SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/1327

Karar No

2024/2712

Karar Tarihi

15 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO: 2024/1327

KARAR NO: 2024/2712

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 14/02/2024

NUMARASI: 2023/635 E - 2024/91 K

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali

KARAR TARİHİ: 15/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından davalı adına derin şarj bedeli ile ilgili olarak düzenlenen 06/09/2021 tarihli ... nolu, 13/09/2021 tarihli ... nolu ve 19/10/2021 tarihli ... numaralı faturaların ödenme- diğini, bu nedenle davalı aleyhine Çorlu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üze- rinden genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiğini, davadan önce başvurulan arabuluculuk sürecinin anlaşmazlık ile sonuçlandığını beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına, haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet veren davalı/ borçlunun takip konusu alacağın % 20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumi- yetine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı; davaya cevap vermemiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 2022/817 E., 2022/1412 K. nolu 28.10.2022 tarihli ilamda; "Davalı asilin gelirinin esnaf işletmesi sınırını aşmadığı, bilanço usulüne veya işletme esasına göre defter tutmadığı, tacir sıfatının bulunmadığı,uyuşmazlığın mutlak veya nispi ticari dava niteliği arz etmediği" gerekçesiyle ; "Mahkemenin görevsizliğine, görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, görevli mahkemenin Çorlu Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine, kararın kesinleşmesinden itibaren ya da kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde taraf- larca müracaat edildiğinde dosyanın görevli Çorlu Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine" karar verilmiştir. Davacının istinaf başvurusu üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2023/168 E., 2023/2575 K. Nolu 19.09.2023 tarihli ilamda; Dava, Ticaret Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece "uyuşmazlığın ticari nitelik arz etmediği" gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiş olmakla, bu aşamada halli gereken hususun mahkemenin görevine ilişkindir. Eldeki dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı TTK. 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. maddesinde "Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir" hükmünü içermektedir. 26/06/2012 tarihinde kabul edilen ve 30 Haziran 2012 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan 6335 sayılı yasanın 2.maddesinde, "6102 sayılı Kanun'un 5.maddesinin başlığı" 2. ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler" şeklinde, 1. fıkrasında yer alan "davalara" ibaresi ise davalar ve ticari nitelikteki "çekişmesiz yargı işlerine" şeklinde 3.ve 4. fıkraları aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir. "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır" şeklinde düzenlenmiştir. TTK'nun 19.maddesinde "Bir tacirin borçlarının ticari olması asıldır. Ancak, gerçek kişi olan bir tacir, işlemi yaptığı anda bunun ticari işletmesiyle ilgili olmadığını diğer tarafa açıkça bildirdiği veya işin ticari sayılmasına durum elverişli olmadığı takdirde borç adi sayılır. Taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılır" hükmü bulunmaktadır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargı- lamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkeme duruşma yapmadan, yani taraflara tebligat yapıp onları dinlemeden dosya üzerinden de görevsizlik kararı verebilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmış ise veya yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip, karara bağlamalıdır. Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında ise; davaya konu uyuşmazlık derin deşarj bedelinden kaynaklanan borca vaki itirazın iptalline ilişkindir. Davacı OSB, davalı ise gerçek kişidir. Mahkemece İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü, Şarköy Vergi Dairesi ve Bakırköy Vergi Dairesi'nin cevabi yazıları dikkate alınarak davalının tacir olmadığı sonucuna varılmıştır. Davacı vekili istinaf dilekçesi ekinde mersis sorgu raporu ibraz etmiş, "davalının Tekirdağ Ticaret Sicili'nde ... mersis nolu Akif İşcan unvanlı gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu ve işletmesinin halen kayıtlı olduğu" belirtmiş ise de, ibraz olunan sorgu raporu okunaksız olduğundan işletme kaydı teyit edilememiştir. Bu nedenle, mahkemece öncelikle davalının Tekirdağ Ticaret Sicili'nde kayıtlı ... mersis nolu işletme kaydının celbi ile tacir olup olmadığının değerlendirilmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur." denilerek, kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesince "Davanın REDDİNE" karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; 18/6/2017 tarih 7033 sayılı Kanunun 39. Maddesi ile değişik 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 3/1-e bendinde "Katılımcı" nın "OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel tahsisi veya satışı yapılanlar ile maliki bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Kanunun amacına uygun faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişi ile finansal kiracı" olarak tanımlandığını, ilk derece mahkemesinin davalının katılımcı sıfatını yalnızca taşınmaz üzerinde her hangi bir üretim tesisi bulunmadığından dolayı reddettiğini, oysa ki davalının katılımcı sıfatı derin deşarj katılım payına ilişkin olup arıtma tesisinde hissesinin bulunduğunu, buna yönelik olarak TEDDD (Tekirdağ Ergene Derin Deniz Deşarj) Katılım payları hesaplamaya ilişkin sunulan belgenin 10. Sırasında 5048 m2 lik arsada arsa payı ve atıksu oranına ilişkin olarak sorumlu olduğu listede katılımcı sıfatı ile bulunduğunu, Ayrıca davalının ".. K .. pafta ,... pafta ... nolu parselim için 400 m3 atık su taahhüdünde bulunmak istiyorum. Tarafımıza isabet edecek ödeme planının tarafımıza bildirilmesi içen gereğini arz ederim " şeklinde başvuru dilekçesi ve ekinde de sunulan evrakların bulunduğunu, Davacı Deri Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu'nca bu konuda ; "Akif İşçan adına kayıtlı 81 pafta, 442 ada 2 parselin atık bu taahhüdü dilekçesi görüşülmüş olup taahhüdü uygun görülmüştür. İlgili parselin atık su taahhüdü 0 m3/gün'den 400 m3/gün'e çıkarılmasına, ek taahhüdün 600 USD /m3 birim fiyatının tahakkuk ettirilmesine ve yeni ödeme planı düzenlenmesine karar verilmiştir" denildiğini, Ayrıca davacıya Çorlu Deri Organize Sanayi Bölgesi sınırları içinde ... pafta ... ada ... nolu parsel'in ... adına kayıtlı olduğu, ortak arıtma tesisinin 400m3/gün atık su kullanım kapasitesine sahip olduğuna dair üyelik belgesi düzenlenerek verildiğini, Organize Sanayi bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin 66/6 maddesinde "ortak atıksu arıtma tesisinin yatırıma katılımcılar,maliyetin % 25'ini parselin büyüklüğüne, % 75'ini ise atıksu arıtma tesisinin teknik özelliği dikkate alınarak yönetim kurulunca belirlenecek debi ve kirlilik yükünün oranlarına göre katılır. Bu yatırım bedeline katılım miktarının tahsilinde, katılımcının tesisini faaliyete geçirip geçir- mediği dikkate alınmaz" şeklinde düzenleme yapıldığını, Davalının söz konusu arsa ile ilgili biriken borçlarının ödenmesi taahhüdünde bulunup kolaylık sağlanmasını talep ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosyanın tetkikinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 15.886,00 TL bedelli 06/09/2021 tarih ve ... nolu, 7.834,00 TL bedelli 13/09/2021 tarih ve ... nolu, 12.041,00 TL bedelli, 19/10/2021 tarih ve ... nolu fatu- ralardan kaynaklanan borcun işlemiş faizi vs ferileri ile birlikte tahsili talebiyle davalı borçlu aleyhine Çorlu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusu "anlaşmazlık" ile sonuçlandığından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Emsal dava ile ile ilgili olarak Yargıtay 4. Hukuk dairesi'nin 2012/14261 E., 2013/12313 K. Nolu 26/06/2013 tarihli ilamında; "4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın 4. maddesi uyarınca OSB’lerin yer seçiminin kesinleşmesinden sonra OSB sınırları içinde yapılacak mevzi imar ve parsel planları ile bunların değişiklikleri, OSB tarafından yönetmeliğe uygun olarak hazırlanır ve Bakanlığın onayına sunularak, İl İdare Kurulu Kararı ile yürürlüğe girer. Yürürlüğe giren mevzi imar planına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerin projelen- dirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili izin belgeleri ve izinler ile işyeri açma ve çalışma izin belgeleri OSB tarafından verilir ve denetlenir. Anılan Yasa'nın 20. maddesi uyarınca; OSB’lerin ihtiyacı olan elektrik, su, kanalizasyon, doğalgaz, arıtma tesisi, yol, haberleşme, spor tesisleri gibi alt yapı ve genel hizmet tesislerini kurma ve işletme, kamu ve özel kuruluşlardan satın alarak dağıtım ve satışını yapma, üretim tesisleri kurma ve işletme hakkı sadece OSB’nin yetki ve sorumluluğundadır. OSB’de yer alan kuruluşlar, alt yapı gereksinmelerini OSB’nin tesislerinden karşılamak zorundadır. OSB’nin izni olmaksızın alt yapı gereksinimleri başka bir yerden karşılanamaz ve bu amaçla tek başına tesis kurulamaz. Bu kuruluşlar kendilerine özgülenen alt yapı kullanma hakkını başka kuruluşlara deviredemezler, geçiremezler (temlik edemezler) ve başkalarının yararlanmasına özgüleyemezler. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'na göre altyapı aidatı katılımcıların ödemek zorunda oldukları altyapı hizmetlerinin; yol, su, elektrik, doğalgaz, iletişim, kanalizasyon, arıtma ve benzeri gibi ortak tesislerin yapımı ve işletilmesinin karşılığıdır.Altyapı hizmetlerinin karşılığı olarak ödenmesi gereken altyapı katılım paylarının belirlenebilmesi için de, Yasa'nın 4. maddesinde açıklandığı biçimde mevzi imar ve parsel planları ile değişikliklerinin yönetmeliğe uygun olarak hazırlanmış ve kesinleşmiş olması gerekmektedir. İmar ve parsel planları kesinleşmeden, katılımcıların altyapı aidatlarından sorumlu tutulmalarına olanak yoktur. Bu bağlamda katılımcı sıfatının da açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın Tanımlar ve Kısaltmalar başlıklı 3. maddesinde organize sanayi bölgelerinde parsel özgülemesi veya satışı yapılmış gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanan katılımcı; 10.11.2008 gününde yürürlüğe giren 23.10.2008 gün ve 5807 sayılı Yasa ile değişik 3. maddede, OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel özgülemesi veya satışı yapılanlar ile sahibi bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Yasa'nın amacına uygun iş gören gerçek ve tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nda yapılan bu değişikliğe göre, OSB’lerin kuruluşu aşamasında kendilerine parsel özgülemesi ya da satışı yapılmayanların katılımcı durumunda olmadıkları, sahibi oldukları parselde üretimde bulunan ve Yasa'nın amacına uygun iş yapan gerçek ve tüzel kişilerin de katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden itibaren katılımcı durumuna geldikleri açıktır. Dava konusu alt yapı katılım aidatları 4562 sayılı Organize Sanayi Bölgeleri Yasası'nın 3. maddesindeki katılımcı tanımına ilişkin değişikliğin yürürlüğe girdiği 10.11.2008 gününden sonrasına ait ise de; davalının sorumluluğu için yine alt yapı katılım aidatlarının imar planlarının kesinleşmesinden sonraki döneme ait olması gerekir. Mahkemenin gerekçeli kararında ve dosyadaki bilgi ve belgelerden imar planlarının hangi tarihte kesinleştiği belli değildir. İmar planlarının kesinleşme tarihi tespit edilmeli, dava konusu alt yapı katılım aidatlarının kesinleşme tarihinden sonraki döneme ait olması halinde, davalı alt yapı katılım aidatı ve istenen aidat miktarı üzerinden %40 icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmalı, aksi halde davalının bu kalem alacaktan ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulmaması gerekir." denilmiştir. İlk derece mahkemesince yukarıda yer verilen Yargıtay ilamı doğrultusunda Çorlu Deri İhtisas ve Karma OSB'ne müzekkere yazılmış, söz konusu yazıya cevaben 12.02.2024 tarihli yazı ile; "İlgi yazınızda kurumumuzdan Tekirdağ İli, Çorlu İlçesi, ... Mahallesi ... Ada ... Parseldeki taşınmazın hangi tarihte OSB imar planları içerisine alındığının tespiti ve bu imar planlarının kesinleşme tarihleri talep edilmektedir. Söz konusu ... Ada ... Parsel Çorlu Deri İhtisas ve Karma Organize Sanayi Bölgesi resmi kuruluş tarihi olan 19.12.2000 tarihi itibariyle OSB imar planları içerisinde kalmaktadır. OSB kuruluşundan 2007 yılına kadar Çorlu Belediyesi İmar Planları yürürlükte iken OSB tarafından yapılan ilk revizyon İmar Planı Tarihi 29/05/2007'dir. Karayolları Genel Müdürlüğü, 1. Bölge Müdürlüğü tarafından düzenlenen 16 metre genişli- ğindeki alternatif köprü, ... ada ... nolu sanayi parselinin içinden geçmektedir. Köprü ayakları sanayi parseli üzerinde olduğundan parsel üzerinde yapılaşmaya uygun alan kalmamaktadır. Bu yüzden, ... ada ... nolu sanayi parseli 22.06.2017 tarihinde onaylanan Revizyon İmar Planında Park Alanı olarak yeniden düzen- lenmiştir. Parsel üzerinde yapılaşma mevcut olmayıp herhangi bir üretim tesisi bulunmamaktadır" şeklinde cevap verilmiştir.Netice itibariyle ; 4562 sayılı Kanun 3/e maddesine göre OSB’lerde, bir işletmenin kurulması için parsel tahsisi veya satışı yapılanlar ile maliki bulunduğu parselde üretimde bulunan veya bulunmayı taahhüt eden ve bu Kanunun amacına uygun faaliyet gösteren gerçek veya tüzel kişi ile finansal kiracının katılımcı olarak kabul edildiği, davalıya ait taşınmaz üzerinde herhangi bir üretim tesisi bulunmadığı gözetildiğinde davacının katılımcı olarak kabul edilemeyeceği ve takip konusu faturalar nedeniyle borçlu olmadığı sonucuna varılmaktadır.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğitedddistanbulkonusudüşünüldüreddine"İtirazınİptali

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim