Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
bam
2024/2545
2024/2531
3 Ekim 2024
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/2545
KARAR NO: 2024/2531
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/06/2024
NUMARASI: 2024/234 E - 2024/237 K
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ: 03/10/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İhtiyati tedbir talep eden vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili ... San. Dış Tic. Ltd. Şti'nin davalı kurum ile yaptığı abonelik sözleşmesi neticesi adına kayıtlı olan ... hizmet no’lu tesisatla uzun süredir enerji kullanmakta olduğunu, müvekkilinin bu güne kadar faturalarını düzenli olarak ödediğini, davalı kurum ile her hangi bir sorun yaşamadığını, müvekkili firmaya son ödeme tarihi 24/05/2024 tarihli 128.338,20 TL bedelli haksız borç tahakkuk edildiğini, işbu borcun müvekkilinden önceki kiracılara yazılmış olmasına rağmen müvekkili firmaya yansıtılmış haksız bir borç olduğunu, davalı kurumun abonelerine haksız tahakkukların yapıldığını, müvekkili firmanın, fazla tahakkuk ettirilen ve bir kısmı fazla tahsil edilen borcu ödeme yükümü altında olduğunu, müvekkili firmanın enerjisinin kesildiğini, enerjinin davalı kurumun tekelinde olduğunu, müvekkilinin başka bir yerden enerji alabilmesi ve bu fahiş miktarlı faturayı ödemesinin mümkün olmadığını, şu anda iş yerindeki faaliyetlerinin durduğunu, telafisi mümkün olmayacak zararlarla karşı karşıya kaldıklarını, müvekkili firmanın abonesi olduğu ... hizmet no’lu tesisatla ilgili olarak HMK 389.Maddede yer alan şartların bulunması nedeniyle dava konusu alacağa dayalı olarak yapılacak elektrik kesme işleminin açılacak menfi tespit davasının sonuçlanıncaya kadar durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından; "Dosyamızda ihtiyati tedbir isteyenin elektriğinin kesilmesi sebebiyle HMK 389/1 Mad kapsamı gereğince ihtiyati tedbir isteyenin mağduriyetine yol açacağı anlaşılmakla tüm dosya kapsamı ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda, davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile, 128.338,20 TL üzerinden %20 teminat karşılığında, ... hizmet numaralı elektrik abonesinin elektriğinin kesilmesinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ve elektrik kesilmiş ise kesilen elektriğin tedbiren geri açılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle 1-Davacının tedbir talebinin HMK.nun 389. Maddesi kapsamında kabulü ile; 24.05.2024 son ödeme tarihli 128.338,20 -TL bedelli ve 24/05/2024 son ödeme tarihli bir adet faturadan dolayı davacının talebi doğrultusunda 128.338,20 -TL'nin %20'si oranında teminatın 25.667,64 -TL nakit teminat (kesin ve süresiz teminat mektubu) davacı tarafından yatırılması durumunda tedbiren dava sonuna kadar davacıya ait işyerinde elektriğin kesilmesinin durdurulmasına, elektrik kesilmiş ise yeniden davacıya ait işyerine davalı şirket tarafından enerji verilmesine, karar verilmiştir. Bu karar itiraz üzerine duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda; "... Şirketi tarafından, davacının işletmesinde kullanıldığına iddiasıyla 24/05/2024 tarihli 128.338,20 TL'lik elektrik faturası düzenlenmiştir. Elektriğin davacının işletmesi için olmazsa olmaz koşul olduğu, kesintinin, davacının ticari işletme faaliyetinin durmasına sebep olabileceği, bu durumun ağır ekonomik kayba sebebiyet vereceği, tarafların karşılıklı menfaatleri esas alındığında yargılama süresince çekişme konusu elektriğin kesilmesinin davacı aleyhine ağır zararlar doğuracağı, davanın sonuna kadar, en azından dava konusu miktarla sınırlı olmak üzere davacının işletmesinde elektrik kesintisinin önüne geçmek gerektiği anlaşıldığından ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçeleriyle itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı aleyhine tedbir talep edilen tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Aleyhine tedbir talep edilen vekil istinaf başvurusunda özet olarak; talep edenin kaçak elektrik kullandığını, kanunun aradığı şartların gerçekleşmediğini, yaklaşık ispat koşulunun da somut olayda gerçekleşmediğini, teminatın yetersiz olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Talep, elektriğin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir taleplerine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nın 389/1. Maddesi, "mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir" şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. İhtiyatî tedbirde asıl olan ihtiyatî tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve bir ihtiyatî tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır. Bunlar ihtiyatî tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyatî tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyatî tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verileceğini düzenlemiştir. İhtiyati tedbire esas olan hakkın iyi belirlenmesi gerekir. Taraflar arasında çekişmeli olan şey veya yargılama konusunu oluşturan hak, aynı zamanda tedbirin konusu hakkı da oluşturacaktır. Kanun, "uyuşmazlık konusu hakkında" diyerek bu hususa vurgu yapmıştır (m. 389/1).6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. "Özel hukuk tüzel kişisi olan şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.).Somut olayda; dava konusu kaçak elektik tüketimine konu mahallin iş yeri ve dava konusu borcun varlığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olduğu, söz konusu faturalar nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi zor zararının oluşacağına dair yaklaşık ispat koşulu yerine getirilmiş ihtiyati tedbir dava konusu fatura ile sınırlanmış olmakla elektriğin kesilmemesi yönünde tedbir kararı verilmesi HMK 389 md hükmüne uygundur. Mahkemece belirlenen teminat miktarında da hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda usule aykırılık tespit edilmediğinden, davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 03/10/2024
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_bam
Taranan Tarih: 25.01.2026 18:33:15