Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2727
2024/2571
8 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2727
KARAR NO: 2024/2571
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 05/08/2024
NUMARASI: 2023/99 E
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit | İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 08/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
2023/99 E. SAYILI ASIL DAVADA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticarethane grubu sözleş- meli abone olarak elektrik enerjisi kullandığını, davalı kurum tarafından müvekkilin bu kullanım yerinde kaçak elektrik enerjisi kullandığı iddiası ile 30.01.2023 tarih ve ... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden 478.539,54 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturası tahakkuk edildiğini, tek taraflı olarak düzenlenen ve müvekkilin imzasını içermeyen kaçak elektrik tespit tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olmadığı gibi kaçak elektrik kullanım iddiasını ispata da elverişli/yeterli olmadığını, huzurdaki davada menfi tespit talebine konu borç miktarının tamamen ihtilaflı olup davacı yönünden belirlenebilir nitelik taşımadığını beyanla; HMK109. madde hükmü uyarınca kısmi dava olarak, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının davalı ... tarafından düzenlenen 01.02.2023 tarihli, ... nolu ve 478.539,54 TL'lik faturanın şimdilik 500,00 TL kısmından borçlu olmadığının tespitini, talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde;davanın arabuluculuk şartına tabi olduğunu , eldeki dosyada arabuluculuk yoluna başvuruya ilişkin dava şartının noksan olduğunu, müvekkili şirket personelince ... hizmet numaralı adreste, 30.01.2023 tarihinde yapılan kontrolde,"dağıtım sistemine müda- hale ederek ayrı bir hat çekmek sureti ile elektrik enerjisi tüketildiği"nin tespiti üzerine, iş bu tüketimin, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 42/1-b maddesi kapsa- mında olduğunun kabulü ile dava konusu, 30/01/2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, ... seri nolu tutanağa istinaden, müvekkil şirket tarafın- dan, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 43/1, 44/3 ve 45/1-b., 45/1-ç.3c maddeleri ışığında tespit edilen (12.12.2022-30.01.2023=49 gün; 49 gün x 69,8 kw x 21h üzerinden) 71824 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46/1-2. maddesi ışığında, 478.539,54 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, her ne kadar davacı dava dilekçesinde, kullanım yerindeki tüm elektrikli cihazların harici hattan geçtiği varsayımı ile hareket edilerek müvekkili şirket personelince, kaçak elektrik tespitinde bulunulduğunu iddia etmişse de , müvekkili şirket personelince, yerinde ger- çekleştirilen kontrolde, her bir elektronik cihaz üzerinde ölçüm yapılarak her bir cihazın güç bilgisinin ayrı ayrı tespit tutanağına derc edildiğini, bu itibarla davacı yanın iddiasının asılsız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkili şirket tarafından gerçekleştirilen tespit ve tahakkuk mevzuata uygun olduğunu beyanla davanın reddini savunmuştur. Davacı iş bu davadan önce ,değişik yoluyla İstanbul 5. Asliye Ticaret mahkemesi'ne ibraz ettiği dilekçe ile; söz konusu 01.02.2023 tarihli ... numaralı 478.539,54 TL tutarlı kaçak elektrik faturası nedeniyle elektriğin kesilmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, bahsedilen mahkemece 07/02/2023 tarihinde; "1-01.02.2023 tarihli ... numaralı 478.539,54 TL tutarlı kaçak elektrik faturasından dolayı elektriğin kesilmemesinin durdurulması talebinin %25 teminat karşılığında kabulüne, 2-Teminat yatırıldığında aleyhine tedbir kararı verilen şirkete müzekkere yazılmasına 3-Masrafların talep eden vekili üzerinde bırakılmasına," karar verilmiştir.
BİRLEŞEN 2023/419 E. SAYILI DAVADA: Davacı ... vekili İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ibraz ettiği dava dilekçesinde ; borçlu ...'in 30/01/2023 tarihli ve ... seri nolu kaçak tespit tutanağı kapsamında tahakkuk olunan 01.02.2023 tarihli ... numaralı 478.539,54 TL bedelli faturaya ödememesi nedeniyle İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe girişildiğini, borçlunun itirazı nedeniyle takibin durduğunu, kaçak elektrik kullanımının haksız fiil niteliği arz ettiğini, kamu alacağı olan kaçak kullanım bedelinin haksız fiil (kaçak kullanım) tarihinde muaccel olduğunu ve rehin ile temin edilmediğini, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimalinin bulunduğunu beyanla; Öncelikle ;davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, İş bu dilekçe ile açmış oldukları İtirazın İptali davasının, tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/99 E sayılı dosyasında görülmekte olan ve davalı borçlu tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan menfi tespit davası ile birleştirilmesine, Davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İstanbul 3. ATM 'nin 2023/419 E., 2023/374 K. Nolu 03.07.2023 tarihli ilamı ile ; aralarında hukuki ve bağlantı bulunan davaların birleştirilmesine, yargılamaya mahkemenin 2023/99 E. Sayılı dosya üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. ... vekili bilahare İstanbul 5. ATM'nce elektriğin kesilmemesi yönünde verilen 07.02.2023 tarihli karar ile ilgili olarak istinaf yoluna başvurmuş, dairemizce yapılan inceleme sonunda , 2024/35 E., 2024/29 K. Nolu 05.01.2024 tarihli ilam ile, "dava konusu mahallin iş yeri ve alacağın yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde dava- cının telafisi güç zararlarının doğacağına dair yaklaşık ispatın sağlandığı " gerekçesiyle istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmiştir. Asıl davada davalı-birleşen davada davacı ... vekili 05.08.2024 tarihli dilekçesinde ; iş bu davanın yargılaması sırasında 18.07.2024 tarihli ara karar ile , dava konusu olay ile ilgili olarak Bakırköy 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2023/421 E sayılı dosyanın sonucunun beklen- mesine karar verildiğini, söz konusu ceza dosyası kapsamında Bakırköy CBS tarafından aldırılan bilirkişi raporunu iş bu dosyaya sunduklarını, söz konusu bilirkişi raporunda açıkça ; davalı - karşı davacı şirket ile paralel olacak şekilde 49 gün x 69,8 Kw x 21 h = 71824 kWh kaçak kullanım tespiti yapıldığını ve buna istinaden vergili cezasız çıplak bedel olarak 280.131,30 TL belirlendiğini, raporda hesaplamaya esas alınan değerlerin müvekkili şirket tarafından hazırlanan kaçak tahakkuk hesap bültenindeki hesaplamalar ile paralel olduğunu, fatura bedeli ile karşılıksız yararlanma suçu kapsa- mında hesaplanan tutar arasındaki farkın ceza dosyaları kapsamında vergili ve cezasız hesap yapılma- sından kaynaklandığını, taraflarınca, ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin şartlarını düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257 ve devamı maddelerinin yargılamaya konu olaylara uygulanma- sında ve özellikle kaçak elektrik tespit tutanağı ve bu tutanağa dayalı tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle açılan davalarda, tutanak ve ekindeki belgeler ile faturaların ihtiyati haciz kararı verilmesine yeterli olup olmadığı noktasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin verdiği kesin nitelikteki kararlar ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahke- mesi 7. Hukuk Dairesi ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen kesin nitelikteki kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi maksadıyla yapılan başvuruya ilişkin değer- lendirmede, "her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine" karar verildiğini, işbu kararlar göz önüne alındığında sunulan deliller ve Bakırköy CBS tarafından alınan bilirkişi raporu ile karşı yanın kaçak kullanımının işbu dosya kapsamında kesinlik kazandığını alacağın miktarı, bilirkişi raporu da göz önünde bulundurulduğunda işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye girdiğini ve birçok dosyada müvekkili şirketçe tahsilat yapılamadığını, borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, vergili cezalı tutar hesaplanması gerektiğine ilişkin beyanlar saklı kalmak kaydıyla, bilirkişi raporunda belirlenen 280.131,30 TL üzerinden borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczine karar verilmesini, ayrıca karşı yanın kaçak kullanımı sabit olduğundan iş bu dosyası kapsamında verilen tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince 05.08.2024 tarihli ara karar ile; "Davalı - birleşen dosya davacı vekilinin ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin taleplerinin reddine, " karar verilmiştir. Ara karar ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. ... vekili istinaf dilekçesinde; İhtiyati tedbir yönünden; kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, karşı tarafın kaçak elektrik kullanımının müvekkili şirket tarafından düzen- lenen ve aksi ispat oluncaya kadar tutanak ve video görüntüleri ile ispat olduğunu, teminatın % 25 oranında takdiri usul ve yasaya aykırı olup % 100 oranında alınmasının gerektiğini, verilen tedbir ka- rarının ortaya çıkacak kamu zararının engellenmesinin önüne geçtiğini, ihtiyati tedbir kararının mey- dana getirebileceği sonuçların yerel mahkemece gözetilmediğini, İhtiyati haciz yönünden; taleplerinin reddine dair mahkeme kararının gerekçesiz oldu- ğunu, borçlunun dava konusu mahalde kaçak elektrik kullandığının müvekkili şirket tarafından düzen- lenen tutanak, tahakkuk ve faturalar ,ayrıca tespit anında çekilen video görüntüleri ile ispat olun- duğunu,borçlu hakkında karşılıksız yararlanma suçu ile ilgil olarak Bakırköy 26. ACM'de kamu davası görüldüğünü, ceza dosyası içinde mevcut olup CBS'nca aldırılan bilirkişi raporunda da borç- lunun cezasız çıplak bedel olarak 280.131,30 TL borçlu olduğunun tespit edildiğini,Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 2024/83 E., 2024/1218 K. Nolu ilamında" kaçak elektrik kullanıldığının tespiti üzerine düzen- lenen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında somut olayın özellikleri ve bildirilen delil- lerden , alacağın ve ihtiyati haciz koşullarının varlığı konusunda kanaate varan mahkemenin ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine" işaret edildiğini ,iş bu kararlar göz önüne alındığında sunulan deliller ve Bakırköy CBS tarafından alınan bilirkişi raporu ile karşı yanın kaçak kullanımının işbu dosya kapsamında kesinlik kazandığını, alacağın miktarı da göz önünde bulun- durulduğunda işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini beyanla, 05.08.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını istemiştir. HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; Elektriğin kesilmemesi yönünden; ihtiyati tedbire ilişkin 07.02.2023 tarihli ara karar daha önce istinaf konusu yapılmış neticede, dairemizin 2024/35 E., 2024/29 K. Nolu 05.01. 2024 tarihli ilamında; "Davada asıl talep İİK 72 maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkin olup dava konusu borç kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır. Davacı dava dilekçesinde dava konusu kaçak elektrik faturaları nedeniyle elektriğin kesilme- mesi yönünde tedbir kararı talep etmiş, mahkemece tedbir talebinin kabulüne % 25 oranında teminat alınma- sına karar verilmiş, takdir olunan teminat miktarı süresi içinde mahkeme veznesine yatırılmıştır. Davalı vekili; elektriğin kesilmemesi yönündeki tedbir talebi yönünden "yaklaşık ispat" koşulu- nun yerine getirilmediğini, tedbir şartlarının oluşmadığını beyanla tedbirin kaldırılmasını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde ise % 100 oranında teminat alınmasını taleple karara itiraz etmiş mahkemece bu yöndeki itirazı reddedilmiş olmakla aynı nedenlerle istinafa başvurmaktadır. Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece takdir olunan % 25 oranındaki teminat miktarının yeterli ve somut olaya uygun olduğu değerlendirilmiştir." denilerek ...'ın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddedilmiştir. Dairemizin iş bu kararından sonra, ... vekili ibraz ettiği 05.08.2024 tarihli dilekçe ile tedbirin kaldırılmasını istemiştir. HMK'nun "Durum ve Koşulların Değişmesi Sebebiyle Tedbirin Değiştirilmesi Veya Kaldırılması"na ilişkin 396.maddesinde " (1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. İlk derece bu hüküm kapsamında yapılan değerlendirme sonucu tedbirin kaldırılmasına ilişkin talep reddedilmiş ve bu karar aleyhine istinafa gelinmiş ise de, HMK 396. Md hükmüne göre tesis edilen iş bu karar istinafı kabil bir karar olmadığından davacının ihtiyati tedbir kararı ile ilgili istinaf dilekçesinin HMK 341 ve 352/1-ç md. gereğince reddi gerekmiştir. İhtiyati haciz kararı ile ilgili olarak; Birleşen davada asıl talep; kaçak elektrik kullanım bedelinin tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup alacaklı vekili alacağı güvence altına almak amacıyla ihtiyati haciz talep etmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebi 05.08.2024 tarihli ara karar ile reddedilmiş ve bu ara karar istinafa getirilmiştir. İstinaf konusu kararın niteliğine göre,bu aşamada uyuşmazlık ihtiyati haciz koşulla- rının oluşup oluşmadığı ve yaklaşık ispatın sağlanıp sağlanmadığı noktasındadır. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar." Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). ... vekilinin istinaf dilekçesinde atıf yaptığı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03. 2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönün- deki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yöntemlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde ön- görülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceği belirtilmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağından, koşulların bulunması halinde "ölçülülük ilkesi" de nazara alınarak talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Somut uyuşmazlıkta ; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi , hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden ispat yükünün alacak iddiasında bulunan ... üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. ... alacağını yaklaşık ispat noktasında ,kaçak tespit tutanaklarına, tahakkuk ve faturalara , tespit anında çekilen video görüntülerine ve ceza dosyasına sunulan bilirkişi raporuna dayanmaktadır. 1. Alacağın dayanağını oluşturan ... nolu 30.01.2023 tarihli tutanağın tetki- kinde; ... çalışanları tarafından ,davalı borçlunun örmeci olarak faaliyet gösteren işyerinde yapılan denetimler sonucu "kullanım yerinde dağıtım sistemine müdahale ederek ,ayrı bir hat çekmek sure- tiyle sayaçtan geçirmeksizin elektrik enerjisi tükettiği "nin tespit edildiği, tespit anında borçlu veya tem- silcisinin hazır bulunduğu, imzadan imtina ettiğinin belirtildiği, tutanakta mahalde bulunan cihazların beyanına yer verildiği, 2. İş bu tutanak gereğince borçlu adına dava konusu 478.539,54 TL tutarında 13.02. 2023 son ödeme tarihli faturanın düzenlendiği, bilahare faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği gerekçesiyle davalı borçlu aleyhine , İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiği, borçlunun icra dairesine ibraz ettiği dilekçe ile takip konusu borca itiraz ettiği ve İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği ,itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır. 3.Dava konusu olay ile ilgili olarak, ayrıca ... tarafından şikayet ve suç duyu- rusunda bulunulduğu, borçlu hakkında karşılıksız yararlanma suçundan soruşturma başlatıldığı, Bakırköy CBS'nın 2023/20123 nolu soruşturma evrakı üzerinden şüpheli sıfatıyla beyanına başvurulan ...,Altınordu Polis Merkezi'nde alınan 22.06.2023 tarihli ifadesinde; " Tarihini tam olarak bilmediğim 2023 yılının ocak ayı içerisinde kaçak elektrik kontrol için '... Mahallesi ... Cad. No : ... ,Bağcılar İstanbul' adresinde bulunan benim üzerime kayıtlı bulunan iş yerime gelindi. Gerekli kontroller bina içi ve bina dışında yapıldı. Görevliler yapılan araştırmada herhangi bir kaçak elektrik bulunmadığını söyleyip iş yerimden ayrıldılar. Bunun üzerine iş yerimden ayrıldım. Yaklaşık bir saat sonra yan tarafımda bulunan iş yeri çalışanı beni aradı ve bana kaçak elektrik olduğuna dair bir belgenin bırakıldığını söyledi. Bende zaman kaybetmeden iş yerime tekrar geldim belgeyi aldım ve Bayrampaşa kaçak elektrik birimine usulsüz yazılmış olan belgenin iptal edilmesi için itiraz ettim. Bir hafta içerisinde itiraz edebileceği, henüz o belgenin sistemlerinde olmadığını belirttiler. Bende avukatıma danışıp bu konu ile ilgili iptal işlemi için mahkemeye başvuru yaptım ve kaçak elektrik olmadığını söyledikleri anda yanımda bulunan şahitlerimi mahkemeye bildirdim. Şuan açılan dava süreci devam etmekte ve benim kaçak elektrik kullanımın söz konusu olmadığı için bana bildirilen ve tebliğ edilen miktarı ödemesini yapmayacağım ve bu konu ile ilgili olarak üzerime atılı kaçak elektrik kullanımı hususunu kesinlikle kabul etmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. İş bu soruşturma kapsamında CBS tarafından aldırılan bilirkişi raporunda ;"dava konusu tutanak kapsamında borçlunun cezasız/ çıplak olarak 280.131,30 TL borçlu olduğu"nun tespit edildiği, kamu davasının Bakırköy 26. Asliye CM'nin 2023/421 E sayılı dosyası üzerinden görüldüğü ve davanın halen derdest olduğu, eldeki davada 14.05.2024 tarihli duruşmada " Bakırköy 26. Asliye CM'nin 2023/ 421 E sayılı dosyasının celbi hususunda müzekkere yazılmasına, ceza dosyası geldikten sonra talep edilmesi halinde bilirkişi raporu alınıp alınmayacağının celse arasında değerlendirilmesine " karar verildiği, iş bu dosya kapsamında henüz bilirkişi incelemesine dair bir ara karar oluşturulmadığı görülmüştür. Takip ve dava konusu alacak ihtilaflı ve yargılamaya muhtaç olup, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispatın sağlanmadığı ve ihtiyati haciz yönünden diğer yasal koşulların oluşmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, ...'ın ihtiyati haczin reddine dair ara karar hakkındaki istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-...'ın ihtiyati tedbire itirazın reddine dair istinaf dilekçesinin HMK 341 ve 352/1-ç maddesi gereğince reddine, İhtiyati Haciz Talebinin reddine dair istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 08/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15