SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/2694 E. 2024/477 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/2694

Karar No

2024/477

Karar Tarihi

15 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/2694

KARAR NO: 2024/477

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 15/09/2022

NUMARASI: 2021/462 E - 2022/615 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 15/02/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında Elektrik Tedarik Sözleşmesinin imzalandığını davacı şirketin davalıya elektrik enerjisi temin ettiğini, davalının gönderilen faturalara itiraz etmeyerek kesinleştiğini,davalının kullanmış olduğu 18.05.2013 ile 20.06.2013 vade tarihli elektrik faturalarını ödemediğinden İstanbul Anadolu 2. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu, itirazın iptaline ve takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: ödenmediği iddia edilen fatura bedellerinin fahiş olduğunu, 2013 yılına ait sadece iki aya ait fatura bedelinin toplam 14.830,57 TL tutmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, aşırı fahiş olan faturaların müvekkili şirkete ait olmadığını, fatura bedellerini kabul etmediklerini, davacı kurum aboneleri tarafından ödenmeyen faturalar olduğunda elektrik kesme uygulaması yaptığını, kabul anlamına gelmemek üzere bu kadar yüksek bedelli faturalara rağmen davacının elektrik kesme uygulaması yapmamasının davacının haksızlığını gösterdiğini, müvekkili şirketin davacıya iddia edildiği üzere borcu bulunmadığından dolayı icra takibine itiraz ettiklerini, davaya konu icra takibinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafça icra takibine dayanak belge sunmadıklarını, icra takibine dayanak belgelerin, takip talebine ve ödeme emrine eklenmesinin yasa gereği olduğunu, davacı tarafça yapılan icra takibinde taraflarına ne abonelik sözleşmesi ne de fatura gönderilmediğini, müvekkili şirketçe haklı olarak borca ve icra takibine itiraz edildiğini, davanın usulden reddini, itirazın iptali davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... (Eski esas: ...) Esas sayılı dosyasında davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine 14.830,57 TL asıl alacak, 3.539,23 TL gecikme faizi, 637,07 TL KDV olmak üzere toplam 19.006,87 TL nın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkeme, davanın elektrik aboneliğinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkin olduğu, dava konusu alacağın 2013-05 ve 2013-06 dönemlerine ait endeks esaslı elektrik faturalarına ilişkin olduğu, her ne kadar davacı tarafından abonelik sözleşmesi ibraz edilmemiş olsa da davalı tarafın taraflar arasında abonelik sözleşmesi olmadığına yönelik veya hizmet alınmadığına yönelik bir itirazının olmadığı, davalının itirazının hak düşürücü süreye ve faturaların fahiş miktarda düzenlendiğine yönelik olduğu, davanın süresinde açıldığı, taraf defterlerinin incelenmesi amacıyla inceleme günü verilmişse de tarafların defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defterlerin incelenemediği, davalı tarafın faturalara konu hizmeti almadıklarına yönelik bir itirazlarının bulunmadığı, bu nedenle fatura alacaklarının mevcut olduğunun mahkemece kabul edildiği, bilirkişi tarafından gecikme zammının hesaplandığı, sonuç itibariyle davacının takip tarihi itibariyle 14.830,57 TL asıl alacağı, 2.948,08 TL gecikme zammı, 530,65 TL gecikme zammı KDV'si olmak üzere toplam 18.309,30 TL alacağının olduğu, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 16,80 oranında gecikme zammı ve gecikme zammı üzerinden % 18 oranında KDV uygulanması gerektiği,ayrıca alacağın likit olduğu gerekçesi ile;

"DAVANIN KISMEN KABULÜNE, 1-Davalının İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı (eski esas ...Esas ) dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin;14.830,57 TL asıl alacak, 2.948,08 TL işlemiş faiz, +530,65 TL KDV olmak üzere toplam 18.309,30 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 16,80 oranında gecikme zammı ve gecikme zammı üzerinden % 18 oranında KDV uygulanmasına, bakiye talebin reddine, 2-Alacak likit olmakla, hüküm altına alınan 14.830,57 TL'nin % 20'si oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar vermiştir. Kararı davalı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; dava konusu yere ait 1006106313 nolu abonelik sözleşmesinin ibraz edilmediğini,davacı tarafça tanzim olunan 26.11.2021 tarihli müzekkere ile dava konusu olmayan ve kendilerince dava dilekçesinde iddia edilenden bambaşka bir abonelik sözleşmesi (davalı müvekkiline ait ... tarihli başka bir sözleşme) ibraz edildiğini,ispat yükünün iddia eden tarafta olduğunu,bilirkişi tarafından düzenlenen 10.04.2022 tarihli bilirkişi raporunda da dava konusu faturaların, abonelik dönemine ait olup olmadığının belirlenebilmesi için abonelik başlangıç tarihinin, aboneliğin bitiş tarihinin bilinmesine ihtiyaç bulunduğu, bunun için davacı şirketin abonelik sözleşmesini ibraz etmesi gerektiği, davacı tarafça dilekçesinde abonelik sözleşmesinin çok eski olmasından dolayı şirket arşivinde bulunamadığını belirtilmiş ise de tedarik veya dağıtım şirketlerinin arşivlerinde abonelik sözleşmelerinin saklanması gerektiği, davacının abonman sözleşmesini ibraz ederek, dava konusu faturaların davalının abonelik dönemine ait olduğu kanıtlandığında davalının fatura borçlarını ödemesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacı şirketin abonelik sözleşmesini ibraz etmesinin şart olduğu görüş ve tespitlerine yer verildiğini,ayrıca mahkemece verilen hükümde, mahkemece taraf defterlerinin incelenmesi amacıyla inceleme günü verilmişse de tarafların defterlerini ibraz etmemesi nedeniyle defterlerin incelenemediği, davalı tarafın faturalara konu hizmeti almadıklarına yönelik bir itirazlarının bulunmadığı, bu nedenle fatura alacaklarının mevcut olduğunun mahkemece kabul edildiği belirtilmiş ise de, müvekkil tarafından tazmin olunan ve gerek davaya esas icra takibine konu borca itiraz dilekçesinde gerekse dosyada mübrez bulunan davaya cevap dilekçesinde açık ve net bir şekilde takibe konu faturalarla ilgili borca açıkça itiraz edildiği, müvekkilin davacıdan bahse konu faturalara ilişkin herhangi bir hizmet alınmadığı açıkça ileri sürüldüğünü, davacının iddia ettiği şekilde takibe konu faturalara ilişkin müvekkiline hizmet verdiğini, yine bu uğurda faturalara dayanak gösterdiği abonelik sözleşmesinin karşılıklı olarak akdedildiğini, gerek mezkur belgelerin ibrazı gerekse ticari defterlerin ibrazı ile ispatlaması gerekmekte ise de davacı tarafça ispata muhtaç bırakılan soyut ve mesnetsiz iddiaların yerel mahkemece varsayım güdülerek kabulü ile haksız davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya açıkça aykırı olup, hükmün kaldırılması gerektiğini, mahkemece davacının ispat edemediği vakıalar hakkında yorum yolu ile davayı kabul ettiğine dair yazmış olduğu hüküm gerekçesi usul ve yasaya aykırı olup, adil yargılanma hakkına da elverişli bir yaklaşım olmadığını,eksik ve hatalı değerlendirme neticesinde verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin usul ve yasaya aykırı hükmün müvekkili lehine ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, ödenmeyen fatura alacağının tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir.Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimse iddia ettiği olayı kanıtlamakla yükümlüdür. Davalının takibe itiraz dilekçesinde,dava konusu işyerini 2022 yılı ocak ayında tahliye ettiklerini,tahliye tarihinden 3-4 ay sonraki tüketim ile ilgilerinin olmadığını belirterek borca ,faize ve faiz oranına itiraz edildiği görülmüştür. Davacı tarafça dava ve takip konusu yapıldığı bildirilen ... nolu abonelik sözleşmesinin yapılan araştırmalara rağmen sunulamadığı,onun yerine ... nolu sözleşmenin sunulduğu,ancak müzekkere cevabında dosyada abonelik adresinin görülemediği ,davalı taraf ise 8834397 nolu sözleşmenin başka bir yere ait abonelik sözleşmesi olduğunu bildirmiştir. Davacı tarafça dava konusu yere ait abonelik sözleşmesinin sunulmaması nedeniyle söz konusu 2 adet faturanın dava konusu abonelik sözleşmesine konu yere ait olduğu ispatlanamamıştır. Bu nedenle davacı davasını ispatlayamadığından,davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. Bu itibarla davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak aşağıdaki şekilde yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf talebinin kabulü ile karar HMK 353/1b-2.madde gereği kaldırılarak,yeniden;1- Davanın reddine,2- Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından yatırılan 324,59 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 103,01 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3- Davalı tarafından yapılan 37,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4- Davalı kendisini vekil ile temsil ettiğinden, A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5- Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısımın ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, İstinaf İncelemesi İle İlgili Olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf eden davalıya isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davalının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 108,00 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğikabulüneİptaliistanbulkonusudüşünüldüİtirazınkısmen"davanın

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:48:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim