İstanbul BAM 3. HD 2023/1156 E. 2024/495 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2023/1156
2024/495
15 Şubat 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1156
KARAR NO : 2024/495
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/02/2023
NUMARASI: 2021/322 E - 2023/146 K
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili başlangıçta asliye hukuk mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında 16/06/2020 tarihinde... plakalı aracın genel bakım servisinin yapılması adına araç genel bakım servis (eser) sözleşmesi yapıldığı, 16/06/2020 tarihinde davalı tarafça düzenlenen fatura ile ödenmesini talep ettiği, 1.172,53 TL imalat bedelinin davalının banka hesabından nakden ödendiği, 16/06/2020 tarihinde aracın genel bakımından davalı tarafından aracın eksiksiz bakım yapıldığı ve çalışır durumda olduğu beyanı ile aracın servisten teslim alınmasını takip eden 2 günlük sınırlı kullanımı sonrasında önce aracın hararetinin yükseldiği daha sonra aracın hiç çalışmadığı, bunun sonrasında .. plakalı aracın 19/06/2020 tarihinde gene bir... yetkili servisine götürüldüğü ve bu servisin yapmış olduğu ekspertiz raporuna göre araçta davalının hatalı imalatından kaynaklı olarak 65.790,38 TL maddi hasar oluştuğu, ekte sunulan rapora göre motor soğutma sıvısı, antifriz ve radyatörünün içinde motor suyu ve antifriz suyunun kontrolünden sorumlu siyah kapağının kırık olduğu, davalı tarafından yapılan genel bakım tamir servisi hizmetinde bu kırık kapağın değiştirilmediği veya davalı çalışanı tarafından eksik imalat esnasında kırıldığı için motor soğutma sıvısı, antifriz sızıntısı kaybı oluştuğu, bu sızıntıya bağlı olarak 2 gün sonunda motorda yavaş yavaş hararet oluşmak suretiyle araçta arıza ve hasar oluştuğu, gene bir...servisinin ekspertiz raporu ile tespit edildiği, bunun gizli ayıp kapsamında olduğu, bu hasara bağlı olarak araçta maddi zararın yanı sıra araç değer kaybının da oluştuğu gibi özensiz imalat nedeniyle oluşan arızaya bağlı olarak araç kullanılamadığı için ikame araç kiralanmak zorunda kaldığı, halen kiralık araç kullanmakta ve araç kirası için ücret ödemekte oldukları, ayrıca araç arızalandığı-çalışmadığı için Ankara ilinden İstanbul iline çekici ile getirilmek zorunda kalındığı, bunun için ayrıca ücret ödendiği, müvekkiline ait aracın davalının tam kusuru ile çalışamaz duruma geldiğinden aracın artık arızalı araç durumunda olduğu, zararı tazminle yükümlü olan davalının tazmin borcunu doğuran eylemin meydana gelmesinden önceki durumu iadeye mecbur olduğu, müvekkilinin davalıdan olan alacağı nedeniyle davalı aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi ...esas sayılı dosyası ile yapılan takibin borçlunun itirazı üzerine durduğu, borçlu ile yapılan eser sözleşmesine aykırılık ilişkisi neticesinde oluşan ve ödenmeyen takibe konu olan borca borçlu tarafından haksız olarak itiraz edildiği, mezkur uyuşmazlık ile alakalı olarak arabulucuya başvurulduğu, arabuluculuk görüşmesinin anlaşamama ile sonuçlandığı, icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına müvekkiline ait araçta davalının hatalı imalatından kaynaklı meydana gelen ve takip dosyasında belirtilen 65.790,38 TL maddi hasar bedelinin araçta hatalı imalat nedeniyle oluşan değer kaybının karşılığı olan 10.000,00 TL 'nin 7.000,00 TL ikame araç kiralama bedelinin, müvekkilinin ticari işlerinin bu hatalı imalat nedeniyle aksadığından 20.000,00 TL menfi ve müspet zararı ve hatalı imalat tarihinden itibaren zorunlu olarak yaptırılmak zorunda kalınan 2.055,16 TL ile dava tarihine kadar 579,62 TL işlemiş faizin de eklenmesiyle bulunan 105.384,00 TL toplam alacak tutarındaki alacağın dava tarihi itibariyle işleyecek yasal faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine, takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olup davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu araçta davacının var olduğunu iddia ettiği problemle ilgili müvekkili şirketin verdiği servis hizmeti nedeniyle ayıplı bir hizmetin varlığının söz konusu olmadığını, tüm işlemlerin her türlü ayıptan ari olarak iş emrine ve tüm yasal prosedürlere uygun olarak gerçekleştirildiğini, dava konusu aracın müvekkili şirkete geldiğinde 235.626 km'de ve 8 yaşında olduğunun dikkate alınması gerektiğini, aracın servis geçmişi incelendiğinde yapılması gereken periyodik bakımlar konusunda çok özensiz olduğunu, pek çok bakımının yetkili servis kayıtlarında görünmediğini ve bu nedenle yapılmamış olduğu veya yapılmış olsa dahi hangi yetkinlikte bir serviste ve hizmet kalitesinde yapıldığının bilinmediği gerçeğinin dikkate almak gerektiğini, ö bakımdan sonra 800 km kat ettiğinde ortaya sorun çıktığını, yavaş yavaş seyreden bir durum olduğunu, bunun fark edilmesinin güç olduğunu, örneğin radyatörde ince bir sızıntı olması halinde sistemde ince bir kaçak olması halinde aracın servis işlemi sonrasında bu problemin ortaya çıkmasının mümkün olmadığını, bu arızanın ancak yüksek hızda ve 800 km sonra ortaya çıktığını, davalı şirketçe yapılan işin tanımında soğutma sisteminin olmadığını, olaya malzeme yorgunluğunun sebep olduğunu, aracın yüksek hızda artan soğutma sistemi basınçları ile yüksek sıcaklıkta uzun süre yolda kullanılması halinde sistem parçalarının malzeme yorulması nedeniyle ömrünü tamamlayabileceğini ve hasara uğrayabileceğini, davacının standart bir kullanıcının 16 yılda yapacağı km'yi 8 yılda yaptığını, aracın tesliminden sonra 800 km ve 3 gün geçtiğini, bu sürenin soğutma sisteminde bir hata olduğunun anlaşılması için uzun bir süre olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere davanın kabulüne karar verilmesi halinde talep edilen miktarın çok fahiş olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece tarafından yapılan yargılama sonunda; "12.04.2022 tarihli heyet raporunda; Dava konusu motor hasarı olayının meydana gelişinde aracın sürücüsünün % 100 oranında tamamen kusurlu olduğu, hasarla ilgili olarak davacı şirketin davalı şirketten talep edebileceği bir maddi zararının olmadığı belirtilmiştir. 04.07.2022 tarihli heyet raporunda; Motordaki hararete rağmen aracın kullanılması mümkün görüldüğünden, dava konusu motor hasarı olayının meydana gelişinde aracın sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu kapsamda, davacının ... plaka sayılı aracın, davalı yanca genel bakımının yapılmasının 2 gün sonrasında aracın harareti yükselerek maddi hasar oluşumunda, bilirkişi raporlarında belirtildiği şekliyle motordaki hararete rağmen aracın kullanılması mümkün görüldüğünden, dava konusu motor hasarı olayının meydana gelişinde aracın sürücüsünün % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu kabul edilerek, zararın doğmasında davalı yanın kusuru oluşmadığı" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, aracın tüm bakımlarının zamanına davalı yetkili şirkette yaptırıldığını, 16.06.2020 tarihli genel bakımda aracın radyatör kapağının bu genel bakım esnasında kontrol edilmesi zorunlu olup, buna ilişkin "TMMOB Makina Mühendisleri Odası İstanbul şubesinden aldıkları 29.06.2022 tarihli" raporda açıkça "Dokümandan da görüldüğü gibi, bakımı yapan servis, bakım esnasında radyatör kapağının kontrolünü yapmak zorundadır. Kapağın son durumundaki, radyatöre geri dönüş supabının kopmuş olmasının, bakım esnasında sağlam, sonrasındaki kullanımda kopmuş olmasını düşünsek dahi, yüksek basınç supabının uygun basınçta açılıp açılmadığının kontrolü servis tarafından mutlaka yapılıp, yüksek basınç supabındaki arızanın görülmesi gerekirdi. EK1’deki dokümana baktığımızda, değişen parçalar arasında da radyatör kapağı görülmemektedir. Bu nedenle bakımı yapan DAMLA servisin sorumluluğu olduğu kanaatindeyiz" raporu karşısında, genel kontrol sırasında radyatör kapağının kontrolünün yapılmasının davalı şirket için bir mecburiyet olup, bu kontrolü yapmadan aracı teslim eden ve buna bağlı olarak su kaçağı nedeniyle motorun yanmasında davalı şirket % 100 kusurlu ve sorumlu olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
Dava, ayıplı tamir hizmeti nedeniyle uğranılan zararın tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı, davalı tarafça yapılan araç genel bakımında radyatör kapağının kontrol edilerek değiştirilmediğini, kapağın kontrolünün yapılmadığını aracın teslim alındıktan iki gün sonra hararet yapması nedeniyle araçta hasar meydana geldiğini ileri sürmektedir.
Mahkemece dosya üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.
12.04.2022 tarihli raporda bilirkişi heyeti, dava konusu motor hasarı olayının meydana gelişinde aracın sürücüsünün %100oranında tamamen kusurlu olduğunu mütalaa etmiştir.
04.07.2022 tarihli heyet raporunda; "Davalı taraf servisince verilmiş 16.06.2020 tarihli bakım hizmetinde, kırık olduğu tespit edilmiş radyatör kapağının açılmasını gerektirecek bir işlem bulunmadığı gibi, motor soğutma sıvısı kontrolleri de radyatör kapaklarından değil genleşme kabul üzerinden yapılmakta, eksik görülmesi durumunda da buradan tamamlandığı, araç servis geçmişi dökümünde, motor sıvılarının kontrolünün 160.000 km periyodik bakımında yapılmış olduğu, sonraki servis girişlerinde de bu kontrollere ilişkin bir açıklama yer almadığı, Bu bağlamda, radyatör kapağındaki kırığın davalı tarafça verilen bakım hizmeti esnasında meydana geldiğini ileri sürmek, teknik olarak mümkün görülmemektedir. Kaldı ki, davacı taraf da iddiasında *...bakım sırasında değiştirilmeyen veya servis elemanı tarafından kırılan radyatör kapağı nedeniyle hasarın oluştuğunu” belirttiğini, kapak kırığının servis hizmeti sırasında oluşmuş olabileceği kanaatini oluşturduğunun ileri sürüldüğünü, dava konusu araca yönelik dar kapsamlı bir muayene de aracın radyatör kapağındaki kılcal bir çatlağı tespit edilebilmesinin mümkün olmadığı, bu kapsamda aracın en az 2 hafta süreyle serviste kalması ve test edilmesi gerektiğini, bu nedenle araçtaki radyatör kapağında kılcak çatlağın varlığının davalı şirket tarafından anlaşılmasının mümkün olmadığını, diğer taraftan bir motorda hararet durumunun oluşması, doğrudan motor parçalarının hasar göreceği anlamı taşımadığını, Soğutma sistemindeki sıcaklıklarını, motor elemanlarına zarar verebilecek yüksek seviyelere gelmeden önce gösterge paneline yerleştirilmiş gösterge panelinde, motor sıcaklığının seviyesinin kritik değere ulaşması halinde sürücüyü uyaran kırmızı renkli motor ikaz ışığının yandığını, bu durumda sürücünün motoru derhal durdurması ve derhal aracı park edip motoru kapatması ve çekici marifetiyle aracını yetkili servise götürmesi gerektiğini ikaza uyulmaması ve seyre devam edilmesi durumunda silindir kafası ve motor elemanlarında hasar oluşmasının kaçınılmaz olacağını... Motor revizyonu gerektirecek düzeyde motorun hasarlanmış olmasının, davacının aracını hararet ikazına rağmen kullanmasıyla mümkün olduğunu... motordaki hararete rağmen aracın kullanılmaya devam edilmesi ile mümkün görüldüğünden, dava konusu motor hasarı olayının meydana gelişinde aracın sürücüsünün % 100 oranında asli kusurlu olduğunu" mütala etmişlerdir.
Birbirini doğrulayan heyet raporu ve aynı doğrultudaki uzman görüşü ile aracın hasarlanmasına neden olayın servis kusuru olmayıp aracı kullanan kişinin ikaza uymayarak aracı kullanmaya devam etmesinin neden olduğu belirlenmiş olmakla davacının sübuta yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.
Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,
Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,
İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,
Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/02/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59