Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2817
2024/2696
15 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2024/2817
KARAR NO:2024/2696
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:24/07/2024
NUMARASI:2022/1042 E
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
BİRLEŞEN DAVADA
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali
KARAR TARİHİ:15/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVADA: Davacı vekili Küçükçekmece ...'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde; Müvekkili ...'nün "...., ..., ... Başakşehir- İstanbul" adresinde motorlu kara taşıtları için, karoser, kabin, kupa, dorse ve damper imalatı işi ile iştigal ettiğini,davacının bu iş yerinde ...numaralı tesisat ile davalı şirketin abonesi olup ... Seri numaralı aktif sayaç ile elektrik kullandığını, davalı şirket yetkililerinin 22.07.2022 tarihinde davacının işyerine gelerek "kaçak elektrik kullanıldığı"ndan bahisle 22.07.2022 tarihli, ... nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlediklerini, işbu tutanağa istinaden müvekkili adına 463.933,94 TL kaçak tahakkuku ve 96.735,64 TL ek kaçak tahakkuku olmak üzere toplamda 560.669,58 TL kaçak elektrik cezası tahakkuk ettirildiğini, müvekkili tarafından sayaca yapılmış her hangi bir müdahale bulunmadığı gibi söz konusu sayacın eksik tüketim yaptığına dair bir tespitin de olmadığını, söz konusu iş yerinde davacının eşi ve iki oğlunun çalıştığını, iş yerinde elde elden gelir ile hem işyerinde çalışan işçilerin ücretlerinin ödendiğini hem de 3 ailenin geçiminin sağlandığını beyanla; telafisi imkânsız zararların oluşmaması için söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesil- mesinin önlenmesini ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin 560.669,58 TL kaçak elektrik cezası tutarının şimdilik 50.000,00 TL'lik kısmı nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve faturanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, ayrıca davacının kullanımında olan "... Başakşehir/ İstanbul" adresinde kurulu bulunan ... nolu tüketim noktasında saha ekipleri tarafından 22.07.2022 tarihinde yapılan kontrollerde "Dağıtım direğinden gelen ana kısımdan, (...) sayaç panosu arka tarafındaki ana hat ...'den harici hat çekerek kaçak elektrik kullanıldığı"nın tespit edildiğini, tespite istinaden ... nolu kaçak tespit tutanağı düzenlendiğini,söz konusu tutanak gereğince, 22.07. 2022 ve 23.01.2022 tarihleri arasında 180 günlük süre için 68112 kWh karşılığı 463.933,94 TL kaçak faturası ve 23.01.2022-22.07.2021 tarihleri arasındaki 185 günlük süre için 70004 kWh karşılığı da 96.735,64 TL ceza bedelsiz ek fatura tahakkuk ettirildiğini,müvekkili şirket tarafından yapılan incelemeye göre, tanzim edilen kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. Küçükçekmece 10. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce yapılan değerlendirme sonucu 2022/197 E., 2022/251 K. Nolu 02.09.2022 tarihli ilamda; "uyuşmazlığın çözümünde Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu" işaret edilerek görevsizlik kararı verilmiş, kararın kesinleşmesi üzerine dosya Bakırköy 4. ATM'nin 2022/1042 E. sırasına kaydedilmiştir.
BİRLEŞEN İST. 14 ATM 2023/57 E. SAYILI DOSYASINDA; Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davalı/borçlu ...'nün kullanı- mında olan ...hizmet numaralı tesisatta müvekkili şirket ekiplerince 22.07.2022 tarihinde yapılan kontrollerde; ''dağıtım direğinden gelen ana kısımdan, (... Sayaç panosu arka tarafındaki ana hat ... den harici hat çekerek kaçak elektrik kullanıldığı'' hususunun tespit edilmesi üzerine ...seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanak gereğince tahakkuk olunan 68112 kWh karşılığı 463.933,94 TL, 70004 kWh karşılığı 96.735,64 TL tutarında kaçak elektrik tüketim faturası ödenmediğinden davalı aleyhine ...sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, davalının itirazı nedeniyle takibin durduğunu,Alacak muaccel olup,rehin ile temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu beyanla; Öncelikle; davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İş bu dilekçe ile açmış oldukları itirazın iptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/1042 sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, Yargılama sonunda; itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun icra inkar taz- minatı ile mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce birleşen dava ile ilgili olarak: 1. 25/01/2023 tarihli ara kararla " ihtiyati haciz talebi karşı tarafın da imzası bulunan kaçak elektrik tespit tutanağına dayanmakta ise d,e yönetmelik gereği tespit edilecek kwh ve buna göre bedelin yargılamayı gerektirdiği..." gerekçesiyle " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE" karar verilmiştir. Söz konusu ara karar ... vekilince istinafa getirilmiş, dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2023/715 E., 2023/720 K. Nolu 09.03.2023 tarihli ilamda "Somut olayda, özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirket tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle alacağın muaccel olduğu ileri sürülmekle birlikte mevcut deliller kaçak kullanım ve faturalardaki bedel yönünden talep edenin iddiaları yönünden yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu haliyle ihtiyati haciz şartları oluşmamıştır. Bu nedenle mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir." denilerek "davacı ... istinaf başvu- rusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine" karar verilmiştir. 2. Davacı ... vekili bilahare ibraz ettiği dilekçesinde; dava konusu dosyada mübrez kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlenmesi üzerine tahakkuk ettirilen faturanın son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini, davalı tarafından ikame edilen borca istinaden Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/1042 Esas sayılı davasında dosyanın bilirkişiden döndüğünü, dilekçe ekinde sunulan bilirkişi raporunda da görüleceği üzere; "davalı kurum uygulamasının mevzuata uygun olduğu" şek- linde görüş ve kanaat bildirildiğini, mahkememizin ihtiyati haciz talebinin reddine dayanak olarak göstermiş olduğu "yönetmelik gereği tespitlerin yapılması ve hukuki ihtilafa konu tutanakların yargılamayı gerektiği" şeklindeki gerekçesinin iş bu rapor ile bertaraf edildiğini, bu nedenle ihtiyati haciz taleplerini yineleme zaru- retlerinin hasıl olduğunu ve davalı tarafın kaçak elektrik kullanımının varlığı sabit olduğunu beyanla, borçlu- nun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Bu talep ile ilgili olarak İlk Derece Mahkemesi'nce 06/09/2023 tarihli ara karar ile; " İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE," karar verilmiştir. Söz konusu ara karar ... vekilince istinafa getirilmiş, dairemizce yapılan inceleme sonucu tesis edilen 2023/3077 E., 2023/2986 K. Nolu 16.10.2023 tarihli ilamda; "Eldeki dosyada dava kaçak elektrik kullanımına ilişkin fatura bedelinin tahsiline yönelik takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı ile ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkindir. İhtiyati hacze konu alacak tek taraflı olarak düzenlenen tutanağa dayalı faturadan kaynaklan- maktadır. Alacağın varlığını "yaklaşık ispat"a elverişli başkaca delil sunulmamış olup uyuşmazlık konusu yar- gılamaya muhtaçtır. Dosyanın bulunduğu aşama itibariyle İİK 257. madde gereği ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır.Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlen- dirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamıştır. " denilerek davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir. 3. Davacı vekili 04/01/2024 havale tarihli dilekçesi ile; "Mahkemeye sunulan bilirkişi raporlarından da anlaşılacağı üzere alacaklarının ispatının bir kere daha kanıtlandığını, dava dilekçesinde izah ettiği sebepler ışığında ve ihtiyati haciz şartlarının tamamen oluştuğunu" beyanla ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.Mahkemece 23.01.2024 tarihli ara karar ile; "Davalının/birleşen dosya davacısı ... A.Ş'nin, davacı/birleşen dava davalısı ... hakkındaki ihtiyati haciz isteminin 560.669,58 TL üzerinden %15 teminatla (84.100,44 TL) KABULÜ ile; İİK'nin 257. maddesi gereğince 560.669,58 TL'ye kadar borçlunun gerek elindeki gerek üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile hak ve alacaklarının İHTİYATİ HACZİNE " karar verilmiştir. Bu ara kararın davalı ... tarafından istinafı üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda 2024/1145 E., 2024/1253 K. Nolu 02.05.2024 tarihli ilam ile "Davacı/ birleşen dosya davalısının 23.01.2024 tarihli ara karara karşı istinaf talebinin kabulüyle HMK'nını 353/1.b.2 maddesi gereğince ara karar kaldırılarak yeniden ara karar hakkında, davacı-birleşen dosya dava- lısının ihtiyati haciz kararına karşı itirazının kabulüyle, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, " karar verilmiştir.4.Davacı vekili 05.07.2024 tarihli ihtiyati haciz talepli dilekçesi ile; bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen 560.669,58-TL üzerinden borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiş, mahkemece 24.07.2024 tarihli ara karar ile ;"Davalı tarafın yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talebinin REDDİNE " karar verilmiştir. 24.07.2024 tarihli ara karar davacı tarafça istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı borçlu kullanımında bulunan ... hizmet numaralı adreste 22.07.2022 tarihinde yapılan kontrolde, davalı borçlu dağıtım direğinden gelen ana hat kısmından harici hat çekerek kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiğini, işbu tüketiminin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımı niteliğinde olması sebebiyle davalı adına ... seri numaralı kaçak elek- trik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini, yönetmeliğin ilgili maddeleri doğrul- tusunda 22.07.2022 - 23.01.2022 tarihleri arasında 180 gün için = 180 x 47,3 kw x 8h =68112 kwh,... numaralı fatura ile 463,933.94 TL kaçak faturası,185 gün için = 185 x 47,3 kw x 8h =70004 kwh ... numaralı fatura ile 967.735,64 TL ceza beldesiz ek fatura tahakkuk ettirildiğini, tespit ve tahakkukta hata bulunmadığını, işbu borç muaccel olup rehin ile temin edilmediğini, ihtiyati haciz talebinin kabul görmemesi halinde davalı borçlu tarafın kaçak elektrik kullanımı devam edecek, kendisine bir yaptırım uygulanmadığından ve bu kamu zararlarının kendisinden tahsil edilemeyece- ğinden bahisle daha fazla kaçak elektrik kullanarak daha fazla kamu zararına sebebiyet vereceğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için aranan "yaklaşık ispat" koşulunun gerçekleştirildiğini ,Yargıtay 3. HD'nin 2024/83 E., 2024/1218 K. nolu 25.03.2024 tarihli ilamında belirtildiği üzere ölçülülük ilkesi gözetilerek ihtiyati haciz kararı verilebileceğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Asıl dava menfi tespit, birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.Her iki davada, alacak ... nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağına istinaden tahakkuk olunan 463.933,94 TL kaçak tahakkuku ve 96.735,64 TL ek tahakkuk bedelinden kaynaklanmaktadır.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda, ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranma- yacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mah- keme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).İstinaf eden tarafından dayanılan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tuta- naklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.Somut uyuşmazlıkta; Davacının ihtiyati haciz talepleri 25.01.2023 ve 06.09.2023 tarihli ara kararlar ile reddedilmiş, davacının bu ara kararlar ile ilgili istinaf başvuru üzerine dairemizce yapılan inceleme sonucu ilk derece mahkemesi kararı yerinde bulunarak istinaf başvurusu HMK 353/1-b-1 gereğince reddedilmiştir. Aynı dava ile ile ilgili olarak ilk derece mahkemesince verilen "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜ" ve bu karara itirazın reddi kararı verilmesi üzerine karar davalı borçlu tarafın- dan istinaf edilmiş, bu kez dairemizce 02.05.2024 tarihinde ilk derece mahkemesinin ara kararı kaldırılarak HMK 353/1-b-2 md gereğince "ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir. Dosya kapsamından; Dairemizin söz konusu 02.05.2024 tarihli ilamından sonra ihtiyati haciz ile ilgili olarak mahkemenin ve dairemizin kanaatini değiştirecek nitelikte yeni bir delil sunul- madığı, başkaca bir gelişme de olmadığı anlaşılmaktadır.Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı kararının da ihtiyati haciz verilebilmesi noktasında yaklaşık ispata elverişli bir delil olmadığı açıktır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacı ...'ın 24.07.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddi gerekmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davalı- birleşen davada davacı ...'ın 24.07.2024 tarihli ara karara ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 15.10.2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15