Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2828
2024/2697
15 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2828
KARAR NO: 2024/2697
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 29/01/2024
NUMARASI: 2024/66 E
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 15/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.10.2023 tarihinde otel olarak faaliyet gösteren mahalde müvekkili kurum kaçak ekipleri tarafından yapılan kontrollerde, "sözleşmesiz bir şekilde , dağıtım sistemine müdahale ederek ,tesis edilememiş sayaçtan yasal şekilde geçirilmeksizin" kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini,davalı şirket kaçak tüketimin gerçekleştiği adreste ham abonelik sahibi, hem malik ,hem de fiili kullanıcı durumunda olduğunu, davaya konu adreste ... şir- keti adına ... ve ... nolu sayaçlar için ) biri kapalı diğeri aktif olan iki adet abonelik bulunmakta ise de, abonelik sözleşmesindeki sayaçlar ile tutanakta yazılı sayaçların aynı olmadığını, davaya konu mahalde davalı şirketin bu aboneliklerinin dışında farklı bir harici hat çekilerek dört farklı sayacın beslendiğinin tespit edildiğini, yani tüketimin gerçekleştiği otelde davalı şirketin abonesi bulunduğu sayaçların yanı sıra harici olarak hat çekilen ve sözleşme yapılmadan elektrik kullanılan başkaca sayaçların da bulunduğunu, bu durumun borçlu şirket adına düzenlenen ... seri nolu kaçak elektrik tutanağı ve video görüntüleri ile tespit edildiğini iş bu tutanak gereğince davalı şirket adına tahakkuk olunan 937.322,48 Tl bedelli 06.11.2023 TL bedelli faturanın ödenmediğini, diğer davalı durumundaki ...'ın da davalı şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu ve söz konusu kaçak elektrik kullanım bedelinden sorumlu olduğunu,bu nedenle İstanbul ... İcra Müdür- lüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalıların itirazı nedeniyle taki- bin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, dava tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini, 31.07.2024 tarihli dilekçesi ile de; itirazın iptali talebiyle eldeki dava açıldığını, ancak davanın sonuçlanması ve takibin kesinleşmesinin beklenmesi halinde kamu alacağı niteliğindeki alacağının tahsilinin tehlikeye gireceğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu, davalıların dava konusu mahalde kaçak elektrik kullandığı hususunun aksi sabit olun- caya kadar geçerli tutanaklar ile tespit edildiğini, alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini beyanla borçlunun borca yeter miktardaki menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 21.08.2024 tarihli ara karar ile: "İİK 258. Maddesindeki koşullar oluşmadığı" gerekçesiyle "davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin REDDİNE"karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: davalı tarafın dava konusu mahalde kaçak elektrik kullandığı hususunun mahallinde düzenlenen ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli kesin delil hük- mündeki tutanaklar ve video kayıtları ile ispatlandığını, yaklaşık ispatın sağlandığını, alacak muaccel olup rehin ile temin edilmediğini,davanın sonuçlanması ve takibin kesinleşmesinin beklenmesi halinde kamu alacağı niteliğindeki alacağının tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 67 maddesine dayalı itirazın iptaline ilişkin olup alacak kaçak elektrik tüketim bedelinden kaynaklanmaktadır. Alacaklı vekili , esasa ilişkin davanın yargılaması devam ederken, alacağı teminat altına almak üzere ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece "TALEBİN REDDİNE" karar verilmiş , bu ara karar istinaf edilmiş olmakla, istinafa gelen kararın niteliğine uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gere- ken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. " Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tarihinde muaccel olacağı ,koşullarının bulunması halinde ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da ,bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta; 1. Elektrik dağıtım şirketi olan ... çalışanları tarafından "... Mahallesi , ... Cad. No: ...Fatih- İSTANBUL" adresinde faaliyet gösteren işyerinde ,23.10.2023 tarihinde yapılan denetimlerde , "EPTHY'nin 42/1-a md göre , ilgili ikili anlaşma olmaksızın ,sözleşmesiz bir şekilde dağıtım sistemine müdahale ederek yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı" gerek- çesiyle davalı ... Anonim Şirketi adına 23.10.2023 tarih ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. (Tutanağa kullanıcının telefon numarası yazıl- masına rağmen kimlik tespiti vs yapılmamış, imzadan imtina beyanı yazılmamış olmakla, davalı tarafın tespit anında mahalde hazır olup olmadığı tespit edilememiştir.) 2. İş bu tutanak ve tahakkuk doğrultusunda davalı şirket adına düzenlenen 06.11.2023 son ödeme tarihli 937322,48 TL bedelli fatura ödenmediğinden davalı/borçlular aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün .. Esas sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiği, Borçlular vekilinin icra dosyasına sunduğu dilekçe ile; "Müvekkillerinin karşı tarafa her hangi bir borcunun bulunmadığını ,dava açıldığı takdirde tüm itiraz, delil ve belge sunma hakkını saklı tuttuklarını" beyanla "alacaklı sıfatına takibe konu borcun tamamına , işlemiş faize , faiz oranına ve borcun tüm ferilerine" külliyen itiraz ettiği, takibin her iki dosya borçlusu yönünden durdurulmasını talep ettiği ,icra müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verilmesi üzerine itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 3.Davacı taraf dava dilekçesinde delil olarak, icra dosyası, abone işlem dosyası, bedaş defter kayıtları, ..., ..., ... ,nüfus, belediye ,muhtarlık kayıtları, tanık ,bilirkişi, keşif, isticvap,yemin vs delile dayanmış, kaçak tespit tutanağı, hesap bülteni ve faturayı dosyaya sunmuştur. Davacı tarafça düzenlenen kaçak tespit tutanağı, tahakkuk, fatura takdiri delil niteli- ğindedir. Kaçak kullanım şekli, süre, hesaplama usulü vs diğer hususlar yönünden ispat yükünün davacı üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. 4.Davalılar vekili iş bu dava dosyasına sunduğu 12.03.2024 tarihli cevap dilekçesinde ; "... Mah. ... Cad. No:... Fatih- İstanbul" adresinde otel işleten müvek- kilinin bu otelde spa, masaj, hamam, sauna hizmeti verilmesi hususunda kiracısı ile anlaştığını, buna ilişkin bir kira sözleşmesi akdedildiğini, kiracı ile müvekkilinin sayacının ayrı olduğunu, tarafından sarf edilen elektrik borcu ödenmediğinden aynı yerde otel işleten müvekkilinin de elektriğinin kesil- diğini, müvekkili kesilen elektrik nedeniyle mağduriyet yaşadığından "elektriğin kesilmemesi" yönünde tedbir talebiyle dava açtıklarını, sonrasında da İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde 2023/759 E. sayılı dosya ile menfi tespit talebinde bulunduklarını, müvekkilinin kendi işletmesi ile ilgili abone- liğinin bulunduğunu ve abonelik kapsamında tahakkuk olunan faturaları ödediğini, davacı ...'ın kiracının eylemi nedeniyle müvekkilini sorumlu tutmaya ve senet almaya çalıştığını, sebebini ve varlığını dahi bilmedikleri bir borç yüzünden müvekkilinin elektriğinin kesilmesi ve icra takipleri ile karşı karşıya kalmasının kabul edilemeyeceğini, müvekkili hakkında İstanbul 10. Asliye Ticaret Mah- kemesi'nin 2023/425 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı verilmesine rağmen bu kararın İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/759 E. Sayılı dosyası ile kaldırıldığını, yine İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/700 D.İş sayılı dosyasında verilen haciz kararının mahkemeye sunulan itiraz sonrası kaldırıldığını, beyanla davanın reddini savunmuştur. Somut olayda, dava konusu mahalde davalı şirket tarafından kaçak elektrik kullanıldığı, davacının bu nedenle alacaklı olduğu ve diğer davalının da bu nedenle sorumluluğunun doğduğu hususu yargılamaya muhtaç olup yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat sağlan- mamıştır. Netice itibariyle ihtiyati haciz koşulları oluşmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacı ...'ın istinaf baş- vurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15