İstanbul BAM 37. HD 2023/3168 E. 2024/1194 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
bam
2023/3168
2024/1194
27 Mart 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/3168
KARAR NO: 2024/1194
KARAR TARİHİ: 27/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/10/2023
NUMARASI: 2022/149 2023/659
Taraflar arasındaki davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) ilişkindir. İstanbul 25.Asliye Hukuk Mahkemesince,"... sözleşmede müteahhit, ... Ticaret Limited Şirketi'dir. Takip konusu bonolardan 01/03/2017 tarihli olan 30.500 TL bedelli bono ve yine aynı tarihli 300.000 TL bedelli bono ... lehine düzenlenmiştir. Yine birleşen davadaki bono ise 01/10/2019 tarihinde düzenlenmiş olup, lehtarı yine ...'dur. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinde bir adet bono düzenleneceği ve müteahhit lehine verileceği belirtilmiş iken birden çok bono düzenlendiği ve bu bonoların müteahhit lehine değil, müteahhit şirketin yetkilisi de olsa ... isimli gerçek şahıs lehine düzenlendiği sabittir. Bu haliyle artık Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi nedeniyle senetlerin düzenlendiği ve bu nedenle temel ilişkinin Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi olduğu kabul edilemeyecektir. Dolayısıyla Türk Ticaret Kanunu 776.ve devamı maddelerinde düzenlenen bono nedeniyle Türk Ticaret Kanunu 4 ve 5 maddeleri uyarınca davaya bakma görevi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "... davacının kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve gerekse de davalının tüketim ödüncü sözleşmesi iddiaları 6102 sayılı TTK'da düzenlenen hususlardan olmadığından bir mutlak ticari davadan bahsedilemez. Ayrıca davacı arsa sahibi tacir olmadığına göre her iki tarafın ticari işletmesini ilgilediren bir nispi ticari davadan da bahsedilemez. O halde eldeki dava bir ticari dava olmadığından HMK 2. maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp karara bağlanmalıdır..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde karar vermiştir. 6100 sayılı HMK'nin 2. maddesine göre, dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesinin diğer dava ve işler bakımından da görevli olduğu belirtilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4.maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın, Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olması gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı, ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Buna göre işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda davacı taraf kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca verilen bonolar nedeniyle menfi tespit talebinde bulunmuş olup, davacının tacir olmadığı, tacir olduklarına yönelik dosyada delil bulunmadığı, davanın TTK'nın 4. maddesinde sayılan dava ve işlerden olmadığı, görev hususunun belirlenmesinde senedin kambiyo senedi olup olmadığı öneminin bulunmadığı, zira menfi tespit istemine konu bononun tarafların da kabulünde olduğu üzere eser sözleşmesi kapsamında verildiği, buna ilişkin sözleşmede hüküm bulunduğu, lehine bono keşide edilen kişininde şirket sözleşmedeki imza eden şirket yetkilisi olduğu, dolayısı ile mücerretlik hususunun ortadan kalktığı, eser sözleşmelerinden kaynaklanan dava ve işlere asliye ticaret mahkemesi tarafından bakılacağına dair özel bir düzenleme de bulunmadığı anlaşılmakla, tarafların sıfatları da dikkate alınarak uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca İstanbul 25. Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 25.Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 27/03/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:46:18