İstanbul BAM 3. HD 2023/1165 E. 2024/624 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1165
2024/624
29 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2023/1165
KARAR NO: 2024/624
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/04/2022
NUMARASI: 2021/305 E - 2022/273 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine faturaya dayalı alacağa dayanarak takip başlatıldığı, borçlu şirketin hiçbir gerekçe göstermeksizin haksız ve mesnetsiz olarak işbu icra dosyasına itiraz ettiği, itirazdan sonra zorunlu arabuluculuk kurumuna başvuru yapıldığı, anlaşma sağlanamadığı, dava açma zaruriyeti doğduğu, taraflar arasında 03.10.2018 tarihli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin imzalandığını ve elektrik kullanıldığı, davalı şirket ile imzalanan sözleşme maddesinde "İş bu sözleşme, Madde 4.2 de belirtilen elektrik satışı başlama tarihinden itibaren 12 (on iki) ay süre ile geçerlidir. Taraflardan herhangi birisi sözleşme hitam tarihinden altmış (60) takvim günü öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece, işbu sözleşme aynı şartlarla birer yıl sürelerle kendiliğinden uzatılmış olur.." hükmünün bulunduğunu, hitam tarihinden 60 takvim günü öncesine kadar bildirimde bulunulmayarak birer yıl süreyle uzadığı, sözleşmenin 01.11.2018'de başladığı ve hitam tarihi 01.11.2019 olduğu, davalı tarafça 01.11.2019 tarihinden 60 takvim günü öncesine kadar (en geç 02.09.2019 tarihine kadar) fesih bildiriminde bulunulmamış olması hasebiyle sözleşme yenilendiği ve sözleşmenin yeni hitam tarihi 01.11.2020 tarihi olduğu, Mevzuat gereği tedarik çıkışları her ayın 5'inde bildirilebildiğinden, 05.01.2020 tarihinde abonenin elektrik tedariğinin kesilmesi için ... nezdinde bildirimi gerçekleştirildiği ve abonenin tedariği 01.02.2020 tarihi itibariyle sona erdiğini, sözleşmenin 9.3) maddesi ikinci fıkrası "Şayet, işbu Sözleşme hitam tarihinden önce üst paragrafta ve/veya işbu Sözleşme'de belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere Alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse, veya tedarikçi değişikliği yapılır ise alıcı satıcı'ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza bedeli olarak kendisine yapılan bildirimin ulaşmasından itibaren 7 (yedi) iş günü içerisinde nakden ve defaten ödeyeceğini kabul, beyan, ikrar ve taahhüt eder... " hükmü ile yine sözleşmenin 9.2) maddesine göre alıcının sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde alıcının satıcıya son iki aylık fatura tutarında bedeli cezai şart olarak ödemeyi kabul ve beyan ettiği, davalının sözleşmenin hitam tarihinden önce sözleşmeyi sona erdirmesi nedeniyle sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca davalıya cezai şart faturası tanzim edip gönderildiği, tarafların tacir olması dikkate alındığında mevzuat ve sözleşme gereği işbu sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezai şart talep etme hakkı bulunduğu, bu kapsamda benzer dosyalardan alınan bilirkişi raporları bulunduğu, defter ve kayıtları ile tüm dosya kapsamında araştırma yaptırılarak alacağın tespit edilebileceği, alacağının faturaya dayalı somut ve belirli olduğu, dolayısıyla likit olduğu, bununla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu, bu sebeple % 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına mahkum edilmesi yönünde talepte bulunulduğu ifade edilerek davalı şirketin yaptığı haksız itirazın iptali ve takibin devamı, borçlu şirketin, %20'den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi imzalandığı, Kasım 2018 döneminde enerji tedarikine başlandığını, Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesinin 17.12.2019 tarihinde, Beşiktaş .... Noterliği'nin ... Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiği, ihtarname içeriğinde de belirtildiği üzere, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Perakende Satış Sözleşmesi başlığı altında yer alan 21. Maddesinin 7/a-6'da; "Tüketicinin perakende satış sözleşmesini herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve ceza koşulu ödemeksizin istediği zaman feshedebileceği." Perakende Satış Sözleşmesi'nin kapsamı başlıklı 23. Maddesinin 2. Fıkrasında; "Perakende satış sözleşmesinde ilgili mevzuata aykırı hükümlere yer verilemez." Perakende satış sözleşmesinin süresi ve sona erme başlıklı 24. Maddesinin 1. Fıkrasında; "Geçici kullanım amaçlı bağlantılar için yapılan perakende satış sözleşmeleri hariç olmak üzere, perakende satış sözleşmesinde süre sınırı bulunmaz."” 4. Fıkrasında ise "Tedarikçi değişikliği haricindeki nedenlerle perakende satış sözleşmesinin sona erdirilmesinin talep edildiği hallerde ise EK-4/B'de yer alan form kullanılarak işlem tesisi edilir." şeklinde amir hükümler yer aldığı, Abone Sözleşmeleri Yönetmeliğinin "Diğer Yükümlülükler" başlıklı 13. Maddesi'nin 1) fıkrasında ise; "Belirli süreli abonelik sözleşmelerine sözleşmenin belirlenen süre kadar uzayacağına ilişkin hükümler konulamaz; ancak abonelik sözleşmesinin kurulmasından sonra, sözleşmenin sona ereceği tarihe kadar tüketicinin talepte bulunması veya onay vermesi hâlinde abonelik sözleşmesi uzatılabilir.” Hükmü bulunduğu, Yönetmelik hükümleri doğrultusunda enerji tedarikine ilişkin sözleşmenin hakka, hukuka ve yasaya uygun şekilde feshedildiği, ancak davacı tarafın 14.09.2020 tarih ve 227.575,00 TL bedelli e-faturayı, sistem üzerinden tebliğ ettiği, e-faturaya ve muhteviyatı Kadıköy ... Noterliğinin 18.09.2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle itiraz edildiği, keşide edilen işbu ihtarname ile davacı ile aralarında akdedilen satış sözleşmesinin sona erdiği ve ilgili mevzuat hükümleri gereği herhangi bir cezai şart ödeme yükümlülüğü bulunmadığı hususları belirtildiği, ancak bu kez davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığı, takibe herhangi bir borcu bulunmaması sebebi ile itiraz edildiği, bu kez mahkeme nezdinde haksız ve kötü niyetli olarak itirazın iptali davasını ikame edildiği, elektrik ve su dağıtım hizmetlerinin, "tekel” niteliğinde yürütülen bir hizmet olduğu, burada amaçlanan hususun karşı taraf açıkça bilgilendirilmiş, içeriğini öğrenme imkânı sağlanmış olsa bile hükmün dürüstlük kuralına aykırı şekilde konulamayacağı, karşı taraf sözleşmeyi rızası ile imzalasa da, özellikle sözleşmeyi reddetme imkânının olmadığı bir başka deyişle alternatif sözleşme hükümleriyle ihtiyacın giderilemeyeceği durumlarda, elektrik abonelik sözleşmesini başka bir dağıtım şirketiyle yapma olanağının bulunmadığı hâllerde TBK'nunun 25. maddesi devreye gireceği, bununla ilgili emsal yargı kararları bulunduğu, davaya konu olan alacağın neden kaynaklandığı belli olmamakla likit olmayan alacağa karşı yapılan itirazın haklı olduğu, davacı yan adına icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiği, emsal yargı kararı bulunduğunu ifade edilerek davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, izah edilen ve resen inceleme esnasında görülen sebepler ışığında, fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; usule ve yasaya aykırı haksız davanın reddine karar verilmesi, davacının %20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesi ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; " taraflar arasında 03.10.2018 tarihinde, 01.11.2018-01.11.2019 tarihleri arasını kapsayan elektrik tedarik sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 9.1. maddesinde herhangi bir tarafın sözleşmenin süresinin dolmasından altmış takvim günü öncesine kadar sözleşmenin fesih edileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürece sözleşmenin aynı şartlarla birer yıl süreyle kendiliğinden uzayacağının kabul edildiği, yine sözleşmenin 9.3.maddesinde sözleşmenin hitam tarihinden üst paragrafta ve/veya sözleşmede belirtilen şartlar dışında bir sebep gösterilerek veya sebepsiz yere alıcı tarafından tek taraflı olarak fesih edilirse veya tedarikçi değişikliği yapılır ise alıcı satıcı'ya son iki aylık elektrik fatura bedelleri toplamını, ceza bedeli olarak kendisine yapılan yazılı bildirimin ulaşmasından itibaren yedi iş günü içerisinde nakden ve defaten ödeyeceğini kabul eder düzenlemesinin yer aldığı, davalı tarafından Beşiktaş ... Noterliğinin 17.12.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile yapılan sözleşmenin feshedildiği, dolayısıyla sözleşmenin bitiş tarihinin 01.11.2019 olduğu, fesih bildiriminin sözleşme uyarınca bu tarihten altmış takvim günü öncesinde yapılması gerektiği halde davalı tarafça bu süreden sonra ihtarname ile fesih hakkının kullanılması nedeniyle sözleşme gereği son iki aylık elektrik fatura bedeli toplamı kadar davacının cezai şart alacağının doğduğu, her ne kadar davalı vekili tarafından tüketici sıfatıyla sözleşme imzalandığı görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğu yönünde savunmalarda bulunulmuş ise de her iki tarafında tüzel kişiliğe haiz şirket olan davanın ticari dava olduğu ve mahkememizin görevli olduğu çok açık olup yine tüketici uyuşmazlıklarında uygulanacak olan 6502 Sayılı yasanın ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerinin somut olaya uygulanmasının mümkün olmadığı, davalı vekilinin bu hususlara yönelik savunmalarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, davalı vekilinin genel işlem şartına ilişkin savunmaları yönünden yapılan değerlendirmede ise Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2017 tarih, 2016/4676 Esas, 2017/3160 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, bir sözleşmenin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. maddesi vd. uyarınca genel işlem koşulları denetimine tabi tutulması için kanunda belirtilen ölçütlerin uygulanması gerektiği, 818 sayılı Borçlar Kanununda olduğu gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda da sözleşme serbestisi ana kural olmakla birlikte, sözleşmelerin geçerliliği için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'na sözleşmenin hukuka aykırı genel işlem koşulları içermemesi unsuru getirildiği, hem tüketiciler hem de tacirler için geçerli olan genel işlem koşulları denetimi, sözleşmelerin imzalanması aşamasında daha olumsuz durumda bulunan sözleşmenin tarafını dürüstlük kuralları kapsamında koruduğu, bir sözleşme hükmünün genel işlem koşulları nedeniyle yazılmamış sayılabilmesi için öncelikle, o hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olup olmadığı tespit edilmesi gerektiği, genel işlem koşulunun niteliğinin, objektif unsurlara göre belirlenmesi gerekmekte olup, bu hususta tarafların icra ettikleri meslekleri ve sıfatları, tacir veya tüketici olup olmadıklarının önem taşımadığı hangi tür sözleşme hükümlerinin dürüstlük kuralına aykırı ve diğer tarafın şartlarını ağırlaştırıcı nitelikte olduğu hususu Kanunda düzenlenmemiş olup, mahkemece her somut olayda bu durumun tartışılması ve değerlendirilmesi gerekeceği, içerik denetimi aşamasında, sözleşme hükmünün dürüstlük kuralına aykırı olduğu ve karşı tarafın şartlarını ağırlaştırdığının tespiti halinde, genel işlem koşulu niteliğindeki bu hükmün, yürürlük denetiminden farklı olarak, Kanunun emredici hükmüne açık aykırılık sebebiyle kesin hükümsüz sayılması gerektiği, açıklanan yöntemle somut olayda yapılan inceleme sonucunda ,davaya dayanak sözleşmede genel işlem şartlarına aykırılık tespit edilmediği dolasıyla davalının bu yöndeki savunmalarının da yerinde olmadığı, icra inkar tazminatı yönünden ise sözleşme hükümleri dikkate alındığında cezai şart bedelinin likit olduğu görülmekle davacının icra inkar tazminatına hak kazandığı..." gerekçeleriyle 1-Davanın kısmen kabulü ile, -Davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü Merkezi Takip Sistemi ... sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali takibin 227.575,00-TL asıl alacak, 2.513,92-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 230.088,92-TL üzerinden ve yalnızca 227.575,00-TL asıl alacağa takip tarihinden takip talebinde belirtilen faiz oran ve cinsi ile faiz uygulanmak suretiyle aynen devamına, -Fazlaya ilişkin işlemiş faiz isteminin reddine 2-Hükmedilen 227.575,00-TL asıl alacağın taktiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Karara karşı davalı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; yönetmeliğin ilgili maddelerine göre; müvekkili şirket serbest tüketici kapsamında yer aldığını, tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu, tüketici aleyhine cezai şarta hükmedilemeyeceğini, taraflar arasındaki ikili anlaşmanın 12 ay süre ile belirli süreli olarak imzalandığından süre sonunda sözleşmenin kendiliğinden sona ereceğini, müvekkilinin akdedilen sözleşmenin feshine yönelik herhangi bir yükümlülüğü bulunmadığını, yönetmelik kapsamında; davacının, ikili anlaşmanın sona ereceği tarihten en az 60 gün önce tüketiciyi ikili anlaşmanın sona ereceği tarih ve tüketicinin kendi portföyünden çıkartılacağı tarih konusunda kayıt altına almak suretiyle bilgilendirmesi gerektiğini, bu yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmediğini ve aynı zamanda müvekkili açısından haklı nedenle işbu sözleşmeyi feshetme gerekçesi oluştuğunu, sözleşmenin haklı nedenle feshi nedeniyle de herhangi bir cezai şart yükümlülüğü bulunmadığını, raporda cezai şart tutarının müvekkilinin mahvına sebep olabileceği hususunun bilirkişi heyeti tarafından incelenmediğini, alacağın likit olmadığını, kötü niyet tazminatı talepleri hakkında karar verilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, sözleşmenin süresinden önce feshedildiği iddiasına dayalı cezai şart alacağının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Davaya konu taraflarca imzalanan 03.10.2018 tarihli, ( 01.11.2018 başlangıç tarihli), 12 ay süreli Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesine istinaden davalı şirkete 01.11.2018 tarihinden itibaren elektrik verilmeye başlandığı, sözleşme süresinin elektrik enerjisinin verildiği tarihten itibaren itibaren 12 ay olduğu, sözleşmenin 9.1 maddesinde taraflardan birisinin sözleşmenin bitiş tarihinden itibaren 60 takvim günü öncesine kadar sözleşmeyi feshedebileceğine dair yazılı bildirim yapılmadığı takdirde sözleşmenin aynı sürelerle birer yıl uzayacağının hüküm altına alındığı, sözleşme kapsamında elektrik enerjisinin davalı şirkete verildiği 01.11.2018 tarihi esas alındığında sözleşmenin bitiş tarihinin 01.11.2019 olduğu, sözleşmenin feshi talebinin davalı tarafından davacı şirkete yazılı olarak 17.12.2019 tarihli noter ihtarı ile süresinden sonra bildirilmiş olduğu, bu nedenle taraflar arasında imzalanan sözleşmeye göre sözleşmenin 1 yıl uzadığı, davacı şirket tarafından sözleşmenin 9. maddesine göre cezai şart talep edebileceği,sözleşmede son iki fatura toplamı kadar cezai şart öngörüldüğü, fatura bedelleri beli olduğundan ,alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatı koşullarının da oluştuğu anlaşılmıştır. Tarafların tacir olduğu,tacir olan davalı yönünden cezai şart tutarı olan takip konusu 227.575,00 TL paranın alım gücü değerlendirildiğinde davalı şirket açısından ticari faaliyetinin mahvına sebep olacak tutar olarak öngörülmediği,bu nedenle davalı şirket hakkında cezai şart bedelinden indirim yapılmamasının da aykırılık oluşturmadığı, takipteki asıl alacak yönünden takibin haksız olmadığı anlaşılmakla kötü niyet tazminat koşullarının da oluşmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 15.717,38 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 3.925,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 11.792,03 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:47:39