İstanbul BAM 37. HD 2023/1406 E. 2023/3432 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
bam
2023/1406
2023/3432
18 Aralık 2023
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
37. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1406
KARAR NO: 2023/3432
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/03/2023
NUMARASI: 2022/40 2023/297
Taraflar arasındaki davada İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ile İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİNCE ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R Dava, alacak istemine ilişkindir. Asliye Hukuk Mahkemesince, "...Mahkememiz dosyasında taraflar arasındaki ihtilafın davacı tarafın sahibi olduğu emlak firması ile davalılar arasında "... ve ..." projelerinin kiralanması ve satılması hususunda yaptıkları acentelik sözleşmesinden kaynaklandığı yani ihtilafın tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğu ve bu nedenle davanın TTK.4. Maddesi içeriğine göre mutlak ticari dava niteliğinde olduğu ve TTK.5. Madde gereğince Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiği..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.Tİcaret Mahkemesi ise, "...davacının 22.11.2022 tarihli Kartal Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen müzekkere cevabına göre kazançlar toplamı itibariyle VUK 177'de düzenlenen sınırların altında kaldığı dolayısıyla tacir olmadığı, davacı tacir olmadığından ortada her iki tarafın da işletmesiyle ilgili nispi bir ticari davanın olmadığı, somut uyuşmazlığın Borçlar Kanununda düzenlenen simsarlık sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında mutlak bir ticari davanın olmadığı, dolayısıyla uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca HMK 2. Maddesi gereğince Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. Somut olayda, davalılar arasında "Satış Acenteliği Sözleşmesi" başlıklı sözleşme akdedilmiştir. Davacı taraf, bu sözleşmenin I/6.4. maddesindeki, "Fiyat Sistemi ve Hizmet Bedeli: Detayları sözleşmenin 6.5. Maddesinde de verilmiş olan ...'in işlemleri tamamlanan müşterilerinin yaptığı satım alım işlemleri için r, ...'e satış bedelinin %29'unu hizmet bedeli olarak Türk Lirası değer üzerinden ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Satış bedelinin %1'lik kısmı ise ... adına ...'ın hesabına Kiler tarafından danışmanlık bedeli olarak ödenecektir. Tüm bu hizmet bedelleri KDV dahil tutarlar olup ...'e veya ...'a ayrıca herhangi bir KDV ödemesi gerçekleştirmeyecektir." şeklindeki düzenlemeye dayalı olarak talepte bulunmaktadır. Bu sözleşmenin konusu, "L1 maddesinde ayrıntıları verilen projelerdeki Kiler'e ait bağımsız bölümlerin satışının desteklenmesi amacıyla Kiler'in ...'i satış acentesi olarak yetkilendirilmesine ilişkin tarafların hak ve yükümlülüklerinin belirlenmesidir." şeklindedir. TTK Madde 102- (1) Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.(2) Bu Kısımda hüküm bulunmayan hâllerde aracılık eden acentelere Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri, sözleşme yapan acentelere komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan hâllerde vekâlet hükümleri uygulanır." şeklindedir. TBK madde 129- Kendi adına sözleşme yapan kişi, sözleşmeye üçüncü kişi yararına bir edim yükümlülüğü koydurmuşsa, edimin üçüncü kişiye ifa edilmesini isteyebilir.Üçüncü kişi veya üçüncü kişiye halef olanlar da, tarafların amacına veya örf ve âdete uygun düştüğü takdirde edimin ifasını isteyebilirler. Bu durumda, üçüncü kişi veya ona halef olanlar bu hakkı kullanmak istediklerini borçluya bildirdikten sonra, alacaklı borçluyu ibra edemeyeceği gibi, borcun nitelik ve kapsamını da değiştiremez"; TBK madde 128/1"Üçüncü bir kişinin fiilini başkasına karşı üstlenen, bu fiilin gerçekleşmemesinden doğan zararı gidermekle yükümlüdür." hükümlerini amirdir. 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Aynı Kanun'un TTK' nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğ hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu Kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bunlara göre yapılan değerlendirmede, davalılar arasında akdedilen sözleşmenin acentelik sözleşmesi niteliğinde olduğuna, davacı da işbu acentelik sözleşmesine istinaden talepte bulunduğuna ve acentelik kurumu ticaret kanununda düzenlendiğine göre, dava, TTK 4. maddesi uyarınca mutlak ticari dava niteliğindedir. Bununla birlikte, uyuşmazlık her iki davalının ticari işletmesini ilgilendiren hususlardan kaynaklandığından, davanın, nisbi ticari dava niteliği de bulnmaktadır. Bu durumda davaya bakmak görevi asliye ticaret mahkemesine ait bulunmaktadır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 18/12/2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:55:38