SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2805

Karar No

2024/2745

Karar Tarihi

17 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2024/2805

KARAR NO:2024/2745

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:31/07/2024

NUMARASI:2024/253 E - 2024/249 K

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ:17/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Karşı taraf dağıtım şirketi tarafından, müvekkili adına kayıtlı ... tesisat numarasına ait abonelikte kaçak elektrik kullandığı gerekçesiyle 19/07/2024 tarihli, ...nolu, 13,254,12 TL tutarlı ve 19/07/2024 tarihli, ... nolu, 88.214,78 TL tutarlı faturaların tanzim edildiğini, müvekkilinin iş yerinin bakkal olduğunu, birçok elektronik eşya bulunduğunu, 31/07/2024 tarihinde ilgili kurum tarafından elektriğinin kesildiğini, müvekkiline ait olup işletmekte olduğu ... Mareket 20.07.2024 tarihinde ... ekipleri tarafından kaçak tüketim yapıldığının tespit edildiğini, müvekkiline ait sayaç yan binada bulunmakta olup müvekkilinin sayaca herhangi bir müdahale de bulunmadığını, müvekkilinin tüm faturalarını da düzenli bir şekilde ödediğini, müvekkilinin kaçak enerji kullanmadığını, tutulan kaçak tutanaktan müvekkilinin haberdar bile olmadığını, tutanak altında; tüketici, tanık, muhtar, zabıta vs imzası bulunamadığını, kaçak hesaplamasına esas teşkil edecek kurulu güç yahut harici hat iddiasında harici hattın güç tespiti yapılmadığını, müvekkilinin, kaçak enerji kullandığını kesinlikle kabul etmemekle beraber kaçak hesaplaması yapılacaksa da sözde kaçak tarihinde yürürlükte olan EPDK Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğine göre yapılmasının gerektiğini, tahakkuk ettirilen faturanın hangi yönteme göre hesap edildiği belli olmadığı gibi, mevzuata, Yönetmelikle tayin edilen kriterlere ve bilime aykırı olarak düzenlendiğini beyanla fazlaya dair talep, dava ve her türlü hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik elektriğin kesilmemesine yönelik teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, aksi kanaat hasıl olması durumunda %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi tarafından; "talep eden vekilinin ihtiyati tedbir talebinin yerinde olduğu, aleyhine tedbir talep eden şirket tarafından kesintiye ilişkin somut bir gerekçenin ortaya konulmadığı, talep eden tarafın elektrik tedarik eden şirket nezdinde hali hazırda bir aboneliğinin mevcut olduğu, talep eden tarafın ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için bu aşamada elektrik temininin gerekli olduğu, tedbiren elektrik verilmesi halinde elektrik tedarikçisi ve dağıtıcısı şirket yönünden telafisi imkansız bir zararın ortaya çıkmayacağı ancak taraflar arasındaki hak ve adalet ilkesi gözetildiğinde tedbir talep eden şirketin elektrik temin edememesi halinde ticari faaliyetlerini bu aşamada sürdüremeyeceği, ihtiyati tedbir talep eden şirket tarafından 6100 sayılı HMK'nun 389. ve devamı maddelere göre yaklaşık ispatın aranması, tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunmasının zorunlu olmaması, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olmasının yeterli oluşu, ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekliliği nazara alınarak talebin kabulüne karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle1-İhtiyati tedbir talebinin teminat karşılığı kabulü ile; Talep eden tarafın ... A.Ş nezdinde bulunan .... tesisat numarasına ait abonelikte 19/07/2024 tarihli,....nolu ve 19/07/2024 tarihli, .... nolu faturalar doğrultusunda yapılan kesintinin tedbiren kaldırılmasına ve talep eden tarafa aboneliği doğrultusunda elektrik enerjisi verilmesine,-Teminat miktarının bu aşamada takdiren kaçak elektrik fatura bedelleri de dikkate alınarak 20.293,78‬ TL olarak belirlenmesine, karar verilmiştir.Bu karar itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; " davaya konu kaçak elektrik tutanağı tedbir talep edenin işyeri olup, talep edenin işin niteliği gereği elektriğin talep edenin işletmesi için olmazsa olmaz koşulu niteliğinde olup, tedbire itiraz eden karşı tarafın bu faturalar nedeni ile kesinti olması durumunda talep edenin ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu haliyle talep edenin ağır ekonomik kayıplara uğrayacağı, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin talep edenin aleyhine ağır zararlar doğuracağı, en azından dava konusu miktarla ve tesisatla sınırlı olarak, talep edenin işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği konusunda yukarıda bahsedilen BAM kararı da dikkate alınarak ihtiyati tedbir isteminde hukuki yarar bulunduğu" gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir.Karara karşı aleyhine tedbir talep edilen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir talep edilen vekil istinaf başvurusunda özet olarak; talep edenin kaçak elektrik kullandığını, kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmediğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Talep, elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkindir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir.Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.

İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun,"uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar."Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ve ihtiyati tedbir dava konusu fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen teminat miktarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğiistanbultarihiİhtiyatiTedbir

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim