Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/1309
2024/2642
10 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/1309
KARAR NO: 2024/2642
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2024
NUMARASI: 2021/671 E - 2024/55 K
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 10/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta kurum tarafından yapılan kontrolde sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, işbu tutanağa istinaden 68.817,68 TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı borçlu aleyhine kaçak elektrik bedeline gecikmiş gün faizi ve faizin KDV'si ilave edilerek Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin kaçak elektrik kullanımından doğması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın 6502 sayılı Kanun kapsamında olmadığından davanın “haksız fiil” hükümlerine göre Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğini, Kaçak elektrik kullanımı eyleminin niteliği itibariyle “haksız fiil” teşkil etmesi ve haksız fiilden doğan davalarda “zarar görenin yerleşim yeri” icra daireleri ve mahkemelerinin de yetkisinin bulunması dolayısıyla zarar gören müvekkil şirketin yerleşim yerinin tabi olduğu İstanbul Adliyesinin icra daireleri ve mahkemelerinin de İİK 50. maddesinin atfı ile HMK'nın 16. Maddesi gereği yetkili olduğunu, kaçak elektrik kullanımı tutanak ile sabit olduğundan davalı borçlunun mevzuata uygun olarak düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına ilişkin tahakkuku ödemekle yükümlü olup söz konusu borca itirazının yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptali ve hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğunu belirterek davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir, Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; itirazın iptali davası süresinde açılmadığından dolayı zaman aşımı defi olduğunu, davacı tarafın icra dosyasına itiraz yapıldığını bildiği halde dosyada mübrez taleplerinde itirazdan sonra haciz talebinde bulunduğunu, davacı talebin itiraz sebebiyle red olmasından dolayı borca itirazdan muttali olmakla yasal süreden sonra işbu davayı ikale ettiğini, dosyada mübrez müvekkilinin tescilli adresi Güngören/İstanbul olup yetkili mahkemelerin Bakırköy mahkemeleri olduğunu, davanın yetki yönünden reddinin gerektiğini, davada Asliye Ticaret Mahkemeleri görevsiz olup, tüketici mahkemeleri görevli olduğu için davanın görev yönünden reddinin gerektiğini, ticari defter ve kayıtlarda davacının alacağının görülmediğini, davacının iddia ettiği alacak miktarının mahkeme tarafından yapılacak bilirkişi marifetiyle anlaşılacağı üzere davacının herhangi bir alacağı mevcut olmayıp icra takibi ve davaya konu olacak iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında faturalara ilişkin mutabakat sağlanmadığını, müvekkil şirketin faturaların çeriğine itiraz etmiş olup söz konusu icra takibine konu olan borcun haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirketin ödeme yapmış olup talep edilen rakam ödendiği halde mükerrer talep edilmesinin davacının kötü niyetli olduğunu gösterdiğini,davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme alınan kök ve tutanak tarihindeki yönetmeliğe göre değerlendirmenin yapıldığı ek raporda ki hesaplamaların aynı olduğu,davacının davalıdan 57.144,71-TL tüketim bedeli, 914,77-TL gecikme zammı, 164,66-TL gecikme zammı KDV si olmak üzere toplam 58.224,14-TL alacaklı olduğunun belirlendiği, tutanağın düzenlendiği tarihteki Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. ve devamı maddeleri uyarınca davalının kaçak elektrik tüketim gerçekleştirmiş olduğunun bilirkişi tarafından da tespit edildiği,ayrıca alacağın likit olmadığı gerekçesi ile; "Davacının davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile; 1-Davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin, davalı yönünden 57.144,71-TL kaçak elektrik bedeli, 914,77-TL gecikme zammı ve 164,66-TL gecikme zammı KDV si olmak üzere toplam 58.224,14-TL alacak üzerinden takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, davacının fazlaya dair isteminin REDDİNE, 2-Davacının davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi isteminin REDDİNE"karar vermiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.İstinaf dilekçesinde; davanın tümden kabulü gerektiği,bilirkişi raporunda kurulu güç üzerinden hesaplama yapılmasının mevzuata aykırı olduğu,rapora itirazlarının değerlendirilmediği,ayrıca icra inkar tazminatı taleplerinin de kabul edilmesi gerekirken reddedildiğinden bahisle kararın bu yönlerden kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava ,kaçak tahakkuk bedelinin tahsiline yönelik yapılan takibe karşı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takipte davacı taraf ça davalı hakkında 68.817,68 TL kaçak elektrik bedeli,1.101,08 TL gecikme faizi,198,19 TL faizin KDV si olmak üzere toplam 70.116,95 TLnın tahsiline yönelik yapılan ilamsız takibin itiraz üzerine durdurulduğu görülmüştür. Yargılama sırasında alınan 20/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ilgili mahalde, kurumla sözleşme yapılmaksızın elektrik enerjisi tüketimi gerçekleştiğinden, konusu tüketimin EPTHY 26. maddesinin 1. fıkrası a bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaati oluştuğu, kaçak tespitinin yönetmeliğe uygun olarak yapıldığı,ilgili tüketim bedelinin 57.144,77 TL, işbu bedele işleyen gecikme zammı tutarı 914,77 TL ve gecikme zammı KDV(%18)'sinin 164,66 TL ve gecikmiş gün faizi genel toplamı 1.079,43 TL olarak hesaplandığı,davacı kurumun davalı yandan takip tarihi itibarıyla toplamda 58.224,14 TL alacaklı olduğunun belirlendiği,ek raporun kök rapor ile aynı mahiyette olduğu,ayrıca davacı vekilinin itirazında belirttiği gibi sehven bir önceki yönetmeliğe atıfta bulunulduğu görülmüş,alınan ek raporda tutanak tarihindeki yönetmelik gereği değerlendirme yapıldığında ise yine kök rapordaki hesaplanan tutara ulaşıldığı,olayda kurumla sözleşme yapılmaksızın elektrik enerjimi gerçekleştiğinden, söz konusu tüketimin EPTHY 42. maddesinin 1. fıkrası a bendi uyarınca kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının kaçak tutanakları kapsamında tespit olunan kaçak tespitinin yönetmeliğe uygun olarak yapıldığı,buna göre yeniden yapılan hesaplamada tüketim bedelinin 57.144,71 TL, işbu bedele işleyen gecikme zammı tutarı 914,77 TL ve gecikme zammı KDV(%18)'sinin 164,66 TL ve gecikmiş gün faizi 1.079,43 TL olmak üzere toplamda davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla toplamda 58.224,14 TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır. Davanın değerinin 70.116,95 TL olduğu, 58.224,14 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği,11.892,81 TL yönünden davanın reddine karar verildiği görülmüştür. Söz konusu kararı davacı vekili istinaf etmiştir. Dava dosyası istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş ise de, 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunununda Bazı Değişiklikler Yapılmasına Dair 6763 sayılı yasa ile, HMK 341. madde 2. fıkrasında "Miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir" şeklinde yapılan yasa değişikliği 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Karar tarihi itibarıyla, kesinlik sınırı ise 28.250,00 TL'dir. Somut uyuşmazlıkta, davacı tarafından istinaf edilen reddedilen kısma yönelik davanın değeri 11.892,81 TL olup, karar tarihinde davacı yönünden miktar itibarıyla karar kesindir. Bu itibarla, istinaf konusu kararın HMK 341. ve 346. maddelerine göre kesin olması sebebiyle, davacı istinaf dilekçesinin HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı istinaf dilekçesinin, HMK 341, 346 ve 352/1-b maddeleri uyarınca karar kesinlik sınırı altında kaldığından reddine,Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.10/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15