SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 35. HD 2023/3878 E. 2024/964 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/3878

Karar No

2024/964

Karar Tarihi

7 Mayıs 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

35. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/3878

KARAR NO: 2024/964

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/06/2023

NUMARASI: 2023/34 Esas, 2023/474 Karar

DAVANIN KONUSU: İşletme Hakkının Devri, Kâr Payı Karşılığında İşin Yerine Getirilmesi Sözleşmeleri Kapsamında Bedelsiz Kalan Kambiyo Senedine İlişkin Borcun Bulunmadığına Yönelik Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 07/05/2024

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyadaki tüm belgeler ve dairemiz üyesi tarafından hazırlanan raporlar incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul ... Noterliğinin 11/11/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı işletme sözleşmesi kapsamında davalıya verilen 05/02/2022 tarihli 60.000,00 USD bedelli vadesi gelmiş senet için arabuluculuğa başvurduklarını ancak senedin ödenmemiş olması nedeniyle dava konu senedin icraya konu edilme ve ciro edilme tehlikesi karşısında arabuluculuk sürecin zaman alacağından dava açmadan önce İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/443 D. İş sayılı dosyası ile senetle ilgili olarak senedin icra takibine konulmaması ve davalı tarafnıdan ciro edilmemesi için ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davaya konu senedin tarafların yetkilisi olduğu şirketler ve davalı arasındaki sözleşme kapsamında ödeme taahhütlerinin teminatı olarak verildiğini, müvekkili ile davalı arasında borç ilişkisinin bulunmadığını, akdedilen işletme sözleşmesinin iş sahibi ... firması ile işletmeci ... firması ve davalı arasında imzalandığını, sözleşmeye göre davalı ve ... firmasının işletmeci, ... firmasının ise iş sahibi olduğunu; müvekkilinin ... firmasının yetkilisi, davalının da ... firması yetkilisi olduğunu, sözleşmeye göre işletmeci dava dışı şirket tarafından iş sahibi ... firmasına Adana'da tarla vasfındaki muz çiftliğinin kiraya verildiğini, işletmeciye işletme işi verilen muz çiftliğinden elde edilecek hasılatın %60'ının iş sahibine, %40'ının ise işletmeciye ait olacağını, bu sözleşme kapsamında ... tarafından 240.000,00 USD bedelli üç senetten ikisinin ödendiğini ancak 05/02/2022 vadeli 60.000,00 USD bedelli senedin ödenmediğini, bu senedin bir borç ilişkisini dayanmadığını, borç ikararını içermediğini, karşılıklı taahhütlere dayanan noter sözleşmesi çerçevesinde verildiğini, taraflar arasında temel ilişkinin varlığına rağmen doğmamış ya da doğması şarta bağlanmış bir alacak için ya da cezai şarta ilişkin olarak kambiyo senedi düzenlenebileceğini, alacağa bağlı olarak düzenlenen senedin alacak doğunca alacak miktarı kadarının istenebileceğini, davalının taahhüt ettiği sözleşmede yer alan hususları yerine getirmediğini, bilirkişi raporu ile tespit yapıldığını, eksik yapılan yatırımdan oluşan toplam zararının 806.194,01 TL olduğunu, müvekkilinin üzerine düşen tüm ödemeleri yapmasına rağmen diğer tarafların taahhütlerini yerine getirmediğini belirterek müvekkili tarafından davalıya verilen 05/02/2022 vade tarihli 60.000,00 USD bedelli senetten kaynaklı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddia ettiği gibi teminat senedinden söz edilebilimesi için ya bonoyu düzenleyen kişinin temel ilişkiden kaynaklanan edimin paradan başka bir edim olması ya da alacaklanın uğrayacağı muhtemel zararları güvenceye bağlamak amacı ile vermiş olması gerektiğini, bir borç ilişkisi gereği taraflardan biri lehine bir para alacağı doğacağı kesin ise ve bu sözleşmede doğacak alacakların tahsili için kambiyo senedi verileceği öngürülmüş ise bu kambiyo senedinin teknik anlamda teminat gayesiyle değil ifa uğruna verildiğinin kabulü gerektiğini, uyuşmazlığa konu bononun tarafları arasındaki temel ilişkiden doğmuş bir alacağa dayandığı ve düzenleme şeklinde işletme sözleşmesine dayandığını iddia edilse de uyuşmazlığın sözleşmeye konu olan Adana ilindeki muz üretim tesisinin işletmesiyle alakalı olduğunu, müvekkilinin yetkilisi olduğu şirket ile davacının yetkilisi olduğu şirket arasında iki farklı ticari ilişki olduğunu, bunların muz üretim tesisisinin mülkiyetinin devri ve mülkiyetin geçirilmesinden sonra yapılan işletme sözleşmesi olduğunu, söz konusu bononun teminat amacıyla verilmesi halinde diğer bonoların da teminat vasfında olması ve bu bonolardan dolayı herhangi bir ödeme yapılmamasının gerekeceğini, diğer bonoları dava konusu bonodan ayıran herhangi bir anlaşmanın olmadığını ancak davacı tarafın ödenen iki bononun vasfının farklı olduğunu idda ettiğini, davacının müvekkiline verdiği senetlerden ilk ikisini ödemiş olmasının taraflar arasında bir borç ilişkisi olduğunun ikrarı niteliğini taşıdığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 02/01/2023 tarihli 2022/443 D.İş - 2023/1 Karar sayılı kararı ile 05/02/2022 vade tarihli 60.000,00 USD bedelli senedin icra takibine konulmaması ve ciro edilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İhtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine esas davaya bakan mahkemece duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 07/04/2023 tarihli ara kararı ile itirazın kabulüne ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince; yapılan yargılama sonucunda davanın esastan reddine karar verilmiştir.Davacı vekili ihtiyati tedbir kararının kaldırılması kararına yönelik istinaf dilekçesinde; mahkeme kararında belirtildiğinin aksine senetlerin kira hakkına ilişkin verilmediğini, senetlerin işletmede yapılacak yatırım bedelleri ile hizmetlerin karşılığı verildiğini, müvekkilinin ödemeyi taahhüt ettiği 990.000,00 USD bedelin 930.000,00 USD'lik kısmını ödediğini, yapıklan hizmet ve yatırımlar karşılığı olan senetlerin de davalı tarafça iade edildiğini, davalının senetlerin kira ilişkisine yönelik olduğuna dair savunmasının bulunmadığını, davalının belirttiğinin aksine muz üretim tesisinin mülkiyetinin devrinin söz konusu olmadığını, senedin kayıtsız şartsız borç ikrarı niteliğinde olmayıp noter sözleşmesi kapsamında verildiğini, davalı ve yetkilisi olduğu şirketin borçlarını yerine getirmediğini, bu nedenle dava konusu senetten ötürü borçlu olunmadığını belirterek ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili esas hakkında verilen karar yönelik istinaf dilekçesinde; ihtiyati tedbir kararının reddine ilişkin karara yönelik istinaf incelemesi sonucu belli değilken bilirkişi incelemesi dahi yapılmadan davanın reddine karar verildiğini, mahkemenin tedbirin kaldırılmasına ilişkin ara kararında senetlerin kiracılık hakkı karşılığında verildiğini belirtmiş iken hükümde işletme hakkının devri karşılığında verildiğini kabul ettiğini ancak senetlerin işletme hakkının devri karşılığında da verilmediğini, senetlerin toplamı olan 990.000,00 USD'nin davalı ve şirketinin yapacağı tüm hizmet ve yatırımların bedeli olarak verildiğini, bu amaçla da noterde düzenleme şeklinde işletme sözleşmesi imzalandığını, mahkeme kararında belirtilenin aksine muz bahçesindeki demirbaşların işletme sözleşmesinden yaklaşık iki ay önce 100.000,00 TL karşılığında ... firmasına devredildiğini, davacı ve davalı gerçek kişiler arasında bir borç ilişkisi de bulunmadığından senetlerin karşılıklı taahhütlere dayanan noter sözleşmesi kapsamında verildiğini, sözleşmenin 2.2 maddesi ile de bu durumun belirlendiğini, davacının yetkilisi olduğu firmanın 990.000,00 USD'nin 930.000,00 USD'lik kısmını ödemesine karşın davalı ve firmasının taahhütlerini yerine getirmediğini, bu işler arasında boş olan 17 dekarın ekilmesi, iki rüzgar kesici duvar kurulumu yapılması, otomatik boşaltmalı drenaj sistemi kurulması, yağmurlama sulama sistemi kurulması gibi işlerin de bulunduğunu, Yumurtalık Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/5 D. İş sayılı dosyasında düzenlenen bilirkişi raporunda da yapılan yatırım bedelinin 7.679.396,35 TL, taahhüt edilip yapılmayan yatırımların bedelinin 4.703.323,97 TL olduğu, eksik yatırımdan kaynaklı zararın 806.194,01 TL olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafça bu borçlar yerine getirilmediğinden davaya konu senet nedeniyle borcun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını, ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Dava, işletme hakkının devri, kâr payı karşılığında işin yerine getirilmesi sözleşmeleri kapsamında bedelsiz kalan kambiyo senedine ilişkin borcun bulunmadığına yönelik menfi tespit talepli bir davadır. Dosyada bulunan ve taraflarca çekişme konusu olmayan dava dışı ... ...Limited Şirketi (iş sahibi) ile davalı ve dava dışı ... Dış Ticaret A.Ş (işletmeciler) arasında İstanbul ... Noterliğinin 11/11/2021 tarihli ve ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde işletme sözleşmesi ile iş sahibi ve işletmeci arasındaki kira sözleşmeleri kapsamında muz çiftliğinin işletmeci tarafından iş sahibine kiraya verildiği, iş sahibinin de işletme işini işletmecilere verdiğinin düzenlendiği görülmüştür. Sözleşmede elde edilecek hasılatın %60'ının iş sahibine, %40'ının işletmeciye ait olduğu; sözleşmenin 3. maddesinde işletmeci tarafından yapılması taahhüt edilen işlerin belirlendiği; sözleşmenin 4. maddesinde 3. maddede yazılı iş bedellerinin, işletme ve pazarlama masraflarının, çalışan ücretleri, arazi kirası, vergi ve diğer masrafların işletmeciye ait %40 hasılat paylaşım bedeline dahil olduğunun düzenlendiği; sözleşmenin 2.2 ve 8. maddesinde dava dışı şirket hesabına gönderilen 5 milyon TL, davalı hesabına gönderilen 2,5 milyon TL ile dava dışı şirket adına düzenlenen 240.000,00 USD bedelli iki senedin sözleşme ile birlikte yorumlanacağının düzenlendiği görülmüştür. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin iki ayrı anlaşmayı içerdiği, ilkinin devir sözleşmesi olup bu bedelin bir kısmının davaya konu senet ile karşılandığı; davacının, davalının üstüne düşen iyileştirme işleri yapmadığı ve verim artışı sağlanmadığından senedin bedelsiz olduğunu ileri sürdüğünü ancak devir sözleşmesi ile işletme sözleşmesinin ayrı olup, devir bedeline mahsuben verilen senedin teminat senedi olduğunun kabul edilemeyeceği, sözleşme uyarınca davalının karşılayacağı iyileştirme masraflarının devirden sonraki iş olduğu, teminat senedi olmadığı, davalının sonraki yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin ayrı bir yargılama konusu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf sebepleri incelendiğinde; senetlerin toplamı olan 990.000,00 USD'nin davalı ve şirketinin yapacağı tüm hizmet ve yatırımların bedeli olarak verildiği ileri sürülmüş ise de, sözleşmenin 2.2 ve 8. maddesinde senetlerin teminat için verildiğine dair bir ifade bulunmadığı, yapılan ödemeler ile verilen senetlerin yatırım bedeli karşılığı olduğunun da belirtilmediği, davalı ve firmasının taahhütlerini yerine getirmemesinin ayrı bir davanın konusunu oluşturduğu, senet bedelinin işletmeci taahhütlerinin yerine getirilmesi üzerine ödeneceğinin mevcut sözleşme kapsamında kabulünün mümkün olmadığı, davaya konu senedin verilme amacı ile davacının belirttiği eksik yatırım ve hizmetlerin bağı olduğu anlaşılamadığından bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmasına da gerek olmadığı, mahkemece verilen hükmün yerinde olduğu, davanın esası bakımından davacının haksız olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik karara ilişkin istinaf başvurusunun da yerinde olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kararında esası etkileyen bir usul hatası bulunmadığı, vakıa tespitlerinin tam ve doğru olarak yapıldığı, maddi hukuk normlarının doğru olarak uygulandığı, delillerin değerlendirilmesinde de hatalı bir sonuca varılmadığı anlaşıldığından davacının ihtiyati tedbirin kaldırılması ile esasa ilişkin karara yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-A)İlk derece mahkemesinin itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ilişkin 07/04/2023 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 2-A)İlk derece mahkemesinin esasa ilişkin kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacının istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, B)Yürürlükteki Yargı Harçları Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, C)Davacının istinaf başvurusu için yaptığı giderlerin üzerinde bırakılmasına, harcanmayan istinaf gider avansının iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, ihtiyati tedbirin kaldırılması kararı yönünden kesin olarak; esasa ilişkin hüküm yönünden kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/05/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanınTespitGetirilmesiKârYerinekonusuMenfiesastanBorcunİşletmeDevri,İlişkinreddineistanbulKambiyogörüşülüpPayıSenedinedüşünüldüBedelsizBulunmadığınagereğiSözleşmeleriKapsamındaHakkınınKalanYöneliknumarasıKarşılığındaİşinhüküm

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:42:19

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim