SoorglaÜcretsiz Dene

Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

bam

Esas No

2024/2688

Karar No

2024/2572

Karar Tarihi

8 Ekim 2024

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2024/2688

KARAR NO:2024/2572

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:02/08/2024

NUMARASI:2024/333 D.İş - 2024/344 K

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

KARAR TARİHİ: 08/10/2024

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; Müvekkili kurum ekiplerince 02.07.2024 tarihinde davalının işletmesinin bulunduğu adreste yapılan denetimlerde EPTHY madde 42/1(a) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde ikili anlaşma olmaksızın yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan kaçak elektrik tüketimi yapıldığı tespit edilmekle buna ilişkin olarak H/686791 seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, akabinde EPTHY mevzuatı kapsamında 468.236,34 TL bedelli fatura tahakkuk ettirildiğini, karşı tarafın iş bu fatura borcunu ödememesi ve kaçak elektrik tüketimine devam etmesi neticesinde davalı/borçlu aleyhine İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını beyanla 2024 tarihli güncel istinaf ve Yargıtay kararları (Yar 3. HD 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar nolu 25/03/2024 tarihli ilamı) doğrultusunda alacaklarını teminen ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: "talep edenin özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle, personeli tarafından tutulan tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olmadığı, alacağın varlığı ve özellikle miktarının bu aşamada yaklaşık tespit edilemeyeceği" gerekçesiyle "İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE karar verilmiştir.

İstinaf Başvurusu: Karar ihtiyati haciz talep eden tarafından istinaf edilmiştir. İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde; Borçlunun söz konusu mahalde kaçak elektrik kullandığı hususunun, dosyaya ibraz olunan tutanak, görüntü, hesap bülteni ve fatura- lardan kesin olarak anlaşıldığını, 2024 tarihli güncel İstinaf ve Yargıtay kararlarında "kaçak elektrik tüketiminden kaynaklı fatura alacaklarının, dosya sunulan kaçak görüntüleri, video kayıtları ve mükerrer tuta- naklar ile yaklaşık ispatın sağladığından bahisle ihtiyati haciz talebinin kabul edilebileceğine" karar veril- diğini, somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığını, kaçak elektrik tutanaklarının düzenlendiği tarih itibarıyla maddi olgulara ilişkin tespitler içerdiğini ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğunu, ispat yükünün tutanağın aksini iddia eden karşı tarafa düştüğünü, borçlu tarafın kaçak elektrik kullanarak, müvekkil şirketin kamu hizmetinin ifasını ve alacağını tahsil etmesini engellediğini, aynı zamanda kamu zararı oluşmasına neden olduğunu, borçludan tahsil edilemeyen kaçak elektrik faturaları, elek- trik piyasası mevzuatı gereği dolaylı olarak diğer kullanıcıların faturalarına ve tarifelerine yansıdığını, kaçak elektrik kullanılmasının sadece müvekkil şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olduğunu, bu durumdan hem müvekkil şirketin hem de diğer elektrik kullanıcılarının zarar gördüğünü, davalının faaliyetlerini normal şartlar altında sürdürmeye devam ettiğini, sonuçta müvekkili şirket, toplum ve davalı yan arasında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe, hak ihlaline ve kamu zararına sebebiyet verildiğini, somut olayda ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; İhtiyati haciz talep edenin kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle borçlu aleyhine icra takibine giriştiği, alacağını güvence altına almak amacıyla değişik iş yoluyla ihtiyati haciz talep ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece ihtiyati haciz talebi reddedilmiş ve bu karar istinafa getirilmiş olmakla, istinaf konusu kararın niteliğine göre, bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluş- madığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya ken- disi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.” Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi;"İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içer- mektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çer- çevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı ver- miştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez.Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır.Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin müm- kün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulu- nandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlen- memesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getiril- memekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tara- fından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E- 2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). İhtiyati haciz talep edenin istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'- nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle" kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden,alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahke- menin, 'ölçülülük ilkesi'ne uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği" belirtilmiştir. Sonuçta; her talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir.Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükü ihtiyati haciz talep eden üzerindedir. Elektrik dağıtım şirketi olan ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanaklarına, bu tutanağa dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir video kayıtlarına dayanmıştır. 1.Alacağın dayanağını oluşturan 02.07.2024 tarihli ... nolu tutanağın ... çalışanları tarafından, davalı borçlunun kullanımında bulunan "... İstanbul" adresinde otel olarak faaliyet gösteren iş yerinde "... numaralı sayaç üzerinden, ikili anlaşma olmaksızın yasal olarak tesis edilmemiş sayaçtan kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı" gerekçesiyle düzenlendiği, tespit anında borçlunun hazır bulunduğu, ancak tutanağı imzadan imtina ettiğine dair bir açıklamaya ve borçlunun her hangi bir beyanına yer verilmediği, devreden geçen cihazların beyan- larının yapıldığı, enerjinin kesildiği görülmüştür. 2. Bilahare, davacı tarafça dava konusu .... nolu tutanak gereğince, 03.04.2024 son ödeme tarihli 468.236,34 TL bedelli fatura tahakkuk edilmiş, söz konusu faturanın son ödeme tarihinde ödenmediğinden bahisle davalı/borçlu aleyhine... sayılı takip dosyası üzerinden icra takibi başlatılmıştır. 3. ... sayılı takip dosyasının tetkikinde; borçluyu temsilen vekilinin ibra ettiği 05.08.2024 tarihli dilekçe ile; " müvekkilimin takibe konu borçla hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Müvekkilim sözkonusu yerde şirketi vasıtası ile yeni kiracı olmuş ve kiraya konu binanın tadilatı da yeni bitmiştir. Ruhsat alma aşamasında olan binada henüz faaliyet dahi başlamadığı halde, geçmişe dönük olarak yüksek miktarda kaçak elektrik kullanıldığı iddiası asılsızdır. Kısa süreli tadilat aşamasında müvekkil çok az gereksinim duyduğu elektriği , binada hiç elektrik olmaması , binanın yaklaşık 30-40 yıldır boş ve atıl olması nedeni ile binanın elektrik tesisatının da tümüyle çürümesi sebebiyle jeneratör aracılığı ile karşılamıştır. Buna ilişkin fotoğraf ve video kayıtları da mevcuttur. Bu yönde yapılmış somut ve hukuki bir tespit de mevcut değildir. Ayrıca, kaçak olduğu iddia olunun sözkonusu alacağa ilişkin olarak da tarafımızca menfi tespit davası açılmıştır. işbu takibe ve ferilerine karşı yapmış olduğumuz itiraz üzerine taki- bin durdurulmasına karar verilmesini talep ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.Neticede; dava konusu kaçak kullanım ve buna bağlı alacağın yargılamaya muhtaç olduğu, mevcut durum itibariyle ihtiyati haciz yönünden "yaklaşık ispat"ın sağlanmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı değerlendirilmiştir.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.

K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; İhtiyati haciz talep eden ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/10/2024

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

davanıngereğihacizepthyreddineistanbultarihidüşünüldüHaciznumarası"ihtiyatiİhtiyatitalebinin

Kaynak: karar_bam

Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim