Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/557
2024/2704
15 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/557
KARAR NO:2024/2704
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/10/2023
NUMARASI:2019/173 E - 2023/754 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN
2021/786 ESAS 2021/481 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ:15/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin davalının işletmekte olduğu "..." isimli taksi durağında ... taksi plakalı aracı ile çalışmaya başladığını, devam eden süreçte taraflar arasındaki iyi ilişkiler ve ticari kazanımlar çerçevesinde müvekkilinin ..., .... taksi plakalı araçları da araç maliklerinden kiralayarak davalının taksi durağında çalıştırmaya başladığını, bu araçlarla ilgili olarak araç şoförlerinin yevmiyelerinin durak sahibi olarak davalı tarafça topladığını, taksi durağına ait paraları kestiğini ve kalan miktarlarını müvekkiline verdi- ğini, bu ödemeleri de her ayın 15'i ile 30'unda iki seferde yaptığını, süreç bu çalışma sistemi ile devam ederken ....Taksi durağı sahibi davalının, hem müvekkiline hem de dava dışı ...'e çalıştır- dıkları ve devam eden süreçte de çalıştıracakları araçlarla ilgili ortaklık teklif ettiğini, ortaklık tekli- findeki temel amacın ise müvekkilinin taksi plakası olan araçları çalıştırması ile ortaya çıkan gelir durumundan kaynaklı kazanç durumu, ayrıca ...'in taksi plakalı araçları kiralaması, bu sektörde bir çok tanıdığının olması sebepleri ile taksi plakalı araçları kiralaması, sektöründe önemli bir paya sahip olan .... Otomotiv isimli şirketle olan sözleşmeleri ve iyi ilişkilerini kullanma, aynı zamanda da muhasebe işlemlerini takip etmek olduğunu, davalının ortaklık teklifi birlikte çalışma ve birlikte kazanma amaçlı olduğundan davacının bu teklifi kabul ettiğini,bu çerçevede müvekkili davacı, davalı ve dava dışı ... ile işletme ortağı olarak ...., ...,...., ..., ...., ...., ..., ..., ..., ..., ...... plaka sayılı 13 adet ticari taksileri davalının ... Taksi isimli taksi durağında çalıştırmaya başladığını,ortak olduktan sonra müvekkilinin araç kiralamaları araç malikleri ile görüşmeleri yaparak taksi durağına getirdiğini, işletme, araçların günlük yevmiyelerinin şoförlerden toplanması ve araçların bakım ve tamir işlerinin yapılması davalı tarafından takip edildiğini, ortaklıkla ilgili sözleşmelerin yapılması, muhasebesinin tutulması ve ortaklara düşen kazanç miktarlarının tespit işlemlerini de dava dışı ....'un üstlendiğini, ortaklık yapısı oluşturulup taraflar üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirerek birlikte çalışmaya başladıklarını, bu ortaklık yapısında işletmeyi üstlenen davalı tarafın ortaklıktan kaynaklanan müvekkilinin hak ve alacaklarını yaklaşık bir yıl öncesine kadar düzenli olarak gönderdiğini, ancak bir sene öncesinden itibaren müvekkiline ödeme yapmamaya başladığını, bunun üzerine müvekkilinin davalıyı aradığında "dava dışı ...'un muhasebe hesaplarında usulsüzlükler yaptığını, sürekli olarak giderlerin gelirlerden yüksek çıktığını ve bu hesapların netleşmesi sonrasında müvekkilinin hakkını toplu olarak göndereceğini" beyan ettiğini, müvekkilinin birkaç ay daha beklediğini ama değişen bir durumun olmadığını, davalının sürekli olarak dava dışı ...'u suçlayarak hiçbir ödeme göndermemesi neticesinde taraflar arasındaki güven ilişkisinin zedelenmeye başladığını, bu süreçte davalı ile dava dışı ... arasındaki ihtilafların büyüdüğünü, dava dışı ....'un ortaklık payı- nın müvekkilinin bilgisi ve haberi olmadan davalı tarafından satın alınarak dava dışı .....'un ortak- lığının sona erdirildiğini, bu çerçevede kiralık taksi plakalı araçların kiralama işlemlerinin yapıldığı ... Otomotiv nezdindeki ... adına olan bütün sözleşmelerin davalı adına yapıldığını, davalının ortaklıkla ilgili muhasebe işlerini tutan ve sözleşmelerin adına olduğu ...'la ticari ortaklığı bitir- dikten sonra müvekkilinin payına düşen ödemeleri de yapmamaya başladığını, buna gerekçe olarak da, ...'la ortaklığın bitirilmesi süreci ile ilgili ...'u suçlamasının yanında müvekkiline karşı da haksız ve dayanaksız ithamlarda bulunduğunu, müvekkilini ... birlikte hareket etmekle suçladığını, müvekkilinin araçlarını davalının ... Taksi isimli durağında çalıştırma- sının dışında fiili olarak ya da hesap tutulması ile ilgili hiçbir işlemi ve sorumluluğunun bulunma- dığını, bu işlemlerin davalı ve dava dışı .... tarafından takip edildiğini, müvekkilinin hesap işlemle- rinin hiçbir zaman içinde olmadığını ve bunların tamamen davalı ve dava dışı ... tarafından takip edildiğini, dolayısıyla davalının bu ithamlarının haksız ve aynı zamanda da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalının dava dışı ....'u baskı ve sindirme ile ortaklıktan çıkarmayı başardığını, müvekkilinin ortaklık payını çok uygun fiyatlara kapatmak için böyle bir yolu tercih ettiğinin anlaşıldığını, davalının müvekkiline düşen tüm ödemeleri şoförlerden toplamasına rağmen müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığını, davalı- nın kötü niyetli ve haksız kazanç amaçlı hareket ederek müvekkiline ait payı da ele geçirmeye çalış- tığını ve bu söylem ve eylemlerini de planlı bir şekilde hayata geçirdiğini, davalı müvekkilinin alacak- larını ödemediğinden davalı aleyhine .... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla;Davalı ve dava dışı ...'in sözlü ortaklığından kaynaklanan plakaları verilen 13 adet ticari taksiden kaynaklanan ve davalı tarafından ödenmeyen kâr payı ile ilgili alacaklarının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 15.000,00 TL'nin ve ortaklığın feshinden kaynaklanan ortaklık payı karşılığı şimdilik 10.000,00 TL'nin 15.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan alınmasına, davalı .... Sayılı takip dosyasına haksız kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde özetle; .... Taksi durağını işletmekte olduğunu, gündüz bir, gece bir olmak üzere durak telefonlarına bakmak ve taksiye iş vermek amacı ile 2 katip çalıştığını, taksilere konaklama yeri, iş tayini ve çalışan şoförlerini istirahat için ofis ve çay hizmeti verdiğini, durağın çay ,su vs giderlerini haftalık olarak toplamış olduğu paralardan karşıladığını, ... ile eskiye dayanan bir hukuklarının bulunduğunu, ....'un bir gün durağa gelip, "abi ben ... Otodan 15 adet araç kiraladım. Bana durağında bir ofis ver. Araçları ve şoförleri takip edeyim "dediğini, bunun karşılı- ğında "sen benden ofis ve durak parası alma. Ben ayda sana araçlardan kalan kârdan 3 de bir pay vereyim dediğini, kendisinin de bunu kabul ettiğini, böyle 3 ay devam ettikten sonra ....'un "abi ben bu kiralık araçlardan zarar ediyorum. Bana ortak ol beraber yapalım" dediğini, kendisinin de "araç sözleşmelerinin yarısını üzerime yap dediğini, ....'un ... Otonun devir hakkı vermiyor, benim üzerimden devam edelim, ben sana açık senet veririm" dediğini, bu lafın üzerine .. ile eskiye dayanan bir dostlukları olduğundan teklifi kabul ettiğini ve sözlü ortaklığın başladığını, araçların yevmiyesini, cezaları, bakımları ve araç kiralarını bahsi geçen ... Oto ya ....'un götürdüğünü, kısacası tüm araç hesaplarını ...'in tuttuğunu, ay sonu ... ile hesap gördüklerini, bazen kâr bazen zarar bir ayın diğer ayı tamamladı- ğını, ... çıktıktan sonra araçların zarar etmeye başladığını, şoförlerin kaza yaptığını, trafik cezası aldıklarını, çalıştığı araç yevmiyelerini getirmediklerini, araçların eskiyip her gün masraf çıkarmaya başladığını, bakım ve tamir yaptırılan yerlere ödemeleri yapamayacak duruma geldiklerini, .. Oto'ya olan araç kiralarının bir ay aksadığını, .... Oto'nun araçlarını istediğini, ... oturup konuştuğunu, ...'un "abi araçları ...Oto'ya teslim etsek araçlar borcumuzu kapatmıyor, kredi çekip ödeyelim, taksi metreye zam gelirse kurtarırız" dediğini, ...'un da, "abi benim ne kredi ödeyecek, ne de satacak bir şeyim kalmadı, bana ait olan araçlara karşılık borcumu öde, araçlar senin olsun" dediğini, kendisinin de taksi camiasında ".. Taksi" olarak itibarının olduğunu, araçları geri verse, camiada "... Taksi battı" diyeceklerinden araçları bütün borçları ile birlikte üzerine aldığını, araçların ...Oto'ya ve tamircilere ve şoförlere ödenmemiş ...'larına dâhil tüm gelmiş geçmiş borçlarını oğlunun dairesinin satarak kapattığını ve itibarını kurtardığını, sonrasında ...'in ...'dan araçları üzerine alacağını bildiği halde, kendisine bu araçlarda "...'dan dolayı ortak olduğu veya hakkının bulunduğu" hususunu, kendisi ... Oto'nun tamirci, parçacı ve şoför ...'larını ödedikten sonra Mecit'in araçlara ortak oldu- ğunu söylediğini, kendisinin de ...u ortaklıktan bilgim yok, ama ille de ortağım diyorsan ...., sen ve ben bir araya gelelim bu ortaklığı ...teyit etsin devraldığım tüm araçların hesaplarını ... sen ve ben birlikte görelim" dediğini, ancak ...'in kabul etmediğini, "...'la benim görülecek hesabının olmadığını ...'un zararlarının kendisini ilgilendirmediğini"söyleyerek ofisi terk ettiğini, ... ile kendisinin ne sözlü ne sözleşmeli hiçbir ortaklığının olmadığını, böyle bir ortaklık sözleşmesi imzalamadığını, ... ile hiçbir ilgisinin alakasının olmadığını beyan etmiştir.
BİRLEŞEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN 2021/786 ESAS, 2021/481 KARAR SAYILI DOSYASI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesindeki beyan ve iddialarını tekrar ile; Müvekkilinin davalı ... ve dava dışı ... ile beraber adi ortaklık ilişki içerisinde kurdukları ticari işletmenin dava dışı ...tarafından söz konusu ortaklığın tek taraflı ve hukuka aykırı feshi nedeniyle, dava dışı ... aleyhine İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret 2019/173 Esas sayılı davayı açtıklarını ve söz konusu davanın derdest olduğunu, mahkemece 05/10/2021 tarihli 7. celsesinde "davanın adi ortaklıktan kaynaklı kar ve ortaklık değerinin tahsili istemli olması, davanın zorunlu dava arkadaşlığı bulunması sebebiyle müvekkiline davanın ...'e yöneltilip asıl dava olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret 2019/173 Esas Sayılı dava dosyası ile birleştirme için" süre verildiğini, belirtilen ara karar gereğince işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk kapsamında arabuluculuk müracaatı yapıldığını, İstan- bul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun ... başvuru numaralı ve ... dosya numaralı arabuluculuk faaliyeti yürütüldüğünü ve sürecin anlaşmazlık ile neticelendiğini beyanla; Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla; şimdilik, ortaklık kapsamın- da ödenmeyen kar payı karşılığı 5.000,00 TL'nin ve ortaklığın feshinden kaynaklanan ortaklık payı değeri nedeniyle 5.000,00TL'nin 15.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini, işbu davanın dava dışı ... aleyhine ikame edilen asıl dava olan İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret 2019/173 Esas Sayılı dava dosyası birleştirilmesini, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin de davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin işbu davada tanık olarak ifade verip bilgisi ve görgüsünü anlattığını, davacı ... veya diğer Davalı ... ile maddi bir ilişkisinin kalma- dığını, bir dönem var olan ortaklık ilişkisinden çekildiğini, ortaklıktan çekildikten sonra ... ve ...'in ortaklığa devam etmiş olup ortaklık ve diğer tüm ilişkilerin tarafları bağladığını, müvekkilinin herhangi bir dahilinin olmadığını,Müvekkili ile diğer tarafların, ortaklık ilişkileri devam ettiği süre içinde ortaklık kar paylarını aldıklarını, müvekkilinin ortaklık ilişkisinden ayrılması akabindeki sürece ilişkin sorumlu- luğunun bulunmadığını, müvekkilinin ibra edildiğini, ayrıca istemlerin zamanaşına uğradığını, Dava dilekçesinde haksız fesih tazminatı isteminin muhatabının ... olduğu bildirilmiş olup müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, Adi ortaklık ilişkilerinin tasfiyesinde uyuşmazlık konusu salt para ise zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığını, mahkemece davacı tarafa müvekkili aleyhine dava açma zorunluluğunun dayatılması, akabinde iş bu davanın açılmasının müvekkilimin hak ihlaline uğramasına sebe- biyet verdiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi'nce: "Her ne kadar asıl davada tanık olarak diğer ortak ...'un beyanı alınmış ve bu beyanda ... taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu beyan etmiş ise de; bu kişi aynı zamanda mecburi dava arkadaşı olduğundan tanık sıfatı ile alınan beyanlarına itibar edilmemiştir. Kaldı ki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararına göre de bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL'yi geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. davacı tarafça adi ortaklığın varlığına ilişkin davacı tarafça bir kısım banka dekontları ve el yazısı içeren yazılı belgeler sunulmuş ise de, bunlardan banka dekontlarındaki para alış verişinin davalının oğlu ile davacı arasında olduğu, doğrudan davacıyı ilgilendiren bir kayıt bulunmadığı ve diğer el yazması belgelerin ise kimin tarafından ne amaçla oluşturul- duğunun belli olmadığı gibi bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere okunaksız ve bir takım kararlamalardan ibaret olduğu anlaşıldığından bu belgelerin de adi ortaklık sözleşmesinin varlığını anlamında kabul etmek mümkün değildir" denilmiş, sonuçta "adi ortaklığın varlığının ispatlanamadığı" gerekçesiyle "ASIL VE BİRLEŞEN DAVANIN REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçelerindeki beyanlarını tekrar etmiş, ilaveten; asıl davada tanık olarak dinlenen birleşen davanın davalısı ...'in taraflar arasında adi ortaklık ilişkisi bulunduğunu ikrar ettiğini, dosyaya ibraz olunan 500'e yakın evrakta tarafların isim ve alacakları ile borçların yazılı olduğunu, ayrıca ses kayıtlarının da adi ortaklığın varlığını ispat- lar nitelikte olduğunu, davalının oğlu tarafından değişik zamanlarda müvekkiline ödemeler yapıl- mış olup bu ödemelerin taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden başka bir nedeninin bulunmadığını, mahkemece bu belgelere değer atfedilmediğini, 25.05.2021 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunun ve müvekkilinin bu ortaklıktan doğan alacağının tespit edildiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;1.Mahkemenin görevi yönünden re'sen yapılan değerlendirmede:Eldeki dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre; bir davanın ticari dava sayılması için, uyuşmazlık konusu işin, taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Yine, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.6335 Sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5 inci maddesi uyarınca, ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemeleri'nce görülerek karara bağlanır. Diğer taraftan aynı düzenleme gereğince, Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olduğundan, ilk derece mahkemesi, istinaf ve temyiz aşamasında re'sen incelenir. Yapılan bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;Asıl ve birleşen davada uyuşmazlık, adi ortaklık kapsamında kar ve ortaklık payı talebinden kaynaklanmaktadır. Dava doğrudan Ticaret Mahkemesi'nde açılmış ise de ;adi ortaklık sözleşmesi TBK'da düzenlenmiş olup TTK'da belirtilen mutlak ticari işlerden değildir. Diğer yandan davacı ve davalı taraf gerçek kişi olup dosya içinde ticaret sicil kayıtları bulunmamaktadır. Ayrıca taraflar ile ilgili olarak tacir araştırması da yapılmamıştır.Buna göre mahkemece; öncelikle, davacı ve davalı tarafın vergi kayıtları, vergi matrah- ları, ticaret sicil ve esnaf oda kayıtlarının celbi, Bakanlar Kurulu'nca çıkartılan, esnaf-tacir arası ayı- rıma dair kararnamedeki gelir sınırının dosyaya alınması ile tarafların "tacir" ve/veya " esnaf" olup olmadıkları, işletmelerinin esnaf işletmesi kapsamında kalıp kalmadığı, hangi usule göre defter tut- tukları, davanın ticari işletmeleri ile ilgili olup olmadığı, TTK 4 ve 5.md gereğince, Ticaret Mah- kemesi sıfatıyla faaliyet gösteren ve istinafa konu kararı veren mahkemenin iş bu uyuşmazlığın çözü- münde görevli olup olmadığının, yani göreve ilişkin dava şartının bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.2. HMK'nun "Hâkimin Davayı Aydınlatma Ödevi" başlıklı 31. Maddesinde; "Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.Eldeki davada davacı ;- ... aleyhine açtığı asıl davada; "dava konusu alacakları ile ilgili olarak davalı aleyhine takip yaptığını, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirttikten sonra; davalı ve dava dışı ...'in sözlü ortaklığından kaynaklanan plakaları verilen 13 adet ticari taksiden kaynaklanan ve davalı tarafından ödenmeyen kâr payı ile ilgili alacaklarının fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, itirazın iptali ile şimdilik 15.000,00 TL'nin ve ortaklığın feshinden kaynaklanan ortaklık payı karşılığı şimdilik 10.000,00 TL'nin 15.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalıdan alın- masını, davalı .... sayılı takip dosyasına haksız kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetini"- ... Aleyhine açtığı birleşen davada ise; şimdilik, ortaklık kapsamında öden- meyen kar payı karşılığı 5.000,00 TL'nin ve ortaklığın feshinden kaynaklanan ortaklık payı değeri nedeniyle 5.000,00TL'nin 15.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte davalı tahsilini" talep etmektedir.Celp olunan .... Sayılı dosyasında ise alacaklı durumundaki davacı ortak ...'in iş bu davaya da konu olan 14 taksi plakası ortak- lığından kaynaklanan alacağı nedeniyle sadece asıl davanın davalısı ... aleyhine 306.250.68 TL'lik takip başlattığı, (birleşen davanın davalısının takipte borçlu olarak yer almadığı) borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğu anlaşılmaktadır.Davacı vekili dava dışı ...'un ortaklık payının kendisinin bilgisi ve haberi olmadan devredildiğini, devire muvafakatinin bulunmadığını beyan ettiğine göre davacının rızası alınmadan yapılan pay devrine geçerlilik tanınamayacağının da kabulü gerekir. (Yargıtay 3. HD'nin 2022/7267 E. 2023/2173 K. Nolu 17.07.2023 tarihli ilamı )Buna göre mahkemece, öncelikle; taraflar yönünden tacir araştırması yapılarak mahkemenin görevli olup almadığının tespiti, mahkemenin görevli olduğunun anlaşılması halinde, yukarıda belirtilen esaslar dahilinde davacıdan talebinin (alacağın tahsili, itirazın iptali vs) neye ilişkin oldu- ğunu netleştirmesi hususunda açıklama talep edilmesi, bundan sonra tüm dosya kapsamına göre hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, asıl ve birleşen dava davacısının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının mahkemesine gönderilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Asıl ve birleşen dava davacısının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasıyla,yukarıda izah edilen şekilde, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine,Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene isteği halinde iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15