter tutacakları düzenlemiştir. Davacının ticaret siciline kaydı veyahut vergi mükellefiyet kaydı olmaması, tacir olmadığını/esnaf olduğunu göstermediği gibi salt işletme hesabına göre defter tutuyor olması da esnaf olduğunu göstermemektedir. Davacının esnaf sayılabilmesi için kazanç unsuru yanında, iktisadi faaliyetlerinin nakdi sermayesinden ziyade bedeni çalışmalarına dayanması, kazançlarının ancak geçimlerini sağlamaya yetecek derecede az olması ve esnaf ve küçük sanatkar kollarına dahil(berber, terzi gibi) olması gerekmektedir. Somut olayda, davacının esnaflık düzeyinde faaliyette bulunduğunun kabulüne yeter (basit usulde vergi mükellefiyet kaydı veyahut berber, terzi gibi esnaf olduğu anlamına gelebilecek) bir bilginin dosya kapsamında bulunmadığı, tam aksine taraflar arasında münakid olduğu iddia edilen e-faturaya dayalı sözleşme ilişkisinin ticari nitelikte olduğu ve gerek hizmet bedeli miktarı ve gerekse delil olarak dayanılan görüntülerdeki davacı elemanları olduğu iddia edilen işçiler eliyle sepetli vinçle ağaç kesim ve budama çalışmalarına ilişkin hizmetin kural olarak ticari işletme faaliyeti kapsamında verilen bir hizmet olduğu nazara alındığında, davalının esnaf olarak kabulü dosya kapsamına uygun düşmemektedir. O halde tacirler arasındaki nisbi nitelikteki ticari davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 25/06/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:38:25