SoorglaÜcretsiz Dene

İstanbul BAM 3. HD 2023/905 E. 2024/317 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2023/905

Karar No

2024/317

Karar Tarihi

1 Şubat 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2023/905

KARAR NO: 2024/317

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 19/12/2022

NUMARASI: 2022/289 E - 2022/860 K

DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit

KARAR TARİHİ: 01/02/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkiline karşı 10/01/2022 tarihinde İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasınca 21.700,01-TL'lik bedelli takip başlattığını, müvekkili şirketin ise, İzmir İlinin Buca ilçesinde lise döneminde eğitim gören öğrencilere ... Dershaneleri markası altında dershanecilik çatısı altında hizmet verdiğini, hali hazırda bünyesinde öğrencileri bulunduğunu, müvekkilinin davalı kuruma karşı söz konusu borçtan kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını, davalı kurum tarafından müvekkiline herhangi bir alt yapı hizmeti sağlanmadığını, talep edilen alacak kalemine ilişkin sözleşme şartları sağlanmadığını, davalı kurum tarafından Abone/Müşteri No:... olan sözleşmeye istinaden takip başlatıldığını, söz konusu abonelik sözleşmesine ilişkin müvekkiline herhangi bir alt yapı hizmeti sağlanmadığını, davalı kurum tarafından alt yapı hizmeti borcu olan yapma borcu ifa edilmediğini, mahkemenin gerek görmesi halinde dava dilekçesi ekindeki mail yazışmalarını yapan kişi olan ...'ın tanık sıfatıyla dinlenmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından tayin edilecek tutar üzerinden takibin durdurulması gerektiğini, müvekkili şirketin telafisi imkanız zararlara uğramaması amacıyla işbu davaya konu takibin öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaateyse takdir edilecek teminat üzerinden durdurulmasını ve teminat karşılığında takibin durdurulması halinde müvekkil şirket üzerinde kayıtlı araçlar üzerine konulan hacizlerin kaldırılmasını, bu nedenlerle işbu davaya konu icra takibinin öncelikle teminatsız, mahkeme aksi kanaatteyse takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında durdurulmasına, müvekkilinin davalı kuruma söz konusu takipten kaynaklı herhangi bir borcu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı şirkete Facebook & Instagram yayınlarında geçerli olmak üzere reklam hizmeti sağlandığını, davacı tarafından dava dilekçesinde müvekkiline herhangi bir altyapı hizmeti sağlanmaması sebebiyle hizmet alınamadığı ifade edilmişse de bu hususun gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı şirketin talebi üzere Facebook & Instagram yayınlarında geçerli olmak üzere reklam hizmeti sağlandığını, müvekkili şirketin ve davacı şirket arasında ... Hizmetleri A.Ş. Abonelik Sözleşmesi akdedildiğini, abonelik sözleşmesinin akabinde müvekkili şirket tarafından ekte yer alan kurumsal hizmet teklifi davacı şirkete yönetilerek verimliliğin arttırılması kapsamında website yönlendirmeli reklam teklifinde bulunulduğunu, müvekkili şirketin teklifine davacı şirket tarafından olumlu dönüş yapıldığını ve hizmetin sağlanması amacıyla talep formu imzalandığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında ... Facebook-ınstagram Reklam Hizmet Taksitli Kobi Satış Taahhütnamesi akdedildiğini, taahhütname kapsamında reklam kurulumu yapılmasının akabinde ilk fatura döneminden başlayarak üç eşit taksit halinde ödeneceği hususunda anlaşıldığını, davacı şirketçe imzalanan taahhütnamede belirtildiği şekilde faturalandırma yapıldığını, faturalarda hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle; haksız ve hukuka aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "... bilirkişi raporunda özetle; "...taraflar arasında yapılan anlaşma ve taahhütlere bağlı kalınarak davalı ... Hizmetleri Anonim Şirketi'nin davaya konu reklam çalışmaları hizmetini davacı ... Ticaret Limited Şirketi'ne verdiği, bu hizmet karşılığı anılan sosyal mecralarda davacının reklamlarının yapıldığı açık ve net bir şekilde görülmekte olup herhangi bir alt yapı sağlanmadığı iddiasının bulunmadığı, davalı taraf yasal defterlerine göre; davalının takip tarihi itibariyle 3 adet faturadan kaynaklı 20.000,01 TL alacaklı olduğu, davacı taraf yasal defterlerine göre; davaya konu olan 3 adet faturanın yasal kayıtlarına alınmadığı, söz konusu faturaların elektronik olarak düzenlendiği ve fatura detayında elektronik ortamda iletildiğinin belirtildiği, dosyasına ya da tarafımıza davacı tarafından fatura iade ya da reddine ilişkin herhangi bir belge sunulmadığı,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve davalı alacaklının hizmet verdiği sabit olduğu..." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; rapora itiraz süreleri dolmadan ve beyan ve itirazları dikkate alınmadan eksik niceleme ile karar verildiğini, kararın duruşma öncesi hazırlanarak kopyala yapıştır yöntemiyle zapta emlendiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, karara esas raporun irdelenmediğini, hukuki dinlenilme ve savunma haklarının ihlal edildiğini, raporun bilimsel niteliği haiz olmamakla beraber basit ekran görüntüleri ve davalı tarafça sunulan belgelere dayanılarak hazırlandığından hükme esas alınabilecek vasıfta olmadığını, rapora itirazlarının da değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinafa cevabında özetle; icra takibinin dayanağı olan faturalara ilişkin hizmet sözleşmesi, ... Facebook - İnstagram Reklam hizmet Taksitli Kobi Satış Taahhütnamesi olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca davacı şirkete karşı tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiğinin mübrez bilirkişi raporuyla da sabit olduğunu beyanla talebin reddini istemiştir. Dava, sözleşmeye dayalı tahakukk eden faturalar adayalı başlatılan takip nedeniyle menfi tespit talebine ilişkindir.Davacı, belirtilen sözleşme nedeniyle alt yapı hizmetinin sağlanmadığını ileri sürmektedir.Davaya konu, ... Facebook-İnstagram Reklam hizmet Taksitli Kobi Satış Taahhütnamesi, ... hizmetleri A.Ş Kurumsal Tip Bilgi Formu, ... hizmetleri A.ş Abonelik Sözleşmesi, Kurumsal hizmet Teklifi, Facebook ve Instagram Yayın Bilgi Formu, ... Hizmetleri A.ş aLfanumerik Başlık Talep Formu belgelerinde taraflar arasında davacı şirkete Facebook ve Instagram yayınlarında geçerli olmak üzere reklam hizmeti sağlamak üzere website yönlendirmeli reklam paketi'nin kurulumunun yapıldığı, paketin 20.000,00-TL bedelinde olup üç eşit taksit halinde ödeme yapılacağı ve fatura döneminden başlayarak üç eşit taksit halinde ödeneceği hususunda anlaşma yapıldığı anlaşılmaktadır. Bilirkişi heyeti raporlarında davalı şirket tarafından taahhütnameye dayalı olarak davalının hizmet verdiği ekran görüntüleriyle beraber raporda gösterilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 266 ncı maddesi hükmüne göre, çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren konularda bilirkişi oy ve görüşünün alınması zorunludur. Genel hayat tecrübesi ve kültürünün sonucu olarak herkes gibi hakimin de bildiği konularda bilirkişi dinlenmesine karar verilemeyeceği gibi, hakimlik mesleğinin gereği olarak hakimin hukuki bilgisi ile çözümleyebileceği konularda da bilirkişi dinlenemez. Her halde seçilecek bilirkişinin mesleği itibarıyla konunun uzmanı olması gerekir. HMK’nın 281 inci maddesinde, tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri; mahkeme, bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için, bilirkişiden ek rapor alabileceği; ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişiler, raporlarını hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. Bilirkişi raporu aynı zamanda Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas bilirkişi raporunun dayanağı olan hususların ekran görüntüsü ile gösterildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda, kararın verildiği duruşma tarihi itibariyle tarafların rapora beyan süreleri dolmamış ise de bu hususa duruşma zaptında da yer verildiği hazır olan davacı vekilinin rapora karşı beyanda bulunduğu, rapora ayrıca yazılı beyanda bulunmak üzere süre talebinin olduğuna ilişkin talebin bulunmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Sair itirazlar yönünden ise, davacı tarafça yapılan sözleşmedeki imzalara ilişkin itirazın bulunmadığı, sözleşme gereği belirlenen bedelin üç eşi taksitte ödeneceğinin kararlaştırılmasına rağmen davacının ödeme iddiasının bulunmadığı, bu nedenle de defter incelemesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 01/02/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiTespitistanbulkonusudüşünüldüMenfi

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:50:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim